Fikih - 61. Sayfa - Ilmihalhilmidonduren
HAC VE UMRE
I- HACCIN MAHİYETİ
Hac sözlükte; ta'zim edilecek yer ve makamlara ziyarette bulunmaktır. Hac şer'î bir terim olarak şöyle tarif edilir: İbadet maksadıyla Arafat'ta belirli vakitte bir süre durmaktan, daha sonra Beytûllah'ı usûlüne göre ziyaret etmekten ibaret olan ve İslâm'ın şartlarından birisini teşkil eden mâli ve bedenî bir ibâdettir.
Ziyaret edilecek olan yerler; Kâ'be, Arafat ve çevresidir. Zamanı ise hac ayları diye isimlendirilen; Şevval, Zilkâde ve Zilhicce aylarıdır. Hac'da her fiil için özel zamanlar vardır. Ziyâret tavâfının, Kurban bayramı sabahından, ömrünün sonuna; Arafat'ta vakfenin ise, arefe günü zevalden, Kurban bayramı sabahı şafak sökünceye kadar yapılabilmesi gibi. Diğer yandan bu büyük ziyârete hac niyetiyle ve ihramlı olarak yönelmek de gereklidir.
Mekke - i Mükerreme ve Medine - i Münevvere çevresinde belirli bir alana “ Haremeyn ( iki haram bölgesi ) ” denir. Mekke haremi veya Harem - i Şerif ; Mekke'ye Medine yolundan üç mil; Yemen yolundan yedi mil; Tâif ve Arafat yolu üzerindeki Nemire vadisinden yedi mil; Ci'râne yolundan dokuz mil; Cidde üzerinden on mil uzaklıktaki alanın çevrelediği bölgeyi içine alır. Mekke hareminin sınırlarını Cebrâil (a.s.), Hz. İbrâhim'e göstermiş; Rasûlullah (s.a.s. ) aynı sınırları yenilemiş; Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Muaviye bu nirengi noktalarının günümüze ulaşmasında rol oynamışlardır. Buna göre Mekke haremi çok eskilere dayanır. Nitekim, Hz. Peygamber, Mekke fethedildiği zaman şöyle buyurmuştur: “Burası Allah'ın gökleri ve yerleri yarattığı günde haram kıldığı bir beldedir. Burası kıyâmet gününe kadar Allah'ın haram kılmasıyla haramdır. ”1
Mekke'de Kâ'be ve Mescid - i Harâm, harem bölgesinin merkezini oluşturur. Yeryüzünde, insanların ibâdet etmesi için ilk inşa edilen mâbed Kâ'be-i Muazzama'dır. Buna Beyt - i Harâm veya Beytullah ( Allah'ın evi ) da denir.
Ayet - i kerimelerde şöyle buyurulur : “ İnsanlar için yeryüzünde kurulan ilk ev Mekke'de bulunan mübarek ve âlemler için bir hidayet kaynağı olan Kâbe'dir. Orada apaçık deliller vardır. İbrahim'in makamı vardır. Kim oraya girerse emniyette olur. Oraya gitmeye gücü yeten herkese, Allah için Kâbe'yi ziyaret edip haccetmek farzdır.” 2 “İbrahim şöyle dedi: Ey Rabbim, Bu beldeyi emniyetli kıl.” 3 “Biz Kâbe'yi insanlar için bir toplantı ve emniyet yeri yaptık ”4 “Biz onları, nezdimizden bir rızık olarak, herşeyin ürünlerinin toplanıp getirildiği emin ve mukaddes bir yere yerleştirmedik mi? 5 “ Çevrelerinde, insanlar kaçırılıp zulmedilirken, bizim Mekke'yi mukaddes ve emin bir belde yaptığımızı görmediler mi ? ” 6
Hac veya Umre gibi bir maksatla Mekke'ye gelmek isteyen bir müslüman mikatta ihrama girmek zorundadır. Bundan sonra ihram yasakları başlar. Meselâ; eşiyle cinsel ilişkide bulunamaz; avlanamaz; haremdeki yeşil ot ve bitkileri koparamaz.
Harem bölgesinin dış çevre sınırları ile ihrama girme yerleri olan mikatlar arasında kalan alana da “Hıll bölgesi ” denir.
Medine şehrinin çevresinde de harem bölgesi vardır. Bu bölge şehrin güney ve kuzeyinde Air ( ayr ) dağı ile Sevr dağı arasındaki alanla, doğu ve batıdaki kara taşlık alanı içine alır. Hz. Peygamber'in “Medîne Ayr'dan Sevr'e kadar haremdir” hadisi ile “Rasûlullah ( s.a.s. ) Medine'nin doğu ve batısındaki kara taşlık arasındaki alanları haram kıldı ” hadisi bunun delilleridir.7 Hz. Peygamber'in belirlediği bu Medine harem bölgesi on iki mil kadardır. Bu bölgenin merkezi Mescid - i Nebevi'dir.
