Fikih - 55. Sayfa - Ilmihalhilmidonduren
İTİKÂF
İtikâf; bir yerde durma, bekleme ve kendini orada hapsetme demektir. Bir fıkıh terimi olarak; bir mescitte veya o hükümdeki bir yerde itikâf niyetiyle bir süre durmaktan ibarettir.
İtikâf vacip, müekked, sünnet ve müstehap olmak üzere üçe ayrılır. Adanan bir itikâf vacip, Ramazan’ın son on gününde itikâf kifâye yoluyla müekked sünnet ve başka bir zamanda ibadet niyetiyle bir mescitte bir süre yapılan itikâf da müstehaptır.134
A- İtikâfın Meşrû Oluşunun Delilleri:
İtikâf kitap, sünnet ve icma’a dayanır.
Kitaptan delil Cenâb-ı Hakk’ın şu ayetleridir: “Sizler mescitlerde itikâfta iken hanımlarınıza yaklaşmayın.”135 “Benim Beytimi, tavaf edenler ve itikâfta bulunanlar için temizleyiniz.”136 İlk ayette itikâf ibadetlere mahsus olan mescitlere nisbet edilmiştir. Diğer yandan itikâf için, mübah olan cinsel ilişkiyi terketmek, onun bir ibadet olduğunu gösterir.
Sünnetten delil, İbn Ömer, Enes ve Hz. Aişe (r. anhüm)’ün rivayet ettikleri şu hadistir: “Hz. Peygamber Medine’ye geldikten sonra vefatına kadar Ramazan’ın son on gününde itikâfa girerdi.”137
İtikâfın amacı: İhlâsla yapılacak itikâf şerefli bir ibadettir. Bununla Allah’a yönelmek, boş vakitleri ibadete ayırmak, ibadet için kendini dış dünyadan tecrit etmek, Yüce Allah’ın kapısından affedilinceye kadar ayrılmamak kastedilir.
Bir itikâfın en az süresi Ebu Yusuf’a göre bir gündür. İmam Muhammed’e göre ise bir saattir. Bundan maksat kısa bir süre de olabilir.
Malikilerde tercih edilen görüşe göre, itikâfın en az süresi bir gün bir gecedir. Şafiilere göre ise, “Sübhanallah” diyecek kadar bir zamandan daha fazla durmaktır. Hanbelilere göre de en az süre bir an durmaktır.138
B- İtikâfın Şartları:
Bir itikâfın geçerli olması şu şartların bulunmasına bağlıdır:
1) İtikâfta bulunan kimse müslüman, akıllı ve temiz olmalıdır.
Gayri müslimin, akıl hastasının, cünübün, hayız veya nifastan temizlenmemiş kimsenin itikâfı caiz değildir. Çünkü gayri müslim ibadete ve akıl hastası niyete ehil değildir. Temiz olmayanlar ise mescide girmekten menedilmiştir.
İtikâfa giren, mescit içinde iken ihtilam olursa, dışarı çıkarak gusül abdesti alır ve yeniden itikâfa devam eder. İtikâfta erginlik çağına gelmiş olmak şart değildir. Bu yüzden mümeyyiz bir çocuğun itikâfı da geçerlidir.
2) İtikâfa niyet edilmiş olmalıdır. Niyetsiz olarak yapılan bir itikâf geçerli değildir. Adanan bir itikâfta ayrıca niyetin dil ile de ifade edilmesi gerekir.
3) İtikâf mescitte veya mescit hükmündeki bir yerde yapılmalıdır. İçinde cemaatle namaz kılınan her hangi bir mescitte itikâf yapılabilir. Büyük camilerde yapılması daha faziletlidir. Abdullah b. Mes’ud (r. anhümâ) şöyle demiştir: “İtikâf ancak camaatle namaz kılınan yerde yapılır.”139
Kadınlar ise kendi evlerinde mescit edinecekleri bir odada itikâfta bulunurlar. Buralar onlar için birer mescit sayılır. Kadınların dışardaki mescitlerde itikâf etmeleri caiz ise de kerahetten hali değildir. Kadınların kendi evlerinde namaz kılmaları mescitlerde namaz kılmalarından daha faziletli olduğu gibi, evde itikâfları, mescitte itikâftan daha faziletlidir.
İmam Şafii’ye göre itikâf tazime layık bir yerde yapılabilir ki, buna en uygun yer mescittir. Evlerde mescit edinilen yerler bu tazime uygun değildir. Çünkü evde mescit edinilen yer değiştirilebilir, orada cünüp olarak gezilebilir. Diğer yandan Hz. Peygamber’in hanımları mescitte itikâfa girerlerdi. Eğer onların evleri itikâf için yeterli olacak olsaydı, evlerinde itikâfa girmeleri daha iyi olurdu.140
4) Vacip olan bir itikâfta, itikâflı oruçlu bulunmalıdır. Bu durumda orucun yanılarak bozulması itikâfa zarar vermez. Sünnet itikâf, zaten ramazan içinde olacağı için kendiliğinden oruç zamanına rastlar. Ancak yolculuk, hastalık gibi bir sebeple oruçsuz bulunmak sünnet itikâfa zarar vermeceği gibi diğer müstehap itikâflarda da oruç şart değildir. Diğer yandan sünnet veya nafile itikâflar için bir süre de söz konusu değildir.
