Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Hadis - 4 Tahammulul Ilm - Ilk Devir Hadis Edebiyati

4- TAHAMMÜLÜ'L-İLİM... 2

İslamın Birinci Ve İkinci Asırlarında Hadîslerin Tahsîl Ve Tedrîsî 2

Mu'allimler 2

Hz. Peygamber (s.a.v.)'in Hadîsler'inin İlk Günlerde Ezberlenmesi: 2

Kitablann Ortaya Çıkışı 3

Atrâf Usûlü ve Te'sîri 3

Birinci Asırda Tahsil Programı 3

Şuyûha Göre Hadîs Öğretimi: 3

Hadîs Tedris Usûlü: 4

A. Mu'allim Tarafından Hadîslerin Ezbere Okunması. 4

B. Kİtablardan Okuma. 5

C. Soru ve Cevap Usûlü. 6

D. Hadislerin Yazdırma Usûlü: 6

Yazdırma Usûlü: 7

Müstemlîler: 8

Yazı Yazacak Kimsenin Seçimi: 8

Hadîs Yazmada Katililerin Vazifelendirilmesi: 9

Yazılan Nüshaların Tashihi: 9

Yazı Malzemeleri: 9

Talebeler ve Yaşları: 9

Talebe Sayısı: 10

Mekteb Binaları: 10


4- TAHAMMÜLÜ'L-İLİM

 

İslamın Birinci Ve İkinci Asırlarında Hadîslerin Tahsîl Ve Tedrîsî

 

Kur'ân-ı Kerîm'e göre, harb zamanında bile, bir grubun arkada kal­ması ve bunların dîni doğru olarak öğrenip, harbden dönen de din kar­deşlerine öğretmesi lâzımdır.[1]

Kur'ân-ı Kerîm'in ve Hz. Peygamber (s.a.v.)'in Hadîsle-ri'nin en az bir kısmının öğrenilmesi her müslüman için mecburî bir vazifedir. Bu mecburiyet dolayısıyla bütün İslâm dünyasındaki tahsil ve terbiye faaliyetlerinde muazzam bir canlılık olmuş ve İslâm ma'ârif târihinde ilim kelimesi, asırlarca sâdece Hadîs ve yardımcı mevzularını öğrenmek için kullanılmıştır.[2]

Bu bölümde İslâmın ilk asırlarına âit tahsil tarzının esasları belirti­lecektir. Hemen anlaşılacağı üzere, bu sâdece bir hulâsadan ibaret ola­caktır. Ders programı tesbit edilmiş ve muayyen bir eğitim ve öğretim tarzı tatbik edilmiş düzenli hiçbir üniversite ve mektep bulunmadığı için, yapılan bütün faaliyetler, hocaların tercih edebileceği herhangi bir usûlü şekillendiremiyordu. Bu yüzden tek bir talebe ve hocanın tedris tarzı bile zaman zaman ve yer yer birbirinden farklı oluyordu. Bundan dolayı tatbik edilen usûlün herhangi bir şeklinin umûma teşmili ve muayyen bir uygulamaya tahsisi de, son derece şaşırtıcı ve tehlikelidir.[3]

 

Mu'allimler

 

Hz. Peygamber (s.a.v.) bizzat kendisini, mu'allim olarak tavsif etmiştir.[4] Sahâbe-i Kirâm'a ilim öğretmek için onlarla beraber bir dâire içinde otururdu.[5] O'nun söz ve hareketlerini Ashâb'ı dikkatle ta'kîb eder ve bunları ezberleyinceye kadar birbirlerine tekrar ederlerdi.[6]

Hz. Peygamber (s.a.v.)'in bütün meclislerinde bulunmak, her Sahabe için mümkün olmadığından, Sahâbe'ler kendi aralarında anlaşarak münâvebe ile Rasûlullah (s.a.v.)'ın meclislerinde bulunmaya başlamışlar­dır.[7] Onların Resûl-i Ekrem (s.a.v.)'in fiil ve sözlerini, nâmevcud olanlara bildirmeleri, kendi aralarında yaygın olar. âdetlerden biriydi.[8] Bu, sâdece onların hemfikir oldukları bir âdet değil, aynı zamanda Hz. Peygamber (s.a-v.)'in de bir emriydi. Sahâbe'den Suleyt, uzak bir yerde oturması do­layısıyla meclislere katılamayıp mahrum kalanlardan biriydi. Oturduğu yeri de Rasûlullah (s.a.v.) vermişti. Uzak yerde oturmak kendisini O'nunla beraber olmaktan alıkoyduğu için Hz. Peygamber (s.a.v.)'den verdiği yeri geri almaşım taleb etti.[9]

 

Hz. Peygamber (s.a.v.)'in Hadîsler'inin İlk Günlerde Ezberlenmesi:

 

Hz. Peygamber (s.a.v.) hayatta iken, Ashâb'ın bazısı Hadîsleri yaz­mış, bazısı da bilâhare toplamıştır. [10]Bununla beraber Rasullullah (s.a.v.)'in Hadîslerini ya şahsen veya birbirlerinin yardımıyla hatırlamak onların müşterek bir 'âdetiydi. [11]Aynı tatbikat, Tabiin devrinde de de­vam etti.[12]

 

Kitablann Ortaya Çıkışı

 

Hicrî birinci asrın ortasında, muallimlerin derslerinden faydalana­rak toplanan Hadîsleri muhtevî kitablar ortaya çıkmaya başladı. Bu ki­tablann en eskisi olarak zikredilen de, Ebû Hureyre'nin talebeler arasın­da bulunan Hemmâm ile Beşîr b. Nahîk'in kitabı idi.[13] İbn 'Abbâs ile Cerîr b. Abdillâh ve diğerlerinin kitabları da aynı devreye aitti.[14]

 

Atrâf Usûlü ve Te'sîri

 

Şimdi mevcud olan kaynaklara göre, Hicrî birinci asrın üçüncü çey­reğinde Hadîs tahsili için yeni bir usûl kullanılmaktaydı. Buna Atrâf de­niyordu. Mânası: Hadîsin sâdece bir kısmını yazmak, demekti.

Bu usûlün ilk defa kullanılışı, bildiğimiz kadarıyla, İbn Şîrîn tara­fından üstadı 'Abîde es-Selmânî (v.72)'nin derslerinde görüldü. [15]Bu tatbikat, muhaddisler nezdinde devam etti.[16] Bilâhare, birçok kitab bu usûlle tedvîn edildi. Aynı Kitablar, ilk ulemâ tarafından bir fihrist (kon-kordans) olarak kullanıldı.[17]

Atrâf usûlü, Hadîslerin yazılmasına doğru atılmış çok mühim bir adımdı. Üç esâsı ihtiva ediyordu:

1. Bir talebenin, derse devamdan evvel, bazı kaynaklardan edindiği Hadîs bilgisi.

2. Derslere gelmeden evvel Hadîslerin kısmen yazılması.

3. Râvî zinciri içinde en yüksek râvîden Hadîs elde etme gayreti ve aşağı derecedeki kaynaktan elde ettiği malzeme ile tatmin olmama hâli.

Hicrî birinci asrın üçüncü çeyreğinin sonuna kadar, Hadîs öğrenmek ve öğretmek için hemen hemen tek bir nümûne tesbit edilmişti. Bu nü-mûne ikinci ve üçüncü asırlarda daha da geliştirildi.[18]

 

Birinci Asırda Tahsil Programı

 

İlk zamanlarda Hadîs Öğrenme usûllerinden sâdece ikisinin vâr ol­duğu anlaşılmaktadır. Buna göre, ya âlimlerden biriyle devamlı beraber olunmakta veya muntazaman verilen derslere devam edilmektedir.

Hz. Peygamber (s.a.v.)'in Sahabeleri, sözlü rivayette bulundukları gibi, Hadîs'i yazdırırlar veya dersi bir kitabtan ta'kîb ederlerdi.[19] Ancak onların, Hadîsleri mevzularına göre mi rivayet ettikleri, yoksa şahsî ter­cihleriyle veya birinin sorusu üzerine yapılan müzakere neticesinde mi rivayet ettikleri belli değildir.

