Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Fikih - 2. Sayfa - 096Olutaprak

29. BÖLÜM.. 2

ÖLÜ ARAZİLERİ İHYA.. 2

29.1. Tanımı 2

29.2. Teşvik Edilmesi 2

29.3. Ölü Toprağı İhyanın Şartlan. 2

29.4. Hakimin İzni 2

29.5. Hak Ne Zaman Kalkar 2

29.6. Bilmeksizin Başkasının Toprağını İhya Eden Kimse. 3

29.7. Maden, Toprak ve Suların İktası 3

29.8. Toprağı, İmar Etmeyenden Almak. 3


29. BÖLÜM

 

ÖLÜ ARAZİLERİ İHYA

 

29.1. Tanımı

 

Daha önce onarılıp düzeltilmemiş ölü bir araziyi hazırlayıp, mesken, ekim ve benzeri türde istifadelenmeye uygun hale ge­tirmektir.

 

29.2. Teşvik Edilmesi

 

İslâm, insanların umran'da (yerleşimde) genişleyip, yeryü­zünde yayılmasını ve ölü topraklan dirilterek servetlerini çoğalt­malarını, bolluk ve genişliğin artmasını teşvik etmiş, böylece ser­vet ve kuvvet elde etmelerini hoş görmüştür.

O, bu yüzden İslâm'ı din edinmiş olanların, ölü toprağı dirilt­meyi amaçlamalarını, hayın devşirerek bereketinden faydalan­malarını da güzel bulmuştur.

Allah Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor: «Kim ölü bir toprağı ihya ederse, onundur.» (Hadi­si Ebü Dâvûd, Nesâi ve Tirmizi kaydetmiş, Tirmizi «Hasen» de­miştir.)

Urve şöyle demiştir: «Yeryüzü, Allah'ın toprağıdır. Kullar da Allah'ın kullandır. Kim bir Ölü toprağı ihya ederse, ona hak kazanır. Bu, bize namazların kendisinden geldiği, Nebi aleyhisselam'dan gelmiştir.»

Nebi aleyhisselam şöyle buyurmuştur: «Kim ölü bir topra­ğı ihya ederse, onun için bunda ecir vardır. Kuşların yedikleri de, onun için sadakadır.» (Hadisi Nesaî kaydetmiş, îbn Hibbân Sahih» demiştir.)

Hasan bin Semure'den rivayete göre, Nebi aleyhisselam şöy­le buyurmuştur: «Kim bir toprağı duvarla çevirirse, onundur.» (Hadisi Ebû Dâvûd rivayet etmiştir.)

Esmer bin Mudarres'den rivayete göre o şöyle demiştir: Ne­bi aleyhisselam'a giderek, ona biat ettim. Şöyle buyurdu: «Kim bir müslümanın daha önce elde etmediği bir toprağa ilk defa sa­hiplenirse, o onundur.»

Bunun üzerine ahali çıkıp, toprakları duvarlarla çevirmeye koyuldu.

 

29.3. Ölü Toprağı İhyanın Şartlan

 

Toprak Umran'dan (yerleşim yerinden) uzak olmalıdır. Ay­rıca, ondan faydalanılmıyor olmalı ve ve Ümranın çevresinde de bulunmamalıdır. Bu durumdaki topraklar Ölü arazi (mevât) sayılırlar. Ümrandan uzaklık miktarının bilinmesinde örfe baş­vurulur.

 

29.4. Hakimin İzni

 

Fakihler; toprağı ihyanın, ona malik olma sebebi olduğun­da ittifak ettiler.

Fakat ihyada, hakimin izninin şart olup olmadığı hususun­da ayrılığa düştüler.

İhya, hakimin izni şart koşulmadan mülkiyet sebebidir. Ki­şi, toprağı ihya ettiği zaman, hakimin iznine gerek kalmadan ona malik olur. Hakime düşen, tartışma halinde mesele kendi­sine getirilince ihya edenin hakkını teslim etmektir. Sözü geçen hadiste Nebi aleyhisseJam şöyle buyurmuştur: «Kim ölü bîr ara­ziyi ihya ederse, onundur.»

(Hadisi Ebu Dâvûd kaydetmiştir.)

Ebû Hanife ise şöyle demiştir: «îhya mülkiyet sebebidir. Fa­kat bunun şartı imamın izni ve ikrarıdır.»

Malik, Ümrana yakın olan arazi ile uzak olan arazi arasın­da fark görür ve «Yakınsa, onda hakimin izni gerekir. Uzak ise hakimin izni şart değildir. Onu ihya eden toprağa malik olur.» der.

 

29.5. Hak Ne Zaman Kalkar

 

Bir toprağı tutup, onu bir alamet ile işaretleyen veya etra­fını duvarla ören kimse, orayı çalışarak imar etmezse üç sene sonra oradaki hakkı kalkar.

Salim bin Abdullah'dan rivayete göre Ömer binHattab (r.a.) minberde şöyle demiştir: -Kim ölü bir toprağı ihya ederse, onun-

dur. Üç sene sonunda mühtecirin bir hakkı kalmaz. Mühtecir, toprağı taşla çevirip, orada çalışmayan, (verimlendirmeyen) kim­selerdir.»

