Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Oruc - 6. Sayfa - 012Oruc

 

'Oruç Bahsi:

 

Oruç iki kısımdır: Farz ve nafile oruçlarıdır.

I -Farz olanı da iki kısıradır: Ramazan ve muayyen adak orucu gibi. Bir kısmı muayyen bir zamana bağlıdır. Bu oruç geceleyin edilen bir-niyetle caizdir. £ğer sabahlanınoaya kadar niyet, etmemişse, .fecirle zeval arasında yapacağı niyet kâfî gelir. Farz orucun ikinci kısmı; insa­nın zimmetinde sabit olan bir orucdur. Ramazanı şerifte kazaya kalmış oruç, mutlak nezir (adak) ve kefaret oruçları gibi. Bu kısım oruçlar an­cak geceleyin getirilmiş bir niyetle caiz olurlar. Bütün nafile oruçlar öğ­leden evvel yapılan niyetle caiz olurlar. Şaban ayının yirmi dokuzunda. Ramazan ayının hilâlini (ayım aramak halk için en uygun bir haıe«.et-tir. Eğer hilâli görürlerse ertesi gün oruç tutarlar. Eğer hava bulutlu oltip ayın görünmesi mümkün olmazsa Şaban ayını otuz gün olarak ta­mamlarlar, sonra oruç tutarlar.)

Tek başına Ramazan ayını görenin şahitliğini devlet reisi kabul et­mezse dâhi şahsî olarak orucunu tutmalıdır. Eğer gökte bulut varsa, devlet reisi hilâli gören bir tek âdil şahidin şahitliğini kabul edecektir* Bu şahit ister erkek, ister kadın, ister hür, ister köle olsun... Eğer bulut yok ise, tek kişinin şahitliği kabul olunmaz, ta ki haberleri ilim ifâde eden bir cemaat şahitlik etmezse... Orucun zamanı ikinci fecrin doğu­şundan başlar, güneş batıncaya kadar devam eder. SAVM (oruç): Niyet­li olarak gündüzleyin yemek, içmek ve cinsî münasebetten sakınmak demektir. O halde oruçlu, unutarak yer, içer ve cima. yaparsa orucu bo­zulmaz. Eğer (gündüzleyin) uyuyarak ihtilâm olursa veya bir kadına bakarak menisi akarsa, veya yağlanırsa veya kan aldırırsa veya gözüne sürme çekerse veya hanımını örierse orucu bozulmaz. Eğer öpmekten ve­ya ellemekten menisi akarsa günü gününe orucunu kaza eder (kefaret yoktur.)                                           .                              

Nefsinden emin olunca öpmekte beis yoktur. Eğer emin değilse mek­ruhtur. Eğer kişi zorla ve elinde olmıyarak kusarsa, orucu bozulmaz. Eğer isteğiyle ağız dolusu kusarsa kaza etmesi lâzımdır. (Kefaret lâzım gelmez.)                                            

Taş veya demir yutanın orucu bozulur - (kefâret yoktur.) İradesiy­le bir insanı ön veya arkadan cima eder, gıda veya deva alıp bir şeyi yer veya içerse orucunu günıi gününe kaza etmekle beraber.........

-sihar- (1) kefareti gibi bir kefaret verecektir. Fercin haricinde (bacakla­rın v.s.) cima yaparak meni gelirse, orucunu kaza eder, fakat kendisine keffaret lâzım değildir. Ramazan haricinde ifsat edilen oruç için kefa­ret yoktur. Arkasından şırınga ile ilâç, veya burun yoluyla herhangi bir sıvıyı alan veya kulaklarına bir şey akıtan veya karnın derinliğine veya dimağa doğru inen bir yarayı tedavi ederken, karnına veya dimağına ilâç kaçan bir kimsenin orucu bozulur, (Kaza eder, fakat kendisine fcefâ-rel-düşmez). Ebû Hanife (R.A.) nezdinde,'kişinin1 tenasül âletine bir sı­vı akıtılırsa, orucu bozulmaz. Ebû Yusuf «Bozulur» dedi. Ağzıyla bir şe­yi tadanın orucu bozulmazsa da mekruhtur. Eğer kadının başka imkânı varsa, çocuğu için yemek çiğnemesi mekruhtur. Sakızın çiğnenmesi oruçlunun orucunu bozmaz, fakat mekruhtur. Ramazanda hasta olan kişi, oruç tutmakla hastalığının uzanmasından korkarsa, orucunu bozar, bilâhare kaza eder. Eğer misafir orucu tutmaktan zarar görmezse, oruç tutması daha iyidir, fakat yeyip sonra kaza etmesi de caizdir. Eğer has­ta veya misafir aynı durumda oldukları halde ölürlerse kaza lâzım gel­mez. Eğer hasta iyileşir, misafir de evine geldikten sonra ölürlerse, sağ­lık ve ikamet ettikleri günler kadar kendilerine kaza düşer. Ramazan kazalarını kişi isterse ayrı ayrı, ve dilerse arka arkaya tutar. Eğer Rama­zan kazalarını diğer Ramazanın gelişine kadar te'hir ederse ikinci Ra­mazanı tutar ondan sonra, diğer Ramazanı kaza eder. Fidye (kefaret) yoktur. (Şafiî diyor ki, her çün için bu şekilde kefaret yardır.) Gebe (hâmile) ve süt veren hanımlar evlâtlarından (veya kendilerinden)*^ korktukları zaman oruçlarını bozar, bilâhare kaza ederler, kendilerine fidye (keffaret) düşmez. Oruç tutmaya gücü kalmıyan ihtiyar,~orucunu. boza.r, keffâretlerde yedirdiği gibi, her gün için bir miskini doyuracaktır.