Fikih - 34. Sayfa - Şafii İlmihali - Alimsatim
LAKİT (BULUNAN ÇOCUK)
Yolun kenarında terkedilmiş çocuğu bulan kimseye, çocuğun alınması, beslenmesi ve sorumluluğu kifayeten vaciptir.
Bulunan çocuk ancak güvenilir bir kişi yanında bırakılır. Eğer çocukla birlikte mal bulunursa, hakim çocuğun bakımını onun malından harcayacaktır. Eğer çocukla birlikte mal bulunmazsa, çocuğun bakım ve masrafı Beytülmal tarafından karşılanacaktır.
Lakit, terkedilmiş çocuğa denir.
Lakit'in delili, Allah-u Teala'nın şu ayet-i kerimesidir:
"Bir insanı dirilten sanki bütün insanları diriltmiş gibi olur." (Maide: 5/32)
Hz. Ömer (r.a.) terkedilmiş çocuğun nafakası hususunda sahabelerle istişare etti. Sahabenin tümü terkedilmiş çocuğun nafakası Beyt'ümal"den verilmesi gerektiğini söylediler. [1]
Terkedilmiş çocuğa sahip çıkmak en büyük hayırlardandır. [2]
Lakitin Rükünleri
1- Almak:
Terkedilmiş olduğunu bilenlerin sayısı birden fazla ise onu almak farz-ı kifayedir. Onu aldığına ve yanında bulunan şeylere dair şahit tutması gerekir. Şahit bu konuda şahitlik vermediği takdirde, O'na veli olması sabit olmaz ve hakimin hemen lakiti (çocuğu) elinden alması gerekir.
2- Lakıt:
Belli bir kefili bilinmeyen, terkedilmiş her çocuktur. Mümeyyiz bile olsa, buluğ çağına ermedikçe çocuk, lakit hükmündedir. Baliğ olan, lakit hükmünde değildir. Şayet bir tehlike ile karşılaşırsa, kurtulması için ona yardımcı olunur. Deli, buluğ çağına ermiş olsa bile, çocuk hükmündedir.
3- Alan:
Lakili alacak kişinin şartları:
a) Mükellef olması. b) Hür olması, c) Müslüman olması. d) Adil olması, e) Reşit olması gerekir.
Mükellef olmayan kişinin, efendisinin izni olmadan kölenin terkedilmiş çocuğu alması caiz değildir. Çocuk, kâfir çocuğu ise alınmaz.
Darül İslam ve ona bağlı bölgelerde bulunan çocuk, müslüman çocuğu olarak kabul edilir. Ama kâfir kişi onun bir kâfir çocuğu olduğunu, delilleriyle ispatlayacak olursa, dince babasına tabi olduğundan çocuk da kâfir çocuğu olarak kabul edilir. Ama çocuğun bir kâfir çocuğu olduğunu ispatlayamazsa, Dar'ül İslam'da veya ona mülhak olan yerde bulunması sebebiyle müslüman çocuğu olarak kabul edilir ve kâfir onu alamaz. Dar'ül İslam'a mülhak olan yer. Darül Küfür olup, orada müslümanların da bulunduğu yerdir.
Terkedilmiş çocuğun yanında mal veya para bulunursa hakimin izniyle çocuğa harcanır. Şayet hakim bulunamazsa şahit tutularak ona harcanır. Terkedilmiş çocuğun yanında para veya mal yoksa ve terkedilmiş olan çocuklar için bir vakıf bulunmuyorsa, nafakası Beytül Mal'a (hazineye) devredilir.
Şayet Beytül Mal'de ona harcanacak para yoksa yahut Beytül Mal'de bulunan para daha önemli yerlere harcanması gerekiyorsa, hakim onun namına borç alır ve ona harcar. Ama borç almak da mümkün değilse, o yörenin zenginleri ona borç vermek mecburiyetindedirler.
Terkedilmiş çocuk hususunda iki kişi anlaşmazlığa düşecek olursa, hakim, dilediğine onu verebileceği gibi, başka birine de verebilir. Çocuğu aldıktan sonra ihtilafa düşecek olurlarsa ve her ikisi de çocuğu almaya ehil ise, önce alanın hakkıdır.
Eğer bu konuda da eşit seviyede iseler, zengin fakire tercih edilir ama ikisi bu yönden de eşit iseler aralarında kur'a çekilir. [3]
İslami Okul Okulların En Önemlisi