Yeminler [12] - Fıkıh - 020Yeminler - 14. Sayfa
YEMİNLER[12]
119 -Allah Teâlâya yemin etmek üç kısımdır:
1) Gamûs: Geçmiş veya şimdiki zamanda yapılan bir iş için yalan yere yemin etmektir, ki bunun keffâreti yoktur.
2) Yemin-i Lâğv: Bir kimsenin bir iş hakkında o işin söylediği gibi olduğunu zannederek yemin etmesidir. Halbuki o iş dediği şekilde değildir. Bu yeminden dolayı Allahm hesaba çeknıiyeceğini umarız.
3) Mün'akıd: Gelecek zamana ait bir işi yapmak, yahut da yapmamak üzerine yapılan yemindir.
Mün'akıd Yemin Bir Kaç Çeşittir:
a) Uyulup yerine getirilmesi vacib olan "Birr" adını alan kısım. Farzları yapmaya ve günahlar = (me'asî) dan kaçınmaya yemin etmek gibi.
b) Kendisinden dönmenin vacib olduğu yemindir ki, "Hins" adını alır. Kötülükleri, günâh olan işleri yapmak ve farzları terk etmek için yapılan yemin gibi.
c) Uyulmaması uyulmasından hayırlı olan kısım. Müslümana küsmek ve benzeri şeylere yapılan yemin gibi.
d) Uyulması ile uyulmaması müsavi olan kısım.
120 -Mün'akıd = (Gelecekdeki bir işe ait yapılan) yeminden dönen kimseye kefFâret lâzım gelir.
121 - Yeminin Keffâreti Şöyle Olur:
1) Dilerse bir köle azad eder,
2) Dilerse on fakiri giydirir veya yemek verir,
3) Yukardakilere gücü yetmiyen üç gün arka arkaya oruç tutar.
122 -Yeminden dönmeden Önce keffâretini verip sonra yeminden dönmekle yeminin keffâreti verilmiş olmaz.
123 -Yemin konusunda unutan, zorlanan ve kasden yapanlar arasında fark yoktur.
Yemin Harfleri ve Yemin Sayılıp Sayılmiyan Sözler:
124 -Arapçada yemin harfleri, "Ba, V, Ta"dır. (Billahi, Vallahi, Tallahi gibi) Bü harflerin kaldırılarak (esre) ile yetinildiği de olur. "Vallahi bu işi böyle yapmıyacağım" sözündeki gibi.
125 -Yemin "Allah" Teâlâ lâfzı ve bir de onun diğer isimleri ile olur.
126 -Alîm, hakîm gibi Allah'dan başkalarına da isim olan kelimeler müstesna yeminde niyete ihtiyaç duyulmaz.
127 -Allah'ın zâtı sıfatları ile de yemin yapılır. "Allah'ın izzeti ve celâli hakkı için" diyerek Onun ilmine yapılan yemin, yemin olmaz. Al-lahm rahmetine, gazabına ve hışmına da kasem edilmez.
128 -Kabe, Kur'an, Nebî gibi Allah'dan başkası adına yapılan yeminler yemin değildir. Fakat bunlardan beri, uzak olacağına.yapılan kasemler yemin olur. (Falan işi yaparsam Kur'an'dan yahut Peygamberden veya Kabe'den beri olayım gibi).
129 - "Allah hakkı için"[13] demek yemin değildir. Fakat "Hak için" demek yemindir.
130 -Bir kimsenin "şu işi yaparsam Allahm laneti üzerime olsun, yahut zina etmiş olayım veya şarab içmiş olayım" demesi yemin olmaz. Fakat "Yahudi veya hıristiyan olayım" demesi yemin olur.
131 -Allah'ın ömrüne (ki bekası demektir)- Allah'ın yeminlerine, ahdine, mîsâkma yemin etmek, yahut "üzerime adak olsun veya Allahm adağı üzerime olsun" demek yemindir.
132 -"Yemin ederim, kasem ederim veya şehâdet ederim" demek veyahut da bunlara Allah'ın da adını ilâve etmek yemin olur.
133 -Bir kimse sahip olduğu bir malı kendisine haram eder ve sonra onu veya onun bir kısmını mübâh sayarsa üzerine keffâret lâzım gelir.
