Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Hadis - Nikah - Musnedihanife

 

NİKÂH BÖLÜMÜ

 

(25 Hadistir)

 

255/1  Abdullah'ın [İbn-i Mesud) «RA» şöyle dediği rivayet edildi:

 Resulullah (S.A.) bana hacet yani nikâh hutbesini öğretti; şöyledir: «Hamd Allah'a mahsustur. O'r?a hamd eder, O'ndan yardım diler, O'n-dan mağfiret bekler, O'ndan 'kurtuluş niyaz ederiz. Allah kimi doğru yola getiıirse onu saptıracak yoktur. Saptırdığı kimseyi de doğru yola -gitirecek yoktur. Allah'tan 'başka Allah olmadığına ve Muhammed'in O'nun ku­lu ve elçisi olduğuna şahadet ederiz,» «Ey iman edenler! Allah Tealâdan nasıl korunmak gerekse öyle 'korunun. Ve ancak müslüman- olduğunuz halde ölümü bulun.» [1]

 «AllaMi Teâlâdan kotfkun iki, tabirinizden birşey isterseniz O'nu vesi'le edinip istersiniz. Ve hrstm'Iik bağlarını 'kırmaktan sakının. Allah, üzerinizde gözeticidir.» [2] «'Ey jman edenler! Allah-u Teâ­lâdan "korkun. Ve sözün doğrusunu söyleyin. Tâ ki amellerinizi islâh, gü­nahlarınızı -mağfiret buyursun. Kim Allahu Teâlâya ve Resulüne itaat ederse, O'nun nezdinde bütün istekleri husul bulur. Ve dünyada hamid ve ankette said olur.» [3]

 

256/2   Ebû Mûs'ntn şöyle dediği rivayet edildi';

 «Resûiullâh  (S.V.)  buyurdu *ki:»

«Evleniniz! Zira ben diğer ümmetlerle, sizin sayınız ile rekabet ede­ceğim.»

 

257/3  ibn-i Ömer'in şöyle dediği rivayet edildi:

Resûlullah (S.V.) buyurdu -ki:                                    .      

Genç (bâ'kire) kızlarla evleniniz. Zira rahimleri dafha çabuk döI tutar, ağızları daha güzel kokar, ve ('kocaları ile geçimleri, anlaşmaları hususun­da) en güzel ahlâka sahiptirler.»

 

258/4   Zeyd İlbn Sabit'ten rivayet edildi-:

r gün) Zeyd, Hz. PeygarrtberMn huzuruna gelmişti. Sordu-

«Yâ Zeyd, evlendin- rm'-?»

Zeyd: «Hayır» dedf.

Bunun üzerine Resûlullah (S.V) ona şu öğüdü verdi:

«Evlen ki haramlardan datıa çok sakınabilesin. Bir de şu beş kadın-dan biriyle şaton evlenme:»                     .                                     

«Şehbere,» «Neftbere,» «Lefobere,» «He'bdere» ve «1-etûf.»

Zeyd:                                                 ,                    .

«Ey Allah'ın. Resulü, bu saydığın nasıl kadmterdan ilmeni.» deâî. Hz. Peygamtber açıkladı:               .               -

«ŞeNbere»: Gö'k gözlü şişman kadındır. Nebbere: Zayıf, ince, uzun ka­dındır. Lehbere: Şehveti kırılmış yaşlı kadındır. Hebdere: Aşırı kısa boylu (şişman) kadındır. Letûf'a gelince, o da, senden önce bir başka kocadan çocuğu bulunandır.»

Eş-Şeybânî dedi ki:   «Ebû   Hanife,  bu   hadisi   müzâkere ederken, çok

 

259/5  Afodul- Meli'k, Şamlı birinden rivayet edere'k dedi ki:

Nebî (S.V.) e bir adam gelerek:

«Ey Allah'ın Resulü:  dedi, falan  kadınla evleniyorum.» .  Hz. Peygamber de onunla evlenmemesini- tembih etti. Bir müddet son­ra tekrar geldi, yine evlenmemesini söyledi. Üçüncü bir sefer geldi, yine izin vermedi. Ve:

«Bana göre, çocuk doğuran zenci bir kadın, kısır olan güzel bir kadın­dan daha iyidir.» buyurdu.

