Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

OLÜ ARAZİYİ İHYA ETMEK - 096Olutaprak - 14. Sayfa

OLÜ ARAZİYİ İHYA ETMEK[18]

 

187 -Ölü arazi = (arazi-i mevât), bir müslümana ve bir zimmîye ait olmıyan ve bir kimse kasabanın en kenarındaki evlerden, en yüksek se­siyle bağırdığında ses duyulamıyacak kadar kasabadan uzak ve faydalı durumda olmıyan araziye denilir.

188 -Devlet reisinin izni ile; ölü araziyi onaran ve ziraata elverişli hale getiren, ister müslüman olsun ister zimmî = (müslümanlarm idare­si altında yaşıyan gayri müslim) olsun o yere sahip olur.

189 -Kasaba ve köye yakın olan araziyi ihya etmek caiz değildir.

190 -Bir kimse ölü bir arazinin etrafını taş ve saire ile çevirip üç se­ne orada ziraat yapmasa devlet orasını alıp başkasına verir.

191 -1) Bir kimse ölü bir arazide kuyu kazsa bunun harîmi, yani ona tâbi saha, su çeken hayvanın dönmesi (SM) ve hayvanın çöküp yat­ması için her tarafından 40 zira' = (25-30[19] metrea)dir. Bu kuyunun harîmi olan sahada bir başkası kuyu kazmaya kalkışsa men edilir.

2) Açılan su kaynaklarının, menbalarm kendilerine tâbi sahaları ise her tarafdan 500 zira' = (300-350 metre) dir. Suyu yer yüzeyinden akan su kanallarının harîmi de kaynaklarda olduğ gibi 300-350 metre­dir.

3) Başkasının yerinden geçen büyükçe bir nehrin (SM) delil ohna-dıkça harimî yoktur. Ölü bir arazide açılmış bir nehrin de aynı şekilde harîmi yoktur.

4) Olü bir arazide dikilen bir ağacın harîmi her'tarafından beş zira' = (3-3.5 metre)dir.

192 -Fırat ve Dicle nehirlerinin terk ettikleri yataklarını, tekrar oradan akma ihtimalleri kalmamışsa ihya etmek caizdir. O yataklara dönme ihtimalleri varsa caiz olmaz.

 

HAKKI ŞİRB[20] = SULAMA HAKKI

 

193 -Şirb hakkı, sudaki hisse demektir. Suyun ortaklar arasında bölüşülmesi caizdir.

194 -Arazi olmadan sadece sulama hakkını dava etmek caizdir. Bu hak miras olarak da bırakılır.

195  -Sulama hakkı, başkasına vasiyetle devredilemez. Fakat, menfaati vasiyet edilebilir.

196  - Sulama hakkı; satılamaz. Başkasına bağışlanamaz ve bu hakdan sadaka verilmez.

197 -Sulama hakkı, mehir olmaya elverişli olmadığı gibi mal mu­kabilinde yapılan boşamaya bedel de olamaz. Bu hak mal ve kısas dava­larından sulh olmak için bedel olarak da verilemez.

 

198 - Suların Çeşitleri:

 

1) Deniz suyu: Bu su herkesindir. Bütün insanlar denizden su al­mak hayvanlarını ve arazisini sulamak, kanallar açıp başka yerlere nakletmek sureti ile ondan faydalanmak haklarına sahiptirler[21]

2) Seyhan, Ceyhan, Nil, Fırat, Dicle gibi büyük nehirlerin ve vadile­rin suları: Herkes bunlardan içmek, hayvanını ve arazisini sulamak ve değirmen kurmak hususunda ortak haklara sahiptirler.

3) Bir köye ait çay suyu: Bu köyden olmıyanlarm bu çaydan su iç­mek ve hayvanlarım sulamak hakları vardır. Bu konuda köylülerle ortaktırlar. (Abdest almak, çamaşır yıkamak, ekmek ve yemek pişirmek için o çaydan su almak haklarıdır).

