Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Sulh = Anlaşma [2] - Fıkıh - 049Sulh - 14. Sayfa

 

SULH = ANLAŞMA[2]

 

7 - Sulh üç şekilde olur:

1) Davalının üzerindeki hakkı ikrar etmesi,

2) Davacının iddiası karşısında davalının susması (P).

3) İddia edileni, davalının inkâr etmesi ile olur, (F).

8- Eğer sulh mal karşılığında mal vermek sureti ile ve davalının da ikrarı üzere meydana gelmişse bu anlaşma alış-veriş hükmünde olur. Eğer bu ikrara dayanan anlaşma, mal karşılığında menfaat sağlamak üzere meydana gelmişse bunda kira hükümleri ceryan eder.

9 - Dava konusu olan şeyin bir kısmı veya tamamı bir başkası tara­fından hak kazanılarak alınsa sulh bedelinin o nisbette tamamı veya bir kısmı geri verilir.

10 -Sulh bedeli olan malın = (davalının davacıya ödediği malın) ta­mamı veya bir kısmı başkası tarafından hak kazanılarak alınsa, davacı, elinden çıkan mal nisbetinde davalıya döner.

11 -Davalının hakkı inkârı veya susmasından dolayı meydana ge­len sulh, davacı hakkında muaveze = (karşılıklı bedel alıp vermek)dir. Davalı için ise yeminden kurtulmaktır.

12 -Davacıdan sulh bedelinin tamamı veya bir kısmı başkası tara­fından hak edilerek alınsa davacı da bedelin tamamı veya bir kısmı için davalıya karşı dava açar.

13 -Dava konusu olan mala bir başkası sahip çıkıp alırsa, sulh be­deli tamamen geri verilir. Bir kısmının sahibi çıkarsa, bedelden, o kısma isabet eden miktarı geri iade edilir ve hakkında dava açılır.

14 - Sulh bedelinin teslim edilmeden Önce helak olmasında yukar-daki her iki bölümde de ona başkası tarafından hak kazanılmış olmanın hükümleri gibi hükümler ceryan eder.

15 -Meçhul olan bir maldan sulh olmak caizdir (F). Fakat sulh be­delinin mutlaka belli olması lâzımdır.

 

16 - Sulhun Caiz Olup Olmadığı Davalar

 

1) Gerek kasden ve gerekse hataen işlenen cinayetlerden sulh ol­mak caizdir.

2) Had cezalarından sulh olmak caiz değildir.

3) Bir kadınla nikâhlı bulunduğunu iddia eden kimsenin bu iddiası­nı kadın inkâr etse ve sonra davayı bırakması için kadın onunla mal kar­şılığında sulh olsa caiz olur. Kendisi ile nikâhlı olduğunu ikrar etmesi için adamın bir mal karşılığında kadınla sulh olması da caizdir. Kadın nikâhlı olduğunu iddia etse de erkek onunla sulh olsa yine caiz olur.

4) Falan kimsenin kendisinin kölesi olduğunu iddia eden, sonra onunla bir mal karşılığında sulh olsa caiz olur. Fakat köle üzerinde velâ hakkı olmaz. îki kişi arasında ortak olan bir köleyi ortaklardan zengin olan taraf azad etse ve ortağı onunla kıymetinin yarısından fazlası ile sulh olsa caiz olmaz.

5) İnkâr eden davalının, yanında malı olduğunu ikrar etmesi için, davacının onunla bir mal karşılığında sulh olması caiz olur.

6) Fuzûlî = (davacı ve davalı dışında üçüncü bir şahıs) bir mal üzeri­ne sulh yapsa ve sulh bedeline kefil olsa veya onu teslim etse, yahut "be­nim şu bin liram üzerine" diyerek (sulh bedelini kendi parasına izafe et­se) anlaşma sahih olur. Eğer "falanın bin lirası karşılığında sulh oldum" derse bu davalının müsaadesine bağlı olur.

 

17 - Borçlardan Sulh:

 

1) Bir kimse akit neticesinde borçlandırdığı şahıs ile alacağının bir-miktarı üzerine sulh olsa bu, hakkının bir kısmını alıp geri kalanını da borçdan düşürmek olur. Bu karşılıklı alıp vermek = (muaveze) muame­lesi değildir:

a) Eğer borçlu ile bin liraya karşılık beş yüz liraya sulh olsa caiz olur.        -

b) Değeri yüksek paradan bin liraya karşılık değeri düşük paradan beş yüz liraya anlaşmak da caizdir.

c) Hemen ödenmesi lâzım gelen borca karşılık aynı mikdar borcu vadeye bağlıyan anlaşma da caiz olur.

2) Peşin verilecek dirhem para yerine, tecilli dinar paraya sulh ol­mak caiz olmaz.

3) Bin siyah liraya karşılık, beşyüz beyaz = (halis gümüş) liraya sulh olmak caiz olmaz.

4) Bin lira alacağı olan, borçlusuna "Bana yarın borcunun beş yüz li­rasını öde, gerisini bağışlıyorum" der de borçlu da beş yüz lirayı ödemez-se bin lira borç olduğu gibi kalır (S).

 

18 - Ortak Alacaklarda Sulh:

 

1) İki ortakdan biri, kendi hissesi olan alacağına karşılık bir miktar kumaş alsa diğer ortak muhayyer olur. İsterse ortağından, almış olduğu kumaşın yarısını alır. Ancak ortağı alacağın dörtte birini kendisine ve­rirse, o zaman alamaz. İsterse de borçluyu takip edip alacağın yansını alır.

2) Ortaklaşa sipariş = (selem)te bulunan iki ortakdan biri sermaye­den kendi hissesine düşen mikdardan anlaşma yapsa (diğer ortak razı olmadıkça) caiz olmaz.

3) Miras = (terike) olarak kendilerine mal kalan mirasçılar içlerin­den birine az veya çok bir mal verip onu aradan çıkarsalar caiz olur.

a) Miras olarak gümüş para kalır da ona altın para verirlerse veya bunun tersi olursa bu anlaşma yine sahih olur. Hem altın ve hem de gü­müş para miras kalmışsa sulh bedeli olarak yine her ikisinden de veril­mesi sahihtir.

b) Miras, altın ve gümüş para ve maldan ibaret olsa, o vâris ile altın ve gümüşden biri üzerine anlaşmaya varsalar, ona bu cinsten kendi his­sesine isabet edecek olandan daha fazla vermek lâzım gelir. Eğer sulh bedeli, altın ve gümüş para yerine bir mal olursa mutlak olarak caiz olur.

c) Ölüden, başkaları üzerindeki alacağı miras kalsa mirasçılar da içlerinden birini o alacaklar sadece kendilerinin olması için sulh olup çı­karsalar caiz olmaz. Fakat onun hissesi kadar borçlulardan indirim ya­pılmasını şart koşarlarsa o zaman caiz olur.