134 -Bir kimsenin "Her helâl bana haram olsun" demesi, başka şeylere de niyeti olmadıkça yalnız yenilecek ve içilecek şeylere yorumlanır.
135 -Gayri müslim olarak yemin eden bir kimsenin bu yemininden dönmesinin keffâreti yoktur.
136 -Yeminine bitişik olarak "İnşallah" diyen bir kimse için de yemini bozmak diye bir şey yoktur.
Bir İş Yapmıyacağına Yemin Eden Kimsenin, O İşi Yapması İçin Başkasına Emir Vermesi:
137 -Dışarı çıkmıyacağma yemin eden kimse, başkasına çıkarmasını emr edip o da çıkartırsa yemininden dönmüş olur. Fakat zorla çıkartılırsa dönmüş olmaz.
138 -Cenazeden başka şey için dışarı çıkmıyacağma yemin eden kimse cenazeye çıkar ye sonra diğer bir ihtiyacını görürse yemininden dönmemiş olur.
139 -Mekke'ye (gitmek için) yola çıkmıyacağma yemin eden kimse gitmeyi kastederek yola koyulur ve sonra da geri dönerse yemininden dönmüş sayılır. Sahih olan görüşe göre "Çıkmamak" yerine "Gitmemek" kelimesini kullanmakda da durum aynıdır. Mekke'ye gelmiyeceğine yemin edince oraya girmedikçe (sadece yola koyulmakla) yemininden dönmüş olmaz.
140 -Bir kimse, izni olmadan karısının içeri giremiyeceğine yemin edince her içeri girişte karısının izin alması lâzım gelir. Eğer "Sana izin vermem müstesna" ifadesini kullanmışsa tek bir izin kâfi gelir.
141 -"Şu dâr = (konak, köşk) a girmiyeceğim" diye yemin eden kimse, orası sonradan harab olup boş bir arsa haline gelse de o yere girse yemininden dönmüş olur[14] Fakat belirtilmeden herhangi bir dâr için bu yemin yapılmışsa o zaman yeminden dönülmüş olmaz. Ev = (beyt) için yapılmış olan yeminlerde ise yukardaki her iki durumda da yeminden dönülmüş olmaz.
142 -Ev = fbeyt) e girmiyeceğine yemin edenin Kabe'ye, mescide, havraya, kiliseye girmesi ile yemini bozulmuş olmaz.
143 -"Şu dara girmiyeceğim" diye yemin edip de onun çatısına çıksa yemininden dönmüş sayılır. Dârm dehlizine girse de üzerine kapısı kapanabilse dârm kendisine girmiş sayılır ve böylece de yeminini bozmuş olur.'Aksi halde dara (eve) girmiş sayılmaz.
144 - "Şu eve girmiyeceğim" diyen kimse o anda evin içinde bulunuyorsa, oturması ile yeminini bozmuş olmaz.
Üzerindeki Elbiseyi Giymemeye, Hayvana Binmemeye, Evde Oturmamaya v.s. Şeylere Yapılan Yemin:
145 -Elbise üzerindeyken "Bu elbiseyi giymiyeceğim" diye yemin eden bir kimsenin hemen onu çıkarması gerekir. Bir müddet o elbise ile kahrsa yemininden dönmüş olur. Evde oturmamaya ve hayvana binmemeye olan yemin de böyledir.
146 -"Şu evde oturmayacağım" diye yemin edenin toptan aile efradı ve eşyası ile o evden çıkması gerekir.
147 -Bir kimse diğerini "Otur, yanımda yemek ye" diye davet eder, o da "Eğer yemek yersem kölem hür olsun" der ve dönüp onun evinde yemek yerse yeminini bozmuş olmaz. Kadın dışarı çıkmak ister kocası da "Eğer çıkarsan boşsun" der, o da oturup sonra çıkarsa boş olmaz.
148 -"Falan adamın hayvanına binmiyeceğim" diye yemin eden onun ticarete izinli kölesinin hayvanına binse, köle ister bir başkasına borçlu olsun, ister olmasın yemininden dönmemiş olur.
