Fikih - Modules 296 - 3000Fetva
İslâm dini, komşular hakkında iyi bir geçim yolu tesis
etmek için, ahlâki ve vicdani yönden birtakım emirler vermiş; bunlara riayet
etmeyen kimseler için de hukuki müeyyideler koymuştur.
Resul-i Ekrem (sav), Allah'a (cc) ve ahiret gününe inancı bulunan
kimsenin komşusuna iyilik yapmasını ve eza vermekten sakınmasını emretmiştir.
Peygamber (sav) Efendimiz'in edeb ve ebede ışık tutan sözlerine riayet edenler,
muaşeret kaidelerine uyarak, komşularıyla iyi geçim yolunu tutarlar.
Cılız bir imanın ışıklandırmadığı hayat yolunda vicdanının sesinden
habersiz olarak hareket edenleri ve gaddarca davranışlara cür'et gösterenleri
irşad edip yola getirmek için, marufu (iyilik) emir ve münkerden (kötülük) nehiy
yolunu denemelidir
İslâm dini, verdiği emirlere riayet etmeyen şahısların hareketlerini
engellemek için kazai merciler kurmuş ve cezai hükümler koymuştur.
Komşusunun zararına uğrayan bir kimse, şahsi uyarması ile bunu önleyemez
ise müftiye müracaatla fetva ister ve aralarının sulh-ü müsalemetle hallolma
çaresini araştırır. Buna imkân bulamazsa kaza (hüküm verme) merciine başvurarak
mahkeme kararı ile komşusunun zararını önlemeye çalışır.
Sicillât-ı şer'iye arşivleri gözden geçirilecek olursa, nice göğüs
kabartıcı kararlar, zararları önleyen hükümler görülür.
Biz, itfa müessesesince verilmiş fetvalardan birkaç örnek vererek,
komşudan gelmesi ihtimali bulunan zararı önlemek için, vaz edilmiş hükümleri
dile getirmek istiyoruz. Bu arzumuz, aynı zamanda, mazimizin mefahir dolu
hatıralarını dile getirmekte yardımcı olacaktır.
2955 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd'in evi yakınında, Amr'ın yapmış
olduğu harmanın tozu (komşusu) Zeyd'in evine ulaşır ve zararı açıkça görülür
olsa, Zeyd, Amr'ın zararını önlemeye muktedir olur" (H.Ec. 2/168)
Açıklama: Müslüman, eliyle, diliyle ve malı ile komşusuna zarar
vermeyecektir. Bu, umumi bir prensiptir. Bu hükme dayanarak, harman tozundan
evini koruma imkânı bulamayan Zeyd, Amr'ın harmanını başka yerde yapmasını
istemekte dinen haklı bulunmaktadır.
2956 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd'in sonradan yaptırdığı "börekçi"
fırınının dumanı, o civardaki Amr'ın evine girip zarar verdiği açıkça görülecek
olsa, Zeyd (fırını yakmaktan) men olunur" (H.Ec. 2/168)
Açıklama: Dikkat edilirse, fırının yakılmasına mani olabilmek, o fırının
evlerin bulunduğu mahalle "sonradan yapılmış" olma şartına bağlanmaktadır.
Evlerden uzak ve müstakil bir yerde çalıştırılan fırının yanına ev yapan
kimsenin, "Bana zararı oluyor" diye engel olmaya hakkı yoktur. Zira, kendisi
bilerek orada ev inşa etmiştir.
2957 - Ali Efendi Fetvalarından: "Sonradan yaptırılan aşçı dükkânının,
yakınında bulunan bezzaz (manifatura) dükkânına zararlı olduğu açıkça görülecek
olsa, mani olunur" (H.Ec. 2/168)
2958 - Ali Efendi Fetvalarından: "Sonradan yaptırılan Selhhâne'nin
pisliği ve (yayılan) kokusu cami-i şerifin cemaatine eza verecek olsa, men
olunur" (H.Ec. 2/168)
Açıklama: Her iki fetva, yukarıdaki fetvada olduğu gibi, aşçı dükkânına
ve selhhâne'nin sonradan yapılmış olması şartına bağlanarak mani olunabileceği
hükmünü getirmektedir. Fetvadaki "Selhhâne" bugünkü dilde salhâne'dir.