Medine harem bölgesi de kutsal bir bölge sayıldığı için burada yapılan ibâdetler Mekke hariç başka yerde yapılanlardan daha faziletlidir.
Hac büyük masraf ve zorluklarla yapılan bir ibâdet olduğu için fazileti de o derece büyüktür. Hadis -i şeriflerde şöyle buyurulur:
Ebû Hureyre'den ( Ö. 58/ 677 ) şöyle dediği nakledilmiştir: “Allah elçisine hangi amelin daha faziletli olduğu sorulunca şöyle buyurdu: ‘Allah'a ve Rasûlüne iman; Sonra hangisi ? denildi: ‘Allah yolunda cihad ’ buyurdu. Sonra hangisi sorusuna ise, ‘ mebrûr hac ' cevabını verdi. ”8 “ Umre, ikinci bir umreye kadar olan günahlara keffârettir. Mebrur haccın karşılığı ise ancak cennettir.” 9 Mebrûr hac,; kendisine hiçbir günah karışmayan, eksiksiz olarak ifa edilen makbul hac anlamına gelir.
eş- Şevkânî ( Ö. 1255/ 1839 ) amellerin fazileti ile ilgili birbirinden farklı olan hadisleri, Hz. Peygamber'e soru soran muhatabın durumuna göre verilmiş cevaplar olarak değerlendirir. 10 İmam Mâlik'e ( Ö. 179/ 795 ) göre, farz hattâ nâfile hac düşman korkusu olmadıkça cihaddan daha üstündür. Ancak düşman korkusu olursa, cihad, nâfile hacdan önde gelir 11
Hac ve umre ile, her yıl Kâbe'nin ihyası gerçekleşir. Umre'yi bir yılın veya ömrün herhangi bir gününde ifa imkanı vardır. Umre, belirli günlerde yapılabilen hac ibâdetinden daha kolaydır. Hac küçük günahlara keffâret olur ve ruhu ma'siyet kirlerinden temizler. Hattâ bazı Hanefi bilginlerine göre, büyük günahları da , örter. Mebrûr hac yapanın cennete gireceğini bildiren hadisle, yine Hz. Peygamber'in şu hadisleri bu konuda önemli delildir. “Kim hac yapar, bu esnada cinsî temastan korunur, çirkin söz ve davranışlardan uzak durursa, annesinden doğduğu gündeki gibi günahlarından kurtulur.” 12
“Hac ve umre yapanlar Allah'ın misafirleridir. O'ndan birşey isterlerse, onlara cevap verir. Af isterlerse onları affeder” 13
Kâdî Iyâz ( Ö.544/ 1149 ) şöyle demiştir : Ehli sünnet, haccın büyük günâhlara, ancak tevbe edilirse keffâret olacağı konusunda görüş birliği içindedir. Namaz ve zekât gibi Allah'a âit veya para borcu gibi kula âit bir borcun düştüğünü söyleyen bilgin yoktur. Kul hakları zimmette devam eder. Allahu Teâlâ kıyamet günü hak sahiplerini, haklarını almak üzere toplar. Ancak yüce yaratıcının bu alacaklılara vereceği birtakım nimetlerle onları razı etmesi ve bir ikram olmak üzere borçlulara müsâmaha göstermesi de mümkündür.14
Hac ibadeti, dünyanın çeşitli yörelerinden, renk, dil ve ülke ayırımı gözetilmeksizin, milyonlarca müslümanı bir araya getirir. Tanışıp, görüşmelerine, ekonomik bakımdan bütünleşmelerine, düşmanları karşısında tek saf hâlinde yardımlaşmalarına zemin hazırlar. Böylece, şu âyetlerdeki mânâ tecelli eder: “İnsanları hacca dâvet et ki, gerek yaya olarak ve gerekse uzak yollardan gelen çeşitli vasıtalarla sana varsınlar. Böylece onlar dünyevî ve uhrevî menfaatlerini görsünler ve belli günlerde, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları kurban ederken, Allah'ın adını ansınlar. Siz de onlardan yeyin, yoksula ve fakire yedirin.” 15
Hac, dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan mü'minler arasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirir. İnsanlar, gerçekten eşit olduklarını birlikte yaşayarak gösterirler. Arap olanla olmayanın, beyazla siyahın takvâ dışında bir üstünlüğünün bulunmadığı inancı vicdanlara yerleşir.
İslami Okul Okulların En Önemlisi