Belki de İbn 'Abbâs ve rve'nin usûlleri, Hadîsler'in tasnifli neşirle­rine 'âid en eski kayıdlardır. [20]Ulemânın kendi aralarında Hadîsleri mev­zularına göre gözden geçirdikleri anlaşılmaktadır.[21] Ancak bu umûmî bir ders usûlü değildi. Onun için bu durumda onlar Hadîsleri ne tamamıyla ve ne de hakikî kelimeleriyle rivayet etmemişlerdi. Sâdece, Hadî-sin mü­him taraflarına işaret ederek atıfta bulunmuşlardı. Bu itibarla onlar, bu usûlle talebelerin kendilerinden Hadîs öğrenmelerini men etmişlerdi.[22]

 

Şuyûha Göre Hadîs Öğretimi:

 

O devrin umumî âdeti, Hadîsleri, Şüyûh'a göre rivayet etmek suretiyle öğretmekti. Bir defasında Yahya, el-Fellâs'a nereden gelmekte olduğunu sordu. "Mu'âz'm dersinden" diye cevap verdi. O zaman, Yahya, Mu'âz'ın kimin Hadîsini rivayet etmekte olduğunu sordu. el-Fellâs, onun 'Avn'ın Ha-dîsini rivayet etmekte olduğu cevabını verdi. [23]Bu konuşma­lardan anlaşıldığına göre mu'allim Hadîsleri muhaddislerine göre rivayet etmektedir. Bu usûl kolay ve tabiî gibi görünmektedir. İlk muhaddisler notlarını veya kitablarını Ashâb ile Tabi'înin ilk neslinin derslerinden hazırlamış oldukları için, tabiatıyla her mu'allimin notunu ayrı ayrı tut­muşlardır.

Hâlen elimizin altında bulunan kitabların tavsifi meseleyi iyice vuzuha kavuşturmaktadır. Misâllerden birkaçı şöyledir:

1. Mücâhid der ki: "Hammâd b. 'Amr'a gittim ve Husayfın kitabım getirmesini istedim. Bunun üzerine o Husayn'ın kitabını getirdi.[24]

2. Kendi beyânına göre el-Kavârîrî, 'Affan'ın refâketinde, bir gün 'Abdülvâris'e gitti. 'Abdülvâris, onlara ne istediklerini sordu. O zaman onlar ondan, İbn Cuhâde'nin kitabını getirmesini istediler.[25]

3. Bir keresinde es-Sevrî, talebelerine, Kûfe'nin en mümtaz insanı­nın kitabını getireceğini söyledi. Talebeler onun, Mansûr'un kitabını kas­tettiğini zannettiler. Fakat o, Muhammed b. Sûka'nın kitabını getirdi.[26]

4. İbn Hanbel, bir Hadîs-i şerifi îzah ediyordu. Bu Ha-dîs'i, İbrahim, Huşeym'den o da Ya'lâ b. 'Atâ'dan rivayet etmişti. Bunun üzerine İbn Hanbel, el-Esrem'e 'Abdullah b. Musa'ya gitmesini ve bu Hadîs için onun kitabına bakmasını söyledi. Zîra bu Hadîs'in orada mevcud olduğunu duymuştu. Bu maksadla, 'Abdullah b. Musa'nın evine giden el-Esrem, onun Huşeym'den olan kitablarınm kendisine getirildiğini söylemiştir. Sonra Huşeym'in kitablarını karıştırmış, bilhassa Ya'lâ'nın Hadîsini ara­mış, fakat bulamamıştır. el-Esrem devamla, Ya'lâ'nın Hadîslerini bir yer­de Huşeym'in kitablarmda bulduğunu ve onlar arasında o Hadîse bir atıf yapılmadığını ilâve etmiştir.[27]

Hadîs tedrîsâtmdaki, 'umûmî tatbikat, bir devirde yaşayan Şeyh'in Hadîsleri'ni rivayet etmekden ve her Şeyh'in Hadîsleri'ni ayrı ayrı muha­faza etmekden ibaret olmuşdur ki, bunu açıkça gösteren sağlam kaynak­lar vardır.[28]

 

Hadîs Tedris Usûlü:

 

Hadîslerin öğretiminde umumiyetle aşağıdaki usûller kullanılmıştır:

1) Ezbere okuma.

2) Kitablardan okuma.

3) Soru-cevap usûlü.

4) Yazdırma.[29]

 

A. Mu'allim Tarafından Hadîslerin Ezbere Okunması.

 

Bu usûl daha az itibarlı olarak uzun müddet kalmış olmasına rağ­men, ikinci asrın ikinci yarısından itibaren gerilemeye başlamıştır. Muallimlerin Hadîsleri üzerinde üstâd olduklarına inanılıncaya kadar, umumiyetle talebeler, uzun bir müddet muayyen bir mu'allime bağlı ka­lırlardı. Bazan onlara şunun bunun Sâhib veya Râvîsi denirdi.[30] Öğretim için muntazam toplantılar düzenlense bile, bir derste üç-dört Hadîs gibi az sayıda Hadîsler öğretilirdi.[31]

 

B. Kİtablardan Okuma.

 

1. Mu'allimin kendi kitabından okunması.[32] En çok tercih edi­len bir usûldü:

2. Mu'allimin talebenin kitabından okuması usûlü ki, bu kitab kendi kitabının ya bir sureti[33] veya ondan seçmeler olurdu.[34] Bu usûlün, Hadîslerini ezberlemeyen mu'allimler için umulmadık birçok büyük hatâları vardı. Birçok talebe ve 'âlim, kendi bilgilerinin doğruluğunu ve hafızaları-nm sağlamlığını sınamak için hocanın Hadîslerinin orasına burasına Hadîsler ilâve ederek ve kitabı okumak üzere hocaya vererek oyunlar oynarlardı. İlâve ma'lûmâtın doğru kabul edilmemesi dolayısıyle onlar reddedilmiş ve güvenilir olarak kabul edilmemişlerdir.[35]

3. Mu'allime okuma. Başka bir usûl de kitabın talebeler tarafın­dan[36] veya kâri' denilen bir kimse tarafından okunmasıydı.[37] Öteki tale­beler, bu takdirde bu Hadîsleri kendi kitabları ile mukayese eder veya dikkatle dinlerler, sonra da kitabları istinsah ederlerdi.

Anlaşıldığına göre bu, ikinci asrın başından itibaren en yaygın bir usûldü. Bu durumda kitab nüshaları ya, Kâtib ve Varrâk[38] denilen müstensihlere sâhib olan mu'allimler tarafından te'min ediliyor, [39]yâhud da bizzat talebelerin daha evvel aslından veya başka nüshalarından istinsah edilmiş kitabları bulunuyordu.[40]

Bazen onlar aynı kitabı birden fazla okurlardı.[41]

 

C. Soru ve Cevap Usûlü.

 

Bu yolda talebler Hadisin bir kısmını okurlar ve muğalimler ve tamamını okurdu.[42]

 

D. Hadislerin Yazdırma Usûlü:

 

