Fikih - 2. Sayfa - 096Olutaprak
29.3. Ölü Toprağı İhyanın Şartlan
29.6. Bilmeksizin Başkasının Toprağını İhya Eden Kimse
29.7. Maden, Toprak ve Suların İktası
29.8. Toprağı, İmar Etmeyenden Almak
29. BÖLÜM
ÖLÜ ARAZİLERİ İHYA
29.1. Tanımı
Daha önce onarılıp düzeltilmemiş ölü bir araziyi hazırlayıp, mesken, ekim ve benzeri türde istifadelenmeye uygun hale getirmektir.
29.2. Teşvik Edilmesi
İslâm, insanların umran'da (yerleşimde) genişleyip, yeryüzünde yayılmasını ve ölü topraklan dirilterek servetlerini çoğaltmalarını, bolluk ve genişliğin artmasını teşvik etmiş, böylece servet ve kuvvet elde etmelerini hoş görmüştür.
O, bu yüzden İslâm'ı din edinmiş olanların, ölü toprağı diriltmeyi amaçlamalarını, hayın devşirerek bereketinden faydalanmalarını da güzel bulmuştur.
Allah Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor: «Kim ölü bir toprağı ihya ederse, onundur.» (Hadisi Ebü Dâvûd, Nesâi ve Tirmizi kaydetmiş, Tirmizi «Hasen» demiştir.)
Urve şöyle demiştir: «Yeryüzü, Allah'ın toprağıdır. Kullar da Allah'ın kullandır. Kim bir Ölü toprağı ihya ederse, ona hak kazanır. Bu, bize namazların kendisinden geldiği, Nebi aleyhisselam'dan gelmiştir.»
Nebi aleyhisselam şöyle buyurmuştur: «Kim ölü bir toprağı ihya ederse, onun için bunda ecir vardır. Kuşların yedikleri de, onun için sadakadır.» (Hadisi Nesaî kaydetmiş, îbn Hibbân Sahih» demiştir.)
Hasan bin Semure'den rivayete göre, Nebi aleyhisselam şöyle buyurmuştur: «Kim bir toprağı duvarla çevirirse, onundur.» (Hadisi Ebû Dâvûd rivayet etmiştir.)
Esmer bin Mudarres'den rivayete göre o şöyle demiştir: Nebi aleyhisselam'a giderek, ona biat ettim. Şöyle buyurdu: «Kim bir müslümanın daha önce elde etmediği bir toprağa ilk defa sahiplenirse, o onundur.»
Bunun üzerine ahali çıkıp, toprakları duvarlarla çevirmeye koyuldu.
29.3. Ölü Toprağı İhyanın Şartlan
Toprak Umran'dan (yerleşim yerinden) uzak olmalıdır. Ayrıca, ondan faydalanılmıyor olmalı ve ve Ümranın çevresinde de bulunmamalıdır. Bu durumdaki topraklar Ölü arazi (mevât) sayılırlar. Ümrandan uzaklık miktarının bilinmesinde örfe başvurulur.
29.4. Hakimin İzni
Fakihler; toprağı ihyanın, ona malik olma sebebi olduğunda ittifak ettiler.
Fakat ihyada, hakimin izninin şart olup olmadığı hususunda ayrılığa düştüler.
İhya, hakimin izni şart koşulmadan mülkiyet sebebidir. Kişi, toprağı ihya ettiği zaman, hakimin iznine gerek kalmadan ona malik olur. Hakime düşen, tartışma halinde mesele kendisine getirilince ihya edenin hakkını teslim etmektir. Sözü geçen hadiste Nebi aleyhisseJam şöyle buyurmuştur: «Kim ölü bîr araziyi ihya ederse, onundur.»
(Hadisi Ebu Dâvûd kaydetmiştir.)
Ebû Hanife ise şöyle demiştir: «îhya mülkiyet sebebidir. Fakat bunun şartı imamın izni ve ikrarıdır.»
Malik, Ümrana yakın olan arazi ile uzak olan arazi arasında fark görür ve «Yakınsa, onda hakimin izni gerekir. Uzak ise hakimin izni şart değildir. Onu ihya eden toprağa malik olur.» der.
29.5. Hak Ne Zaman Kalkar
Bir toprağı tutup, onu bir alamet ile işaretleyen veya etrafını duvarla ören kimse, orayı çalışarak imar etmezse üç sene sonra oradaki hakkı kalkar.
Salim bin Abdullah'dan rivayete göre Ömer binHattab (r.a.) minberde şöyle demiştir: -Kim ölü bir toprağı ihya ederse, onun-
dur. Üç sene sonunda mühtecirin bir hakkı kalmaz. Mühtecir, toprağı taşla çevirip, orada çalışmayan, (verimlendirmeyen) kimselerdir.»
Tâvüs'dan rivayete göre, o şöyle demiştir: Allah Rasûlü sal-laliahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: «Toprak Allah ve Resulüne aittir. Daha sonra sizindir. Kim Ölü bir toprağı ihya ederse, toprak onundur. Üç sene sonra toprak artık mühtecirin değildir. (Hadisi Ebû Ubeyd «el-Emval» de kaydetmiştir.)
