Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

İÇECEKLER KİTABI - Darimi - Icecekler

İÇECEKLER KİTABI2

1. Şarap Hakkında Gelen (Haber)2

2. Şarabın Haram Kılınmasının Nasıl Olduğu Hakkında. 2

3. Şarap İçene Sert Davranılması Hakkında. 2

4. Üzerinde Şarap İkram Edilen Bir Sofraya Oturma Yasağı3

5. Şarap Tutkunu Hakkında. 3

6. Şarapta Hiçbir Şifa Yoktur4

7. Şarap Nelerden Olur?. 4

8. Sarhoş Ediciler Hakkında Söylenenler4

9. Şarabın (Satılması) İle Satın Alınmasının Yasaklığı5

10. Şarap İçmenin Cezası6

11. Şarap İçene Sert Davranılması Hakkında. 6

12. Hz. Peygamber'e Şıra Yapan Kimse Hakkında. 7

13. Suya Konulup Bekletilen Hurma, Üzüm Vs. (Naki') Hakkında. 7

14. Toprak Testilerin Şırasından Ve Onların İçinde Şıra Yapmaktan Men’7

15. İki Karışığın Şıralarının Birlikte Çıkarılması) Yasağı Hakkında. 8

16. Üzüme "Kerm" İsmi Verilmesi Yasağı Hakkında. 8

17. Şarabın Sirke Yapılması Yasağı Hakkında. 9

18. İçmenin Sünnete Uygun Şeklinin Nasıl Olduğu Hakkında. 9

19. Kırbanın Ağzından İçme Yasağı Hakkında. 9

20. Üç Nefeste İçme Hakkında. 10

21. Tek Nefeste İçen Kimse. 10

22. Nehirden Ağzıyla Su İçen Kimse Hakkında. 10

23. Ayakta İçmek Hakkında. 10

24. Ayakta İçmeyi Mekruh Gören Kimse. 10

25. Gümüşle Kaplanmış Kapla İçmek. 11

26. Kap-Kacağın Örtülmesi Hakkında. 12

27. İçeceğin İçine Üfürme Yasağı12

28. Topluluğa İçecek Dağıtanın, Onların Son İçeni Olacağı Hakkında. 12


İÇECEKLER KİTABI

 

1. Şarap Hakkında Gelen (Haber)

 

2094. “Bize el-Hakem b. Nafi’ haber verip (dedi ki), bize Şuayb, ez-Zühri'den rivayet etti ki, O şöyle demiş: Bana Saîd ibnul-Müseyyeb haber verdi ki; O, Ebu Hüreyre'yi şöyle der­ken işitmiş:”

Hz. Peygamber'e (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), İliyâ'a yürütüldüğü gece[1] bir bardak şarapla bir bardak süt getirilmiş. O da onlara bak­mış, sonra sütü almış. Bunun üzerine Cebrail şöyle demiş:

"Seni "fıtrat'a (yani yaradılışa, hak dine uygun olana) götüren Allah'a hamdolsun! Şayet şarabı alsaydın, ümmetin azardı."[2]

 

2. Şarabın Haram Kılınmasının Nasıl OlduğuHakkında

 

2095. “Bize Ebu'n-Nu'man haber verip (dedi ki), bize Ham-mad b. Zeyd rivayet edip (dedi ki), bize Sabit, Enes'ten ri­vayet etti ki,” O şöyle demiş:

“Ben (üvey babam) Ebu Talha'nın evin­de (misafir) topluluğuna içki dağıtmaktaydım. (Enes) sözüne şöyle devam etti: O sırada şarabın haram kılındığı (hükmü) inmiş. (Enes) sözüne devamla dedi ki, bunun üzerine (Hz. Peygamber) bir tellala emretmiş, o da (bu hükmü) yüksek sesle duyuruyordu. O zaman Ebu Talha;

"Dışarı çık da bak, nedir bu?" demişti. Ben de çıkıp (bakmış ve gelip);

"Bu bir tellal şöyle bağırıyor: Haberiniz olsun ki, şarap haram kılınmıştır!" demiştim. Ebu Talha da hemen bana;

"Git, o (şa­rapları) dök!" demişti.

(Enes) sözünün devamında dedi ki, bunun üzerine Medine so­kaklarında (şarap) akmıştı. O (ayrıca) dedi ki, o gün onların şarabı, "fadih" (denilen şaraptandı). Sonra topluluktan birisi;

"Bazı insanlar, bu (şarap) karınlarında olduğu halde öldürülmüşlerdi, (onların du­rumu nasıl olacak?)" demişti de, Aziz ve Celil olan Allah şu ayeti indirmişti:

"İman edip iyi işler yapanların üzerine, (bundan böyle) sakınır ve imanlarında sebat ederlerse.., (önceden) tattıklarından dolayı bir günah yoktur."[3]

 

3. Şarap İçene Sert Davranılması Hakkında

 

2096. “Bize Halid b. Mahled haber verip (dedi ki), bize Malik, Nafi'den, (O da) îbn Ömer'den (naklen) rivayet etti ki,” O şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

"Kim bu dünyada şarap içer, sonra ondan tevbe etmez (ve o halde ölürse), Ahirette ondan yoksun bırakılıp kendisine (ahiret şarabı) içirilmez."[4]

2097. “Bize Muhammed b. Yusuf, el-Evzai'den rivayet etti ki, O şöyle demiş: Bana Rebia b. Yezid, Abdullah ibnu'd-Deylemi'den rivayet etti ki,” O şöyle demiş:

“Taif’te kendisine ait, el-Veht isimli bir bahçede Abdullah b. Amr ibni'l-As'ın huzuruna girmiş ve bir de görmüştüm ki; O, Kureyş'li bir gençle el ele! Bu genç şarap içmekle itham edilirdi. Bunun üzerine ben (Abdullah'a) şöyle demiştim: Bana senden ulaştı ki, sen bazı kötü alışkanlıklar hakkında Rasulullah'tan (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ri­vayet ediyormuşsun ki, O şöyle buyurmuş:

"Kim bir içim şarap içer­se, onun kırk sabah hiçbir namazı kabul olunmaz!" O genç, şarabın anıldığını işitince elini Abdullah'ın elinden çekmiş, sonra da dönüp gitmişti. O zaman Abdullah şöyle demişti:

“Allah'ım, ben hiç kimseye, söylemediğim şeyi iftirayla bana nisbet etmesini helal etmiyorum. Çünkü ben Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işitmiştim:

"Kim bir içim şarap içerse, onun kırk sabah hiçbir namazı kabul olunmaz. Sonra teube edip (içmeyi bırakırsa), Allah tevbesini kabul eder."

