Fikih - Modules 282 - 3000Fetva
İnsanlar arasında huzurun tesisi ve adaletin temini
için, zaman zaman şahide ve şahitlik yapmaya ihtiyaç duyulmaktadır.
Bir akdin yapılmasında, alışverişle ilgili bir muamelede şahit
bulundurmaya ihtiyaç duyulabileceği gibi, herhangi bir cinayet hadisesinin
kapalı kalmış yönlerinin açığa çıkmasında verilecek hükmün sağlam esaslara
dayandırılmasında şahidin beyanına ihtiyaç duyulur.
Şahitlik yapmak, dini vecibe ve insani bir vazifedir. Bunun yerine
getirilmesi ile Cenab-ı Hakkın emri tutulmuş ve haksızlığın önü alınmış olur.
Görmediği bir vakaya şahitlik yapmak ne derece suç ise, gördüğü bir
hadisenin şahitliğini gizlemek de büyük bir günahtır. Şahitliğin gizlenmesi
sebebiyle nice haklar çiğnenmeye, ne kadar mazlum ezilmeye mahkum olur.
Gadre uğramış bir kimsenin, zalimin pençesinde inleyen bir çaresizin,
gözünün yaşı dinmeyen bir yetimin ızdırabının son bulması, şahidin bildiğini
söylemesiyle kaabildir. Şahit, gördüğünü gizleyecek olursa, akan göz yaşları
sele dönecek ve birçok ocaklar sönecektir.
Her Müslümanın şahitlikle ilgili dini hükümleri iyi bilmesi, vazifesini
yerinde ve zamanında yapmasını kolaylaştırır. İslâm fakihlerinin bu hususla
ilgili fetvalarını okuyucularımızın istifadesine sunarken, şahitlik
müessesesinin öğrenilmesine azıcık da olsa yardımcı olacağımıza inanmaktayız.
2623 - Behce Fetvalarından: "Zeyd'in sürüsünden Amr'ın sürüsüne karışan
koyunlara şahitlik yapanların; koyunların miktar, vasıf ve kıymetlerini
açıklaması lâzım gelir" (H.Ec. 2/41)
Açıklama: Yapılacak şahitliğin meseleye ışık tutması ve hükme medar
olabilmesi için, kaç koyunun karıştığını; toklu, kuyruklu, siyah tüylü gibi
vasıflarını ifade etmesi ve bunların kıymetlerinin söylenmesi gerekir.
2624 - Abdürrahim Fetvalarından: "Afyon kullanma alışkanlığı olan
kimsenin şahitliği makbul olmaz" (H.Ec. 2/42)
Açıklama: Yüce dinimiz, şahitlik yapacak kimsenin akli melekelerinin tam
olmasına büyük bir titizlik göstermiştir. Gerek hastalık ile gerekse sarhoşluk
veren bir madde ile akli melekesi muhtem hale gelirse, şahitlik yapacağı hususu
ihatalı bir şekilde kavrayamaz ve vuzuhla açıklayamaz. Afyonkeş kimselerin
dimağı, kullandığı şeyin tesiri altında kapalı bulunduğundan, şahitliği makbul
sayılmamıştır.
2625 - Netice Fetvalarından: "Erkeklerden bir tek şahsın şahitliği ile
iddia sabit olmaz" (H.Ec. 2/44)
Açıklama: İslâm hukukunda şahidin nisabı, iki erkek veya bir erkek ile
birlikte iki kadındır. Sadece bir erkeğin şahitliği yeterli değildir.
2626 - Ali Efendi Fetvalarından: "Dava sırasında mahkemede hazır olan
kimsenin, o davada şahitlik yapması makbul olur" (H.Ec. 2/44)
2627 - Ali Efendi Fetvalarından: "Bir vesikanın mazmununa şahitlik eden
kimselerin adları, vesikanın altında yazılı olmasa, şahitliklerine engel olmaz"
(H.Ec. 2/44)
2628 - Feyziye Fetvalarından: "Bineği olmayan, yürümeye bedeni kuvveti,
vasıta kiralamaya mali kudreti bulunmayan kimsenin, şahitlik sebebiyle,
mahkemeye gitmek için lehinde şahitlik yapacağı kimsenin vasıtasına binmesinde
mahzur yoktur" (H.Ec. 2/42)
2629 - Behce Fetvalarından: "İki kimse, şahitlerin adil olduklarını ve
kabulünü, bir kimse de onları cerh etse, tek şahidin sözüne itibar olunmaz" (H.Ec.
2/42)
2630 - Behce Fetvalarından: "İddiada bulunan ile şahitler, mekânda
ihtilâf etseler şahitlik makbul olur" (H.Ec. 2/44)
Açıklama: Hadisenin aslında ittifak olunca, mekânda ihtilâf şahitliğin
kabulüne engel teşkil edecek bir husus değildir. Bu mekân ihtilâfı, aynı şehir
veya köyün semti kabilinden bir ihtilâf olacaktır.