149 -"Konuşmıyacağım" diye yemin eden; Kur'an okur, tesbîh çeker, lâ ilahe illallah derse yeminini bozmamış sayılır.
150 -Birisi ile bir ay konuşmamaya yemin edilince bunun zamanı yemin edilen andan başlar.
151 -Birisi ile konuşmamaya yemin eden, uykuda da olsa onun işitebileceği kadar konuşunca yemininden dönmüş olur. Başkası ile konuşup onun duymasını kast ederse yemin bozulmaz. Bir cemaata selâm verir de konuşmıyacağı adam da orada bulunuyorsa yemini bozulur. Onu hariç tutup diğerlerine niyet ederek selâm vermişse yemin bozulmaz.
152 -1) Bir adamın kölesi ile konuşmamaya yapılan yeminde, yeminin yapıldığı gün değil de bozulduğu günkü mülkiyetine itibar olunur. Elbise ve ev hakkında yapılan yeminler de böyledir. Fakat "Falanın şu kölesi veya şu evi" diyerek bir tayin yapılmışsa onlar satıldıktan sonra yeminden dönmek diye bir şey olamaz.
2) Falanın dostu, hanımı veya kocası ile konuşmamaya yemin edildikten sonra; dostların arası açılsa, yahut evliler arasında ayrılık meydana gelse de ondan sonra konuşulsa yemin bozulmuş olur.
153-Hîn Zaman, Ta'rif, Tenkîr:
1) Hîn ve zaman kelimeleri ma'rife = (belirli) veya nekire = (belirsiz) oldukları zaman altı ayı gösterirler. "El-Dehr" kelimesi ise ebedî demektir. "Dehr" kelimesi "el" siz, yâni belirsiz olduğu zaman, Ebû Hanife, onun ne olduğunu bilmiyorum, diyor.
2- El-eyyam = (günler), el-şuhûr = (aylar), el-sinûn = (seneler) kelimeleri belirli olarak 10 sayısını gösterirler. Belirsiz oldukları zaman 3 sayısına delâlet ederler[15]
Buğday, Ekmek, Kebap v.s. Şeyler için Yemin Etmek:
154 - "Bu buğdaydan yemiyeceğim" diye yemin eden kimse onu dişleri ile tane olarak yemedikçe yemininden dönmüş olmaz. "Bu undan11 diye yemin yapılmışsa unun kendisinden değil de, ekmeğinden yenilince yemin bozulur.
155 -"Ekmek" denilince de o belde ahalisinin yemeği adet edindiği ekmek anlaşılır. "Kebap" denilince etten olana, "yahni" denilince de suda pişmiş et yemeği olduğuna yorumlanır ve suyundan yemekle de yeminden dönülmüş olur. "Başlar yemem" denilince de fırınlarda pişirilip çarşılarda satılanlar anlaşılır.
156 -Taze hurma, üzüm, nar ,hıyar ve acur meyve cinsinden değildir.
157 -Katık; tuz, zeytin yağı ve sirke gibi kendileri ile katık yapılan şeylerdir.
158 -Geda1 = (kahvaltı) fecrin doğumundan öğlene kadar olan zaman içerisinde yenilen yemektir. Aşa' = (Akşamlık) öğleden gece yarısına kadar olan zaman içerisinde yenilen yemeğe denilir. Sahur; gece yana kadar olan zaman içerisinde yenilen yemeğe denilir. Sahur; gece yarısından fecrin doğumuna kadar olan zaman içerisinde yenilen yemeğe denilir.
159 -Nehirden su içmek; ağzı nehre dayıyarak içmektir. Küpten veya kuyudan su içmemeğe yemin eden bir kimse kapla onlardan su içerse yemini bozulur.
160 -Balık ve koyun kuyruğu, etten sayılmaz. İşkembe, karaciğer, akciğer, kalb, böbrek, baş, paça, barsaklar ve dalaklar et sayılır. Şahm; sadece iç yağının ismidir.