2959 - Netice Fetvalarından: "Hususi bir yolda evi bulunan Zeyd, o yolun
başını kapatıp evine eklemeye güçlü (ve salahiyetli) olmaz" (H.Ec. 2/166)
2960 - Netice Fetvalarından: "Hususi bir yolda yapılmış su kuyusunda, o
yolun sahipleri, eskiden beri, ortaklaşa faydalanıp gelmişler iken, içlerinden
Zeyd "Bu günden sonra sadece ben faydalanacağım" demeye güçlü (ve haklı) olmaz"
(H.Ec. 2/167)
2961 - Netice Fetvalarından: "Alt katı, Zeyd'in dükkânı,üst katı ise
Amr'ın evi bulunan bir yer, yanmış olsa, Amr, evini eskisi gibi yapsa, Zeyd de
dükkânını önceki gibi bina etmek dilediği zaman, Amr "Ben razı olmam" demeye
güçlü olmaz" (H.Ec. 2/167)
2962 - Behce Fetvalarından: "Üstü Zeyd'in, altı ise Amr'ın olan evin
zelzeleden üst katı yıkılmış olsa, Zeyd, evvelkisi gibi yapmak dileğinde Amr onu
engellemeye güçlü ve salahiyetli olmaz" (H.Ec. 2/165)
2963 - İbni Nüceym Fetvalarından: "Zeyd ile Amr'ın aralarında ortak olup
yıkılmaya yüz tutmuş bulunan bir duvarı Zeyd "Sökelim" dese, Amr çekingen
hareket etse zorlama yapılır" (H.Ec. 2/165)
Açıklama: Mâil-i indihâm olan bir duvar, tehlike arz ediyor demektir.
Tamiri kabil olmayınca, söküp zarar vermeyecek duruma getirmek icap eder. Duvar
sahipleri bunu yerine getirmeyecek olursa ilgili mercilere zorlama yapılır.
2964 - Feyziye Fetvalarından: "Zeyd, evine yaptırdığı abdestliğin suyunu
bir boru ile, hakkı olmayarak Amr'ın evine akıtır olsa, Amr bunu men etmeye
kadir olur" (H.Ec. 2/166)
Açıklama: Abdestlikten akan suyun komşunun duvarına veya sağlığına zarar
vermek ihtimali vardır. Bu sebeple zarar gören ev sahibinin hukuki yollardan
bunu önlemeye hakkı bulunmaktadır.
2965 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd, Amr'ın tarlasına yakın ev yapsa,
"Senin tarlandan evimin kadınlarının oturduğu kısmı görünür, tarlada ziraat
yapma" diye Amr'ı engellemeye güçlü ve haklı olmaz" (H.Ec. 2/168)
2966 - Abdürrahim Fetvalarından: "Zeyd, evinde, komşusu Amr'ın
pencereleri hizasında bir ocak yapsa, dumanı tamamen Amr'ın evine girip çok
zarar etse, Amr, Zeyd'e zararını kaldırtmaya güçlü olur" (H.Ec. 2/168)
2967 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd, Amr'ın evi karşısında yüksek bir
ev yapmak dilediğinde Amr, "evimin havasına engel olur" diyerek, Zeyd'i bina
yapmaktan engellemeye güçlü ve salahiyetli olmaz" (H.Ec. 2/168)
2968 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd'in boyahanesi yanında Amr da
boyahane yaptırsa, Zeyd, "Bana kesatlık verirsin" diyerek Amr'ın boyahanesini
kapatmaya güçlü olmaz" (H.Ec. 2/169)
Açıklama: Bir kimsenin ticaretine kimse engel olamaz. Herkesin rızkını
Cenab-ı Hak verir. Esnaf çoğaldıkça, satıcı ile müşteri arasında gerek
fiyatların kontrolü gerekse beşeri münasebetlerde bir düzelme başlar. Çarşı ve
pazar, kimsenin inhisarında olmadığından ticaret yapmada herkes için eşitlik
vardır.
2969 - Abdürrahim Fetvalarından: "Zeyd, bir mescid-i şerifin yakınında
değirmen yaptırsa ve mescide hiçbir zararı yok iken, halktan birkaç kimse
taassuba kapılıp "Mescid yakınında değirmen yapılmasına rızamız yoktur" diyerek
değirmeni yıktırmaya güçlü ve salahiyetli olmazlar" (H.Ec. 2/169)
2970 - Abdürrahim Fetvalarından: "Zeyd, bozahanede sıkılan maddenin
küsbesini, hayvanlara yedirmek için, evine biriktirip yığmış olsa, onun yayılan
çirkin kokusundan etraftaki komşular ezâ duysalar, hakim Zeyd'in zararına mani
olur" (H.Ec. 2/168)
Açıklama: Zamanımızda buna bir misal göstermek gerekirse, pancar küsbesi
örnek olarak verilebiir. Zira, bu küsbe de tahammür ettiğinde iz'âç edici bir
koku yaymaktadır.
2971 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd, Amr'ın umuma ait yol üzerindeki
kapısı önüne süprüntü dökse, Amr, Zeyd'i men edebilir" (H.Ec. 2/171)
Açıklama: Bu fetva, hem ferdin hukukunun korunması hem de umuma ait
yolların temiz tutulması bakımından ehemmiyet taşımaktadır.