 

260/6  Ibn-i Bureyde'nin şöyle dediği rivayet edildi:

«Bir gün Hz. Peygamber'ı'n huzurunda, uğursuzluk inancının doğru olup olmadığı tartışıyondu.

Resûlullah [S.V.)  şöyle buyurdu:

«Şu üç şey (in  bazısı):  ev, at ve kadın, uğursuzdur:  [Şöyle ki):

Oturanlara dar gelen-, ve kötü komşuları olan bir ev uğursuzdur.

Sahibini  beslemiyen  sert başlı  at da  uğursuzdur.

Kadının  uğursuzluğu da kısır olmasıdır.»

E!-Hasan  İbn  Süfyân:  (Hadisin  sonunu)  şöyle rivayet etti:

«{Kadının  uğursuzluğu, 'kötü  huylu  ve  kısır  olmasıdır.»

Diğer bir rivayette (şöyle dedi):

«Eğer bir şeyde uğursuzluk varsa, o da:  evde atta ve kadındadır:

Oturana dar gelen ev uğursuzdur.

Kadının uğursuzluğu, kötü huylu, rahminin- kısır olmasıdır.

Atın uğursuzluğuna gelince: O da sert başlı serkeş olmasıdır.

 

261/7  İbn-i Abbas'ın şöyie dediği rivayet edildi:

Peygamber Sallallahü  aleyhi ve sellem, (ıkızı) Fatma'ya:   «Ali seninle evlenmek istiyor»  diye danıştı.

 

262/8  Ebû   Hüreyrenİn şöyle  dediği  rivayet edildi:

Peygamber  [S.V.),  kızlarından  birini  evlendirmek  istediğinde:

«Falar (erkek) falan (kızi) anıyor» diye (onunla) konuşur, daha sonra

cnu  evlendirirdi.

Nebi (S.A.V.) kızlarından birini evlendirmek İstediği zaman, onur.- hüc­resine gider:

«Falan  «erkek» falan  «ki2i» anıyor der sonrada onu eviendirirdi. 

Diğer 'bir rivayette şöyle dedi:

Hz. Peygamber'den, kızlarından biri, istenince, onun hücresine gider: «Falan (erkek) faian (kızı) anıyor» der gider, ve ondan sonra nikâhını kivardı  fevlendirirdi).

 

263/9  Cabir  ibrv Abdullah'ın  şöyle dediği  rivayet edıldı:

 Hz   Aişe (R) nın  yanında  (büyütüp)  evlendirdiği yetim bir kızın ciha­zının  masrafın,  Resûlullah  (S.V.)  kendi  bütçesinden  ödedi.     

 

264/10   Ebû  Hüreyre'nİn  şöyle dediği rivayet edildi:

Resûiullah CS.VJ buyurdu ki:

Bakire (kız), ancak izni' alındıktan sonra nikahlanır/ Sükût etmesi, ni­kâhına izin verdiğini gösterir.

Dul (Kadın) da, kabul ettiğini sözle ifade etmesinden sonra onunla ni-'kâhlanır.»

Diğer bir rivayette (şöyle dedi):

«Bakire ('kız) ancak izni alındıktan sonra evlendirilir. Sükût etmesi, ev­lenmesine izin verdiğini gösterir.

Dul (Kadın) da, kabul ettiğini ancak diliyle söyledikten sonra, evlen­dirilir.

Diğer bir rivayette (şöyle dedi):

«Bakire Okiz) ancak izin aldılktan sonra nikahlanır. Sükût ederse, bu onun kabul ettiğini gösterir.

Dul (kadın) da kabul ettiğini diliyle söyledikten sonra ancak nikahla­nır.

 

265/11   İbn-i Ab'bâs'ın şöyle dediği rivayet edildi:

«Bir kadının kocası  ölmüştü. Bir müddet sonra çocuğunun amcası  ge­lerek ona evlenme teklif etti. Fakat kadının babası  kızını adama vsrmsdi, ' bir başkasına verdi.

Kadın  Hz. Peyganrrber'e  geler&k  durumunu anlattı. ' Resûluliaih  (S.V.)  adama haber gönderdi. O  da geidi.

«Bu kadın neler söylüyor?» diye adamla konuştu.

