Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Şahitlik [47] - Fıkıh - 083Sahitlik - 14. Sayfa

ŞAHİTLİK[47]

 

355 - Hâdiseye şahit olmasından dolayı şahit tayin edilenin istenil­diği zaman bundan çekinmeğe hakkı yoktur. Şahitlik vazifesini üzerine aldıkdan sonra, kendisinden şahitlik yapması istenildiği zaman hak; başkası ile isbat edilemiyeçekse şahitlik yapması farz olur.

356 - Had cezasını gerektiren suçlarda şahit, şahitliğini gizlemek­le açıklamak arasında muhayyerdir. Şahitliğini gizlemesi ise daha iyi­dir. Hırsızlığa şahit olunca (malı çalmanın-hakkını korumak için) "Bu malı aldı" der. "Çaldı" demez.

 

357 - Şahitliğin Nisabı:

 

1) Zina suçu için, dört erkeğin şahitlik yapması lâzımdır.

2) Zinadan başka had ve kısas cezalarını gerekli kılan suçlar için, iki erkek şahit gerekir.

3) Yukardaki iki maddeden başka hukuk davalarında iki erkek ya­hut iki erkekle bir kadının (P) şahitlikleri kabul olunur.

4) Doğum, bakirelik ve kadınlığa ait kusurlar gibi erkeklerin bile-miyeceği hususlarda tek bir kadının şahitliği kabul edilir. Çocuğun ce­naze namazının kılınması için doğarken sesinin çıktığına ait kadınların yapmış olduğu şahitlik makbuldür. Fakat bu şahitlik miras için geçerli değildir (SM).

358 - Şahitlerde Bulunması Gereken Vasıflar:

1) Âdil olmak,

2) Şahidin "Şehadet ederim" sözünü kullanması şarttır,

3) Hür olmak,

4) Müslüman olmak.

359 - Kısas ve had cezaları ile ilgili davalardan başka davalarda müslüman şahitlerin âdil oldukları düşünülür (S.M.F.). Hasmı, şahitle­rin durumuna ta'n35 ederse o zaman bunların tezkiyeszi = (âdil olup ol­madıklarının araştırlamıs) yapılır.

Ebû Yusuf ve İmam Muhammed'e göre bütün hukuk davalarında hasım olan taraf; ta'n etse de etmese de gizli ve açık olarak şahitler tezki­ye edilirler ki, fetva da buna göre verilmiştir.

360 - Hâkimin sadece gizli tezkiye ile yetinmesi caizdir. Tezkiyeyi yapan şahsın "O âdildir (F), şahitlik yapması caizdir" demesi lâzımdır.

361 -Şahitleri davalının tezkiye etmesi kabul değildir (SM). Bir ki­şinin tezkiye etmesi yeterli olur (F)

Ta'n-ı şuhûd: Bir davaya şahitlik yapanların bu şahitliklerinde yalana ol­duklarına dair davacı tarafından yapılan iddiadır.

Tezkiye-i şuhûd: Bir hadise hakkında şahitlik yapan kimselerin bu şe-hadete ehil olduklarının, başkalarından gizli veya açık sorularak tesbit edil­mesidir. Tezkiye a) Alenî, açık b) Gizli diye ikiye ayrılır.

Müzekki: Tezkiyeyi yapan kimse.

 

Hukuk ve Akitlere Dair Bütün Görülen ve Duyulanlara Şahitlik Yapmak:

 

362 - Bir kimsenin şahit gösterilmeden; akitlere ve hukuka dair bütün duyduklarına ve gördüklerine şahitlik yapması caizdir. Şahitlik üzerine şahitlik yapmak ise böyle değildir. Çünkü, şahit tutulmadan başkasının yaptığı şahitliğe şahitlik etmek caiz olmaz.

363 - Tam bir açıklıkla görmeden bir şey hakkında şahitlik yap­mak caiz değildir. Ancak neseb, ölüm, bir kimsenin ailesi ile münasebe­ti, nikâh, hâkimin velayeti ve vakfın aslı gibi davalarda (güvenilir kim­seden duyarak şahitlik etmek) caiz olur.

364 - Köle ve cariyeden başka şeylerde mutlak mülk davasına şa­hitlik yapmak da caizdir.

365 - Şahit olan, bir hâdiseye dair kendi yazısını gördüğü zaman o hâdiseyi hatırlamadıkça şahitlik edemez.

366 - Yalancı şahitler halka teşhir edilirler, fakat cezalandırılmaz­lar (SM)[48]

367 - Şahitliğin davaya uygunluğu şarttır.