4) Küp ve ona benzer kaplarda biriktirilen sular: Sahibinin izni ol­madan bu suyu başkası alıp kullanamaz. Sahibinin bu suyu satma hak­kı vardır.

199 -Bir kimsenin kendi mülkü içerisinde akan bir dere veya bir pı­nar yahut bir kuyu bulunsa, yakınında sahipsiz bir arazide de su olsa, o kimse başkalarının su içmek ve hayvan sulamak için kendi yerine gir­melerine engel olmak hakkına sahiptir. Eğer yakınında su yoksa, ya on­ların (zarar vermemek şartı ile) yerine girip su almalarına müsaade eder, veyahut da bizzat kendisi su çıkarıp onlara verir. Eğer bu iki duru­mu da kabul etmeyip su vermemekte ısrar ederse kendilerinin ve hay­vanlarının susuz kalacağından, korkanlar silâh zoru ile bu yerden su alırlar. Kaplarda biriktirilmiş suları almak için ise silâhsız mücadele edilir.

Zaruret durumunda başkasımn yiyeceğini almak için kaplarda bi­riktirilmiş suları almakda olduğu gibi silâhsız mücadele yapılır.

 

Büyük Nehir Yataklarının Temizlenmesi:

 

200 - Büyük nehir yataklarını temizleme işi devlet hazinesine ait­tir.

201 -Belirli halkın mülkü olan nehir yataklarının temizlenme işi ise sahiplerine aittir. Onlardan kim bu işden çekinirse mecbur tutulur.

202 - Sadece sudan içme ve hayvanlarını sulama hakları olanlar temizleme külfetini yüklenmezler.

203 - Bir kimseye ait dere başkasının yerinden geçerse arazi sahi­binin buna engel olmaya hakkı yoktur.

204 - Bir topluluk aralarında müşterek olan bir nehirdeki sulama hisselerinde anlaşmazlığa düşerlerse herkese arazisi miktarmca sula­ma hakkı verilir.

205 - Suyun başında olanların, aşağıdaküerinin rızası olmadan su­yu tamamen kesip almaya hakları yoktur.

206 - Mülk olan bir nehre sahip olanlardan hiç kimse diğerlerinin rızası olmadan ark açıp o nehirden su götüremez, değirmen kuramaz, köprü edinemez, kendi kanalının ağzım genişletemez, sulama hakkını bu hakka sahip olmıyan araziye devredemez.

Su, arklarla taksim edilmişse, başkalarına zarar vermese bile hiç kimse bunu günlere göre taksim edemez, yarı yarıya kullanamaz ve ar­kını çoğaltamaz[22]

 

MÜZARAA = ZİRAAT ORTAKLIĞI[23]

 

207 - Müzaraa, hâsüâtan bir kısmı karşılığında ziraatçılık üzerine yapılan bir ortaklıktır. İmam Ebû Hanife bu ortaklığı caiz görmemiştir. Fetva İmam Ebû Yusuf ile İmam Muhammed'in görüşlerine dayanır.

208 - Ortaklığın Sahih Olabilmesinin Şartları Şunlardır:

1) Ne kadar zaman devam edeceğinin tayin edilmesi gerekir;

2) Arazi ziraata elverişli olmalıdır,

3) Tohum mikdarımn ve cinsinin belli olması lâzımdır,

4) Tarafların mahsûlden alacakları hisseler tayin edilmelidir,

5) Arazinin çalışacak olan ortağa teslimi şarttır.

209 - Mahsûl aralarında müşterek olsa da önceden ortaklardan bi­rine "şu kadar ölçek" diye kesin olarak ölçek adedi belirtüse yahut ortak­lardan birine su arkları ile sulanan yerlerden çıkan mahsûl şart koşulsa veya tohum sahibinin, ektiği tohumunu alması şartı, yahut haraç mik-darını alması şartı ileriye sürülse, ziraat ortaklığı bozulur. Mahsulün 1/10'ini = (öşrü) ortaklardan birinin alması şart koşulsa caiz olur.

