Fikih - 2. Sayfa - 043Sirketortakliklar
42.3.1.1. İhtiyarî Emlak Ortaklığı
42.3.1.2. Cebrî Emlak Ortaklığı
42.BÖLÜM
ŞİRKET (ORTAKLIK)
42.1. Tanımı
Şirket; «îhtilat» (birleştirme) manasındadır. Fakihler; bunu, «Sermaye ve kârda, iki ortak arasında yapılan akiddir.» diye tanımlamışlardır.
42.2. Meşruluğu
Ortaklık, Kitab, Sünnet ve icma ile meşrudur.
Kitab'da Allah Sübhanehû şöyle buyuruyor:
«Onlar üçte birde ortaktırlar.» (Nisa: 12)
«Doğrusu ortakçıların çoğu birbirinin haklarına tecavüz ederler. İnanıp, salih ameller işleyenler bunun dışındadır ki sayılan ne kadar azdır.» (Sa'd : 24)
Sünnette de, Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor :
«Allah Teâlâ şöyle buyurur: «Ben biri diğerine ihanet etmedikçe iki ortağın üçüncüsüyüm. Biri diğerine ihanet edince, aralarından çıkarını.»
(Hadisi Ebû Davud, Ebû Hüreyre'den nakletmiştir.)
Zeyd şöyle demiştir; «Ben ve Berâ' ortak idik.»
(Hadisi Buhari kaydetmiştir.)
Alimler bu konuda icma etmişlerdir. (Bunu ibn Münzir nakletmiştir.)
42.3. Kısımları
Ortaklık iki kışıma aynhr: Birinci kısım: Emlak ortaklığı. İkinci kısım: Akid ortaklığı.
42.3.1. Emlak Ortaklığı
Bu, birden daha çok kişinin, akid olmaksızın bir mala malik olmasıdır.
Bu ya ihtiyarî veya cebrî olur:
42.3.1.1. İhtiyarî Emlak Ortaklığı
Bir malın iki kişiye hibe edilmesi veya vasiyet edilmesi, onların bunu kabul ederek hibe edilen veya vasiyet edilen şeye ortak olarak, ikisi birden malik olması gibi.
Yine; iki kişinin, kendi hesablarma bir şeyi satın almaları, böylece aralarında satm aldıkları şeyde mülk ortaklığının olması gibi.
42.3.1.2. Cebrî Emlak Ortaklığı
Bu, mirasda olduğu gibi, mülkiyet ihdası için yapılmış bir fiil olmaksızın cebren, birden fazla kimsenin malı olduğu sabit olan şeydir. Bu ortaklık mirasçıların ihtiyarı olmaksızın sabit olur ve bu ortaklık, mülk ortaklığıdır.
Bu ortaklığın hükmü:
Hiç bir ortağın, diğerinin izni olmadan ortağının payında tasarrufta bulunması caiz değildir. Çünkü hiç birinin diğerinin payında herhangi bir yabancı gibi velayeti yoktur.
42.3.2. Akid Ortaklığı
iki veya daha çok kişinin, bir mal ve ondan elde edilen kârda ortak olduklarına dair akid yapmalarıdır.
42.4. Rükûnları
Bunun rükûnları îcab ve kabuldür, iki taraftan biri; «şu ve şu hususta seninle ortak oldum.» diğeri ise; «Kabul ettim.» der.
42. 5. Hükmü
Hanefiler, zikredilen şartlar yerine getirildiği zaman, aşağıdaki ortaklık çeşitlerini caiz görürler.
Malikîler, kredi ortaklığı dışında bütün ortaklıkları caiz görürler.
Şafiiler, sermaye ortaklığı dışında bütün ortaklıkları caiz görürler.
Hanbeliler ise, yetki ortaklığı dışında kalan ortaklıkları caiz görürler.
42.6. Şirket Çeşitleri
Aşağıdaki çeşitleri vardır:
a) Sermaye ortaklığı Clnân).
b) Yetki ortaklığı (Mufavada).
c) îş ortaklığı (Ebdân).
d) Kredi ortaklığı (Vücûh).
42.6.1. 'Inân Ortaklığı
Bu iki kişinin, kendi mallarında, onu işletme ve kârı paylaşma üzerine ortak olmalarıdır. Bu ortaklıkta, ortakların mal veya kâr ya da tasarrufta eşit olmaları şart değildir.
Birinin diğerinden daha fazla mal koyması caizdir. Birinin diğer ortağından daha fazla mes'ul olması da caizdir. Kârda, eşit paya sahip olmaları da caizdir.
Eğer zarar edilirse, bu sermayeye göre paylaştırılır.
42.6.2. Mufavada Ortaklığı
Aşağıdaki şartlar yerine getirilerek iki veya daha çok kişinin iş konusunda ortaklık anlaşması yapmalarıdır:
1- Malda eşitlik -. Eğer ortaklardan biri daha çok mal koyarsa, ortaklık sahih olmaz.
2- Tasarrufta eşitlik s Çocuk ile baliğin arasındaki ortaklık sahih değildir.
3- Dinde eşitlik: Kâfir ile müslüman arasında yapılan ortaklık, sahih değildir.
4- Ortaklardan her birinin alım ve satımın gerekli kıldığı şeyde diğerine vekil gibi kefil olması: Bir ortağın diğerinden daha çok tasarrufta bulunması sahih değildir.