(Ravi demiş ki), artık (içki içenin tevbesinden) üçüncü (dönüşü) hakkında mı (buyurmuştu), dördüncü (dönüşü) hakkında mı, bil­miyorum; (Hz. Peygamber, ondan sonra artık onun tevbesinin kabul edilmeyeceğini açıklamış ve şöyle buyurmuştu):

"Ona Kıyamet günü,Cehennemliklerin vücutlarından çıkan irin ve benzen sıvılardan içir­mesi Allah'a hak olur!"[5]

 

Açıklama

 

Bu Hadisteki, şarap (sarhoş edici içki) içenlerin kırk sabah hiçbir namazlarının kabul edilmeyeceği hususu, şarap içenlerin kırk sabah kılacakları namazlara, namaz kılma emrini yerine getirmiş sa-yılsalar da, sevap verilmeyeceği şeklinde anlaşılmıştır. Nevevi'nin (Rahmetullahi Aleyh) açıklamasına göre her ibadetin iki yönü vardır: İbadet emrinin yerine getirilmesi, ibadetin yapılmasına sevap ve­rilmesi. İşte bu Hadiste, şarap içenlerin kırk sabah kılacakları na­mazlara sevap verilmeyişi, "namazın kabul edilmeyişi" şeklinde açık­lanmıştır. Şarap içmekten dolayı, kılınan bir namaza sevap verilmeyişinin sebebi ise şu olabilir: Kur'an-ı Kerim'de; "Şüphesiz namaz edepsizlik ve kötü şeylerden alıkor"[6] buyrulmaktadır. Şu halde namaz kılındığı halde, şarap içme kötülüğünün işlenmesi namazın hakkıyla kılınmadığım gösterir. Dolayısıyla böyle bir na­maza sevap verilmemektedir. Hadiste özellikle sabah namazının zik­redilmesi, bu namazın, günün en faziletli namazı olmasından dolayı olabileceği gibi, "kırk sabah" ifadesi ile "kırk gün"ün kastedilmiş ol­ması da muhtemeldir.

Hadisin verilen kaynaklarından Nesai'de, Hz. Peygamber'in (Sal-lallahu Aleyhi ve Sellem), içkiye 3. dönüşte, İbn Mace (Rahmetullahi Aleyh) ile Ahmed'in (Rahmetullahi Aleyh) bir rivayetinde ise 4. dönüşte artık tevbenin kabul edilmeyeceğini açıkladığı görülmektedir. Ahmed'in (Rahmetullahi Aleyh) bir rivayeti ise, Dârimî'ninki gibi, kesin değildir. Diğer taraftan, içkiye 3. veya 4. dönüşten sonra yapılacak tevbenin kabul edilmeyişi hususu, içki içmekten şiddetle sakındırma ve ondan dolayı ziyadesiyle korkutmanın bir ifadesi olmalıdır. Zira can boğaza gelinceye kadar tevbe kapısı açıktır. Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de şöyle buyurmuştur: "(Yaptığı günahın) bağışlanmasını isteyen kimse, günde yetmiş kere (tevbesinden) dönse de, (günahta) ısrar etmiş olmaz!"[7]

 

4. Üzerinde Şarap İkram Edilen Bir SofrayaOturma Yasağı

 

2098. “Bize Müslim b. İbrahim haber verip (dedi ki), bize el-Hasan b. Ebi Ca'fer rivayet edip (dedi ki), bize Ebu'z-Zübeyr, Cabir'den rivayet etti ki,” O şöyle demiş: Rasulullah (Sallallahu Aley­hi ve Sellem) şöyle buyurdu:

"Kim Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsa, üzerinde şarap içi­len bir sofraya oturmasın!"[8]

 

5. Şarap Tutkunu Hakkında

 

2099. “Bize Muhammed b. Kesir el-Basri haber verip (dedi ki), bize Süfyan, Mansur'dan, (O) Salim b. Ebi'l-Ca'd'dan, (O) Câbân'dan, (O) Abdullah b. Amr'dan, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki O şöyle buyurdu:

"Ne zina çocuğu, ne yaptığı iyiliği başa kakan (veya akraba ile alakayı kesen) kimse, ne anne-babaya itaatsizlik eden kimse, ne de şarap tutkunu olan kimse Cennet'e girmeyecektir."[9]

 

Açıklama

 

İnsanı ebedi mutluluktan, yani Cennet'e girmekten sadece "iman­sız" olarak ölmek mahrum eder. Bu sebeple, yukarıdaki Hadiste ol­duğu gibi, bazı günahları işleyenlerin Cennet'e girmeyeceğini be­lirten Hadisler, onların cezalarını çekmek veya bağışlanmak suretiyle günahlarından temizlenmedikçe, Cennet'e giremeyecekleri manasınadır.[10] Çünkü Cennet, tabir caizse, sadece günahsızları ala­cak şekilde programlanmıştır.

"Zina çocuğu'nun Cennet'e giremeyeceği hususuna gelince, âlimler, bu mealdeki Hadislerin sahih olmaları halinde, onların za­hiri manalarında olmayacaklarında ittifak etmişlerdir. Onların ba­zısına göre bu Hadislerin manası, "zina çocuğu", ana-babası gibi zina ederse, o günahtan temizlenmedikçe Cennete giremeyeceği şeklindedir. Buradaki "zina çocuğu" ifadesiyle, devamlı zina eden, zina düşkünü kimse de kastedilmiş olabilir. Nitekim Arapçada cesur kim­seye, "aslanın oğlu"; hırsıza, "dehlizlerin oğlu" dendiği gibi, dilimizde de dürüst, faziletli kimseye, "insan evladı" denir.[11]

 

2100. “Bize Ahmed ibnu'l-Haccac rivayet edip (dedi ki), bize Abdurrahman b. Mehdi rivayet edip (dedi ki), bize Şu'be, Mansur'dan, (O) Salim b. Ebi'l-Ca'd'dan, (O) Nubeyt b. Şeriften, (O) Câbân'dan, (O) Abdullah b. Amr'dan, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Selhm) (naklen) rivayet etti ki,”