368 - 1) Her iki şahidin sözde ve mânada bir olmalarına itibar edilir (SM). Meselâ, şahitlerden biri borcun bin lira diğeri de iki bin lira oldu­ğuna şahitlik yaparsa bu şahitlik kabul edilmez (SM).

2) Her iki şahit de bir kimsenin bir inek çalmış olduğuna şahitlik yapsalar fakat renginde ihtilâf etseler hırsızlık sabit olup el kesme ceza­sı verilir. Fakat erkeklik ve dişiliğinde anlaşamazlarsa suç sabit görül-meyip el kesilmez.

3) Şahitlerden ikisi Zeyd'in, kurban bayramında Mekke'de öldürül­düğüne, diğer ikisi de Kûfe'de öldürüldüğüne şahitlik yapsalar, hepsi­nin şahitlikleri red edilir. Şahitlerden ikisi diğer ikisinden daha önce ge­lip şahitlik yapsalar ve hüküm bunlara göre verilse sonraki şahitlik hü­kümsüz kalır.

 

369 - Şahitlikleri Kabul Edilmiyenler:

 

1) Âmânın şahitliği kabul edilmez[49]

2) Bir kimseye zina suçunu iftira etmiş olmasından dolayı had ceza­sına çarptırılmış olanın şahitliği (SZ), Bunlar tövbe etseler de artık şa­hitlikleri kabul edilmez. Fakat müslüman olmadan önce böyle bir ceza­ya çarptırılan, sonradan müslüman olursa şahitliği kabul edilir.

3) Ana-babanm, çocukları ve aşağıya doğru torunları lehine; çocuk­ların da, ana-babaları ve yukarıya doğru dede ve nineleri lehine şahitlik" yapmaları kabul edilmez. Bir kimse, kölesine ve mükâteb kölesine de şahitlik yapamaz.

4) Karı ve kocadan (F) biri diğeri için şahitlik yapamaz.

5) Ortaklardan biri,ortaklıkları ile ilgili bir iş davasında diğer orta­ğı lehine şahitlik yapamaz.

6) Bir kimsenin hususî işçisinin = (Ecîri has) kendine şahitlik yap­ması kabul edilmez.

7/ Kendilerini kadınlara benzeterek âdî işleri yapanların şahitliği kabul değildir.

8} Ölü arkasından bağırıp çağırarak ağlıyan.kadınların ve insanla­ra şarkı söyliyenlerin şahitliği makbul değildir..

9) Eğlenmek için devamlı şarap içenlerin şahitliği kabul değildir.

10) Kuşlarla oynayıp eğlenenlerin şahitliği,

11) Had cezasını gerektiren büyük günâhlardan birini işleyenin şa­hitliği,

12) Faiz yiyenlerin şahitliği,

13) Satrançla kumar oynıyanlarm şahitliği,

14) Hamama peştemalsız çıplak girenlerin,

15) Sokakta giderken bir şey yemek ve yol üzerinde küçük abdest yapmak gibi hafif işler yapanların şahitliği,

16) Selefe (Sahabe-i kiram, tabiîn, müctehidler v.s. büyüklere) şo­venlerin şahitliği,

17) Dünya menfaatları yüzünden aralarına düşmanlık girenlerin birbirlerine şahitliği kabul edilmez. Aralarındaki husûmet dinî sebep­ler yüzünden ise -şahitlikleri kabul edilir.

18) Zimmet ehlinin birbirlerine şahitlik yapması (dinleri değişik ol­sa da) kabul edilir. Fakat müste'men = (yabancı uyruklu olup müslü-manlardan emniyet kâğıdı alan) in zimmîye şahitlik yapması kabul edilmez. Zimmînin ise ona şahitlik yapması kabul edilir (F).

19) Sünnetsiz, buruk ve zinadan doğan çocuğun ve hünsâ'nm = (hem erkek ve hem de kadın uzvu olan veya cinsiyeti belli olmıyanın) şa­hitlikleri kabul olunur.

370 - Şahitlik hususunda muteber olan, şahidin şahitlik yaptığı zamandaki durumudur. Yoksa, olayı gördüğü veya işittiği zamandaki durumudur. Yoksa, olayı gördüğü veya işittiği zamandaki durumu de­ğildir.

371 -Bir insanın iyilikleri kötülüklerinden çok olursa onun şahitli­ği kabul edilir.

 

Şahitlik Üzerine Şahitlik Etmek:

 

372 - Şüphe ile düşmiyen (F) bütün davalarda şahitlik üzerine şa­hitlik yapmak caizdir.    .

373 - Bir sabide bir kişinin şahit olması caiz değildir. İki kişinin iki şahide şahit olması ise caizdir.