2972 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd'in meyve ağaçlarının dalları,
Amr'ın evi üzerine uzanıp, zararlı bir hal alsa Amr'ın, o dallardan bağlanması
mümkün olanını bağlatmaya, olmayanını kestirmeye hukuki bakımdan gücü yeter" (H.Ec.
2/171)
2973 - Abdürrahim Fetvalarından: "Zeyd'in uzun bir müddetten beri bir
mahalde tasarrufunda bulunan han için mahalle halkı, "Biz, mahallemizde han
istemeyiz; yık da ev yap" diye Zeyd'e zorlamaya kadir olamazlar" (H.Ec. 2/169)
Açıklama: "Kadim, kıdemi üzerine terk olunur" kaidesinde, eskiden beri
han olarak kullanılan bina, daha sonra mahalle halkının isteklerine uyularak
hizmet ve faaliyetten alıkonulamaz.
2974 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd, mülkü bulunan arsada ev yapmak
istediğinde, komşusu Amr, "Evimin sesi dinlenilir" diyerek Zeyd'i engellemeye
güçlü olmaz" (H.Ec. 2/169)
Açıklama: Kişi, böyle bir endişenin içine düşerse, başkasını ev yapmaktan
alıkoymak yerine, sesin işitilmemesi için gerekli tedbirleri alması gerekir. Bir
kimsenin ıztırarı başkasının hakkına set çekmez.
2975 - Abdürrahim Fetvalarından: "Bir şehirde (toptan) mal alıp, bir
pazarda oturup (satarak) ticaretle meşgul olan Zeyd'e birkaç kimseler, "O malı
alıp satmak, bizim kârımızdır" diyerek Zeyd'i engellemeye güçlü (ve haklı)
olmazlar" (H.Ec. 2/169)
2976 - Ali Efendi Fetvalarından: "Birkaç kimse, ortak bulundukları hususi
bir yoldan geçip dururlarken, içlerinden Zeyd, "Bu günden sonra geçmenize razı
değilim" diyerek, diğer kimseleri engellemeye güçlü (ve salâhiyetti) olmaz" (H.Ec.
2/170)
Açıklama: Her insanın meşru yollardan mülk edinme hakkı vardır. Gerek
kazanç gerekse miras yolu ile sahip olunan bir malda, dini hükümlerin hudutları
içinde, tasarrufta bulunmaya her mülk sahibinin salâhiyeti vardır.
Bu hakkı engelleyici mahiyetteki tedbir ve zorlamalar, mülkiyet hakkına tecavüz
ve mesken masuniyetini ihlâl sayılır.
İslâm dini, bu hususu birçok müeyyidelere bağlamış ve mülkiyeti tecavüzden uzak
tutmuştur. Buna zarar verecek yollar, dini öğütler, hukuki sorumluluklar ile
veya ahiret hayatındaki sorumluluktan haberdar etmek suretiyle engellenmiştir.
Hakkı, hak sahibine vermeyi hedef olarak seçen İslâm, adaletin ancak bu suretle
vücut bulacağını bildirmiştir. Bu sebeple, mütecavize "dur" derken, tecavüze
uğrayan şahsın mağduriyetini telâfi için, onun müdafaasını yüklenmiş, fetva ve
kaza mercileri tesis etmiştir. Mazimize ışık tutmak üzere, verilmiş fetvalardan
birkaçını okuyuculanmızın tetkikine arz ediyoruz:
2977 - Behce Fetvalarından: "Zeyd'in mülkündeki dut ağacına çıkıldığında,
komşusu Amr'ın kadınlarının oturduğu kısım görünse, Zeyd, Amr'a birkaç defa
haber verip sonra ağacın dutlarını silkmek istediğinde (dutu toplamasını)
önlemeye muktedir olmaz" (H.Ec. 2/168)
Açıklama: İslâm dini, komşunun iffetini ve mesken masuniyetini korurken,
tek taraflı hareket etmemiştir. Aynı zamanda mülk sahibinin zarara uğramamasını
da gaye edinmiştir.
2978 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd, evinin altındaki dükkânda,
eskiden beri ticaretle meşgul olurken, komşusu bulunan kimseler, "Bizim kadın
(ve kız)larımız sokağa çıktığında senin dükkânına gelip gidenler görürler"
diyerek Zeyd'i ticaretten men etmeye hakları olmaz" (H.Ec. 2/169)
2979 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd, Amr'ın evine bitişik bulunan
otluğuna, ot yığmak istediğinde Amr, "Otun yanması ve evime sirayet ederek zarar
vermesi ihtimali vardır" diyerek men etmeye muktedir olamaz" (H.Ec. 2/169)
Açıklama: Herhangi bir sebeple yangın çıkması ihtimali vardır diye mülk
sahibinin meskeninden istifadesi önlenemez. Komşusunu yangına karşı dikkatli
olmaya tenbih eder, kendisi de gerekli tedbiri alır. İslâmi hükümler, tevehhüm
üzerinde istinad ettirilemez.