Adam:

«Doğru söylüyor. Ancak kentlisini istediği adamdan daha iyi olan i:i-rine verdim.» deyince, Hz. Peygamber, kadınla yeni kocasının- izdivacını fesh etti: ve onu, çocuğun amcası' ile evlendirdi.

Diğer bir rivayette (şöyle dedi):

«Esmâ'yı babasından, çocuğunun amcası ile bir başkası istemişti. Ba­bası onu bu ikinci şahsa verdi.)Esmâ Hz. Peygamber'e gelerek bu evlenme­yi şi»kâyet etmesi üzerine onu kocasından ayırıp çocuğunun- amcası ile evlendirdi.»

Başka  bir rivayette  (şöyle dedi):

«Kocası ölen bir l.adma, çocuğunun amcası evlenme teklif etti. Kadı­nın  babası,  kızının   izni  olmaksızın onu  bir başkası  iie evlendirdi.

Bunun üzerine kadın, Hz. Peygambere gelip bunu anlattı. Nebî (S.V.j babasını getirterek sordu:

 «Onu evlendirdin öyle mi?»

Adam: — «Onu  daha  iyi  biriyle  evlendirdim?»  deyince,

Resûlullah (S.V.) Onu Onun kocası ile oian izdivacını fesh edip, çocu­ğunun amcası ile evlendirdi.

Diğer bir rivayette (şöyle dedi):

«Kocası ölüp ondan 'bir çocuğu bulunan bir kadını, çocuğunun amcası babasından istedi.

Kadın:   «Beni   onunla  evlendir!»   diye babasına   söyledi.

Etebası  reddedip ,onun istemediği biriyle evlendirdi.

Bunun üzerine kadir? gelip Hz. Peygarrvber'e durumu haber verdi.

Resûluİİah  (S.V.)  babasından sordu: O  da:

«Evet, dedi,  kendisiyle evlendirdiğim  adam, çocuğun amcasından da­ha iyidir.»

Bu cevap üzerine Resûlullah (S.V.) kadını 'kocasından ayırıp, çocuğu­nun amcası  ile evlendirdi.»

 

266/12   Ebû  Saîd El-Hudrî'nin şöyle dediği  rivayet edildi1:

 «Kadir?, halası ve teyzesi (sağ iken) oniarın kocaları ile üzerlerine ev-lendirüımez.»

 

267/13    Câbir İbn A'bdillâh ile Ebû Hüreyre'nrin şöyle dedikleri rivayet edildi:

 «Kadın  ne halası  ne teyzesi üzerine nikahlanmaz. Ve yine yaşlı ka­dın kendisinden küçü'k olan kadının üzerine nikahlanmaz.» [4]

 

268/14   Enes'in şöyie dediği  rivayet edildi.

 «Nebi  (S.V.)  Muta (nikâhını) yasak etti.»

 

269 15   İbn Ömer'in  şöyle dediği rivayet edildi:

«Resûlutiah   (S.V),  Muta   (nikâhını), Hayber  savaşında yasak  etti.»

 

270/16   İbn Ömer'in şöyle dediği rivayet edildi:

«Hz.   Peygamber,  mutakâhiyle)  kadın  almayı yasak etti:.

 

271/17   Âl-i Sebre'den birinin söyie  dediği rivayet edildi:

«Nebi fS.V.),  muta (nikâhiyie}  kadın almay:  Mekke'nin fefhi günü ya­sak etti.»

Diğer  bir  rivayette:   «Fetih senesinde»  dendi.

 

272/18   Sebre'nin  şöyle  dediği   oğiu (Rebî)  tarafından rivayet edildi:

 «Resûluilch  (S.V.). muta  (nikâhiyie)  kadın  almayı  Mekke'nin fethi gü- yasak eni.»

(1)    Diğer  bir rivayette  (şöyie  dedi):

«...  Muta  (nikâhını) hac senesi yasak etti.»

(23    Başka  bir rivayette  (şöyle  dedi) :

«Resûlullâh (S.V.) muta (nikâhiyie) kadın almayı fetih, günü yasak etti.»

 

272/19 ibn  Ö-mer'in şöyie  dediği  rivayet  edildi:

"Hz,  Peygamber,   Hayber savaşının yapıldığı  yıl,  ehlî merkeplerin  Si­lerini yemeği ve muta (nikâhiyie) kadın almayı yasak etti.»