161 -"Şu hurma koruğunu yemiyeceğim" diye yemin eden, onu olgun yaş hurma olarak yemekle yeminini bozmuş olmaz. Olgun yaş hurma kuru hurmaya, süt de yoğurda dönüştüğü zaman durum yine böyle olur. Fakat "bu kuzudan yemiyeceğim" diye yemin edip sonra onu koç olunca yerse yemin bozulmuş olur.
162 -"Şu hurmadan yemiyeceğim" denildiğinde, o kimse onun meyvesi ve kaynatılmamış şırası için yemin etmiş olur. Koyun için böyle bir yemin yapılmışsa etini;sütünü ve tereyağını içine alır.
Göklere Çıkmaya ve Buna Benzer Şeylere Yemin Etmek:
163 -Balık yumurtası esas yumurtaya dahil değildir. Satın alma üzerine yapılan yemin yeme üzerine yapılan yemin değildir.
164 -Bir kimse, mutlaka göğe çıkacağına veya havada uçacağına yemin ederse yemini sahih olup hemen yemininden dönmüş sayılır.
165 -Birisine, güç bulursa geleceğine yemin veren kimsenin bu güç bulması sıhhata yorumlanır. Bir kimseye mutlaka kendisine geleceğine yemin edip de sonra gitmez ve ölürse hayatının son anında yeminini bozmuş olur.
166 -Bir kimse "Eğer içersem, yersem, giyersem, konuşursam, evlenirsem yahut çıkarsam" der ve bu sözü ile muayyen bir şeye niyet ettiğini söylerse kabul edilmez. Eğer "Yiyecek yersem, içecek içersem yahut giyecek giyersem" der ve bu türlü şeyler söyleyip bu sözleri ile muayyen bir şeye niyet ettiğini bildirirse sadece diyaneten tasdik edilir.
167 -Reyhan; sapı olmıyan bir çiçek olup ona yemin edildiğinde gül ve yasemin ile yeminden dönülmez. Gül ve menekşeye yemin edildiğinde bunların yaprağına yemin edilmiş olur.
168 -Gümüş yüzük, zinetten sayılmaz. Fakat altın yüzük zinettir. İnciden yapılmış gerdanlık; işlenmiş, yaldızlanmış olmadıkça zinet yerine geçmez.
169 -Bh\döşekde uyumamaya and içen, onun üzerine başka bir döşek koyup uyursa andını bozmuş değildir. Fakat çarşaf koyup uyursa andından dönmüş olur.
170 -Dövmek, konuşmak, giymek ve yanına girmek fiilleri hayat hali ile kayıtlıdır. Ölünceye veya öldürünceye kadar birisini döveceğine yemin edenin bu dövmesi dövüşün en şiddetlisine yorumlanır. Ailesini dövmemeğe yemin eden onun boğazını sıkar, saçlarını çeker veya ısırır-sa yeminini bozmuş olur.
Oruç Tutmamaya, Namaz Ki bn a maya v.s. Şeyleri Yapmamaya veya Yapmaya Olan Yeminler:
171 -Oruç tutmıyacağma yemin ettiği halde niyet ederek bir saatini oruçlu geçiren yemininden dönmüş olur. Eğer bir oruç tutmıyacağma yemin ederse bir günü tamamlamadan yemin bozulmuş olmaz.
172 -Namaz kılmıyacağına yemin eden kişi namaza durup; kıyam, kıraat ve rukû'u yaparsa secde etmedikçe yemini bozulmaz. Bir namaz kılmıyacağım söylemişse iki rekâtı tamamlamadan yemininden dönmüş olmaz.
173 -Efendi, cariyesine "Çocuk doğurursan sen hürsün" der ve o da ölü bir çocuk doğurursa hür olur. Boşamak da böyledir.
174 -Doğacak çocuğun hür olduğu söylenip çocuk ölü doğar, sonra da bir tane diri doğarsa, hayattaki hürriyete kavuşur (SM).
175 - "Bana falanın gelişini kim müjdelerse o hürdür" denildikten sonra, dağınık olarak bir cemaat müjdelerse birincisi azad olur. Hepsi beraber müjdelemişlerse birden azad olurlar. "Bana kim haber verirse" ifadesi ile her iki şekilde de hepsi hür olurlar.