O şöyle buyurdu:

"Ne ana-babaya itaatsizlik eden kimse, ne yaptığı iyiliği başa kakan (veya, akraba ile alâkayı kesen) kimse, ne de şarap tutkunu olan kimse Cennet'e girmeyecektir!"[12]

 

6. Şarapta Hiçbir Şifa Yoktur

 

2101. “Bize Sehl b. Hammad haber verip (dedi ki), bize Şu'be rivayet edip (dedi ki), bize Simâk rivayet edip dedi ki, Alkame b. Vail'i, babası Vail'den (naklen) anlatırken işittim ki,”

Suveyd b. Tank, Rasulullah'a (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şarap (yapmanın hük­münü) sormuş, (Rasulullah) da onu (şarabı) yapmaktan men etmiş. O; "(şarap) gerçekten ilaçtır" demiş. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş:

"O, kesinlikle ilaç değildir. Ak­sine o, hastalık (sebebidir)."[13]

 

7. Şarap Nelerden Olur?

 

2102. “Bize Ebu'l-Muğîre, El-Evzai'den haber verdi ki, O şöyle demiş: Ben Ebu Kesir'i, şöyle derken işittim: Ben Ebu Hüreyre'yi şöyle derken işittim:” Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: "Şarap şu iki ağacın, yani hurma ve üzüm ağaçlarının (meyvelerinden olur)."[14]

 

Açıklama

 

Şarap (hamr); üzüm, hurma, buğday, arpa ve bal gibi birçok ürün­den yapılabilmektedir. Yukarıdaki Hadiste sadece hurma ve üzümün zikredilmesi, şarabın daha ziyade bunlardan yapılmış ol­masındandır. Nitekim benzer bir kullanışla, "insanı doyuran ek­mektir" denilir. Halbuki, insan başka şeylerden de doyar.

Burada kaydedelim ki; şarap (hamr) kelimesinin, üzümden ya­pılan sarhoş edici içki için hakiki manada, diğerlerinden yapılanlar için mecazi manada kullanılmış olup olmadığına dair farklı görüşler ve bunlardan doğan bazı farklı hükümler vardır.[15]

 

8. Sarhoş Ediciler Hakkında Söylenenler

 

2103. “Bize Ubeydullah b. Abdilmecid rivayet edip (dedi ki), bize Malik, İbn Şihâb'dan, (O) Ebu Seleme'den, (O da) Hz. Aişe'den (naklen) rivayet etti ki,”

Rasulullah'a (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bal şarabının (hükmü) sorulmuş, O da şöyle buyurmuş:

"Sar­hoş eden her içki haramdır."[16]

2104. “Bize Muhammed b. Yusuf, İsrail'den, (O) Ebu İshak'tan, (O) Ebu Burde b. Ebi Musa'dan, (O da) babasından (naklen) haber verdi ki,” O şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beni ve Muaz b. Cebel'i Yemen'e görevli olarak göndermişti de şöyle buyurmuştu:”

"(Oranın içeceklerini) için, fakat hiçbir sarhoş edici içkiyi içmeyin. Çünkü her sarhoş edici içki haramdır."[17]

2105. “Bize Abdullah b. Saîd rivayet edip (dedi ki), bize Ebu Usame haber verip (dedi ki), bize el-Velid b. Kesir b. Sinan ri­vayet edip (dedi ki), bana ed-Dahhak b. Osman, Bukeyr b. Abdillah ibni'l-Eşecc'den, (O) Amir b. Sa'd'dan, (O) Sa'd'dan, (O da) Rasulullah'tan (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki,”

O şöyle buyurdu:

"Sizi, çoğu sarhoş eden şeyin azından da menediyorum."[18]

2106. “Bize Zeyd b. Yahya rivayet edip (dedi ki), bize Muhammed b. Raşid, Ebu Vehb el-Kelai'den, (O) el-Kasım b. Muhammed'den, (O da) Hz. Aişe'den (naklen) rivayet etti ki,” O şöyle dedi: Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), şöyle buyururken işittim:

"Muhakkak ki (onun) -Zeyd dedi ki, yani İslam'ın (hü­kümlerinin)- ilk tersine çevrilmesi, kabın -yani şarabın (hükmünün)-tersine çevrilmesi şeklinde (olacaktır)." Bunun üzerine;

"Ya Rasulullah, Allah onun hakkında açıklamış olduğu şeyleri açıklamış iken (bu), nasıl olur?" denilmiş, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de şöyle buyurmuştu:

"Onu başka bir isimle adlandıracak, sonra da onu helâl sayacaklardır."[19]

2107. “Bize Mervan b. Muhammed haber verip (dedi ki), bize Yahya b. Hamza rivayet edip (dedi ki), bana İbn Vehb, Mekhul'den, (O) Ebu Salebe el-Huşeni'den, (O da) Ebu Ubeyde ibnu'l-Cerrah'tan (naklen) rivayet etti ki,” O şöyle dedi:

"Di­ninizin öncesi Peygamberlik ve rahmettir. Sonra hükümdarlık ve rahmet, sonra toprak renkli (a'fer) hükümdarlık, daha sonra ise, za­manında şarap ve ipeğin helâl sayılacağı hükümdarlık ve zorbalık (olacaktır)."[20]

Ebu Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki:

"(Mervan'a), "a'fer = toprak renkli" kelimesi sorulmuş, O da;

"O (bununla) onu, kendisinde hiçbir hayır olmayan bir toprağa benzetiyor" cevabını vermişti."[21]

 

9. Şarabın (Satılması) İle Satın AlınmasınınYasaklığı

 

2108. “Bize Sehl b. Hamâd haber verip (dedi ki), bize Tu'me rivayet edip (dedi ki), bize Amr b. Beyan et-Teğlibi, Urve ibnu'l-Muğire b. Şu'be'den, (O) babasından, (O da) Rasulullah'tan (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki,” O şöyle buyurdu:

"Kim şarap satarsa, domuzları da parça parça edip (satsın!)"[22]

Ebu Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki:

"(Seneddeki Amr b. Beyan), ancak Ömer b. Beyan'dır."[23]

2109. “Bize Ya'lâ, Muhammed b. İshak'tan, (O) el-Ka'ka' b. Hakim'den, (O da) Abdurrahman b. Va'le'den (naklen) rivayet etti ki,” O şöyle dedi:

İbn Abbas'a şarap satmanın (hükmünü) sordum da O şöyle dedi: Rasulullah'ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sakif -veya Devs- (kabilesinden) bir arkadaşı vardı. (Bu arkadaşı) Mekke'de, fetih yılında, kendisine hediye edeceği bir kırba şarap ile (Hz. Pey-gamber'e) rastladı. O zaman Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem);

"Ey falan! Yüce Allah'ın onu haram kıldığını bilmiyor musun?" buyurdu. (İbn Abbas) dedi ki, bunun üzerine adam hizmetçisine dönüp;

"Git de onu sat" dedi. Bu sefer Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem),

"Ona ne emrettin, ey falan?" buyurdu. O da;

"Ona onu satmasını emrettim" ce­vabını Verdi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de,

"Şüphe yok ki, içilmesi haram kılınan şeyin satımı da haram kılınmıştır!" buyurdu ve emretti de, (şarap kırbası) vadiye boşaltıldı.[24]

2110. “Bize Muhamed b. Ahmed rivayet edip (dedi ki), bize Süfyan, Amr'dan -yani İbn Dinar'dan-, (O) Tâvûs'tan, (O da) İbn Abbas'tan (naklen) rivayet etti ki,” O şöyle dedi:

(Bir gün) Hz. Ömer'e, Semure'nin şarap sattığı haberi ulaşmıştı da, O şöyle de­mişti: Allah Semure'nin canını alsın! O bilmiyor mu ki, Hz. Pey­gamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

"Allah yahudilere lanet etsin! Onlara (hayvanların) içyağları haram kılınmıştı da onlar, onları "cemi" edip satmışlardı!"

Süfyan şöyle demiş:

"Onlar onları cemi etti" demek, "onlar onları eritti" demektir.[25]

 

Açıklama

 

Müslümanlar arasında şarap alım-satımı haramdır. Bazı âlimler Semure'nin, ganimet gibi bir yolla eline geçen şarabı, bu haramlık hükmünü bilmediğinden dolayı sattığını söylemişlerdir. İbnu'l-Cevzi (Rahmetullahi Aleyh) ve Kurtubi (Rahmetullahi Aleyh) gibi diğer bazı âlimler ise, Semure'nin bu şarap satışında şu üç ihtimalden birinin söz konusu olabileceğini söylemişlerdir: Birincisi, Semure bu şarabı ehl-i kitab'dan cizyelerinin karşılığı olarak almış ve onu şarabın müslüman olmayanlara satışının caiz olduğu kanaatiyle, müslüman ol­mayanlara satmıştı. İkincisi, O, hakiki şarabı değil, kendisinden şarap yapılacak olan üzüm suyunu satmıştı. Nitekim üzüm suyuna da şarap denilir. Üçüncüsü ise, O, şarabı sirkeye çevirmiş ve sirkeyi satmıştı. Hz. Ömer (Radıyallahu Anh), âlimlerin çoğu gibi, şarabın sir­keye çevrilmesinin helâl olmadığı kanaatinde idi. Kurtubi (Rah­metullahi Aleyh), İbnu'l-Cevzi'ye (Rahmetullahi Aleyh) uyarak, birinci ih­timalin daha makul olduğunu söylemiştir.[26]

 

10. Şarap İçmenin Cezası

 

2111. “Bize Asım b. Ali rivayet edip (dedi ki), bize İbn Ebi Zi'b, el-Haris b. Abdirrahman'dan, (O) Ebu Seleme'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki,” O şöyle dedi:   

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

"(İçki içen) sarhoş ol­duğu zaman onu kamçı ile dövün, sonra (ikinci defa) sarhoş olduğu zaman (yine) onu kamçı ile dövün; sonra (üçüncü defa) sarhoş olduğu zaman (yine) onu kamçı ile dövün; sonra (tekrar) sarhoş olduğu zaman, -yani dördüncüde- onun boynunu vurun!"[27]

 

Açıklama

 

Bu Hadis, dördüncü defa şarap içenin öldürüleceğini gös­termektedir. Ancak Hz. Peygamber'in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), dördüncü defa şarap içen biri kendisine getirildiğinde onu öldürmediği de nakledilmektedir.[28] Bundan dolayı, yukarıdaki Hadisin hük­münün müslümanlığın başlangıcında yürürlükte olduğu, sonradan bu hükmün kaldırıldığı ve ne kadar tekrar ederse etsin, şarap içenin öldürülmeyeceği hükmünün getirildiği söylenmiştir. Alimlerin cum­huru da, Hz. Peygamber'in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mezkur uy­gulamasına uygun görüş beyan etmişlerdir ki, bu da, yukarıdaki Ha­disin hükmünün mensuh olduğunun bir işareti sayılmıştır.[29]

 

11. Şarap İçene Sert Davranılması Hakkında

 

2112. “Bize Muhammed b. Yusuf, el-Evzai'den, (O) ez-Zühri'den, (O) Ebu Seleme'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (nak­len) haber verdi ki,” O şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

"Zina eden kimse, zina ettiğinde mü'min olarak zina etmez! Hırsızlık yapan kimse, hırsızlık yaptığında mü'min ola­rak hırsızlık yapmaz! Şarap (içen kimse de), onu içtiğinde mü'min olarak içmez!"[30]

 

Açıklama

 

Allah Azze ve Celle'nin, birbirleriyle çarpışan iki topluluğu mü'min olarak nitelemesi,[31] Hz. Peygamber'in; "Allah'tan başka hiç­bir ilah yoktur, diyen, sonra da bu (iman) üzerine ölen herkes, zina etse, hırsızlık yapsa da Cennet'e girecektir"[32] buyurması ve benzeri Ayet ve Hadisler, büyük günah işleyenlerin iman vasıflarını kaybetmediklerini göstermektedir. Bu sebeple yukarıdaki Hadis ile ben­zerleri, şu şekillerde anlaşılmışlardır: Büyük günah işleyenler, on­ları, olgun bir imana sahipken yapamazlar; büyük günah işleyenler, onları, kendilerine mani olacak imandan adetâ yoksun iken yaparlar; büyük günahlar, imansızlara yaraşır işlerdir...[33]

 

12. Hz. Peygamber'e Şıra Yapan Kimse Hakkında

 

2113. “Bize Yezid b. Harun, Abdulmelik b. Ebi Sü­leyman'dan, (O) Ebu'z-Zübeyr'den, (O da) Cabir'den (naklen) haber verdi ki,” O şöyle dedi:

"Hz. Peygamber'e (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tulumlarda şıra (nebiz) yapılırdı. Eğer bir tulum bulunamazsa O'na, taş çömleklerden bir kapta şıra yapılırdı."[34]

 

13. Suya Konulup Bekletilen Hurma, Üzüm Vs. (Naki')Hakkında

 

2114. “Bize Muhammet! b. Kesir, el-Evzai'den, (O) Yahya b. Ebi Amr eş-Şeybani'den, (O) Abdullah ibnu'd-Deylemi'den, (O da) babasından (naklen) haber verdi ki,”

Babası veya ken­dilerinden bir adam Hz. Peygamber'e (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sorup şöyle dedi:

"Ya Rasulullah, doğrusu biz, bildiğin yerden çıkıp geldik ve bildiğin kimselerin arasına indik. Şimdi bizim yardımcımız, dos­tumuz kimdir?" (Hz. Peygamber);

"Allah ve Resulü!" buyurdu. (Ed-Deylemi ve arkadaşları, daha sonra) dediler ki;

"Ya Rasulullah, ger­çekten bizler üzüm ve şarap sahipleriyiz. Şüphe yok ki, Allah da şa­rabı haram kılmıştır. O halde üzümleri ne yapalım?" (Hz. Pey­gamber);

"Onları kuru üzüm yapın!" buyurdu. Onlar;

"Peki kuru üzümü ne yapalım?" dediler. (Hz. Peygamber);

"Eski kırbalarda suya koyun. Onu sabah yemeğinizde suya koyun, akşam yemeğinizde (şer­betini) için. Akşam yemeğinizde suya koyun, sabah yemeğinizde (şer­betini) için. (Ancak onu eski kırbalarda suya koyun, küplerde suya koymayın). Çünkü onun (yani eski kırbalarda suya konulan kuru üzü­mün) üzerinden bir gün bir gece (veya "iki ikindi," dolayısıyla iki tam gün) geçince, o şarap olmasından önce sirke olur (ve yine de kul­lanılabilir!)"[35]

 

Açıklama

 

Bu Hadisin ilk ravisi Sahabi ed-Deylemi'ye (Radıyallahu Anh), Feyruz ibnu'd-Deylemi de denmektedir. Feyruz, Yemen'i işgal eden Habeşlileri oradan çıkarmak için Kisranın gönderdiği İran askerleri arasında Yemen'e gelip oraya yerleşmişti. Daha sonra Hz. Peygamber'in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Peygamberliğini duyup bir heyetle Medine'ye gelmiş ve müslüman olmuştu.[36]

 

14. Toprak Testilerin Şırasından Ve Onların İçinde Şıra Yapmaktan Men’

 

2115. “Bize Saîd b. Amir, Saîd b. Ebi Arûbe'den, (O) Katâde'den, (O) Azra'dan, (O da) Saîd b. Cübeyr'den (naklen) haber verdi ki,” O şöyle dedi:

İbn Ömer'e, toprak testilerin (içinde yapılan) şırayı sordum da, O;

"Bunu Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) haram kılmıştır" cevabını verdi. Daha sonra İbn Abbas'a rastladım ve O'na İbn Ömer'in sözünü haber verdim, O da;

"Ebu Abdirrahman (yani İbn Ömer) doğru söy­lemiş” dedi.[37]

2116. “Bize el-Hakem b. Nafi’ Şuayb b. Ebi Hamza'dan, (O da) ez-Zühri'den (naklen) haber verdi ki,” O şöyle dedi:

“Bana Enes b. Malik rivayet etti ki, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:”

"Kuru kabak ve ziftlenmiş testi içinde şıra yap­mayın!"[38]

2117. “Bize Ebu Zeyd haber verip (dedi ki), bize Şu'be, Selem b. Küheyl'den rivayet etti ki,” O şöyle demiş: Ebu'l-Hakem'i şöyle derken işittim: İbn Abbas'a toprak testilerin (içinde yapılan) şırayı sordum -veya (bu), O'na sorulurken işittim- de O;

"Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) toprak testilerle kuru kabak içinde şıra yap­maktan men etti" cevabını verdi. (Bunu) İbnu'z-Zübeyr'e de sordum, O da;

"Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) toprak testilerle kuru kabak (içinde şıra yapmayı) yasakladı" cevabını verdi. (Bunu) İbn Übeyy'e de sordum, O da İbn Abbas'ın dediği gibi söyledi.

(Ebu'l-Hakem) sözüne şöyle devam etti: İbn Abbas şöyle de dedi:

"Kimi Allah ve Rasul'ünün haram kıldığı şeyi haram kılmak sevindirirse -veya kim Allah ve Rasul'ünün haram kıldığını haram kılacaksa-, şırayı haram kılsın!"

 (Ebu'l-Hakem) sözünün devamında şöyle dedi:

“Bana kardeşim de, Ebu Saîd el-Hudri'den (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) toprak testilerle kuru kabak ve ziftlenmiş testi (içinde şıra yapmaktan), hurma koruğu ile kuru hurmayı (karıştırıp şı­ralarını birlikte yapmaktan) men etti.”[39]

2118. “Bize Ebu'n-Nu'man haber verip (dedi ki), bize Sabit b. Yezid rivayet edip (dedi ki), bize Asım, Fudayl b. Zeyd er-Rekaşi'den (naklen) rivayet etti ki;” O, Abdullah b. Muğaffel'e gelip;

"Bana, bize haram olan içecekleri söyle" demiş, O da;

"Şarap..." cevabını vermiş. O;

"Bu Kur'an'da var" demiş. (O zaman Abdullah) şöyle demiş:

"Sana sadece Muhammed (Rasulullah'ın) (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (ravi Abdullah, önce ya Hz. Peygamber'in ismini, veya "Ra­sulullah Muhammed'den..." diyerek Rasullük unvanını zikretmişti), buyurduğunu işittiğim şeyleri anlatıyorum: O, kuru kabak, yeşil top­rak testi ve ağaçtan oyulmuş kap (içinde şıra yapılmasını) ya­saklamıştı."[40]

 

Açıklama

 