2980 - Behce Fetvalarından: "Bir köy halkından olup, cüzzam hastalığına
tutulmuş bulunan Zeyd'e, kendi evinde oturup halkın arasına karışmadığı halde,
köy halkı, "Biz, senin köyümüzde oturmanı istemeyiz, buradan başka yere göç et"
diyerek Zeyd'e zorlama yapmaya muktedir olamazlar" (H.Ec. 2/170)
Açıklama: Cüzzam, sirayet istidadı bulunan tehlikeli bir hastalıktır.
Ondan korunmak için, hasta şahsa yaklaşılmaması gerekir. Fakat, evinde oturup
dışarıya çıkmayan bir kimseyi, hastalığın bulaşma vehmine dayanarak, başka bir
yere göç etmeye zorlamak, İslâmi hükümlerle bağdaşmadığı gibi, insanlık dışı bir
hareket olur.
2981 - Behce Fetvalarından: "Evleri yanan bazı kimseler, yeniden ev inşa
edip, Hind'in viranesi aralarında kalınca bu kimseler, "Biz ortamızda böyle
harap ev bulunmasına razı olmayız. Sen, evini yeniden yap" diyerek Hind'e
zorlama yapmayı muktedir olamazlar" (H.Ec. 2/167)
Açıklama: Yeni ev yapan kimselerin aralarında bulunan harap bir evi,
evlerinin güzelliğine set çekiyor diye, mülk sahibini yeniden ev yapmaya tazyik
etmeleri ve meskeninden istifade etmesine engel olmaları hukuki kaziyelerle
bağdaştırılamaz. Her fert, mülkünden dilediği şekilde faydalanma ve meskeninde
oturma hak ve hürriyetine sahiptir. Herkesin hürriyeti başkasının hürriyetinin
hududunda son bulur.
2982 - Feyziye Fetvalarından: "Zeyd'in hamamının kirli suyu, Amr'ın izni
ile, onun bahçesinden akmakta iken Amr vefat etse, mirasçıları Zeyd'in o suyu
akıtmasını engellemeye güçlü (ve salahiyetli) olurlar" (H.Ec. 2/167)
Açıklama: Böyle bir müsaade devamlı olmayabilir. Çünkü, akan suyun
pisliği oradakileri tedirgin edebilir veya sağlık yönünden zarar teşkil edecek
hale gelebilir. Diğer husus da, o şahsın verdiği müsaade, mirasçılar tarafından
kaldırılabilir. Zira, ölüm ile mal, sahip değiştirmiştir. O mülkün yeni
sahipleri bu müsaadeyi kaldırmakta serbesttirler.
2983 - Feyziye Fetvalarından: "Zeyd, evinin helasının kirli sularını,
hakkı olmadığı halde, Amr'ın bahçesine akıtmakta olsa, Amr, bu suları akıtmaktan
Zeyd'i menetmeye güçlü (ve haklı) olur" (H.Ec. 2/167)
Açıklama: Bir kimsenin ferdi tasarrufları, başkasının zararına olmamak
üzere sınırlandırılmıştır. O hududu zorlayınca tasarrufuna set çekilir.
2984 - Feyziye Fetvalarından: "Zeyd, Amr'ın izni ile, onun bahçesine bir
müddet hayvan gübresi dökse, Amr, dilediğinde Zeyd'i men eder" (H.Ec. 2/167)
Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd'in umuma ait yola bitişik duvarının dibine
süprüntü dökülüp tebevvül edilir (küçük abdest bozulur) olsa, Zeyd, bu harekette
bulunanları menetmeye muktedir olur" (H.Ec. 2/171)
2985 - Feyziye Fetvalarından: "Bir kimse kendi arsasında bir çeşme yapmak
dilediğinde, yakınında evi bulunan kimseler, zararı olmadığı halde, "Evlerimizin
yakınında çeşme yapılmasını istemeyiz" demeye hakları olmaz" (H.Ec. 2/166)
2986 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd'in, evine koydurduğu
pencerelerden, Amr'ın, kadınları oturmadığı dış odaları görünse, Amr bu
pencereleri kapattırmaya hak sahibi değildir" (H.Ec. 167)
Açıklama: Yapılmakta olan bir evden komşusunun zevcesinin ve kızlarının
oturacakları harem kısmı görülmediği takdirde, pencere açmaya engel değildir.
Şayet harem kısmını görmekte ise, o zaman hukuki yollardan açılmamasını
isteyebilir.
İslami Okul Okulların En Önemlisi