Fikih - 28. Sayfa - Ilmihalhilmidonduren
VII- ERKEK VE KADININ AYNI HİZADA
NAMAZ KILMASI
Cemaat farklı zümrelerden meydana gelirse imamın arkasında önce erkekler, sonra erkek çocuklar, sonra da kadınlar saf bağlarlar. Bu tertibe erkekler ile erkek çocuklarının uyması sünnet, erkeklerle kadınların uyması ise farzdır.
Arada namaz kılan bir kişinin sığabileceği kadar bir aralık bulunmaksızın veya duvar, perde, korkuluk gibi bir engel olmaksızın erkeklerin kadınlarla aynı hizada namaz kılması, namazı bozan hallerdendir. Bu kadın ister yabancı olsun, ister eşi, kızı veya kız kardeşi gibi hısımlarından bulunsun hüküm değişmez.
Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Kadınları Allah Teâlâ’nın tehir ettiği yere, arka tarafa tehir edin” 286 Fakat namazda olmayan bir kadının namaz kılmakta olan bir erkeğin önünde bulunmasında bir sakınca yoktur. Hz. Âişe (r. anhâ)’den şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Yatağım Hz. Peygamber (s.a.s)’in namaz kıldığı yerin önünde idi.” 287
Aynı hizada namaz kılmanın, namazı bozması için şu şartların gerçekleşmesi gerekir:
1) Kadın imama uymuşsa, imamın kadınlar için de imamlığa niyet etmesi gerekir. Aksi halde kadının imama uyması geçerli olmaz ve bu yüzden de bir hizada durma önemini kaybeder. Yalnız cenaze namazında bu niyete gerek yoktur. Bazı fakihlere göre, cuma veya bayram namazlarında da kadınların uymaları için imamın niyeti şart değildir.
2) Kadının akıllı ve erginlik çağına ulaşmış olması veya erginliğinin yaklaşmış bulunması şarttır.
3) Kadının, erkeğin önünde veya onun tam bitişiğinde namaz kılması gerekir.
4) Erkek ile kadının iftitah tekbiri bakımından aynı namazda bulunması gerekir. Erkek vaktin namazını, kadın ise kaza namazı kılsa aynı hizada bulunma namazlarını etkilemez.
5) Kadın ile erkeğin namaz kıldıkları yerin perde veya benzeri bir şeyle ayrılmamış ve arada bir boşluk bulunmayan aynı mekân olması. Kadın erkekten bir adam boyu yüksek mahfelde bulunsa, aynı hizada olmaları namazın sıhhatine zarar vermez.
6) Namazı bozacak derecede aynı hizada bulunmanın süre bakımından ölçüsü İmam Ebu Yusuf’a göre, rükû ve secde gibi bir rüknü fiilen eda etmektir. İmam Muhammed’e göre, bir rüknü yerine getirecek kadar bir süre (yani üç tesbih miktarı) aynı hizada bulunmuş olmak şarttır.
Yukarıdaki şartlar gerçekleşince erkeğin namazı bozulur. Ancak imama uyan kadınlar, erkeklerin safı önünde bir saf teşkil edecek olsalar, arkalarındaki bütün erkeklerin namazı bozulur. Erkeklerin arasında üç kadın bulunsa, bunların hem sağ, hem de sol yanlarındaki birer erkeğin hem de arka hizalarındaki her saftan üç erkeğin namazları fasid olur. Aradaki kadınlar iki olursa, yanlarındaki birer erkek ile arka taraflarındaki yalnız iki erkeğin namazı bozulur, daha arka saflardakilerin namazlarına bir şey olmaz. Aradaki kadın, bir tane olunca sağ ve sol tarafındaki birer erkekle, arkasındaki bir erkeğin namazı bozulur. Bu son iki durumda namazları bozulan erkekler, kadınlar ile diğer erkekler arasında bir perde oluşturacağı için, artık bu bozulma başkalarına geçmez.
Erkeklerin namazlarının bozulmasına yolaçan kadınların bu yüzden günahkâr olacaklarında şüphe yoktur. Kadınların mescitlerde erkeklerin arasına karışmaktan veya aynı hizada namaza durmaktan sakınmaları gerekir. Kadınlar mescitte kendilerine ayrılan yerde imama uyarak namaz kılabilirler. Ancak cemaate çıkmayıp evlerinde namaz kılmaları da hadis-i şeriflerde teşvik edilmiştir. Hatta evde kılacakları namazın daha faziletli olduğu belirtilmiştir.288
İslami Okul Okulların En Önemlisi