Bu bölümde zikredilen kaplarda şıra yapılmasının yasaklanması hükmü, daha ziyade, onların şırayı kısa zamanda sarhoş edici içkiye çevirme özelliklerinden dolayıdır. Çünkü bu kaplarda şıra yapılması halinde şıra, farkına varılmadan sarhoş edici içkiye dönüşebilir, böy­lece şıra zayi edilmiş olur. Hatta bu durumda, şıra zannedilerek içki de içilmiş olabilir. Bunun yanında bu yasağın bir hikmeti de şu ol­malıdır: Bu kaplar cahiliye döneminin içki kaplan idiler. Şarap ya­saklanınca, onu hatırlatacak, bu kötü alışkanlığın haramlığına inanılsa da, devamında vesile yapılacak şeylerin, benzeri bir şekilde kullanılması uygun olmazdı. Bunun için onların şıra yapımında kul­lanılmaları yasaklanmıştı. Bu yasak daha sonra kaldırılmıştır. Alimlerin cumhurunun görüşü de bu yöndedir. Malik (Rahmetullahi Aleyh) ile Ahmed b. Hanbel (Rahmetullahi Aleyh) ise, bu yasağın devam ettiğini ve bu kaplarda şıra yapmanın mekruh olduğunu söy­lemişlerdir.[41]

 

15. İki Karışığın Şıralarının Birlikte Çıkarılması) Yasağı Hakkında

 

2119. “Bize Yezid b. Harun ve Saîd b. Amir -ki, (zikredilecek metnin) sözleri Yezid'in (rivayetine) aittir-, haber verip de­diler ki, bize Hişam, Yahya'dan, (O) Abdullah b. Ebi Katade'den, (O) babasından, (O da) Hz. Peygamber’den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) haber verdi ki,” O şöyle buyurdu:

"Renklenen koruk hurma ile olmuş taze kurmanın şıralarını birlikte yap­mayın. Kuru üzüm ile kuru hurmanın şıralarını da birlikte yap­mayın. Bunların her birinin şırasını tek başına, ayrı ayrı yapın!"[42]

 

16. Üzüme "Kerm" İsmi Verilmesi Yasağı Hakkında

 

2120. “Bize Osman b. Ömer rivayet edip (dedi ki), bize Şu'be, Simak'tan, (O) Alkame b. Vail'den, (O da) babasından (naklen) haber verdi ki,” Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

"(Üzüme) "kerm" demeyin, "ıneb" ve "hable" deyin!"[43]

 

Açıklama

 

"Kerm" ve "hable" aslında üzüm çubuğu, asma demektir. Cahiliye döneminde üzümün kendisine ve üzümden yapılan şaraba da "kerm" denilmekteydi. Zira onların kanaatine göre şarap, içeni "kerm" sa­hibi, yani iyi, kıymetli ve cömert yapmaktaydı, bu iyi vasıfların kay­nağı şaraptı.  Şarap haram kılınınca üzüme ve üzüm çubuğuna "kerm" denilmesi de yasaklanmıştı. Çünkü bunlara bu ismi vermek, şarap hakkındaki eski yanlış kanaati hatırlatıp şarap alışkanlığının devam etmesine yol açabilirdi. Bunun için üzüme "meb", üzüm çu­buğuna "hable" denilmesi emredilmişti.[44]

 

17. Şarabın Sirke Yapılması Yasağı Hakkında

 

2121. “Bize Abdullah b. Musa, İsrail'den, (O) es-Süddi'den, (O) Yahya b. Abbad'dan, (O da) Enes b. Malik'ten (naklen) ri­vayet etti ki,” O şöyle dedi:

Ebu Talha'nın himayesinde bazı yetimler vardı. O da onlar için şarap satın almıştı. Derken şarabın haram kılındığı (hükmü) inince O, Hz. Peygambere (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gelip bunu O'na bildirmiş ve

"Onu sirke yapayım mı?" demişti. (Hz. peygamber);

"Hayır!" buyurmuştu. Bunun üzerine O da onu dök­müştü.[45]

 

Açıklama

 

Bu Hadis şarabı sirkeye çevirmenin caiz olmadığını göstermektedir. Alimlerin cumhuru bu Hadisin zahirine uygun görüş beyan etmiş ve şarabın içine bir şey katarak sirkeye çevrilmesinin haram olduğunu söylemişlerdir. Şafiiler, şarabın içine bir şey kat­maksızın kendi kendine sirkeye dönüşmesi halinde helâl olacağı görüşündedirler. Hanefi'ler ise, şarabın sirkeye çevrilmesinin, içine bir­ şey katmakla da caiz olduğunu ve böylece onun temiz olacağını söylemişlerdir. Onlar bu konuda, şarabın sirkeye çevrilebileceğini gösteren, ancak zayıf oldukları belirtilen bazı Hadislere da­yanmakta, yukarıdaki Hadisi de şöyle yorumlamaktadırlar: Şarap haranı kılındığında halkın ona karşı bir meyli, bir şarap alışkanlığı vardı. Bu sebeple Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), şarabın sirkeye çevrilmesi vesile edinilerek bu kötü alışkanlığın sür­dürülmesinden endişe etmiş ve bu işlemi, şaraba olan meyil ta­mamen yok oluncaya kadar yasaklamıştı.[46]

 

18. İçmenin Sünnete Uygun Şeklinin Nasıl OlduğuHakkında

 

2122. “Bize Ebu'l-Muğire haber verip (dedi ki), bize el-Evzai rivayet edip (dedi ki), bize ez-Zühri, Enes b. Malik’ten rivayet etti ki,”

O, (bir gün) Rasulullah'ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), solunda Ebu Bekir, sağında köylü bir adam var iken süt içtiğini görmüştü. O zaman (Hz. Pegamber sütün) artanını köylüye verip,

"(İç), sonra (ar­tanı) sırasıyla sağdakine (ver!)" buyurmuştu.[47]

 

19. Kırbanın Ağzından İçme Yasağı Hakkında

 

2123. “Bize Affân haber verip (dedi ki), bize Hammâd b. Se­leme rivayet edip (dedi ki), bize Katâde, İkrime'den, (O da) İbn Abbas'tan (naklen) haber verdi ki,”

Rasulullah (Sallallahu Aley­hi ve Sellem) kırbanın ağzından içilmesini yasakladı.[48]

2124. “Bize Müslim b. ibrahim haber verip (dedi ki), bize Vuheyb, Halid el-Hazza'dan, (O) Ikrime'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki,” O şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kırbanın ağzından içilmesini yasakladı.[49]