 

273/20   Abdullah Ibn-i  Mesud'un şöyle dediği rivayet edildi:

«Azlin  [5] hükmü, İbn Mesûd'a soruldıh O da şöyle cevap verdi..

«— Şüphesiz -Hz.  Peygamber buyurdu  ki1:»

•— Var olması için Allah'ın ahit yaptığı bir şey sert bir kayaya tev­di edi'lmiş oisa bile, âlem-i vücutta o şeyin yine vücuda geleceği şüphe­sizdir.»

 

274/21  Hz. Peygamber'in hanımı Hafsa'dan Ebû Yusuf İbn Mâhiık rivayet edek dedi ilci:

'Bir kadın Hafsa'ya gelerek:

Kocam, istemediğim halde, yan üstü yatırarak benimle münasebet­te bulnuyor,» dedi.                                                                                        

Bu söz Hz. Peygam'ber'e ulaşınca:

«Merkez ayni olmak şartıyla bir sakınca yoktur.» buyurdu.

 

275/22  Ebû Zerr,   Hz.  Peygamber'in  şöyie  dediğini  rivayet etti:

«Cinsîmünasebette kadınların  arka yoliarını kullanmak  haramdır.'

 

276/23   Abduİlah   İbn -Mesûd'un   şöyle dediği   rivayet edildi:

 «Cinsî münasebette   kadıniarın  arka yollarını ıkullanmamiz bize  nehy edildi.»

 

2?7/24   İbn Mesûd'un şöyle dediği rivayet edildi:

«Kadınların arka yollarının'kullanılması haramdır.»

 

278/25   Ömer İbn ül-Hattâb (R.A), Hz.-Peygamber'in-'şöyle buyurduğunu riva­yet etti:

«[Doğan) çocuk yata'k -sahibine aittir. Zina eden erkek için de taş (re­cim) vardır.» [6]

 

279/1  İbn Ömer'in şöyle dediği rivayet edildi:

Hâmile olan cariyelerle  [7]  çocuklarını doğurmalann'dan önce, cinsî münesetoette ıbulunulmasını Hz. Peygamber nehy etti.»

 

280/1  Hz.  Ali'nin  şöyle dediği   rivayet  edildi;

Resûlullah (S.V.) buyurdu-ki:                                       .

«Nesep ci'hetinden (evlenmeleri) haram olan, memeden süt emme ile de'haram olur. Bunun azı da çoğu da birdir.»

 

281/2  Hz.  Aişe'nifi  şöyle dediği rivayet edifdi:

Hz. Arşenin evine Efleh bin Ebî-ÎKuays gelerek girmek için ondan izin istedi.

Efleh:

«— Ben senin amcanım, neden yüzünü örtü yorsun?.» deyince:

Hz. Aişe «Nasıl sen benim amcam olursun!?- diye (hayretle) cevap verdi.

Efleh: — «Kardeşimin karısı kardeşimden olan çocuğunun sütüyle se­ni  emzirdi.» diye açıkladı.

Hz. Aişe: «Bu durumu Resûlullah (S.A.) e açtım: dedi, bana şöyle ce­vap verdi:

«Allah iyiliğini versin, bilmiyormusun ki, nesep cihetinden haram olan,  süt cihetinden de haram olur!»



[1] Âli  İmrân  s. (3). â.  102

[2] Nisa  S." 141. â.  1.

[3] Ahzâb   S.   (33), â.   70-71.

 

[4] Büyük ve küçükten kasıt şudur:  -Teyze, kız kardeşinin kızı üstüne, hala da er­kek  kardeşinin   kızı üzerine  ni'kâhianamaz.- (Alî,  S.   127)

[5] Cinsî   münasebette,   meninin   dışarı   akıtılmasına   denir.

[6] Evlilik  dış! olan  çocuğa,  onun babası   sahip  çıkamaz.  Çocuk nikâhlı  karısından yahut  azatiı  cariyesinden doğan erkeğe ait olur.

[7] Bu yasak, cariyeyi  hamileyken satın  almış, veya  hibe, yahut miras yoluyla ma­lik -olmuş  <kimse  içindir.   Hamileyken mülküne  geçen  böyle  bir cariye  doğum yapmakla, rahmini temizlemiş olur.