374 - Şahitlik üzerine şahitlik şöyle olur:

Asıl şahit, 2. derecede şahit tutacağı kimseye "Falanın benim ya­nımda şunu ikrar ettiğine benim şahit olduğuma şahit ol" der.

2. derecedeki şahit hâkim huzurunda şahitlik yaparken "Ben fala­nın, kendi yanında falan kimsenin şunu ikrarına şahit olduğuna beni şahit tuttuğuna ve bana "şuna şahitliğime şahit ol" dediğine şahitlik ederim" der.

375 - îkinci derecedeki şahitlerin şahitliği, asıl şahitler özürleri yüzünden mahkemeye gelemedikleri zaman kabul edilir.

376 - İkinci derecedeki şahitler asıl şahitleri tezkiye edebilirler. Onlar hakkında bu konuda bir şey söylememeleri de caiz olur.

377 - Asıl şahitler, kendi şehâdetlerini inkâr ederlerse, ikinci dere­cedeki şahitlerin şahitliği kabul edilmez.

378 - Bir kimseyi tanıtmak için, dedesini veya soyunu, kabilesini söylemek gerekir. Bir kimseyi bir şehire ve büyük bir mahalleye nisbet etmek umumîlik ifade eder. Küçük sokağa nisbet etmek ise özellik ifade eder.

 

Şahitlikden Dönmek:

 

379 - Şahitlikden dönmek ancak hâkim Önünde olursa sahih olur. Hüküm verilmeden önce şahitler şahitliklerinden dönerlerse şahitlik yapmamış gibi olurlar. Hâkim hüküm verdikten sonra dönerlerse, veri­len hüküm artık bozulmaz, şahitlikleri yüzünden verdikleri zararı öder­ler.

380 - îki şahit bir mal için şahitlik yaparlar ve hâkim de bu mal hakkında hüküm verip davacı bu malı aldıktan sonra şahitler sözlerin­den dönerlerse aleyhine şahitlik yaptıkları kimseye o malı öderler. Eğer şahitlerden biri dönerse yarısını tazmin eder.

381 -1) Şahitlikten dönmek konusunda dönen şahide değil dönmi-yen şahide itibar edilir.

2) Eğer şahitler üç kişi olur da bunlardan yalnız biri dönerse, döne­nin bir şey ödemesi gerekmez. Şahitlerden biri daha dönerse dönen bu iki şahit, malın yarısını öderler.

3) Eğer bir erkek ile iki kadın şahitlik yapar da kadınlardan biri dö­nerse onun üzerine malın dörtte birini ödemek düşer. Kadınların ikisi de dönerse bu iki kadın malın yarısını öderler.

4) Eğer bir erkekle on kadın şahitlik yapar da sonra hepsi şahitlik­lerinden dönerlerse erkek 1/6'ini, kadınlar da geriye kalan 5/6'ini öder (SM).

5) Bir mal için, iki erkek ve bir kadın şahitlik yapar ve sonra hepsi dönerse; sadece erkekler tazmin eder, kadın bir şey Ödemez.

382 - Bir nikâhın, emsal mehirden daha az bir paraya kıyıldığına şahitlik yapanlar sonra bundan dönerlerse bir şey ödemeleri gerekmez. Fakat, emsal mehirden daha çok parayla kıyıldığına şahitlik yapıp dö­nerlerse fazla olan miktarı kocaya öderler.

383 - Zifafa girmeden önce bir kimsenin karısını boşadığma şahit­lik yapıp sonra bu şehâdetten dönenler mehrin yarısını (F) öderler. Fa­kat zifafdan sonra yapılan boşamaya şahitlik yapıp dönenler bir şey Öde­mezler (F).

384 -Kısası gerektiren bir suça şahitlik yapanlar (hüküm verilip kısas tatbik edildikden sonra) bundan dönerlerse ölenin diyetini öder­ler. Asıl şahitlere şahitlik edenler dönerlerse bu sefer diyeti bunlar öder­ler. Asıl şahitler şahitliklerinden dönerler de "Biz şahitliğimize 2. dere­cede şahit tutmadık" derlerse artık 2. derecedeki şahitler birşey tazmin etmezler.

385 - "İhsan'[50] a şahitlik yapıp sonra dönenlere tazmin gerekmez.

386 -Bir kimsenin yemin ettiğine şahitlik edenlerle şart ettiğine (ailesini boşamak ve kölesini azad etmek gibi hususlarda) şahitlik eden­ler şahitliklerinden dönerlerse tazmin, yemine şahitlikden dönenlere düşer.

387 - Şahitleri tezkiye edenler = (müzekkîler) tezkiyelerinden dö­nerlerse sebep oldukları zararı öderler.