2125. “Bize Yezid b. Harun, İbn Ebi Zi'b'den, (O) ez-Zühri'den, (O) Ubeydullah b. Abdillah'tan, (O da) Ebu Saîd el-Hudri'den (naklen) haber verdi ki,”

Hz. Peygamber (Sallallahu Aley­hi ve Sellem) kırbaların ağızlarını aşağı eğip onlardan içilmesini ya­sakladı.[50]

 

20. Üç Nefeste İçme Hakkında

 

2126. “Bize Ebu Nuaym haber verip (dedi ki), bize Azra b. Sabit, Sümâme'den rivayet etti ki,” O şöyle demiş: Enes kabdan (bir şey içtiğinde) iki veya üç defa nefes alırdı. O demiş idi ki,

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de kabdan (birşey içtiğinde) iki veya üç defa nefes alırdı.”[51]

 

21. Tek Nefeste İçen Kimse

 

2127. Bize İshak b. İsa, Malik'ten, (O) Eyyub b. Habib'den, (O) ez-Zühri'den, (O da) Ebu'l Musenna'dan (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Mervan'ın yanındaydım. Derken Ebu Saîd geldi ve (Mervan'ın sorusu üzerine) şöyle dedi: (Hz. Peygamber (Sal­lallahu Aleyhi ve Sellem) içeceğin içine üfürmeyi yasaklamıştı). Bunun üzerine bir adam; "ya Rasulullah, doğrusu ben tek nefesten suya kanmam. (Bunun için arada içine üfürerek nefes almam lazım)" de­mişti de (Hz. Peygamber); "Öyleyse kabı ağzından uzaklaştır, sonra nefes al/" buyurmuştu. (Adam bu sefer); "gerçekten ben (bazan içe­ceğin içinde) çer-çöp görüyorum. (Bunları uzaklaştırmak için yine suya üfürmem lazım?)" demiş, (Hz. Peygamber de); "O (içeceği, çer-çöp gidinceye kadar) dök!" buyurmuştu.[52]

2128. Bize Ebu'l-Muğire rivayet edip (dedi ki), bize el-Evzai, Yahya'dan, (O da) Abdullah b. Ebi Katâde'den (naklen) ri­vayet etti ki, O şöyle dedi: Bana babam rivayet etti ki, O, Hz. Peygamber'i (Sallaüaku Aleyhi ve Sellem), şöyle buyururken işitmiş:

"Biriniz işediğinde erkeklik organını sağ eliyle tutmasın, sağ eliyle istinca da etmesin ve (birşey içerken) kabın içine (üfürerek) nefes al­masın/"[53]

 

22. Nehirden Ağzıyla Su İçen Kimse Hakkında

 

2129. “Bize İshak b. İsa haber verip (dedi ki), bize Fuleyh b. Süleyman, Saîd ibnu'l-Haris el-Ensari'den, (O da) Cabir b. Abdillah'tan (naklen) rivayet etti ki,” O şöyle dedi:

Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Ensar’dan bir adama hasta ziyaretine gel­mişti. (Adamın evinin yanından) da bir su kanalı akıyordu. Derken (Hz. Peygamber) şöyle buyurdu:

"Eğer yanınızda, eski kırba içinde gecelemiş su varsa (ondan içelim). Yoksa (su kanalına) eğilip ağ­zımızla içeriz!"[54]

 

23. Ayakta İçmek Hakkında

 

2130. “Bize Mansur b. Seleme el-Huzai rivayet edip (dedi ki), bize Şerik, Abdulkerim'den, (O) el-Bera' b. İbneti Enes'ten, (O) Enes'ten, (O da) Ümmü Süleym'den (naklen) rivayet etti ki,”

Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir defasında) ayakta, kır­banın ağzından su içti.[55]

2131. “Bize Osman b. Ömer rivayet edip (dedi ki), bize İmran b. Hudeyr, Ebu'l-Bezri Yezid b. Utarid'den, (O da) İbn Ömer'den (naklen) haber verdi ki,” O şöyle dedi:

"Bizler, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında ayakta iken içer, yürürken yerdik."[56]

2132. “Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe haber verip (dedi ki), bize Hafs b. Ğıyas, Ubeydullah'tan, (O) Nafi'den, (O da) İbn Ömer'den (naklen) onun, (yani bir önceki Hadisin) benzerini ri­vayet etti.”[57]

 

24. Ayakta İçmeyi Mekruh Gören Kimse

 

2133. “Bize Müslim b. İbrahim haber verip (dedi kî), bize Hemmâm rivayet edip (dedi ki), bize Katâde, Enes'ten (nak­len) rivayet etti ki,” Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ayakta içmekten men etmişti.

(Katâde) demiş ki,

“Ben O'na (yani Enes'e, ayakta) yemeyi de sor­dum,” O da;

"Bu daha çirkin!" cevabını verdi.[58]

2134. “Bize Saîd ibnu'r-Rebi' haber verip (dedi ki), bize Şu'be, Ebu Ziyad et-Tahhan'dan rivayet etti ki, O şöyle demiş: Ben Ebu Hüreyre'yi, Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (şöyle naklederken) işittim:”

(Hz. Peygamber) ayakta içtiğini gördüğü bir adama,

"Kus!" bu­yurdu. (Adam);

"Niçin?" dedi. (Hz. Peygamber);

"Kedi ile birlikte iç­meyi arzu eder misin?" buyurdu. (Adam);

"Hayır!" dedi. (Bunun üze­rine Hz. Peygamber de);

"Öyleyse seninle birlikte ondan daha kötü olan, yani şeytan içmiştir!" buyurdu.[59]

 

Açıklama

 

Son iki bölümdeki Hadisler zahiren birbirine zıt gö­rünmektedirler. Buna "ihtilafu'l-Hadis" denir. Bu zıtlık, bunların bir kısmını tercih etmek veya bir kısmım nâsih, diğerlerini mensuh say­mak yahut hepsini muhtelif şekillerde te'vil etmek suretiyle gi­derilmeye çalışılmıştır. Bunlardan en uygunu, bu Hadislerin şu şe­kilde yorumlanmalarıdır: Ayakta su içmek, mekruhtur. Bunun hikmeti, âdâb-ı muaşerete aykırılığı veya sağlık için zararlılığı ola­bilir. Bununla beraber, bilhassa, oturma imkanı olmama, su kabının yukarıya asılı olması gibi hallerde ayakta içmek de caizdir. Bunun için Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), daha ziyade oturarak içmiş ve öyle yapılmasını emretmiş, ancak ayakta içmenin caizliğini göstermek için az da olsa, ayakta içtiği olmuştur. Yukarıdaki Ha­disleri bu şekilde anladığımızda, aralarında zıtlık kalmaz. Son Ha­disten ise, muhtemelen bir zaruret olmaksızın ayakta içilmesi ha­linde, içilen şeyin kusulmasının müstehab olduğu hükmü çıkarılmıştır.[60]