210 -Arazi ve tohum bir tarafdan, iş ve hayvan diğer tarafdan ya­hut arazi birinin öteki şeyler diğer ortağın veya çalışma birinden geri kalan şeyler diğer ortakdan olsa ortaklık akdi sahih olur.

211 -Ziraat ortaklığı sahih olunca elde edilen mahsul önceden tes-bit edilen şartlara göre taksim edilir.

212 -Araziden hiç bir mahsul alınamayınca çalışan ortak da hiçbir hak alamaz.

213 - Ortaklığı sahih kılan yukardaki şartlardan başkası (ki onlar; hayvan ve ziraat aletlerinin arazi sahibinden, tohumun çalışan ortak-dan yahut tohum birinden, diğer şeyler öteki ortakdan veya arazi birin­den çift süren hayvan ötekinden ve tohum ötekinden, iş ötekinden olan şartlardır) ortaklığı fasit kılar.

214 - Ortaklık bozulunca çıkan mahsûl tohum sahibi olan ortağın olur. Diğeri çalışmasının ücretini veya (arazi sahibi ise) arazisinin kira­sını alır ve bu ücretler daha önceden kararlaştırılmış olan mikdardan fazla olamaz (M).

215 -Samanın, tohumu veren ortak için şart koşulması sahihtir. Fakat diğer ortak için şart koşulması sahih olmaz.

216 -Ziraat ortaklığı akd edildikten hemen sonra tohum sahibi vazgeçse zorlanamaz. Fakat diğer ortak vaz geçerse,kira akdini fesh eden bir özrü olmadıkça -ki bu özür ziraat ortaklığını da fesheder- ortak­lığa zorlanır.

217 -Çalışan yani çiftçilik yapan ortağın; tarlayı sürüp aktarması ve açtığı arklar için bir ücret istemeğe hakkı yoktur.

218 -Ekini biçme, toplayıp kaldırma, harman etme,savurma işleri hisselerine göre her iki ortağa da düşer. Bu işleri sadece çalışan ortağın yapması şartı ise caiz değildir. Ebû Yusuf a göre ise caizdir ki, fetva da buna göre verilmiştir.

219 -Taraflardan birinin ölümü ile ortaklık son bulur.

220 - Ortaklık müddeti sona erer de ekin olgunlaşmazsa, çiftçilik yapan ortak hasada kadar araziden kendine düşen hissenin ücretini alır ve hasat zamanına kadar ziraat için yapılan masraflar da her ikisine ait olur.

Müsakât = Ağaç ve Terbiyesinde Ortaklık*:

221 -Müsakât ortaklığı; müddet hariç şartları, hükümleri ve fuka-ha ihtilâfı bakımından aynen ziraat ortaklığı gibidir.

222 - Taraflar müddet tayin etseler de o zaman içerisinde meyve yetişmezse ortaklık akdi bozulur.

223 - Mal sahibi bir müddet tayin etmeden bakım ve terbiye işini

Müsakât: ei-sakyu kelimesinden gelir. Kelime olarak su vermek, tarla­yı bakıcıya ortak vermek demektir. istilanda ise; "Bir tarafın ağaçlarım diğer tarafin da terbiye ve sulama gücünü ortaya koyarak meydana getirdikleri bir ortakhk"dır.

Eşcar = Ağaçlar; Bir seneden fazla yerde kalan bitkilere denilir. üzerine alan ortağma hurma ağaçlarım ve daima köküntocdap gevşedecek olan yoncasını verse müddet tayını yapmayınca bu akıt yonca hak

 ve sulama ile gelişip artacaklara zaman  ağaçlar, üzüm kütükleri, sebzeler, patlıcan kökü hakkında müsakât ortaklığı

kurulması caiz olur.                                                   .

225 - Taraflardan birinin ölümü ile ortaklık_son bulur.