Hz. peygamber (s.a.v.)'in yazdırmasından[43]veO'nun ilk Sahâbeleri'-Z"düfen Hadîs yazmalarından ayrı olarak[44] belki de Vâsıla b. Aşka' adîs yazdırma dersi verenlerin ilki olmuştur. [45]Bu usûl ilk gun- svîk edilmiş değildi. Çünkü bu takdirde bir kimse fazla gayret  kısa zamanda birçok bilgi toplamaya muktedir olabiliyordu. Aıtıldığına £öre bu tavırdan ilk defa yüz çeviren ez-Zührî olmuştur. H^ -birinci asrın sonunda biz onu Hadîs yazdırırken görmekteyiz. Ha-atmın geri kalan kısmında da o, hep bu usûlü ta'kîb etmiştir.[46] ya Yazmayı ve yazdırmayı sevmeyen bazı muhalifler vardı. [47]Diğer ba­ları da, talebeler yazmayı tamamlayıncaya kadar Hadîsleri rivayet tmezdi[48] Hattâ bunlardan bir kısmı, talebeler yazmak için tahta kul­landığı takdirde Hadîsleri yazdırmayı bile reddederdi. Çünkü Hadîsler öyle yerlere yazılırsa çabuk silinebilirdi.[49] Başka bazı muhalifler de vardı ki bunlar Hadîsleri yazdıktan ve ezberledikten sonra silerlerdi.[50] Diğerleri de ezberlerler ve ezberledikten sonra yazarlardı.[51] Öteki Hadîs öğretme usûlleri ile karşılaştırdıktan sonra öyle anlaşılıyor ki, bunlar nâdir olan ve yaygın olmayan uygulamalardı. Kitabların okunmasından ibaret mu'tad usûlden başka ikinci asırdan itibaren daha yazdırma tarzı tatbik edildi. [52]Hatta bu maksatla muntazam sınıflar teşkil edildi.[53]

 

Yazdırma Usûlü:

 

Hadîsleri yazdırmak, yani imlâ ettirmek için iki usûl kullanılıyordu. Bunlar ya bir kitabdan[54] veya hafızadan yazdırmaktı. [55]Hafızadan imlâ ettirirken, bazı hallerde talebeler yazmayı reddederdi. [56]Fakat öyle anla­şılıyor ki, Hadîsleri yazdırır veya rivayet ederken hafızaya güvenmek zamanın bir âdetiydi.[57] Belki de bu bir i'tibâr ve şöhret meselesiydi. Hafızanın irsî kifayetsizlikleri yüzünden bu usûl bazı hatalar doğurdu. [58]Râvîler hafızalarını tazelemek için kitablarını baştan sona okumak mec­buriyetinde kaldılar. Hat-tâ emîn olmadıkları birçok hallerde imlâ bile ettirmediler.[59]

 

Müstemlîler:

 

Yazdırma usûlü, kalabalık bir dinleyici kitlesi sebebiyle, bazı kimse­ler için yeni bir mesleğin ortaya çıkmasına sebep oldu. Bu kimselere müstemlî deniyordu. Bunlar Şeyh'in sözlerini dinleyiciler için yüksek sesle tekrar ederlerdi.[60]

 

Yazı Yazacak Kimsenin Seçimi:

 

Bütün talebeler sür'atli yazamadıklarından Hadîsleri yazmak üzere bazan aralarından hızlı yazan birini kâtib olarak seçiyor, [61]diğerleri de kâtib herhangi bir yanlışlık yapmasın diye onu yazarken seyrediyorlar­dı. [62]Sonra, onlar kitablann sahibi huzurunda ya kitabları istinsah edi­yorlar veya onları ödünç alıyorlardı. [63]Edebî muhîdlerde istinsah maksa­dıyla bir kâtibler veya Varrâkûn sınıfı bulunuyordu. Bu durum kitab ti­caretini ortaya çıkardı.[64]

Rivayete göre Hemmâm b. Münebbih, kardeşi Vehb için kitablar sa­tın almıştır. [65]Ancak bu kitablar belki de Arapça değillerdi.[66]

 

Hadîs Yazmada Katililerin Vazifelendirilmesi:

 

Halkın Hadîs kitablarının yazılması ve satılmasıyla alâkalı fa'âliyet-leri hakkındaki ilk kayıtlar Emevîler devrinin son günlerine kadar geri jen eski kaynaklara dayanmaktadır.[67]

 

Yazılan Nüshaların Tashihi:

 

Kaynaklardan anlaşıldığına göre 'ulemâ istinsahdan sonra tashîh et­enin ehemmiyetini müdrikti.[68]

İstinsah ve imlâ ettirme işi bittikten sonra nüshalar talebeler tara-ya birbirlerinin yardımı[69] ile veya üstadlarının nezâreti altında edilirdi.[70]

 

Yazı Malzemeleri:

 

Yine kaynaklardan anlaşıldığı üzere, râvîler Hadîs yazmak ve not tutmak için tahta parçaları kullanmışlar, daha sonra da yazdıklarını beyaza çekmişlerdir.[71] Bazan, zaman ve zeminden tasarruf etmek için kı­saltılmış kelimeler dahi kullanmışlardır.[72]

 

Talebeler ve Yaşları:

 

Talebeler evvelâ, Kur'ân-ı Kerîm'i daha ziyâde ezberleyerek öğrenir­di. Birçok 'ulemâ, yeni talebeyi Kur'ân'dan imtihan ederdi. [73]Talebeler aynı zamanda İslâm hukuku, ibâdet, sarf-nahiv gibi dersler de okurdu. Bunlar Muhaddislerin tedris halkasına umumiyetle yirmi yaşlarında katıhrlardı. [74]Jladîs tahsili ücretsizdi. Sâdece birkaç ulemâ para almıştır. Fakat onlar bu uygulamaları sebebiyle itham edilmişlerdir.

Talebelerin hocalarıyle olan münâsebetleri hürmet ve muhabbete dayalıydı. Bazıları, üstadlarına yardım ve hizmet ederlerdi. [75]Fakat öyle hocalar vardı ki, bunlar, öğretim karşılığı olan bir hizmet hâriç bu yar­dım ve hizmetlerin hiçbirini kabul etmezlerdi.[76]

Birçok hallerde hocalar talebelerini maddî bakımdan bile destekler­lerdi[77]Hocaları tararından talebelere yemek ikram etmek gayet yaygın bir âdetti.[78]

Hadîs tahsilinin zor taran, talebe ve hocaların Hadîs toplamak için devamlı seyahat etmeleriydi. Belki de seyahat, talebeliğin vazgeçilmez parçasıydı. el-Hatîbü'1-Bağdâdî, bu mevzuda bir kitab yazdığı gibi, Mu­haddislerin hal tercümeleri de onların yaptıkları yolculukların hikayele­riyle doludur. Fakat bu mevzu bizim eserimizin araştırma sahası dışında olduğu için burada tafsilât vermemiz mümkün değildir.[79]

 

Talebe Sayısı:

 

Kendilerinden es-Sevrî, İbnül-Mübârek ve ez-Zührî gibi râvîlerin Hadîs yazdığı yüzlerce mu'allime atıflar vardır. Hal tercümesi Tabakât kitablarında, meşhur ulemânın talebe ve hocalarına 'âit uzun isim liste­leri görmekteyiz. Meselâ, sâdece bir 'âlimi, yani ez-Zuhrî'yi ele alalım. Onun derslerinde kaç kişinin hazır bulunduğunu ve ondan kaç talebenin yazdığını, biz bugün tam manâsıyla bilemiyoruz. Fakat buna rağmen biz, ez-Zührî'nin en az elli talebesine atıf yapıldığını biliyoruz ki, bunlar yazı­lı Hadîs külliyâtlarını ondan elde etmişlerdi. [80]Râvîlerin artan sayısı Ha­dîs miktarının muazzam bir şekilde çoğalmasını intâc ettirdi. Kitablann hacimleri o kadar büyüdü ki, onları kullanmak zor bir hâle geldi.

Bundan dolayı Şu'be, karışıklık ve ihtilâfları önlemek maksadıyle meşhur Hadîslerin meşhur ulemâdan yazılmasını tavsiye ett5.[81] Yine de birkaç bin olan Hadîslerin sayısı üçüncü asrın ortalarında takriben üç çeyrek milyona ulaştı.

Bu malzemenin mâhiyetini müdrik olan bir çok modern bilgin, Ha­dîslerin bu muazzam sayısı karşısında şaşırıp kalmışlar ve bu suretle ga­rip neticelere varmışlardır. II numaralı Zeyl'de bu mese'leyi vuzuha ka­vuşturan geniş tafsilât verilecektir.[82]

 

Mekteb Binaları:

 

Hz. Peygamber (s.a.v.) zamanından beri camiler birer mekteb vazife­si görüyorlardı.[83] Bu uygulama, İslâm dünyâ-smda hâlâ carîdir. Mekteb olarak kullanıldığı için zaman zaman Küttab, Mekteb veya evlere de atıf­lar yapılmıştır. [84]Ancak ilk günlerde bu maksatla yapılmış müstakil binaların bulunduğu pek görülmemektedir.

