Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Fikih - 78. Sayfa - Ilmihalhilmidonduren

 

>III- KUR­BA­NIN ETİ VE DE­Rİ­Sİ İLE İL­Gİ­Lİ HÜ­KÜM­LER:

 

Adak ka­bi­lin­den ol­ma­yan kur­ba­nın etin­den sa­hi­bi zen­gin ol­sun ve­ya ol­ma­sın ken­di­si yi­ye­bi­le­ce­ği gi­bi fa­kir ol­ma­yan kim­se­le­re de ye­di­re­bi­lir ve da­ğı­ta­bi­lir. Fet­va bu şe­kil­de­dir.

Kur­ba­nı da­ğıt­ma oran­la­rı­nın üç­te bir ol­ma­sı müs­te­hap­tır. Sa­hi­bi, kur­ba­nın üç­te bi­ri­ni ken­di­si yer, üç­te bi­ri­ni zen­gin bi­le ol­sa dost­la­rı­na ik­ram eder, üç­te bi­ri­ni de yok­sul­la­ra ta­sad­duk eder. De­lil, Cenâb-ı Hakk’ın şu buy­ru­ğu­dur: “On­lar­dan yi­yin ve eli dar ola­na ve yok­su­la ye­di­rin.”166 “Etin­den yi­yin ve on­dan di­le­nen, di­len­me­yen yok­sul­la­ra ye­di­rin.”167

İbn Ab­bas (r. anhümâ), Hz. Pey­gam­ber (s.a.s)’in kur­ba­nıy­la il­gi­li ola­rak şu­nu nak­let­miş­tir: “O, üç­te bi­ri­ni ai­le hal­kı­na ye­di­rir, üç­te bi­ri­ni yok­sul olan kom­şu­la­rı­na ye­di­rir, ge­ri ka­lan üç­te bi­ri­ni de ta­sad­duk eder­di.”168

Di­ğer yan­dan or­ta hal­li bu­lu­nan kur­ban sa­hi­bi­nin na­fa­ka­sı­nı te­min et­mek­le yü­küm­lü ol­du­ğu kim­se­ler çok olur­sa, bu tak­dir­de kur­ba­nın eti­ni on­la­rın ye­me­le­ri için alı­ko­ya­bi­lir, bu men­dup­tur.

Hz. Pey­gam­ber, ön­ce­le­ri kur­ban et­le­ri­nin üç gün­den faz­la sak­lan­ma­sı­nı ya­sak­la­mış, an­cak son­ra­dan bun­la­rın sak­la­na­bi­le­ce­ği­ne izin ver­miş­tir. Bir ha­dis-i şe­rif­te şöy­le bu­yu­ru­lur: “Ben siz­le­re azık is­te­mek mak­sa­dıy­la ge­len be­de­vi Arap­lar se­be­biy­le üç gün­den faz­la kur­ban et­le­ri­ni sak­la­ma­nı­zı ya­sak­la­mış­tım. Şim­di Al­lah bol­luk ih­san et­miş bu­lu­nu­yor. Uy­gun  gör­dü­ğü­nüz şe­kil­de sak­la­ya­bi­lir­si­niz.”169  Baş­ka ha­dis-i şe­rif­ler­de yer alan “Yi­yi­niz, sak­la­yı­nız ve ta­sad­duk edi­niz” ve­ya “Yi­yi­niz, ye­di­ri­niz ve sak­la­yı­nız”170 ifa­de­le­ri kur­ban sa­hi­bi­ne ken­di du­ru­mu­na gö­re ha­re­ket ede­bil­me imkânını ver­mek­te­dir.

Baş­ka bir gö­rü­şe gö­re yok­sul kim­se, kur­ban bay­ra­mın­da kur­ban ol­mak üze­re sa­tın alıp kes­ti­ği hay­va­nın etin­den yi­ye­mez. Çün­kü ken­di­si­ne va­cip ol­ma­dı­ğı hal­de bu şe­kil­de kur­ban­lık alıp kes­me­si bir adak ni­te­li­ğin­de­dir. Ada­yan kim­se ise adak kur­ba­nı­nın etin­den yi­ye­mez. Onu eşi­ne, usul ve füruûna ve­ya zen­gin kim­se­le­re ye­di­re­mez. Ye­di­rir­se kıy­me­ti­ni taz­min et­me­si ge­re­kir.

Kur­ba­nın de­ri, et, yağ, baş, ayak, yün ve süt gi­bi par­ça­la­rı­nın sa­tıl­ma­sı mek­ruh­tur. Bu is­ter va­cip, is­ter na­fi­le kur­ban ol­sun hü­küm de­ğiş­mez. Eğer böy­le bir şey ya­pı­lır­sa kıy­me­ti­ni ta­sad­duk et­mek ge­re­kir. Bun­dan ka­sap üc­re­ti de ve­ril­mez. Çün­kü Hz. Pey­gam­ber şöy­le bu­yur­muş­tur: “Kur­ba­nın de­ri­si­ni sa­tan kim­se­nin kur­ba­nı ol­maz.”171 Hz, Ali (r.a)’den şöy­le de­di­ği ri­va­yet edil­miş­tir: “Rasûlullah (s.a.s), de­ve­ler kur­ban ke­si­lir­ken ba­şın­da dur­ma­mı, de­ri­le­ri­ni ve sırt­la­rın­da­ki çul­la­rı­nı pay­laş­tır­ma­mı em­ret­ti ve on­lar­dan her­han­gi bir şe­yi ka­sap üc­re­ti ola­rak ver­me­yi ba­na ya­sak­la­dı ve “Ka­sap üc­re­ti­ni biz ken­di­miz ve­ri­riz” bu­yur­du.”172