Tâvüs'dan rivayete göre, o şöyle demiştir: Allah Rasûlü sal-laliahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: «Toprak Allah ve Re­sulüne aittir. Daha sonra sizindir. Kim Ölü bir toprağı ihya eder­se, toprak onundur. Üç sene sonra toprak artık mühtecirin de­ğildir. (Hadisi Ebû Ubeyd «el-Emval» de kaydetmiştir.)

 

29.6. Bilmeksizin Başkasının Toprağını İhya Eden Kimse

 

Ömer bin Hattab ve Ömer bin Abdülaziz'in bu konudaki tat­bikatı şöyledir: Biri, sahipsiz topraklardan sandığı bir araziyi imar eder de sonra başka biri gelip toprağın kendisine ait ol­duğunu isbat ederse, toprak sahibi muhayyerdir.

Ya çalışmasının ücretini verdikten sonra toprağı imar eden­den geri alır. Ya da, kıymetini aldıktan sonra toprağın mülki­yetini imar edene verir.

Bu konuda Allah Rasûlü aleyhisselam şöyle buyuruyor: »Kim ölü bir toprağı ihya ederse, toprak onundur. Sahibinden izinsiz zulm ile toprağa birşey ekenin, hiç bir hakkı yoktur.»

 

29.7. Maden, Toprak ve Suların İktası

 

Adil hakimin ölü toprağı, madenleri ve suları, bir masla­hat bulunduğu zaman, bazı şahıslara vermesi caizdir.

Aşağıdaki hadislerin açıkladığı gibi bunu hem Allah Rasû­lü sallallahu aleyhi ve sellem hem de ondan sonra gelen raşid halifeler yapmışlardır.

Urve bin Zübeyr (r.a.) 'den rivayete göre, Abdurrahman bin Avf (r.a.) şöyle demiştir: -Allah Resulü ve Ömer bin Hattab bana şu ve şu toprakları ikta etti. Zübeyr, Ömer ailesine gidip onlardan, onun payını satın aldı. Osman'a gidip: «Abdurrah­man bin Avf, Nebi aleyhisselam ve Ömer bin Hattab'ın şu ve şu toprakları kendisine ikta ettiğini iddia ediyor. Ben Ömer ai­lesinden onun payım satın aldım. » dedi. Osman şöyle dedi: «Abdurrahman'ın lehine ve aleyhine şehadeti geçerlidir.» (Hadisi Ahmed rivayet etmiştir.)

Alkame bin Vâil'in babasından rivayetine göre: «Nebi aley­hisselam ona Hadramût'ta bir toprağı ikta etmişti.»

Ömer bin Dinar'dan rivayete göre; o şöyle demiştir: «Nebi aleyhisselam Medine'ye gelince Ebu Bekir ve Ömer'e toprak ikta etti.»

îbn Abbas'tan rivayete göre, o şöyle demiştir: -Nebi aley­hisselam Bilal bin Haris el-Müzeni'ye Kabeliyye madenlerinin tepe ve ovalarını ikta etti. (Hadisi Ahmed ve Ebû Dâvûd kay­detmiştir.)

Ebü Yusuf şöyle demiştir : «Bu hadisler Nebi aleyhisselam'ın bazı kimselere ikta'da bulunduğunu, ondan sonra da halifeleri­nin ikta verdiğini gösteriyor. Aliah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem bu fiiliyle İslâm'a yaklaştırma ve toprağın iman masla­hatlarını gözetmiştir. Halifeler ise, müslümanların zenginleşme­sini ve kâfirlere karşı üstün gelmesini gözeterek iktada bulun­dular. Eğer bunun faziletli olduğuna inanmasalardı, böyle bir fiilde bulunmazlar, ne bir müslümana, ne de bir muahide ikta vermezlerdi.»

 

29.8. Toprağı, İmar Etmeyenden Almak

 

Hakim sırf maslahat sebebiyle iktada bulunur. İkta edilen kimse onu imar etmez ve verimlendirmezse toprağı ondan ge­ri alır.

Artır bin Şuayb'ın babasından rivayetine göre: -Allah Re­sulü sallallahu aleyhi ve sellem Müzeyne veya Cüheynelilerden bazılarına toprak ikta etti. Onu imar etmediler. Bir topluluk ge­lip bu topraklan ma'mur hale getirdi. Bunun üzerine Cüheyne veya Müzeynelilerle hasımlaşıp Ömer'e geldiler. Ömer (r.a.) : «Eğer ben veya Ebu Bekir bunu size vermiş olsaydık, onu ge­ri alırdım. Fakat o Allah Resulü sallaîlahu aleyhi ve sellem ta­rafından verilmiştir.- dedi. Sonra şöyle dedi: «Kim toprağı üç yıl terkederek imar etmez de, başka bir kavim onu ma'mur ha­le getirirse bu toprağa müstehak olan onlardır.»

Haris bin Bilâl'in babasmdan rivayetine göre; Allah Rasû-lü sallallahu aleyhi ve sellem ona Akik'in tümünü ikta etmiş­ti. Haris şöyle dedi: Ömer'in hilafet zamanı olunca Bilal'e : «Al­lah Rasûlü aleyhisselam onu sana insanlardan haczetmen için ikta etmedi. Onu ancak çalışman için verdi. Toprağın imarına gücün yeten kısmını alıkoy, kalanım da iade et.» dedi.