Sınıflar ekseriya camilerde, veya hocala[85]



Prof. Dr. Muhammed Mustafa, el-A’zami, İlk Devir Hadîs Edebiyâtı, İz Yayınları: 161.

[1] Kur'ân-ı Kerim, IX, 122.

[2] Mesela Ebû Hayseme'nin kitabının başlığı, Kitâbü'l-İlm olduğu gibi  el-Hatîb'inki de Takyîdü'l-'İlm'dir ve Hadîslerin yazılması ile ilgilidir; keza Ibn 'Abdi'l-Berr'in, Câmi'u Beyâni'l-'îlm isimli eseri de böyledir.

[3] Prof. Dr. Muhammed Mustafa, el-A’zami, İlk Devir Hadîs Edebiyâtı, İz Yayınları: 163.

[4] İbn Mace, Mukaddime, 17, Hadîs no: 229.

[5] Buhârî, "Hm", 8; Muvatta', "Selâm", 4; Hanbel, VI, 219.

[6] Fakîh, 132a.

[7] Meselâ bk. Hz. Ömer'in bir Ensârla anlaşması, İbn Sa'd, VIII, 136.

[8] 'İlel, 96b; Hayseme, III, 53b; Râmahürmüzî, 15b; Müstedrek, I, 95,127; burada hâzır olanların gelmeyenlere Hz. Peygamber (s.a.v.)'in Hadîsle-rini bildirdikleri zikredilmektedir. Böyle yapmak Hz. Peygamber (s.a.v.)'in de emriydi, bk. Şeref, İla; llb.

[9] Emval, 272-73; Zencuveyh, 100a.

Prof. Dr. Muhammed Mustafa, el-A’zami, İlk Devir Hadîs Edebiyâtı, İz Yayınları: 163-164.

[10] Ashabın Hadîs yazması hususunda tafsilât için yukarıda III. bölüme bakınız.

[11] Şahsî hatırlamalar için meselâ bk. Ebû Hureyre, Cami', 181b-182a; grup hatırla­maları için meselâ bk. Ebû Mûsâ ve Ömer, Fakîh, 132a; keza bk. Cami', 46b, 'Accâc tarafından şurada zikredilmiştir: es-Sünne Kable't-Tedvîn, 160. Hadîsleri hatırlamak hususunda Ashabın tavsiyeleri için bk:

1)   Ebû Sa'îd il-Hudrî, Zur'a 95b; Müstedrek, I, 94; Şeref, 56a

2)  'Alî b. Ebî Tâlib, Müstedrek, I, 95; Şeref, 55a;

3)   İbn Abbas, Şeref, 56a.

4)   İbn Mes'ûd,Müstedrek, I, 95; Şeref, 55b.

[12] Meselâ bk:

1) Alkame, 'tim, 7a; Şeref, 57a.

2) EbûVÂliye, Şeref, 57a.

3) İbn Ebî Leylâ, İbn Sa'd, VI, !G;Şeref, 57a;

4) İbn Şîrîn, 'Hm, 9a.

5) İbrahim, Câmî', 109a.

6) Urve b. ez-Zubeyr, Fischer, 45-6.

Prof. Dr. Muhammed Mustafa, el-A’zami, İlk Devir Hadîs Edebiyâtı, İz Yayınları: 164.

[13] Yukarıda üçüncü bölümde Ebû Hureyre.

[14] Prof. Dr. Muhammed Mustafa, el-A’zami, İlk Devir Hadîs Edebiyâtı, İz Yayınları: 165.

[15] İlel, I,387.

[16] Meselâ bk.:

1)  Hammâd b. Ebî Süleyman, Fasavî, III, 83a.

2)  İsmail b. 'Ayyaş, Tehzîb., I, 324.

3)   Mâlik b. Enes ve 'Ubeydullâh b. 'Ömer, "İlel, 154a.

4)   Süfyânü's-Sevrî, Câmî', 43b.

5)  Yezîd b. Zurey', Mecrûhîn, 115b.

[17] Tafsilât için bk. el-Kettânî, er-Risâte el-Mustatrafe, 167-70.

[18] Prof. Dr. Muhammed Mustafa, el-A’zami, İlk Devir Hadîs Edebiyâtı, İz Yayınları: 165.

[19] Tafsilat için bk. yukarıda s. 56, 66.

[20] Yukarıda, üçüncü bölümde İbn Abbas ve Urve.

[21] Şu'be ve İbn İdris'in gözden geçirilmesi için bk. Râzî, II, 1,112.

[22] Meselâ bk. Ebû Zur*a, Cami', 109a; İbn Mehdi, Cami',  108b; İbnu'l-Mübârek, Cami', 109a.

Prof. Dr. Muhammed Mustafa, el-A’zami, İlk Devir Hadîs Edebiyâtı, İz Yayınları: 165-166.

[23] Tehzîb., I, 358.

[24] Bağdadî., VIII, 154.

[25] 'İlel, 1,144.

[26] Râzî, III, II, 281

[27] Bağdadî., VI, 195.

[28] Meselâ bk:

Prof. Dr. Muhammed Mustafa, el-A’zami, İlk Devir Hadîs Edebiyâtı, İz Yayınları: 166-167.

[29] Prof. Dr. Muhammed Mustafa, el-A’zami, İlk Devir Hadîs Edebiyâtı, İz Yayınları: 167.

1)  "Kitâbü's-Safvân", Tehzîb., I, 475.

2}  "Ebû Huse/in Nüshası". Kâmil, I, 21a.

3)   'Abdullah b. Cafer el-Medînf nin kitabı. Tehzîb., V, 174.

4)   el-Hakem ve Yahya'nın Hadîslerini ihtiva eden kitab. Kifâye, 112; Tekzîb., II, 305-6.

5)   îbn Mâ'în ve Nafı' b. Yezîd'in kitabı. Râzî, IV, I, 480; Tehzîb., X, 441.

[30] Râvîler için bk:

1)  Abdülvehhâb b. 'Âtâ, îbn Ebî 'Arûbe'nin râvîsi; Mîzân, II, 681;

2)  Alî b. Mübarek, Yahya b. Ebî Kesîr'in râvîsi; Sikât, 556;

3)  Harmale b. Yahya, İbn Vehb'in; Mîzân, I, 472;

4)  Humeyd, Süfyân b. Habîb'in, Tehzîb., IV, 107;

5)  Kays b. 'Abdirrahmân, Sa'd b. İbrahim'in, Sikât, 584;

6)  Yahya b. Mütevekkil, İbn Cureyc'in, Sikât, 633.

[31] Öğretim için, pek az sayıda talebe vardı, bk.:

1) Ebû'l-'Âliye, bir devirde 3 den fazla talebeye sahip değildi, 'İlm, 5;

2) Abdullah es-Sunâbahî, bir ara sâdece 2 talebeye mâlikti, Fasâvi, III, 112b. Bir

dersteki Hadîslerin sayısı için bk.

1)   EbûKilâbe, sadece 3 Hadîs; CâmV, 37b;

2)   EbÛl-Velîd, sadece 3 Hadîs, CâmV, 37b;

3)   A'meş, takriben 3 veya 4 Hadîs, CâmV, 37b; 45a;

4)   Eyyûb, takriben 5, Cami', 45a;

5)   Ma'mer: "Biz bir iki Hadîs öğrenirdik", CâmV, 45a;

6)   Mansûr, takriben 5 Hadîs; 'îlel, I, 362; Fasâvî, III, III, 213b.

7)   Katâde 1 veya 2, bazan yanm; CâmV, 45a, 46a.

8)   ŞuTje, 'A'mr b. Dinar'dan 500 mülâkatda ancak 100 Hadîs öğrendi; Cami', 45b.