Şafiilere göre vacip olan itikâfta da oruç şart değildir.
Kadının itikâfa girebilmesi için kocasından izin alması şarttır. Koca eşine itikâf izni verince, artık bundan dönemez.
C- İtikâfın Çeşitleri:
1) Vacip olan itikâf: Adak itikâf vaciptir. Bu en az bir gün olur ve gündüz oruçla geçirilir. Hz. Ömer’in şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Rasûlullah (s.a.s)’a Mescid-i Haram’da bir gece itikâfa girmeyi adamıştım” dedim. Hz, Peygamber bana; “Adağını yerine getir” buyurdu.“141
2) Müekked sünnet olan itikâf: Ramazan’ın son on gününde itikâf kifai olarak müekked sünnettir. Bir kişinin bunu yapması, bir yerleşim birimindeki diğer müslümanları sorumluluktan kurtardığı gibi, Cenâb-ı Hakk’ın itikâf yapanın ecrini o beldedeki bütün müslümanlara da vereceği umulur. Hz. Aişe’den rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.s) orucun farz kılınmasından ömrünün sonuna kadar Ramazan aylarının son on gününde itikâfa girmiştir.142
3) Müstehap olan itikâf: Vacip ve sünnet olan itikâfların dışında itikâfa girmek müstehaptır. Bunun belirli bir vakti ve süresi yoktur. Hatta mescide giren kimse çıkıncaya kadar itikâfa niyet etse, orada kaldığı sürece itikâfta sayılır. Bu itikâfta oruç şart değildir.
D- İtikâfın Âdâbı:
1) İtikâf Ramazanın son on gününde ve en faziletli mescitte yapılmalıdır.
2) İtikâf sırasında kötü ve çirkin söz söylememeli, hayır konuşmalıdır. Günahı gerektirmeyecek sözler konuşulmasında bir sakınca yoktur. Bir ibadet inancıyla susmak ise mekruhtur.
3) İtikâf sırasında Kur’an, hadis, Allah’ı zikir ve ibadetle meşgul olmalı, temiz elbise giyip güzel kokular sürünmelidir.
E- İtikâfı Bozan Şeyler:
1) Cinsel ilişkide bulunmak: Kur’an-ı Kerim’de; “Mescitlerde itikâfa çekildiğinizde kadınlarınıza yaklaşmayın”143 buyurulur. Öpmek ve kucaklamak gibi şeylerden dolayı boşalma olursa yine itikâf bozulur. Ancak bakma veya düşünme sonucu boşalma itikâfı bozmaz.
2) İtikâflının mescidden özürsüz olarak çıkması itikâfını bozar. Bir itikâflı gece veya gündüz mescitten özürsüz bir şekilde bilerek veya yanlışlıkla çıkacak olsa itikâfı bozulmuş olur. Bu süre Ebu Yusuf ve İmam Muhammed’e göre bir günün yarısından fazla bir süredir. Bir görüşe göre ise bir günün bir cüzünden ibarettir. Kadın da itikâf yaptığı odadan özürsüz yere evin diğer kısımlarına çıksa itikâfı bozulmuş olur.
Hasta ziyareti, cenaze, cenaze namazı veya şahitlik yapmak için dışarıya çıkılması da itikâfa engeldir. Hastalıktan dolayı bir saat kadar dışarı çıkılması da itikâfı bozar. Ancak adak itikâfta, hasta ziyareti veya cenaze namazı için mescit dışına çıkmak şart koşulmuş olursa bunlar için çıkılması itikâfı bozmaz.
3) İtikâflıya, itikâfı sırasında birkaç gün baygınlık veya akıl hastalığı gelse itikâfı bozulmuş olur. İyileşince yeniden itikâfa başlar.
Ancak itikâflı mescitten şer’i, zaruri veya tabii ihtiyaçları için çıkabilir.
İtikâfa giren kimsenin bulunduğu mescitte cuma namazı kılınmıyorsa, cuma namazını kılmak için başka bir mescide gitmesi, küçük ve büyük abdest için mescitten dışarı çıkması şer’i ve tabii özürlerdendir.
İçinde bulunduğu mescitten zorla çıkarılma ya da şahsı veya eşyası hakkında korkma yüzünden başka bir mescide taşınma zaruri bir ihtiyaç için çıkıştır.
İtikâfta olan kimsenin yemesi, içmesi, uyuması ve ihtiyacı olan şeyleri satın alması mescitte olur. Mescidi işgal etmeyecek şeyleri oraya getirebilir. Mescid içinde hazırlanmış uygun yer varsa orada abdest alıp gusl edebilir. Böyle bir yer yoksa dışarı çıkar abdest ve yıkanmanın arkasından hemen mescide girer. İtikâf yapan, ezan okumak için minareye çıkabilir. Minarenin kapısının mescit dışında olması da zarar vermez.144
İslami Okul Okulların En Önemlisi