Yeni Sayfa 1 - Ilmihalhilmidonduren - 63. Sayfa
>III- HACCIN FEVRÎ VEYA ÖMRÎ OLUŞU
Ebû Hanîfe, Ebû Yûsuf ile Mâlikiler ve Hanbelilere göre hac, fevrîdir. Yani yükümlünün, gerekli şartları taşıdığı ilk yılda haccetmesi gerekir. Haccı, yıllar boyunca geciktirirse fâsık olur ve şâhitliği reddedilir. Çünkü haccı geri bırakmak küçük ma'siyettir. Bunda ısrar etmek kişiyi fıska götürür. Böyle bir kimse hac yapmadan malı telef olsa, borç para alıp haccetmesi halinde, ilâhî mağfirete nâil olacağı umulur. Haccın geciktirilmeden îfasına, hacla ilgili âyetler delâlet ettiği gibi, şu hadisler de bunu destekler : “Hac yapmakta acele ediniz. Çünkü sizden biriniz ölümün kendisine ne zaman geleceğini bilmez.” 26 “Bir kimseyi hastalık, açık bir ihtiyaç, bir sıkıntı veya zâlim bir sultan alıkoymaksızın hac yapmazsa ister yahudi, isterse hristiyan olarak ölsün. ” 27
Şâfiîlere ve İmam Muhammed'e göre, hac ömrî ( terâhî ) dir; yani hac için gerekli şartları taşıyan yükümlü, bunu ilk yılda yapmak zorunda değildir. Ancak bu kimsenin hac veya umreyi, geciktirmeksizin yapması sünnettir. Çünkü tâat sayılan amelleri çabuk yapmak, hayırlı işlerde acele etmek İslâm'ın tavsiye ettiği hususlardandır. Âyette; “Ey mü'minler, hayır işlerine koşunuz, birbirinizle yarış ediniz.” 28 buyurulur. Hac kendisine farz olan kimse, mesken yapma, çocuğunu evlendirme gibi sebeblerle, hattâ sebebsiz olarak haccı başka bir yıla geciktirebilir. Çünkü hac farîzası hicretin dokuzuncu yılında geldiği halde Hz. Peygamber bunu, bir özür olmaksızın onuncu yıla tehir etmiştir. Eğer geciktirmek câiz olmasaydı, bunu onun da yapmaması gerekirdi. Bu görüş, müslümanlara kolaylık sağlayacağı için daha uygundur. Ancak şartlar gerçekleştikten sonra, önemli bir sebep olmaksızın haccı ifa etmek mü’minin şiârı olmalıdır. Çünkü ölümün ne zaman geleceği bilinmediği için ihtiyatlı davranmak gerekir. 29
İslami Okul Okulların En Önemlisi