9)   Süleyman et-Teymî. Sadece 5 Hadîs öğretmiştir; Bâcî, 155a;

10)  ez-Zühri. Talebelere günde 1 veya iki Hadîs öğrenmelerini tavsiye eder, çok öğrenen çok unutur derdi; CâmV, 45a.

Prof. Dr. Muhammed Mustafa, el-A’zami, İlk Devir Hadîs Edebiyâtı, İz Yayınları: 167-168.

[32] Meselâ bk.:

1)   'Abdullah b. el-Mübârek. Tehzîb., V, 384; CâmV, 100a;

2)   İbnHanbel;/m/d,47;

3)   Mâlik b. Enes. Yahya'ya el-Muvatta'yı okudu; İmlâ, 8-9;

4)   Şu'ayb b. Ebî Hamza; Zur'a, 67a.

5)   Zuheyr b. Muhammed; Râzî, I, II, 590; Bâcî, 59a.

[33] Talebe kitablanndan okunmaya misâl için bk:

1)   Ebân b. 'Ayyaş, yukarıya bakınız: Üçüncü Bölüm, 4.fasıl,numara:l (s. 135).

2)   'Abdülazîz ed-Darâverdî. Razî, II, II, 396; Tehzîb., VI, 354;

3)   'Atâ' b. 'Aclân, Bağdadî., XII, 325;

4)   'Abdül A'lâ eş-Şâmî, Mu'temer b. Süleyman, Cerir ve 'Abdül Vehhâb es-SekaÛ;Kâmil, I, 37b; Bağdadî., XI, 19:

5)   İbn Cüreyc. Kifâye, 258;

6)   Rişdeyn b. Sa'd. Tehzîb., III, 279;

7)   Suveyd b. 'Abdilazîz. Râzî, II, I, 238.

[34] 'Alî b. el-Medînî ve onun seçtikleri. Tehzîb., V. 174. Ebû Zur'a ve onun seçtikleri. Râzî, Mukaddime, 333. Süleyman b. Harb ve Hammâd b. Seleme'den seçtikleri, Fasavî, III, 205b.

[35] İlâve bilgi dâhil etmek hu susunda meselâ bk.:

1)   'Abdullah b. Ziyâd b. Sam'ân, Râzî, II,II, 61;

2)   Ebû 'Avâne'nin Ebân ile oyunu, yukarıya bk. s. 135.

3)   Bahz'ın Ebân b. 'Ayyaş ile oyunu CâmV, 18a;

4)   Haris el-Kaffâl ile İbn Mehdi, Cami', 18a;

5)   B. Mis'ar ve Gıyâs, İbn 'Aclân ile, Bağdadî., XII, 325.

6)   Yahya b. Ma'în, Ebû Nu'aym ile, CâmV, 18a.

Prof. Dr. Muhammed Mustafa, el-A’zami, İlk Devir Hadîs Edebiyâtı, İz Yayınları:

[36] Meselâ okuyanlar için bk.:

1) 'Âsim el-Ahval, eş-Şalaî'ye. 'İlet, 153b; Râmahürmüzî, 44a; Kifâye, 264;

2) İbnül-Mübârek, Ma'mer'e 'İlel, I, 377;

3) İbn Mehdî, Mâlik b. Enes'e, 'İlel, I, 354;

4) Cerîr, Eyyûb'e. Kâmil, I, 208b;

5) Ma'mer, ez-Zührî'ye. Fasavî, III, 264a.

[37] Habib b. Ruzeyk. Mâlik b. Enes'e kârî'(okuyucu). Râzî, I, II, 100.

[38] Yazıcı, Kâtib veya Varrâk için meselâ bk.:

1)   'Abdülhamîd, el-EvzaTnin kâtibi. Fasavî, III, 144b; Mizan, II, 539;

2)   'Abdülhakîm el-Basri, İbn Ebî Arûbe'nin. Mizan, II, 537;

3)   Ebû Salih, el-Leys b. Sa'd'ın. Tehzîb., XII, 131.

4)   Habîb b. Ebî Habîb. Enes'in. Râzî, I, II, 100; Mecrühîn, 90b;

5)   Hafs b. 'Abdillâh, İbrahim b. Tahmân'm, Râzî, I, II, 175;

6)   el-Hakem b. Nâff, İsmail b. Ayyâş'ın. Mîzân, I, 582;

7)   en-Nadr b. Abdilcebbâr, İbn Lahfa'nın. Fasavî, II, 136b;

8)   Sadaka b. Hâlid, Şu'ayb b. İshâk'ın. Tehzîb., IV, 415;

9)   Şu'ayb b. A. Hamza, ez-Zührî'nin. Tehzîb., IV, 352.

10)   Subeyb, İbn Rabâh'ın hizmetçisi, İbn Ömer'in Kâtibi. Sikât, 225;

11)   Varrâk, İbn Vakfnin. Râzî, II, I, 231;

12)   Varrâk, el-Humeydi'nin. Dârakutni, 302, (Varrak'ın adı Muhd b. îdrîs).

[39] Mu'allimlerin nüshalarım temin hususunda İbn Hibbân diyor ki: Habîb, Mâlik'e okuduğu zaman, Mâlik bölümü elinde tuttu ve "onlara onun nüshalarını verme" dedi. Sonra onlardan bazısını okur, orasında burasında bazı Hadîsleri terk ederdi; Mecrühîn, 90b. Bundan dolayı, nüshaları temin etmek, zamanın umûmî âdetlerin­den biri gibi görünmektedir. Aksi halde Mâlik'in Habîb'e karşı böyle bir beyanda bulunması gerekmezdi. Sanki onlann kitablarının fazladan nüshaları varmış gibi­dir, meselâ bk.:

1)   Hişâm b. 'Urve, Kifâye, 231;

2)   Mûsâ b. 'Ukbe ve fazla nüshalar, Fasavî, III, 275b;

3)   Yahya b. Ebî Kesir, Mu'âviye b. Sellâm'a rivayet etmek üzere bir kitab ver­miştir; Tehzîb., X, 209, diğer nüshayı da el-Evzâ'î'ye vermiştir; Zur'a,150a; Râmahür-müzî, 47b; Kifâye, 321. Bunların asıl nüsha nüshalar olmadıkları çok muhtemeldir. Zira orijinal eserlerin aslını te'min etmek çok zordu;

4)   Makhül, 'Abdullah el-Kalâ'î'ye bir kitab teslim etmiştir. Kifâye, 320.

[40] Mu'allimlere okumadan evvel kitab sahibi olanlara misâl için bk.:

1)  'Abdurrahmân b. Ebî Hatim er-Râzî ve er-Rakkî'nin Hadîsleri. Râzî IIII 176;

2)  Ebû Dâvûd ve Şeybân'ın Hadîsleri. Ebû Dâvud, Hadîs no:4564;

3)  Ebû 'Avâne ve Ebân'm Hadîsleri. Râzî, 1,1, 295;

4)  Ebû Zur'a ve Yahya b. Hamza'nm Hadîsleri. Râzî, Mukad.343;

5)  'Ayyûb ve Amr'ın Hadîsleri. 'İlet, I, 20;

6)  'Ayyûb ve Yahya el-Ensârî'nin Hadîsleri. 'İlel, I, 20;

7)  Humeyd el-A'rac ve ez-Zührî. Hayseme, III, 37a;

8)  İbrahim b. Sa'd ve el-Fadl için Hadîsler. Râzî, I, I, 70.

9)  İbn Ebî Hayseme ve Hâbîb b. Ebî Hâbîb'in kitabı. Razî, I, II, 99;

10)   İbn Hanbel ve 'Abdussamed'in Hadîsleri. Hanbel, II, 184;

11)   İbn Hanbel ve Yahya el-Kattân. 'İlel, 112b; 1,183;

12)   İbn Hanbel ve Vakî1. Mîzân, I, 515;

13)   İbn Hanbel ve Gundar. 'İlel, 147a.

