Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Vekalet [51] - Fıkıh - 052Vekalet - 14. Sayfa

VEKALET[51]

 

388 - Vekaletin sahih olabilmesi için müvekkil = (kendi yerine ve­kil tayin eden) in tasarruf etmeğe mâlik olması ve tasarruflarından do­ğan hükümlerin kendisine lâzım gelmesi gerekir.

389 -Vekilin de salahiyetli kılındığı işe aklı ermesi ve o işi benim­semesi şarttır.

390 -Müvekkilin bizzat kendi başına yaptığı akitlerde bir başkası­nı vekil tayin etmesi caizdir.

391 -Her çeşit hukuk davalarının ve haklarının alınması, verilme­si için vekil tayin etmek caizdir. Ancak had (S) ve kısas cezasını gerekti­ren davalarda vekil tayin etmek caiz olmaz. Çünkü müvekkil olmadan had ve kısas cezalarına ait hakkın istenmesi caiz olmaz.

392 - Müvekkilin, hasta veya yolcu olması müstesna hasmın rızası olmadan bir davaya vekil tayin etmek caiz değildir[52]

393 - Vekil ahş-veriş, kira ve yapılan ikrardan sulh olmak gibi yap­tığı akitleri kendisine izafe ederse bu işlerden doğan bütün haklar ken­disine taalluk eder; satılan malı teslim etmek, para almak, bir kusurdan dolayı malı geri vermek ve diğer işler gibi. Ancak hacr altına alınmış olan çocuk ve köle böyle değildir. Bunların yaptığı akitler caiz olur ve bu akitlerle ilgili haklar müvekkillerine taalluk eder.

394 - Vekil satın aldığı malı müvekkiline teslim ederse, müvekki­lin izni olmadan maldaki kusur yüzünden onu geriye iade edemez.

395 -Müşteri satın aldığı malın bedelini müvekkile vermemek hakkına sahiptir. Fakat müvekkile ödemesi de caiz olur.

396 - Vekilin, müvekkili adına yaptığı her akitten doğan haklar müvekkile ait olur: Nikâh, mal karşılığında boşanmak, kasden adam öl­dürme cezasından sulh olmak, mal karşılığında köleyi azad etmek, kita­bet, inkâr edilen bir hakdan sulh olmak, hibe, sadaka, ödünç vermek, emanet bırakmak, rehin, borç vermek, şirket kurmak, mudarabe ortak­lığı kurmak gibi.

 

Satmaya ve Satın Almaya Vekâlet:

 

397 - Bir malı satın almaya vekil tayin eden kimsenin; o malın vas­fını, cinsini veya ödenecek bedelin miktarını söylemesi gerekir. Ancak vekile "uygun gördüğünü al" denilirse bir açıklamada bulunmak gerekmez.

398 - Belirli bir malı satın almaya vekil edilen kimsenin o malı ken­disine almaya hakkı yoktur.

399 - (Para cinsi belirtilmeden) bir malı satın almaya vekil olan kimse onu dinar ve dirhem paradan başka para ile alırsa veyahut da mü­vekkil tarafından cinsi bildirilen paradan başka çeşit para ile satın alır­sa yahut vekil kendi yerine başka bir vekil tayin ederse alış-veriş kendi adına yapılmış olur.

400 - Eğer satın alınacak mal belirtilmemişse vekil bunu kendi adı­na satın almış olur. Ancak parasını müvekkilin malından öderse veya müvekkil için satın almaya niyet etmişse mal müvekkil için satın alın­mış olur.

401 -Sarf ve selem akitlerinde vekilin ayrılmasına itibar edilir, müvekkilin ayrılmasına itibar edilmez.

402 - Bir kimse diğerine yiyecek alması için para verirse bu buğday

ve ununu almaya vekâlet sayılır. Bir görüşe göre de para çoksa buğday almaya, az ise ekmek almaya, orta ise un almaya vekil kılınmış olur.

403 -Vekil, aldığı malın bedelini kendi parası ile öderse müvekkil­den parasını alıncaya kadar malı yanında alakoymak hakkına sahip olur. Mal hapsedildikten 'sonra zayi olursa, parasını vekilin vermesi lâzım gelir (SZ).

404 - Bir dirheme on kilo et almaya vekil tayin edilen kimse, bir dir­heme on kilo satın alman etten 20 kilo alırsa müvekkilin yarım dirhem karşılığında on kilo et alması lâzım gelir.