 

25. Gümüşle Kaplanmış Kapla İçmek

 

2135. “Bize Ahmed b. Yunus haber verip (dedi ki), bize Leys b. Sa'd, Nafi'den, (O) Zeyd b. Abdillah b. Ömer'den, (O) Ab­dullah b. Abdirrahman b. Ebi Bekr'den, (O da) Ümmü Seleme'den (naklen) rivayet etti ki, O kendisine (yani Ab­dullah'a) haber vermiş ki,” Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş:

"Gümüş bir kap ile içen kimse, karnına ancak gurul gurul Cehennem ateşi dökmüş olur!"[61]

2136. “Bize Osman b. Ömer rivayet edip (dedi ki), bize İbn Avn, Mücahid'den, (O da) Abdurrahman b. Ebi Leyla'dan (naklen) rivayet etti ki,” O şöyle dedi:

“Biz Huzeyfe ile beraber Medain'e çıkıp (gitmiştik). Derken (Huzeyfe) su istemiş ve bir ağa O'na gümüş bir kap ile (su) getirmişti. (Huzeyfe) de onu (ağanın) yüzüne atmıştı. O zaman biz (kendi aramızda);

"Bir şey söylemeyin! Çünkü biz O'na (bunun sebebini şimdi) sorarsak, (bunu) bize anlatmaz!" de­miştik. Bir müddet geçince O,

"Biliyor musunuz, onu niye attım?" de­mişti. Biz de;

"Hayır!" demiştik. Bunun üzerine O;

"Ben gerçekten onu (bundan) men etmiştim. (Ama o yine vazgeçmemiş!)" demişti. (Huzeyfe sonra) Hz. Peygamberin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) altın ve gümüş kaplarla içmeyi, ipek ve (ipek karışımı bir kumaş olan) dibayı giymeyi yasaklamış ve

"Bunlar şu dünyada o (kâfirler) için, Ahirette ise sizin içindir" buyurmuş olduğunu zikretti.[62]

 

Açıklama

 

Bu Hadisin Buhari'deki bir rivayetinde[63] ve diğer Hadislerde altın ve gümüş kaplarda yemek yemenin de yasaklanmış olduğu bil­dirilmiştir. Alimlerin cumhuru da bu Hadislere dayanarak altın ve gümüş kaplarda yeme-içmenin haram olduğunu söylemişlerdir. On­lara göre altın ve gümüş kapların; sürme kutusu, güzel koku kutusu gibi, yeme-içme dışındaki işlerde kullanılmaları da haramdır. Emir Yemâni (Rahmetullahi Aleyh) ile Kadı Şevkani (Rahmetullahi Aleyh) ise, altın ve gümüş kapların yeme-içme dışındaki işlerde kul­lanılmalarının caiz olduğunu söylemişlerdir.[64]

 

26. Kap-Kacağın Örtülmesi Hakkında

 

2137. “Bize Ebu Asım, İbn Cüreye'den, (O) Ebu'z-Zübeyr'den, (O da) Cabir'den (naklen) haber verdi ki,” O şöyle dedi:

Bana Ebu Humeyd rivayet edip dedi ki; Rasulullah'a (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) süt getirmiştim de O;

"Bunu, üzerine enlemesine bir ağaç parçası koyarak da olsa, örtseydin ya!" buyurmuştu.[65]

2138. “Bize Amr b. Avn, Halid'den, (O)  Sehl'den, (O) ba­basından, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki,” O şöyle dedi:

"Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize, abdest suyunu örtmeyi, tulumun ağzını bağlamayı ve kap-kacağı tersine çevirmeyi emretti."[66]

 

27. İçeceğin İçine Üfürme Yasağı

 

2139. “Bize Halid b. Mahled haber verip (dedi ki), bize Malik, Eyyub b. Habib'den, (O da) Ebu'l-Musenna el-Cuheni'den (naklen) rivayet etti ki,” O şöyle dedi:

Mervan, Ebu Saîd el-Hudri'ye, "Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), içeceğin içine üfürmekten menederken işittin mi?" dedi, O da;

"Evet" karşılığını verdi.[67]

2140. “Bize Amr b. Avn, İbn Uyeyne'den, (O) Abdulkerim el-Cezeri'den, (O) İkrime'den, (O da) İbn Abbas'tan (naklen) haber verdi ki,” Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), içeceğin içine üfürmekten men etti.[68]

 

Açıklama

 

Bu Hadislerdeki içeceğin içine üfürme yasağı, başkalarıyla bir­likte aynı kapta içilen veya artanı başkalarına verilecek olan içe­cekler hakkındadır. Çünkü bu, sağlık açısından zararlı olabileceği gibi, birlikte içenlerin tiksinmesine de sebep olabilir.[69]

 

28. Topluluğa İçecek Dağıtanın, Onların Son İçeni Olacağı Hakkında

 

2141. “Bize Affân b. Müslim rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme ve Süleyman ibnu'l-Muğire, Sabit'ten, (O) Abdullah b. Rebah'tan, (O da) Ebu Katâde'den (naklen) ri­vayet etti ki,” O şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

"Topluluğa içecek dağıtan, onların son içenidir!"[70]

 



 

 

[3] Buhari, Tefsir, 5/11(5/190); Müslim, Eşribe, 3(3/1570); Ebu Davud, Eşribe, 1(3/325); Nesai, Eşribe 2(8/254); Muvatta, Eşribe, 13(2/846-847); Müsned, 3/189-190. 227. Sonda zik­redilen ayet, Maide: 5/93. Ayetidir. Ebu Muhammed Abdullah b. Abdirrahman ed-Darimi es-Semerkandi (Abdullah Aydınlı), Sünen-i Darimi Tercüme Ve Şerhi, Madve Yayınları, Mave Ofset, İstanbul, 1996: 4/375-376