14)   İbn Hanbel ve Mu'âz b. Hişâm. Kifaye, 272;

15)   İbn Cüreyc ve Hişâm b. 'Urve. Fasavî, II, 263b; Kifâye, 272;

16)   îbn Lahfa ve talebeleri. Fasavî, III, 136b;

17)  Cerîr ve Katâde. Fasavî, III, 24a;

18)   Hâlid b. 'AbdiIIâh ve A'meş'in Hadîsleri. BTK, I, I, 74;

19)   Mûsâ b. İsmâ'îl ve Ebân el-Attâr'ın Hadîsleri. Fasavî, II, 281b;

20)  Musa b. 'Ukbe ve NâfTnin Hadîsleri. Kifâye, 267;

21) Mâlik b. Enes ve ez-Zührî. Fasavî, III, 308a-b;/mZd. 94;

22) Kurrâd, Ebû Nûh ve Şu'be. İlel, I, 64;

23) el-Leys b. Sa'd ve ez-Zührî'nin Hadîsleri. Fasavî, III, 139a;

24) Süleyman b. Harb ve Hammâd b. Seleme. Fasavî, III, 205b;

25) Yahya b. Ma*in ve OJbeydullâh'ın Hadîsleri. Kifâye, 235;

26) Zâ'ide b. Kudâme ve kitabları. Mecrûhln, 9b;

27) Zuheyr b. Mu'âviye ve kitabları. Ca'd, 351; Cami', 56b; İmlâ, 9.

[41] Meselâ bk.:

1) Gundar ve onun ŞuTae'den olan kitabları. CâmV, 566.

2) İbn Hanbel ve onun yuvarlak ve noktalarla dolu kitabları. CâmV, 56b; Her nokta ve yuvarlak, kitabların okunduğu zamanı göstermektedir. CâmV, 56b.

3) İbrahim el-Harbî ve Taberî'nin kitabları. CâmV, 56b.

4) Yahya b. Maln ve Hammâd b. Seleme'nin kitablan. Bunlar en az 17 defa okunmuşlardır. Mecrûhîn, 100a.

5) Zâ'ide b. Kudâme ve kitablannın tavsîfi. Mecruhin, 9b.

6) Zuheyr b. Mu'âviye ve kitablannın tavsîfi. Ca'd, 351, İmlâ, 9.

Prof. Dr. Muhammed Mustafa, el-A’zami, İlk Devir Hadîs Edebiyâtı, İz Yayınları: 168-170.

[42] Meselâ bk.:

1)  Hammâd ve İbrahim, Fasavî, III, 83a.

2)  İbn Şîrîn ve 'Abîde, 'İlel, I, 387.

3)  İsmâ'îl b. 'Ayyaş ve İsmâ'îl b. Ebî Hâlid. Tehzîb., I, 324.

4)  Mâlik ve ez-Zührî. 'İlel, 154a.

Prof. Dr. Muhammed Mustafa, el-A’zami, İlk Devir Hadîs Edebiyâtı, İz Yayınları: 170.

[43] Râmahürmüzî, 76a, İmlâ, 12; keza bk. Hamidullah, el-Vesaiku's-Siyâsiyye.

[44] Nubelâ, III, 333; Râmahürmüzî, 35a; Kâmil, II, 113b.

[45] İmlâ, 13; CâmV, 113b; Mîzân, IV, 145.

[46] Râmahürmüzî, 39b; Fischer, 69; İbn Kesîr, Bidâye.lK, 342; 345.

[47] Bk. Süleyman b. Tarhân. Bâcî, 155a.

[48] Muhammed b. 'Amr, CâmV, 102a.

[49] Ebû Cemîle, CâmV, 102a.

[50] Meselâ bk.;

1) Hâlid el-Hazzâ. Ca'd, 149; Mîzân, I, 643;

2) Eyyûb, Fasavî, III, 67a.

3) Mesrûk. Hayseme, III, 183b, 'İlel, I, 643;

[51] Meselâ bk.

1) A'meş, Râmahürmüzî, 37a; Takyîd, 112; keza bk. 'İlel, 1,104, 360.

2) 'Abdulâh b. İdrîs. Râmahürmüzî, 37a; 77a-b; keza bk. 'İlel, 177b;

3) 'Abdulvâris, Fasavî, II, 37b.

4) Hammâd b. Seleme. Kays'ın kitabını ezbere yazdı. Fasavî, III, 44a;

5) Huşeym. 'İlel, I, 353; Râmahürmüzî, 37a;

6) Hâlid, Mu'âz, Kattan ve Şu'be'nin Hadîsleri. Râzî, I, II, 325.

7) Süleyman b. Harb. Kifâye, 241;

8) Vâkf ve es-Sevrî'nin Hadisleri, Fasavî, II, 23a;

9) Yahya el-Kattân. Râmahürmüzî, 77a;

10) es-Sevrî ve 'Ömer b. Zer'in Hadîsleri, Ca'd, 233-4.

[52] Yazdırmanın misâlleri için bk.

1) Abde b. Süleyman el-Kilâbî ve onun yazdırması. 'İlel, I. 239;

2) Abbâd b. 'Abbâd ve yazdırması. 'İlel, I,376;

3) Ebû Bekir b. 'Ayyaş. Kifâye, 340.

4) Ebû Bekir b. Ebî Sabra. Dûlâbî, 1,121;

5) Affan der ki: "Yazdırma olmaksızın, -Şerik hariç- hiçbir kimsenin rivayetini tasvip etmezdik".

6) el-Hasanul-Basrî. Râmahürmüzî, 76b;

7) Hammad b. Seleme. Ca'd, 442;

8) Hişam b. Hassan el-Kurdûsî. Mecrûhîn, 115b;

9) Huseym. İlel, 141b; I, 366;

10) İbn Cureye. İlel, I, 370.

11) İkrime b. 'Ammâr. Hayseme, III, 49b; Râzî, Mukad., 117; Râmahürmüzî, 76b; Bağdadî., XII, 258;İmlÛ, 14-

12) İsmail b. 'Ayyaş. Mizan, I, 244;

13) Cuveyriye b. Esma, İbn Sa'd, VII, II, 38-39.

14) el-Mes'ûdî. Bağdadî., X, 219;

15) Muhammed b. İshâk Bağdadî., VIII, 477; Tehzîb., III, 376;

16) Nâfi'. Fasavî, III, 220b; Râmahürmüzî, 76a; Wâ, 13; keza bk. Râzî, II, II, 357.,

17) Şehrb.Havşeb. Bağdadî., XI, 59;

18) Tâ'Ûs, İlel, I, 63;

19) Vâsıla b. Eska',/mtö, 13; Mizan, IV, 145;

20) ez-Zühri, yukarıya bk: 205 numaralı muhaddis (s. 202).

[53]  Meselâ bk.

1)  Şube ve onun yazdırması. CâmV, 113b.

2)  Mansûr b. Zâdhân. CâmV, 115a. bk. s.90

Prof. Dr. Muhammed Mustafa, el-A’zami, İlk Devir Hadîs Edebiyâtı, İz Yayınları: 171-172.

[54] Meselâ kitabtan yazdırmaya misâl olarak bk:

1)  Abdurrahmân b. İdrîs. Hanbel, I, 418;

2) Abdülvâris. İlel, 1,144;

3) Ebû 'Avâne. îbn Sa'd, VIII, II, 43;

4) Ebû 'Âsim. CâmV, 100;

5) Gâlib b. 'Ubeydillâh. Müslim, "Mukaddime", 18;

6) Haccâc b. Muhammed. Râzî, II, I, 326;

7) Hemmâm b. Yahya. Cami', 113b;

8) İbn Ebî 'Adî. Dârakutnî 76;

9) îbn Lahfa, Fasâvî, III, 136b;

10) Mâlik b. İsmâU Râzî, IV, I, 206;

11) Ravh b. 'Ubâde. Hanbel, V, 10;

12) Osman b. el-Esved. CâmV, 100a;

13) Zekeriyâ b. İshâk. Hanbel, IV, 390;

14) Zekeriyâ b. Zâ*îde. İlel, 153a.