405 - Birmalı (fîatı tesbit edilmeden) satmaya vekil olan kimse o malı noksan fiaüa (SM), va'de ile (SM) ve yine bir mal karşılığında (SM) satabilir. Veresiye sattığı malın bedeli karşılığında rehin (SM) ve kefil de alabilir.

406 - Müvekkilin, malın parasını müşteriden almaya hakkı yok­tur.

407 -Bir mal satın almaya vekil edilen kimse, o malı ancak emsal­lerinin kıymeti ve herkesin aldanabileceği bir fazlalıkla (yani az bir al­danma ile) satın alabilir. Bu az aldanma; ticaret malları için 10 dirhem­de yanın dirhem, hayvanlarda bir dirhem, akarlarda ise iki dirhem faz­lasına almaktır.

408 - Bir köleyi satmaya vekil tayin edilen, o kölenin yarısını (SM) satarsa caiz olur (Z). Satın alma işinde ise müvekkilin iznine bağlı olur. Fakat husûmetten önce diğer yarısını da satın alırsa caiz olur.

409 -Vekil, lehlerine şahitlikyapamıyacağı (babası, anası gibi) kimselerle alış-veriş akdinde bulunamaz. Ancak malı, onlara kıymetin­den daha çok para karşılığında satarsa o zaman caiz olur.

410 -Bir iş için tayin edilen iki vekilden biri, diğeri olmadan (S) bor­cu ödemek, emaneti geri vermek, karşılıksız köle azad etmek, boşama ve husûmet (Z) davasına bakmak hariç tek basma hareket edemez.

411 -Vekil, müvekkilin izni olmadan, yahut "görüşünle hareket et" demeden başkasını vekil tayin edemez. Müvekkilin emri olmadan bir başkasını vekil tayin eder de bu ikinci vekil birincinin huzurunda bir akit yaparsa geçerli olur.

412 -Müvekkil vekilini azletmek hakkına sahiptir. Vekilin, azle-dildiğini öğreninceye kadar yaptığı tasarrufları geçerli olur.

413 -Vekil ve müvekkilden birinin ölümü, devamlı delirmesi ve dinden dönmüş olarak düşman yurduna katılması ile vekâlet ortadan kalkar.

414 -Mükâtep köle borcunu Ödemekden âciz kalırsa, alış-verişe mezun olan tasarrufdan men edilirse, yahut ortaklar ortaklığı kaldırır-larsa vekilin haberi olmasa dahi vekâlet kalkar.

415 -Müvekkil vekil tayin ettiği bir işde tasarrufda bulunursa vekâlet kalkar.

416 -Bir borcu almaya vekil olan o konuda dava açmaya da vekildir (SM).                             

417 -Dava açmaya vekil olan, İmam Züfer'in hilâfına olarak dava­lıdan malı kabz etmeğe de vekildir. Fetva ise İmam Züfer'in görüşüne göre verilmiştir.

418 -Bir husûmet davasında vekilin hâkim huzurunda müvekkili aleyhine ikrarda bulunması geçerli olur. Hâkim huzurunda olmazsa ge­çerli olmaz (SF).

419 -Bir kimse gaib olan birisinin alacağını tahsil etmeğe vekili ol­duğunu iddia edip borçlu da tasdik etse borcunu ona vermesi (F) için em­redilir. Alacaklı gelir de vekilin vekilliğini kabul ederse hal böyledir. Ka­bul etmezse, ikinci defa ona ödemede bulunur ve vekile verdiğini eğer elinde mevcut ise ondan geri alır. Zayi olmuşsa artık onu geri alamaz. Ancak vekili tasdik etmediği halde borcunu ona vermişse bu durumda yine verdiğinin bedelini vekilden alır.

. 420 - Bir kimse emanet bırakılan malı almaya sahibi tarafından vekil kılmıdğını iddia etse, kendisine emanet edilen tasdik etse bile yine emaneti ona vermekle emrolunmaz. Eğer emanet bırakanın öldüğünü ve kendisine o malı miras bıraktığını söyler de o da tasdik ederse emane­ti ona vermesi için emredilir. Fakat emanet bırakandan o malı satın al­dığını iddia eder ve emanetçi de tasdik ederse yine malı ona vermez.