2631 - Netice Fetvalarından: "Şahitlerin bulunmadığı sırada onlar
hakkında yapılacak tezkiye, kabul etmeye veya reddetmeye yeterli olur" (H.Ec.
2/45)
2632 - Behce Fetvalarından: "Bir kadının iddiasına, kocasının hizmetçisi
şahitlik yapacak olsa, makbul olur" (H.Ec. 2/43)
2633 - Behce Fetvalarından: "Zeyd'in iddiasına kayınpederi şahitlik yapacak
olsa, makbul olur" (H.Ec. 2/43)
2634 - Netice Fetvalarından: "Şahitler, hüküm verilmezden önce
şahitlikten vazgeçseler hüküm verilemez" (H.Ec. c. 2/49)
Açıklama: Şahitlik, hükmün verilmesinde mesned olmakladır. Şüphe üzerine
bir karar verilmesi caiz olmamaktadır. İddia sahibinin ve davalının haklılık
derecelerinin izah ve isbatı bazen imkansızlaşır. Bunun sebebi, iki tarafın
iddiasının yeterli açıklık arzetmeyişi ve hatta bazen birbiri ile tenakuz hali
doğması sebebiyle karar merciini tereddütlere sevk etmiş bulunur. Bu gibi
durumlarda her iki tarafın gösterecekleri şahitlerin dinlenilmesine şiddetle bir
ihtiyaç doğar.
Şahitler, gerek yalan beyanda bulunmaktan duydukları vicdan sızısı ile gerekse
başka bir ruh haletiyle şahitlik yapmaktan kaçınsalar, kendilerine bir zorlama
yapılamaz ve bu durumda hüküm vermek de caiz olmaz.
2635 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd'in iddiasına baba bir kardeşi
şahitlik yapsa makbul olur" (H.Ec. 2/46)
2636 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd'in iddiasına, boşandığı kadının
kardeşi şahitlik yapacak olsa, makbul olur" (H.Ec. 2/46)
2637 - Netice Fetvalarından: "Zeyd'in hizmetçileri, bir hususta
birbirleri için şahitlik yapsalar makbul olur" (H.Ec. 2/45)
2638 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd'in iddia ettiği bir hususa,
eskiden hizmetçileri olup ayrılmış bulunan kimseler şahitlik etseler makbul
olur" (H.Ec. 2/46)
2639 - Netice Fetvalarından: "Şahitlere yemin teklif olunduğunda, yemin
etmeseler şahitliklerinin kabulüne mani olmaz" (H.Ec. 2/45)
Açıklama: İhtiyaç halinde şahide teklif edilen yemin, açıklamalarını
teyit içindir. Şahidin yeminden istinkâf etmesi, yalan söylediğine haml
olunamaz. Zira yeminden çekinmenin, Allah (cc) korkusu ve ahiret sorumluluğu
gibi başkaca sebepleri de vardır.
2640 - Netice Fetvalarından: "Bir erkeğin, boşadığı kadın için, talâk
iddeti dolduktan sonra şahitlik yapması makbuldür" (H.Ec. c. 2/45)
2641 - Ali Efendi Fetvalarından: "Bir hususun şahitliği, kendilerine
münhasır olsa, bildikleri halde şahitlik yapmayanlar günahkâr olurlar" (H.Ec.
2/40)
Açıklama: Herhangi bir vak'ayı kendisinden başka bilen bulunmadığı
takdirde şahitlik yapmak zaruri hale gelir. Aksi halde, hakkı tesbit ve haklıyı
teşhis imkansızlaşır.
Bilmediği bir hususta yalan şahitliği yapmak nasıl günah ise, bildiğini gizlemek
de yalan şahitliği yapmak gibi günahtır.
2642 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zina hususunda dört erkek şahit lâzım
olur" (H.Ec. c. 2/41)
Açıklama: İslâm hukukunda asi olarak iki erkek şahit veya bir erkek ile
birlikte iki kadın şahit kâfi gelirken, zina hususunda dört erkeğin şahitlik
yapması şarttır. Zira cezai durumlarda şahitlik yapacak kadının acıyacağı tutar
da hakkı açıklamaktan çekinebilir.
2643 - Ali Efendi Fetvalarından: "Livata sübutunda iki şahit kâfi gelir"
(H.Ec. c. 2/41)
Açıklama: Livata, "cinsi sapıklık" demek olup, erkeğin erkeğe tecavüzüdür. Bu
hususta verilecek tazir cezasında iki şahit kâfi gelir.
2644 - Ali Efendi Fetvalarından: "Diyet davasında bir erkek ile iki
kadının şahitlik yapması makbul olur" (H.Ec. c. 2/41)
İslami Okul Okulların En Önemlisi