[55] Ezberden yazdırmanın misalleri için meselâ bk.:

1) Ebû Mü'âviye. Bağdadî., V, 245;

2)  Bakiye. Râzî, Mukad., 271;

3)  Hafs b. Gıyâs. Bağdadî., VIII, 195;

4)  el-Hasan b. Mûsâ. Târiku Mavsıl, 306-7;

5)  İbn Bureyc. Bağdadî., VIII, 237;

6)  İsrâ'îl. Tehzîb., I, 262;

7)  Talha b. 'Amr. Kâmil, II, 107b; Mîzân, II, 341;

8)  Vuheyb b. Hâlid. Huffâz, I, 213;

9)  Zekeriyâ b. 'Adî. Tehzîb., III, 331.

[56] Meselâ, Yahya b. Ma'în İlel, 122a; 124a.

[57] Meselâ bk.:

1) Eyyûb b. 'Utbe, Râzî, I, I,. 253; Tehzîb., 1,409;

2) Haccâc. İlel, 1,103; CâmV, 109a;

3) Hemmam b. Yahya. Kifâye, 223;

4) el-Mu'mil. Kayserânî, 216;

5) Süfyânü's-Sevrî. Kifâye, 164;

[58] Yahya b. Said. Râmahürmüzî, 37b; Hemmâm. Kifâye, 223. el-Mu'mil. Kayserânî, 216; Eyyûb b. TTtbe. Râzî, I, I, 253; Tehzîb., I, 409.

Prof. Dr. Muhammed Mustafa, el-A’zami, İlk Devir Hadîs Edebiyâtı, İz Yayınları: 172-173.

[59] Meselâ bk.: İbnül-Mehdî ve SüfVânü's-Sevrî. CamV, 101b.

Prof. Dr. Muhammed Mustafa, el-A’zami, İlk Devir Hadîs Edebiyâtı, İz Yayınları: 173.

[60] Meselâ bk.:

1) Abdülvehhâb b. 'Atâjbn Ebî 'Arûbe'nin. CâmV 111b; Bağdadî., X, 22; İmlâ, 86;

2) Âdem b. Ebî îyâs, Şu*be'nin. Cami', 1176; Bağdadî, VII, 28;

3) Alî b. 'Asım. 3 Mustemlîsi vardı. Bağdadî., XI, 454;

4) Berbah, Yezîd b. Harun'un. CâmV, 117b; İmlâ, 90;

5) el-Cemmâz, Hâlid b. Hâris'in. CâmV, 117b; İmlâ, 90;

6) İsmail b. 'Uleyye, Mâlik'in. CâmV 117b; İmlâ, 90;

7. Sibeveyh, Hammâd b. Seleme'nin. CâmV, 118a; İmlâ, 105.

[61] Hızlı yazan bir kâtibin seçimi için meselâ bk.:

1) Âdemb. Ebî Iyâs. Tehzîb., I, 196;

2)  el-Ensârî. üTi/Sye, 235;

3)  Hişam b. Yûsuf. İlet, I, 371;Kifâye, 238-9;

4)  Şvfbe. Kâmil, II, 107b; Mizan, II, 341;

5)  Süfyânü's-Sevrî. Cami', 142a;

6)  Yahya el-Kettân. Râzî, II, II, 69.

[62] Kâtibin yazısını seyretmeye misâl olarak bk.:

1) Abdürrezzâk ve Hişâm b. Yûsuf. Kifâye, 239;

2) Ma'mer, İbn Cüreyc, es-Sevrî ve bunların Şu*be'nin yazısını seyredişleri. Kâmil, II, 107b; İmlâ, 14; Mîzân, II, 341;

3) Yezîd b. İsmâ'îl ve meslekdaşlan. Mecrûhîn, 115b;

[63] 0dünç alma hususunda meselâ bk.:

1) Ebû 'Avâne, 'Alî b. 'Âsım'dan. Kâmil, I, 270b;

2) Hafs b. Seleme, Şu'be'den. İbn Sa'd, VII, II, 21; Râzî, I, II, 173;

3) Hammâd b. Seleme, Haccâc'dan, Fasavî., III, 274a-b;

4) Humeyd et-Tavîl, Hasanül-Basrî'den. 'İlel, I, 15; Kifâye, 23b;

5) Leys, İbnül-Hasan'dan, Ca'd, 643 İlel, 143a;

6)  Ravh, 'Abdul-Vehhâb'dan. İlel, I, 109;

7)  el-Sakan, İbrahim es-Sâ'ig'den. İmlâ, 178;

8) Osman b. 'Ömer, Ravh'dan. Bağdadî., VIII, 405;

9) İsmi belli olmayanlar, el-Ensârî'den. Kifâye, 235;

10) Ez-Zührî kitab ödünç vermeyi teşvik ederdi, imlâ, 176. — Ödünç kitab vermeyenler için bk.:

1) Ebû Kattan, Dûlâbî, II, 87; Bağdadî., XII, 199; Tehzîb., VI, II, 114;

2) Hemmâm ve İbn Ebî 'Arûbe. İbn Sa'd, VII, II, 33;

3) Muhammed es-Sukkârî. Es-Sevrî'den ödünç vermeme öğüdü almıştı. Ca'd, 240.

4) Ebû Usâme. Tehzîb., IH. 3.

Kitab karşılığında rehin vermek isteyenler için meselâ bk.: 1) İbrahim b. Meymûn es-Sâ'iğ. İmlâ, 178; 2) Yahya b. Süleyman, 'İlel, 105b; Mîzân, IV, 384. Keza bk. Tehzîb., XI, 226.

[64] Kitab alım ve satımı için bk.:

1) Adı bilinmeyen Şeyh, bk. Haccâc b. Muhammed. Mecrûhîn, 24a;

2) Ebu'l-Yemân kitablarını sattı. Bağdadî., VI, 194;

3) Ahmed b. Isâ ve İbn Vehb'in kitabları. Râzî, I, I, 64;

4) İbrâhîm b. Ebil-Leys. Bağdadî., VI, 194;

5) Mu'âviye b. Yahya. Mizan, IV, 138; Tehzîb., X, 22O;

6) Yahya b. Ekrem, Tehzîb., XI, 180.

Prof. Dr. Muhammed Mustafa, el-A’zami, İlk Devir Hadîs Edebiyâtı, İz Yayınları: 173-174.

[65] Tehzîb., XI, 67.

[66] Prof. Dr. Muhammed Mustafa, el-A’zami, İlk Devir Hadîs Edebiyâtı, İz Yayınları: 174-175.

[67] Hadîslerin, istinsahı için bk.

1) Ebû Zekeriyâ. Bağdadî., VIII,302;

2) Hemmâm es-San'âni, Hayseme, III, 57a.

3) Alî b. 'Âsim, Bağdadî., XI, 448; Tehzîb; VIII, 345.

4) Ebû Mu'âviye, a'mâ. Râzi, III, II, 247;

5) Atâ b. Yezîd. Oğlunun şeyhelere mürekkep ve kitablarını taşımak üzre bu­lundurduğu kölesi vardı. Vâsıt, 135; Bâcî, 171b. Hz. Ali (r.a.) zamanında dahî Kur'ân-ı Kerîm kâtibleri vardı. Bk. Dûlâbî, I, 155-6.

Prof. Dr. Muhammed Mustafa, el-A’zami, İlk Devir Hadîs Edebiyâtı, İz Yayınları: 175.

[68] Meselâ bk.:

1) Ahfeş ve sözleri. Kifâye, 237-8;

2) Urve ve sözleri,'/Je/, 102b. Vâsıt,  168; Râmahürmüzî, 64b; Kifaye,2Z1; İmlâ, 79.

3) Yahya b. Ebi Kesîr ve sözleri. Râmahürmüzî, 64b; Kifâye, 237; İmlâ, 79.

[69] Meselâ bk.:

1) Abdurrahmân b. Sellâm ve Hammâd. Kifâye, 71.

2) İbn 'Uyeyne ve onun ez-Zührî'nin imlâ ettirişindeki arkadaşları. Râmahür­müzî, 8a;

3) Cerîr ve arkadaşı. Fasâvî, III, 264b; Râzî, 506.

