Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Fikih - 70. Sayfa - Ilmihalhilmidonduren

 

>X- BAŞ­KA­SI­NIN YE­Rİ­NE HAC­CET­MEK

 ( HAC­DA Nİ­YA­BET )

 

İbâdetler, baş­ka­sı­nın ye­ri­ne ya­pı­lıp ya­pıl­ma­ma­sı ba­kı­mın­dan üçe ay­rı­lır: a) Sırf mâli ibâdet. Zekât, keffâret ve kur­ban ke­sip eti­ni da­ğıt­mak gi­bi. Zâruret ol­sun ve­ya ol­ma­sın bun­la­rı, baş­ka­sı­na yet­ki ve­re­rek ye­ri­ne ge­tir­mek müm­kün ve câizdir. b) Sırf bedenî ibâdet. Na­maz, oruç gi­bi. Bun­lar­da niyâbet câiz de­ğil­dir. Çün­kü bu ibâdetlerin ama­cı nef­si eğit­mek­tir. Bu ise, baş­ka­sı­nın bi­zim adı­mı­za na­maz kıl­ma­sı ve­ya oruç tut­ma­sı ile ger­çek­leş­mez. c) Hem bedenî hem mâli ibâdet. Hac gi­bi. Mâlikiler dı­şın­da, İslâm hu­kuk­çu­la­rı­nın bü­yük ço­ğun­lu­ğu­na gö­re, acz ve­ya zarûret hâlinde, hac'da niyâbet câizdir. Çün­kü hac­da­ki zor­luk­lar, ki­şi­nin ken­di fi­i­liy­le mey­da­na ge­le­ce­ği gi­bi, hac mas­raf­la­rı­nı kar­şı­la­ya­cak olan baş­ka bi­ri­si­nin ( hac nâibi ) fi­i­liy­le de ger­çek­le­şir. Mâlikiler ise ha­yat­ta ola­nın farz ve­ya nâfile hac için, ken­di ye­ri­ne baş­ka­sı­nı gön­der­me­si­ni câiz gör­mez­ler. Vefât eden kim­se hac­cı va­si­yet et­miş­se, kerâhetle bir­lik­te ge­çer­li olur.

islâm âlimleri dua, sa­da­ka ve kur­ban gi­bi ibâdetlerin sevâbının ba­ğış­la­nan ölü­ye ula­şa­ca­ğın­da gö­rüş bir­li­ği için­de­dir. “İn­san öl­dü­ğü za­man ame­li ke­si­lir. Üç şey müstesnâdır : Sa­da­ka - i ca­ri­ye, ya­rar­lı ilim ve ken­di­si için dua eden ha­yır­lı evlâd ” 94

İslâm bil­gin­le­ri­nin ço­ğun­lu­ğu­na gö­re, bir kim­se na­maz, oruç, sa­da­ka gi­bi ibâdetlerini ve­ya oku­du­ğu Kur'an-ı Kerîm'in se­va­bı­nı baş­ka­sı­na ba­ğış­la­ya­bi­lir. Hz. Pey­gam­ber iki koç kur­ban kes­miş; bi­ri­si­ni ken­di­si­ne, di­ğe­ri­ni de üm­me­tin­den Al­lah'ın bir­li­ği­ni ka­bul eden­le­re ba­ğış­la­mış­tır. 95 “İn­san için an­cak ken­di ça­lış­tı­ğı­nın kar­şı­lı­ğı var­dır.” âyetinden, bu ame­lin se­va­bı­nın baş­ka­sı­na hi­be edil­me­si du­ru­mu is­tis­na edil­miş­tir. 96

Ha­ne­fi­le­re gö­re, has­ta­lık ve ben­ze­ri bir özür se­be­biy­le hac ken­di­si­ne biz­zat farz ol­ma­yan zen­gin müs­lü­ma­nın, ken­di ye­ri­ne baş­ka­sı­nı hac­ca gön­der­me­si ge­re­kir. Bu, ona hac ola­rak ye­ter­li­dir. Hac'da niyâbet yal­nız acz ha­lin­de câizdir. Ay­rı­ca bu hâlin ölü­me ka­dar de­vam et­me­si de şart­tır.