Tüm bunlarda eşitlik sağlanınca, her ortak, diğerinin vekili ve kefili olup, akid sebebiyle ortağının hakkını arar ve tüm tasarruflarında ona hesap sorar.
Hanefi ve Malikler bunu caiz görmüş, İmam Şafii ise bu ortaklığa cevaz vermemiş ve şöyle demiştir:
«Eğer bu ortaklık batıl olmasaydı, dünyada bildiğim herhangi bir batıl olmazdı. Çünkü bu akidin benzeri, Şeriat'te varid olmamıştır. Bu ortaklıkta ğarer (meçhullük) ve cehalet bulunduğu için eşitliğin gerçekleşmesi güç bir iştir. Rivayet edilen; «Mufâvada ortaklığı yapın. Çünkü onun bereketi pek büyüktür.» ve «Mufavada ortaklığı yaptığınız zaman, bunu güzel yapın.» gibi hadislerden hiçbiri sahih değildir.»
imam Mâlik bu ortaklığı şöyle vasfeder: «Ortaklardan her-birinin diğerine kendisi varken ve yokken tasarruf yetkisini vermesidir. Böylece onun eli, kendi eli gibi olur.
Ortağı da sadece üzerine anlaştıkları malda onun ortağı olur. Bu ortaklıkta, maun eşit olması ve ortaklardan hiç birinin elinde şirkete katmadığı hiç bir malın kalmamış olması şartı yoktur.
42.6.3. Vücûh Ortaklığı
Bir veya daha çok kişinin, sermayeleri bulunmaksızın nüfuzlarına ve yapacakları ticarete güvenerek elde edeceklerini umdukları kâra ortak olmak üzere anlaşmalarıdır. Bu şirket, mal ve sanat bulunmaksızın zimmet üzere kurulmuştur.
Bu Hanefi ve Hanbelilere göre, amellerden olduğu için caizdir. Üzerine şirket akdi yapmak caizdir ve satın alacakları şeyde her ikisinin mülkiyetinin bulunması sahihtir.Kârı da, mülkdeki paylan oranında aralarında bölüşürler.
Şafiiler ve Malikîîer, -Ortaklık ancak ya sermayede ya da bir işte olur. Bunda İse her ikisi de yoktur.» diyerek bunu batıl saymışlardır.
42.6.4. Ebdân Ortaklığı
Bir işin ücretini anlaştıkları oranda paylaşmak üzere, iki kişinin herhangi bir işi yüklenme anlaşmasıdır.
Bu ortaklık çoğunlukla, marangozlar, demirciler, hamallar, terziler, boyacılar ve diğer zanaatkarlar arasında gerçekleşir.
Bu ortaklık, sahihtir. Marangozun marangozla ortak olması gibi ister aynı meslekten olsunlar, isterse de marangozun demirciyle ortak olması gibi değişik meslekler arasında olsun aynıdır.
Yine ister beraber çalışsınlar, isterse sadece biri çalışsın, aynıdır. Bu ortaklık «işler,» «bedenler,» «zanaatlar» ortaklığı olarak da isimlendirilir.
Bu ortaklığın cevazının delili Ebû Ubeyde'nin naklettiği şu hadistir: Abdullah (r.a.) şöyle demiştir: «Ben, Ammar ve Sa'd, Bedr hissesi üzere ortak olduk. Sa'd iki esir getirdi. Ben ve Ammar ise bir şey getiremedik.
(Hadisi Ebû Davud, Nesâi ve tbn Mâce kaydetmiştir.) «Ravdatu'n-Neddiyye» adlı kitabda bu konuda güzel sözler vardır. Aşağıda bunları naklediyoruz.
«Füru kitablannda ortaklık çeşitlerine dair vaki olan, 'ınân, erdân, mufâvada ve vücûh gibi isimler ne şer'i ne de lügavî isimlerdir. Aksine bunlar yeni ortaya çıkmış ıstılahlardır.
İki kişinin mufâvada ortaklığı, istilahınm manasında olduğu gibi mallarını birleştirip, ticaret yapmalarında bir engel yoktur. Çünkü mal sahibinin, şeriatte haramlığı varid olan tasarruflarda bulunmadığı sürece malında dilediği gibi tasarruf yapma hakkı vardır. Mallarının eşit ve nakid olması şeklinde koşulan şartın bir değeri olduğuna delalet eden bir şey varid olmamıştır. Aksine mallarını birleştirmeleri ve ticaret yapmaya razı olmaları yeterlidir.
Yine, iki kişinin, ıstılahı olarak 'mân ortaklığının anlamında olduğu gibi, fiattaki paylan kadar, ondan pay sahibi olmalarında da bir engel yoktur. Bu ortaklık nübüvvet zamanında sabit olmuş ve sahabeden bir topluluk onu yapmıştır. Onlar bir şeyi satın alma hususunda ortak olurlar, her biri kıymetinin bir kısmını öder ve satılan malı biri veya her ikisi alırdı. Bu ortaklıkta akdin ve mallan birbirine katmanın şart olduğuna dair, önemsenecek bir delil varid olmamıştır.
Yine iki kişiden birinin diğerine borç mal vererek vekil yapması, ticarette bulunması, kâra da her ikisinin ortak olmasında da (ıstılahdaki «vücûh kredi» ortaklığında olduğu gibi) bir beis yoktur. Bunda da zikredilen şartlardan hiçbiri yoktur.»
İslami Okul Okulların En Önemlisi