[70] Meselâ bk:

1) Eyyûb. 'İlel, I, 24; Fasâvî, III, 69b; Kifâye, 240;

2) Azra, İbn Cübeyr (v.95)'in yanında tashih ediyordu. Hayseme, III, 178b;

3) Mâlik b. Enes. îbn Vehb'in Câmi'i, D. Veil'in yazdığı, Mukaddime, s. XV.

4) Haccâc b. Muhammed. 'İlel, I, 381.

5) Nâfi', talebelerinden, tashîh için kitablarını beraberlerinde getirmelerini is­tedi. Cami', 138b; İmlâ, 78;

6) Şu'be ve Gundar. Fasâvî, III, 185b; Tehzîb., IX, 97;

7) Süfyânü's-Sevrî, Zâ'ide'nin kitablarını tashîh etti. Ca'd, 246; Râzî, Mukad., 80. Süfyânü's-Sevrî, Yahya el-Kattân'dan da tashîh için kitablarını getirme­sini istedi; fakat Yahya kabul etmedi. Ca'd; 24; Râzî, Mukad, 80.

8) Urve, İmlâ, 78;

9) el-Kâsım b. Muhammed (v.1.05) oğlundan, el-Kâsım'ın Hadîslerini yazmakta olan yazan Talha'yi seyretmesini istedi. Talha, eğer el-Kâsım b. Muham-med'in oğlu yalan söylemek isteseydi buraya gelmezdi dedi. el-Kâsım, böyle demek istemediğini, fakat eğer yanlış yazarsa o takdirde kendisine yardım edilmesi niyetinde olduğunu söyledi. Râmahürmüzî, 63b.

Prof. Dr. Muhammed Mustafa, el-A’zami, İlk Devir Hadîs Edebiyâtı, İz Yayınları:

[71] Tahta parçalan ile diğer malzeme üzerine yazmak ve sonra da beyaza çekmek hususunda bk:

1) Abdüssamed ve onun Eyyûb'den edindiği kitabı. Fasâvî, III, 37b.

2) Ebûl-Velîd et-Teyâlisî'nin Şu'be'ye âit kitabı. Cami', 53a.

3) Ahmed b. Salih ve temize çekme usûlü. Fasavî, III, 136b.

4) İbn Cureyc ve usûlü. Cami' 188a.

5) Sa'îd b. Cübeyr ve istinsahı. Râmahürmüzî, 77b; Takyîd. 103.

6) Süleyman b. 'Abdurrahmân ve temize çekerken yaptığı hatâlar, Fasâvî, III; 27b; İbn Hacer, Hedyü's Sâri, 11,171,

7) Hasanül-Basrî diyor ki: "Tahta parçası olmadan tedris halkasına dâhil olan kimse, silahsız harbe katılan gibidir." Cami', 155a.

Prof. Dr. Muhammed Mustafa, el-A’zami, İlk Devir Hadîs Edebiyâtı, İz Yayınları: 175-176.

[72] Ebûl-Velid et-Teyâlisî ve kısaltma usûlü. Cami', 53a.

[73] Muhaddislere dâhil olmak isteyen yeni talebelerin Kur'ân'dan imtihan edilişi için bk.

1) A'meş imtihan ediyor. Râmahürmüzî, 9a; keza bk. Cami', 105a-b;

2) Atâ b. Ebî Rabâh, Bağdadî., X, 401-2;

3) Evzâl imtihan ediyor. Cami', 9b;

4) İbnl-Mübarek imtihan ediyor. Râmhurmuzî, 9b

5) Yahya b. el-Yemân, imtihan ediyor. CâtnV, 9b

6) ez-Zührî, İbn 'Uyeyne'yi imtihan ediyor. Huffâz, 1, 99.

[74] Tâbi'în zamanında talebeler, Hadîs öğrenmeye başladıkları zaman takriben yirmi

yaşlarında idiler. Râmahünnüzî, 6a.

1) Zühri, İbn TJyeyne için, gördüğü talebelerin en genci olduğunu ve onbeş ya­şında bulunduğunu söylemektedir. Râmahürmüzi, 6a.

2) Mûsâ b. İshâk, Kûfelilerin, çocuklarını Hadîs öğrenmeye 20 yaşında gönder­diklerini söyler. Râmahürmüzî,

3) es-Sevri ve Ebûl-Ahvas, Hadîs çalışmaya başlamak için 20 yaşını vermekte­dir. Râmahürmüzî,6b;

4) Suriyeliler 30 yaşında yazmaya başladılar.Kif&ye, 55;

5) Basralılar, 10 yaşındayken başladılar. Kifâye, 55;

6) İbn Hanbel, 16 yaşındayken başladı. 7/eZ,141b. Ma'amafih sonraki devirler­de bu tatbik edilmedi. ed-Deberî, 'Abdürrezâk'ın kitabını rivayet etmiştir. 'Abdürrezzâk ise öldüğü zaman 7 yaşından fazla değildi (Kifâye, 64). Eğer bir çocuk inekle eşeği birbirinden ayırabiliyorsa Hadîs Öğrenmeye başlayabi­lir denmiştir (Kifâye, 65). Bu devir, metinlerin tesbit edildiği ve öğrenmenin İsnâd-ı 'Âlî yolu ile bir kitab rivayet etmek mânâsına geldiği zamandı. Öte yandan, bilhassa ikinci asırda birçok 'ulemâ bazı 'âlimlerden rivayet ettikle­ri Hadîsler yüzünden zayıf sayıldılar. Sebebi de Hadîs âlimlerinin o Hadîs­leri yazdıkları zamanki gençlikleriydi. Meselâ: 'Amr el-Beyrûtî, EvzâTnin Hadîslerini rivayette zayıftır. Çünkü EvzâTden yazdığı za­man çok küçüktü (Râzî. III, 1,268; Mizan, 111,290). İbnül-Medînî'ye karşı yapılan benzer ithamlar için bk. Mîzân, III, 82; İbn Ebî Şeybe'ye karşı, Mizan, III, 82; ve Hişâm b. Hassân'a karşı, Kifâye, 54.                             

[75] Hocaya hizmet hakkında bk. ez-Zührî, aşağıdaki VIII. bölüm.

[76] Her hizmeti reddeden için, İbn İdrîs. CâmV, 85b

[77] Maddî yardım için; ez-Zührî, İslâm, V, 85b; Hasan b. 'Amâre, Mîzân, 1, 514; Ebû Hanîfe, Ebû YûsuFa para verdi.

[78] Yemek ikramı için, meselâ;

1) A'meş, Bağdadî., IX, II;

2) Alî b. Ca'd, Bağdadî., XI,361;

3) Enes b. Mâlik, Hanbel, III, 250;

4) İsmail b. 'Ayyaş, Huffâz, 1, 230;

5) ez-Zührî, aşağıda VIII. bölüm.

[79] Prof. Dr. Muhammed Mustafa, el-A’zami, İlk Devir Hadîs Edebiyâtı, İz Yayınları: 176-177.

[80] Yukarda, ez-Zührî, (s. 114-119).

[81] İmlâ, 58.

[82] Prof. Dr. Muhammed Mustafa, el-A’zami, İlk Devir Hadîs Edebiyâtı, İz Yayınları: 177-178.

[83] Yukarıya bk. s. 7-8; keza, Ernest Diez, "Mescid" mad. Tahsil ve terbiye merkezi olarak Cami': E.I. III, I. 352.

[84] Küttâb'a yapılan ilk atıflar için bk. İlm, 7a; İbn Sa'd, IV, 1,59; Hanbel, I, 389; İbn Habîb, el-Muhabber, 477; Hayseme, III, 98b; Sikât, 286-7; Râmahürmüzî, 7b; el-Keyserânî, 27; Tehzîb.,VIl, 276; VIII, 337.

[85] Açık yerlerdeki dersler için bk. İsmail b. 'Ayyaş. Bağdadî., VI, 222.