Kur­ba­nın de­ri­si ta­sad­duk edi­lir ve­ya on­dan sec­ca­de ve­ya sof­ra gi­bi ev­de kul­la­nı­la­cak bir şey ya­pı­lır. Ke­sil­me­den ön­ce yün­le­ri­ni kırk­mak mek­ruh­tur. Kır­kı­la­cak olur­sa ta­sad­duk edil­me­li­dir. Fa­kat ke­sil­dik­ten son­ra yü­nü yo­lu­nup ve­ya kır­kı­lıp kul­la­nı­la­bi­lir. De­ri ka­lı­cı olan ve ken­di­si ile ya­rar­la­nı­lan şey­le mü­ba­de­le edi­le­bi­lir. An­cak na­kit pa­ra ile sa­tı­la­maz ve bu de­ri ye­ni­le­cek içi­le­cek şey­ler gi­bi tü­ke­tim mad­de­le­ri ile de mü­ba­de­le edi­le­mez. Hz. Âişe (r.anhâ)’nin ve di­ğer ba­zı sa­ha­bi­le­rin kur­ban de­ri­le­rin­den su tu­lu­mu yap­tık­la­rı ri­va­yet edil­miş­tir.173

Kur­ba­nın, ze­kat­ta ol­du­ğu gi­bi ke­sil­di­ği bel­de­den baş­ka bir ye­re nak­le­dil­me­si mek­ruh­tur. An­cak ken­di hı­sım­la­rı­na ve ken­di bel­de­sin­de da­ha muh­taç olan­la­ra gön­der­me du­ru­mu müs­tes­na­dır.

Bir kim­se ken­di ma­lın­dan alıp se­va­bı­nı bir ölü­ye ba­ğış­la­mak üze­re bay­ram gün­le­rin­de kur­ban ke­se­bi­lir, kes­ti­ği bu kur­ba­nın etin­den yi­ye­bi­lir, baş­ka­la­rı­na da ve­re­bi­lir. Ter­cih edi­len gö­rüş bu­dur. Fa­kat bir kim­se ve­fat eden ki­şi­nin em­ri ile, onun adı­na ke­se­ce­ği kur­ba­nın etin­den yi­ye­mez. Bu­nu tam ola­rak ta­sad­duk et­me­si ge­re­kir.174 Ölü için ke­si­le­cek böy­le bir kur­ban da kur­ban bay­ra­mı gün­le­rin­de ke­si­lir, are­fe gü­nü ke­si­le­mez.

Hun­neş (r.a)’den şöy­le de­di­ği ri­va­yet edil­miş­tir: “Hz. Ali’yi iki koç ke­ser­ken gör­düm ve ona: “Bun­lar ne­dir?” di­ye sor­dum. Hz. Ali: “Rasûlullah (s.a.s.) ba­na ken­di­si için kur­ban kes­me­mi va­si­yet et­miş­ti; iş­te ben on­la­rı ke­si­yo­rum” de­di.”175

Şa­fi­i­le­re gö­re, iz­ni ol­mak­sı­zın baş­ka­sı adı­na kur­ban ke­si­le­mez. Va­si­yet et­me­miş­se ölü adı­na da kur­ban ke­sil­mez. Çün­kü Yü­ce Al­lah: “İn­san için yal­nız ça­lış­tı­ğı­nın kar­şı­lı­ğı var­dır.”176 bu­yur­muş­tur.

Zen­gin için ge­rek­li olan kur­ba­nın rük­nü, kur­ban­lık hay­va­nı bo­ğaz­la­yıp ka­nı­nı akıt­mak­tır. Bu ol­ma­dık­ça kur­ban yü­küm­lü­lü­ğü ye­ri­ne ge­ti­ril­miş ol­maz. Bu yüz­den kur­ban­lık hay­va­nın ke­sil­mek­si­zin ta­sad­duk edil­me­si ca­iz de­ğil­dir. Fa­kat her­han­gi bir se­bep­le a­lı­nan kur­ban­lık bir hay­van ke­sil­me­den bay­ra­mın üçün­cü gü­nü gü­neş bat­mış ol­sa, ar­tık di­ri ola­rak ta­sad­duk edil­me­si ge­re­kir. Çün­kü kan akıt­ma ta­sad­du­ka dö­nüş­müş olur. Bu­nun etin­den sa­hi­bi yi­ye­mez.

Bir kur­ba­nı ehl-i ki­tap bir kim­se­nin kes­me­si mek­ruh­tur. Ate­şe ta­pan ve­ya inkârcı bi­ri­si­nin kes­me­si ise as­la ca­iz de­ğil­dir. Fa­kat ke­si­len bir kur­ba­nın etin­den bir gayr-i müs­li­me hi­be yo­luy­la ve­ril­me­sin­de bir sa­kın­ca yok­tur.