29.6. Bilmeksizin Başkasının Toprağını İhya Eden Kimse
Ömer bin Hattab ve Ömer bin Abdülaziz'in bu konudaki tatbikatı şöyledir: Biri, sahipsiz topraklardan sandığı bir araziyi imar eder de sonra başka biri gelip toprağın kendisine ait olduğunu isbat ederse, toprak sahibi muhayyerdir.
Ya çalışmasının ücretini verdikten sonra toprağı imar edenden geri alır. Ya da, kıymetini aldıktan sonra toprağın mülkiyetini imar edene verir.
Bu konuda Allah Rasûlü aleyhisselam şöyle buyuruyor: »Kim ölü bir toprağı ihya ederse, toprak onundur. Sahibinden izinsiz zulm ile toprağa birşey ekenin, hiç bir hakkı yoktur.»
29.7. Maden, Toprak ve Suların İktası
Adil hakimin ölü toprağı, madenleri ve suları, bir maslahat bulunduğu zaman, bazı şahıslara vermesi caizdir.
Aşağıdaki hadislerin açıkladığı gibi bunu hem Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem hem de ondan sonra gelen raşid halifeler yapmışlardır.
Urve bin Zübeyr (r.a.) 'den rivayete göre, Abdurrahman bin Avf (r.a.) şöyle demiştir: -Allah Resulü ve Ömer bin Hattab bana şu ve şu toprakları ikta etti. Zübeyr, Ömer ailesine gidip onlardan, onun payını satın aldı. Osman'a gidip: «Abdurrahman bin Avf, Nebi aleyhisselam ve Ömer bin Hattab'ın şu ve şu toprakları kendisine ikta ettiğini iddia ediyor. Ben Ömer ailesinden onun payım satın aldım. » dedi. Osman şöyle dedi: «Abdurrahman'ın lehine ve aleyhine şehadeti geçerlidir.» (Hadisi Ahmed rivayet etmiştir.)
Alkame bin Vâil'in babasından rivayetine göre: «Nebi aleyhisselam ona Hadramût'ta bir toprağı ikta etmişti.»
Ömer bin Dinar'dan rivayete göre; o şöyle demiştir: «Nebi aleyhisselam Medine'ye gelince Ebu Bekir ve Ömer'e toprak ikta etti.»
îbn Abbas'tan rivayete göre, o şöyle demiştir: -Nebi aleyhisselam Bilal bin Haris el-Müzeni'ye Kabeliyye madenlerinin tepe ve ovalarını ikta etti. (Hadisi Ahmed ve Ebû Dâvûd kaydetmiştir.)
Ebü Yusuf şöyle demiştir : «Bu hadisler Nebi aleyhisselam'ın bazı kimselere ikta'da bulunduğunu, ondan sonra da halifelerinin ikta verdiğini gösteriyor. Aliah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem bu fiiliyle İslâm'a yaklaştırma ve toprağın iman maslahatlarını gözetmiştir. Halifeler ise, müslümanların zenginleşmesini ve kâfirlere karşı üstün gelmesini gözeterek iktada bulundular. Eğer bunun faziletli olduğuna inanmasalardı, böyle bir fiilde bulunmazlar, ne bir müslümana, ne de bir muahide ikta vermezlerdi.»
29.8. Toprağı, İmar Etmeyenden Almak
Hakim sırf maslahat sebebiyle iktada bulunur. İkta edilen kimse onu imar etmez ve verimlendirmezse toprağı ondan geri alır.
Artır bin Şuayb'ın babasından rivayetine göre: -Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem Müzeyne veya Cüheynelilerden bazılarına toprak ikta etti. Onu imar etmediler. Bir topluluk gelip bu topraklan ma'mur hale getirdi. Bunun üzerine Cüheyne veya Müzeynelilerle hasımlaşıp Ömer'e geldiler. Ömer (r.a.) : «Eğer ben veya Ebu Bekir bunu size vermiş olsaydık, onu geri alırdım. Fakat o Allah Resulü sallaîlahu aleyhi ve sellem tarafından verilmiştir.- dedi. Sonra şöyle dedi: «Kim toprağı üç yıl terkederek imar etmez de, başka bir kavim onu ma'mur hale getirirse bu toprağa müstehak olan onlardır.»
Haris bin Bilâl'in babasmdan rivayetine göre; Allah Rasû-lü sallallahu aleyhi ve sellem ona Akik'in tümünü ikta etmişti. Haris şöyle dedi: Ömer'in hilafet zamanı olunca Bilal'e : «Allah Rasûlü aleyhisselam onu sana insanlardan haczetmen için ikta etmedi. Onu ancak çalışman için verdi. Toprağın imarına gücün yeten kısmını alıkoy, kalanım da iade et.» dedi.
İslami Okul Okulların En Önemlisi