Hac'da niyâbetin şart­la­rı şun­lar­dır : a) İhrâma gi­rer­ken nâibin, asîl ye­ri­ne ni­yet et­me­si. b) Asîlin, zen­gin ol­du­ğu hal­de hac­cı bizzât eda et­mek­ten âciz ol­ma­sı. c) Acz ha­li­nin has­ta­lık ve ha­pis gi­bi se­beb­ler­le ölün­ce­ye ka­dar de­vam et­me­si. Acz hâli öl­mez­den ön­ce so­na erer­se nâibin ( ve­kil ) hac­cı ye­ter­li ol­maz. Çün­kü baş­ka­sı ye­ri­ne hac, kı­ya­sın ak­si­ne, iyi­leş­me­si umul­ma­yan acz za­ru­re­ti se­be­biy­le sâbit ol­muş­tur. Bu yüz­den ce­vaz bu­nun­la sı­nır­lı­dır. Bu, Ha­ne­fi ve Şâfiilerin gö­rü­şü­dür. Han­be­li­le­re gö­re ise, baş­ka­sı­na hac yap­tı­ran kim­se son­ra iyi­leş­se de bu hac ye­ter­li olur. d) Baş­ka­sı­nı ve­kil gön­de­re­cek kim­se­nin hac­la yü­küm­lü ol­ma­sı ge­re­kir. e) Öz­rün, ve­kil gön­der­mez­den ön­ce mev­cud ol­ma­sı. f) Hac mas­raf­la­rı­nın ta­ma­mı­nın ve­ya ço­ğu­nun asîlin ma­lın­dan kar­şı­lan­ma­sı ge­re­kir. Ay­rı­ca vârisin, teberrûda bu­lu­na­rak mi­ras­çı­sı ol­du­ğu kim­se için hac yap­tır­ma­sı müm­kün­dür. g) Mi­kat'ta asîlin ta­li­ma­tı­na uy­gun ola­rak if­rad, te­met­tu' ve­ya kı­ran hac çe­şid­le­rin­den bi­ri­si­ne ni­yet edil­me­si. h) Nâibe, hac yap­ma­sı için emir ve­ril­miş ol­ma­sı. Çün­kü mi­ras­çı dı­şın­da, baş­ka­sı ye­ri­ne izin­siz hac câiz ol­maz. i) Ha­ne­fi­le­re gö­re, hac için adam ki­ra­la­ma ( ica­re ak­di ) câiz de­ğil­dir. j) Hac­cın sa­hih ol­ma­sı için nâibin eh­li­yet şart­la­rı­nı ta­şı­ma­sı ge­re­kir.

Ken­di hac­cı­nı ifa et­me­miş olan kim­se­nin, baş­ka­sı ye­ri­ne hac yap­ma­sı ca­iz ise de, hac ya­pıp, hac­cın menâsibini bi­len kim­se­nin ve­kil ya­pıl­ma­sı da­ha fa­zi­let­li­dir. Çün­kü, yaş­lı­lı­ğı yü­zün­den hac ya­pa­ma­yan ba­ba­sı­nın ye­ri­ne hac ya­pıp ya­pa­ma­ya­ca­ğı­nı so­ran Has'ame­li bir ka­dı­na Hz. Pey­gam­ber (s.a.s.); “Onun ye­ri­ne hac yap ” bu­yur­muş­tur. 97 Bu ha­di­sin mut­lak an­la­mı­na gö­re, Hz. Pey­gam­ber (s.a.s.) ka­dı­nın da­ha ön­ce ken­di farz hac­cı­nı ifâ edip et­me­di­ği­ni sor­ma­mış­tır. Mâlikilere gö­re, böy­le bir hac mek­ruh­tur.

Şâfîî ve Han­be­li­le­re gö­re ise, ken­di farz hac­cı­nı ifâ et­me­miş olan kim­se­nin baş­ka­sı­nın ye­ri­ne hac yap­ma­sı sa­hih de­ğil­dir. Çün­kü Şüb­rü­me'nin ye­ri­ne tel­bi­ye ge­ti­ren bir ada­ma Rasûlullah ( s.a.s. ) ; “Ön­ce ken­di ye­ri­ne hac yap, son­ra Şüb­rü­me için hac ya­par­sın ” buyurmuştur98

On­lar, el - Has'amiy­ye hadîsini, Hz. Pey­gam­be­rin, o ka­dı­nın da­ha ön­ce ken­di farz hac­cı­nı ifâ et­ti­ği­ni bil­di­ği­ne ham­le­der­ler. Ay­rı­ca “İslâm'da sarûre yok­tur.” ha­di­si de bu­nu des­tek­ler. 99 Sarûre; ken­di hac­cı­nı yap­ma­yan kim­se­nin baş­ka­sı­nın ye­ri­ne hac yap­ma­sı de­mek­tir. k) Ye­ri­ne hac ya­pı­la­cak kim­se, ve­ki­li şa­hıs ola­rak be­lir­le­miş­se, onun hac­cı biz­zat yap­ma­sı ge­re­kir. Ge­nel yet­ki ve­ril­miş­se hac'da ve­ki­lin ve­ki­li ge­çer­li­dir. l) Ve­ki­lin hac­cı fâsit olur­sa, hac mas­raf­la­rı­nı asîle iâde eder ve ken­di­si ka­za ile yü­küm­lü olur.) Vekîlin, asîlin ta­li­ma­tı­na uy­gun ha­re­ket et­me­si ve tek hac için ihrâma gir­me­si ge­re­kir.

Yu­ka­rı­da­ki bü­tün bu şart­lar, Ha­ne­fi­le­re gö­re vâcib ve farz hac­la il­gi­li­dir. Baş­ka­sı­nın ye­ri­ne nâfile hac'da müs­lü­man, akıl­lı ve mü­mey­yiz ol­ma dı­şın­da bir şart aran­maz. 100