176 -"Cariye ile temas edersem o hürdür" deyip mülkünde olan bir cariyesi ile cinsî temasda bulunursa azad olur. Eğer sonradan bir cariye satın alır ve onunla temasda bulunursa bu cariye hür olmaz.
177 -Evlenmemeğe yeminli olanı, emri olmadan başkası evlendirir ve o da sözü ile kabul ederse, yemini bozulur. Fiili ile izin vermişse yemin bozulmaz. Başkasına kendisini evlendirmesini emr etmişse yemininden dönmüş olur. Boşamak ve azad etmek konularındaki yemin de böyledir.
178 -Kölesini veya cariyesini evlendirmemeğe yeminli olan kimse başkasına evlendirmesi için icazet ve vekâlet vermekle yeminini bozar. Küçük oğlu ve kızı hakkında da durum böyledir. Büyük oğlunu ve kızını ise bizzat kendisi evlendirmedikçe yemininden dönmüş olmaz.
179 -Kölesini dövmeyeceğine yemin edip bu işe başkasını vekil tayin ederse yemin bozulur. Bu işi bizzat kendisinin yapmıyacağmı kast ettiğini söylerse kazaen = (mahkemece) kabul edilir. Oğlunu dövmiyeceğine yemin eden başkasına dövmesini emrederse yemini bozmuş olmaz. Koyunu kesmek hakkındaki yemin de köleyi dövmekde olduğu gibidir.
180 -Bir malı satmıyacağma yemin eden sonra o malın satımına başkasını vekil ederse yemininde sadık olur. Diğer karşılıklı malî mübadeleler de bunun gibidir.
181 -Malını satmamaya yemin eden, sonra malını satar ve müşteri de kabul etmezse yemin bozulmuş olmaz. Kiraya verme, sarf, selem, rehin, nikâh ve hulu' = (mal karşılığında boşama) hakkında yapılan yeminler de böyledir. Fakat bağışlasa, sadakaya verse veya ödünç verse de bunlar kabul olunmasa yemin bozulmuş olur.
182 -Mutlaka yakın zamanda borcun ödeneceğine yemin edilirse; bu, bir aydan az bir müddette demektir. Uzak zaman ise biraydan çoktur.
183 - Borcunu bugün mutlaka ödeyeceğine yemin edip o gün borcunu öder, fakat, ödenen paranın bir kısmı devlet hazinesinin kabul etmeyip tüccarın kabul ettği cinsden adî bir para veya tüccarın kabul etmediği düşük bir para olsa, yahut onun başka bir sahibi çıksa yeminini bozmuş olmaz. Fakat kalay veya iki tarafı gümüş olup ortasına bakır konulmuş para cinsinden olursa yemini bozulmuş olur.
184 -Alacağını parça parça aimıyacağına yemin edip bir kısmını kabz ederse kalanını almadıkça yemin bozulmaz. Birbirini müteakip iki ölçekle alırsa yine yemini bozulmamış olur.
185 -Bir işi yapmıyacağına yemin eden (yemininden dönmemiş olması için) o işi hiç bir zaman yapamaz. Onu mutlaka yapacağına yemin eden bir kere yapmakla kurtulur.
186 -Vali, bir adamı mutlaka bütün fesatçıları bildireceğine dair yemin etmeğe davet etse, bu yalnız valiliği müddetine bağlı olacaktır.
187 - Bir malını mutlaka hibe edeceğine yemin eder de hibesini kabul etmezlerse kefîaretten kurtulur. Sadakaya vermek, borç vermek ve ödünç vermekde de durum böyledir[16].
Nezir == Adak:
188 -Mutlak olarak adakda bulunan bir kimsenin, adağını yerine getirmesi, üzerine düşen bir borçtur. Adağın bir şarta bağlanması ve şartın da meydana gelmesi ile adağı yerine getirmek yine borç olur.
189 -İmam-ı A'zam'dan son rivayet edilen bir görüşe göre, meydana gelmesi matlub olmıyan bir şarta bağlanan nezirler için yemin keffâretini Ödemek yeterli olur.
190 -Oğlunu kesmeyi veya kurban etmeyi adayan kimseye koyun kesmesi lâzım gelir (SZ).
İslami Okul Okulların En Önemlisi