Sonuç - Fıkıh - Hadislerlenamaz - 42. Sayfa
SONUÇ
Hz. Peygamber’in (s.a.v.) namaz kılma şekline ilişkin olarak aktarılan bütün bu uygulamalar, erkek ve kadınlar için aynıdır. Kadınların bu uygulamaların bazısında farklı olduklarına dair Sünnet’te hiçbir delil bulunmamaktadır. Aksine Hz. Peygamber’in (s.a.v.) “Benim namazı nasıl kıldığımı görüyorsanız, siz de namazı o şekilde kılın” buyruğu kadınları da kapsamaktadır.
Bu, İbrahim en-Nehaî’nin de görüşüdür. O şöyle diyor:
“Kadın, namazda erkeğin yaptığı gibi yapar.”
İbn Ebû Şeybe (1/75/2) bunu sahih senedle rivayet etmiştir.
Kadının secdede toplanacağını ve buradaki durumunun erkek gibi olmadığını bildiren hadis, mürseldir ve bu sebeple delil olamaz.
Ebû Davud, bu hadisi “el-Merâsil”de (117/87), Yezid b. Ebû Hubeyb’den rivayet eder. Hadis ayrıca “Silsiletü’l-ehâdîsi’d-daîfe” adlı kitabımızda (2652) tahriç edilmiştir.
İmam Ahmed’in oğlu Abdullah’a ait “Mesail” adlı kitapta İmam Ahmed’in, İbn Ömer’den, “Onun, kadınlarına namazda bağdaş kurarak oturmalarını emrettiği”ne dair rivayetin senedi, sağlam değildir. Çünkü senedinde yer alan Abdullah b. el-Ömerî adlı ravi zayıftır.
İmam Buhârî de “et-Târîhu’s-sağîr” adlı kitabında (s.95) sahih senedle Ümmü Derdâ’dan şöyle rivayet etmiştir:
“O (Ümmü Derdâ) namazda erkeğin oturduğu gibi otururdu. O, fıkıh bilgisine sahip bir kadındı.”[1]
* * *
“Tekbirden Selâma Hadislerle Hz. Peygamber’in Namaz Kılma Şekli”ne dair elde edebildiğim en son hadisler bunlardır.
Allah Teâlâ’dan bu kitabı, kerim vechi için halis yapmasını ve çok şefkatli ve merhametli olan Peygamber’inin Sünnet’ine ulaştırıcı kılmasını diliyorum.
سُبْحَانَ اللّهِ وَبِحَمْدِهِ سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ أشْهَدُ أنْ لاَ إلَهَ إلاَّ أنْتَ أسْتَغْفِرُكَ، وَأتُوبُ إلَيْكَ.
“Sübhanallahi ve bi hamdihi. Sübhanekellahümme ve bi hamdike, eşhedü en lâ ilâhe illa ente. Estağfiruke ve etûbu ileyke”
“Allah’ı, hamd ederek tesbih ederim. Allah’ım! Seni hamd ederek tesbih ederim. Senden başka ilâh olmadığına şahitlik ediyorum. Senden günahlarımı bağışlamanı diliyor ve sana tevbe ediyorum.”
اَللّهُمَّ! صَلِّ عَلى مُحَمّدٍ وَعلى آلِ مُحَمّدٍ و بَارِكْ عَلى مُحَمّدٍ وَعلى آلِ مُحَمّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ و بَارَكْتَ عَلى اِبْرَاهِيمَ وَعلى آلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ.
“Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Ve bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte ve bârekte alâ İbrahim ve âli İbrahim. İnneke hamîdun mecîd.”
“Allah’ım! İbrahim’e ve âl-i İbrahim’e salât ettiğin, bereketler verdiğin gibi, Muhammed’e ve âl-i Muhammed’e de salât et ve Muhammed’e ve âl-i Muhammed’e de bereketler ver.”
[1] Buhari hadisi “Sahîh”inde de rivâyet etmiştir. Bkz. Buharî, Sıfatü’s-salat 64 (Bab başlığında), c.2, s.815. Mütercim.
İslami Okul Okulların En Önemlisi