Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Namaz - 15. Sayfa

14- KIBLE KİTABI. 1

1. Helada Kıble Tarafına Dönülmemesi 1

2. Büyixî Ya Da Küçük Su Dökerken Kıbleye Dönmekte Mahzur Olmayan Haller. 1

3. Kıble Tarafına Tükürülmesi 1

4. Kıbleyle İlgili Çeşitli Rivayetler. 2

5. Mescid-İ Nebevtnin Kutsiyeti 2

6. Kadınların Camiye Namaza Gidebilmesi 2

 

14- KIBLE KİTABI

 

1. Helada Kıble Tarafına Dönülmemesi

 

1. Resûlullah'ın (s.a.v.) arkadaşı Ebû Eyyüb el-Ensari Mı­sır'da iken şöyle derdi: «İnanın ki şu helaları ne yapacağımı bilmi­yorum! Çünkü Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştu: «Sizden bi­ri büyük veya küçük su dökmeye gittiği zaman önünü veya arkasını kıbleye karşı döndürmesin.»[1]

 

2. Nafi’, Ensardan bir adamdan naklediyor: Resûlullah, (s.a.v.) büyük ya da küçük su dökerken kıbleye karşı dönmeyi ya­saklamıştır.

 

2. Büyixî Ya Da Küçük Su Dökerken Kıbleye Dönmekte Mahzur Olmayan Haller

 

3. Abdullah b. Ömer'den: Diyorlar ki: «def-i hacete oturduğu­nuz zaman kıbleye ve Beytülmakdise karşı dönmeyiniz.» Ben bir defasında evimin damına çıkmıştım, Resûlullah'ın (s.a.v.) iki ker­piç üzerine çıktığım ve Beytülmakdis'e karşı da dönmüş olarak def-i hacet yaptığını gördüm.

Daha sonra: «Her halde sen de uylukları üzerine yatarak na­maz kılanlardansın.» dedi. Ben de: «Vallahi bilemiyorum.» diye karşılık verdim.

İmam Mâlik, uylukları üzerine yatarak namaz kılmayı, sec­deye varıldığı zaman dizler yerde iken vücudu uyluklardan ayır­madan tamamen yere ve uyluklar üzerine yapıştırmak şeklinde tarif etmiştir.[2]

 

3. Kıble Tarafına Tükürülmesi

 

4. Abdullah b. Ömer'den: Resûlullah (s.a.v.) kıble tarafındaki duvarda tükürük görmüştü, hemen onu kazıdı. Sonra da cemaate dönerek:

«— Namaz kılarken kıble tarafına tükürmeyiniz. Çün­kü namaz kılarken Allah Teâlâ'nın huzurunda sayılırsı­nız.» buyurdu.[3]

 

5. Resûlullah (s.a.v.)'in zevcesi Hz. Âişe'den: Resûlullah (s.a.v.) kıble tarafındaki duvarda tükürük (balgam) görmüştü, onu hemen kazıdı.[4]

 

4. Kıbleyle İlgili Çeşitli Rivayetler

 

6. Abdullah b. Ömer anlatıyor: Halk sabah namazında Küba mescidinde iken biri gelerek:

«— Bu gece Resûlullah' a (s.a.v.) bir ayet gelmiş, bundan sonra Kâ*be'ye dönmesi emredilmiş, siz de oraya yönelin dedi. O sırada Şam'a (Kudüs'e) yönelmişlerdir. Bunun üzerine hemen yönlerini Kabe'ye doğru döndüler.[5]

 

7. Saîd b. Müseyyeb'den: Resûlullah (s.a.v.), Medine'ye hicret ettikten sonra altı ay kadar namazı Beytü'l-Makdis'e (Kudüs'e) doğru dönerek kıldı. Daha sonra Bedir harbinden iki ay kadar ön­ce kıble Kâ'beye çevrildi.[6]

 

8. Ömer b. Hattab'dan: «Yüzünü Beytullah'a karşı dönmek şartıyla doğu ile batı arası hep kıbledir.»

 

5. Mescid-İ Nebevtnin Kutsiyeti

 

9. Ebû Hüreyre'den: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: «Benim bu mescidimde kılınan bir rekât namaz, Mescid-i Haram hariç diğer bütün mescitlerde kılınan bin rekât na­mazdan daha efdaldir.[7]

 

10. Ebu Hüreyre'den veya[8] Ebû Saîd el-Hudrî'den: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: «Evimle minberim arası cennet bahçelerinden bir bahçedir. Minberim ise Havz'ımın üze­rindedir.»

 

11: Abdullah b. Zeyd el-Mâzini'den: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: «Evimle minberimin arası, cennet bahçele­rinden bir bahçedir,»[9]

 

6. Kadınların Camiye Namaza Gidebilmesi

 

12. Abdullah b. Ömer'den: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyur­muştur: «Allah'ın cariyelerinin, (yani kadınların) Allah'ın mescitlerine gitmelerine engel olmayınız.»[10]

 

13. Büsr b. Saîd'den: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: «Bir kadın yatsı namazına giderken güzel kokular sürün­mesin.»[11]

 

14. Amr b. Nüfeyl'in Zeyd'den olan torunu Ömer b. Hattab'ın hanımı Âtike'den: Ömer b. Hattab'dan mescide gitmek için izin is­tedim. Hiç cevap vermeden sustu. Ben kendi kendime: «Vallahi gitme deyinceye kadar gideceğim.» dedim. O da «gitme» demedi.

 

15. Abdurrahman'ın kızı Amre'den: Hz. Peygamber'in hanımı Hz. Âişe: Eğer Resûlullah (s.a.v.) kadınların güzel kokular sürünüp mescide gittiklerini bilse tsrail oğulları kadınlarının mescide gitmekten men olundukları gibi o da onlara engel olurdu, dedi.

Hadisin râvisi Yahya b. Saîd der ki: Amre'ye;

«— îsrâil oğullan kadınları mescidlerden menedilmişler mi­dir?» diye sordum.

«— Evet.» dedi.[12]



[1] Buharî, Vudû, 4/11; Müslim, Taharet, 2/59.

[2] Buharı, Vudû, 4/12; Müslim, Taharet, 2/61; Şafiî, Risale, no: 812. Ayrıca bkz. Şeybanî, 277.

[3] Buharı, Salât, 8/33; Müslim, Mesacid, 5/50, Ayrıca bkz. Şeybanî, 281.

[4] Buharı, Salât, 8/33; Müslim, Mesacid, 5/52.

[5] Buharî, Salât, 8/32; Müslim, Mesâcid, 5/13; Şafiî, Risale, no: 365, Ayrıcabkz. Şeybanî, 283.

[6] et-Temhîd'de denir ki: Muvatta'da mürseldir. el-Bera hadisiyle manaca müsned gelmiştir.

Buharî, Salât, 8/31; Müslim, Mesâcid, 6/12; Şafiî, Risale, no: 366.

[7] Buharî, Salatfî Mescidi Mekke ve'1-Medîne, 20/1; Müslim, Hacc, 15/505.

[8] İbn Abdilber der ki: "Muvatta ravileri, bu şekilde ravi adım şüpheli olarak ri­vayet etmişlerdir."

Buhari (Salât fî Mescidi Mekke ve'1-medîne, 20/5) ve Müslim Hacc, 15/502); Ebu Hüreyre'den rivayet etmişlerdir.

[9] Buharî, Salât fî Mescidi Mekke ve'1-Medîne, 20/5; Müslim, Hacc, 15/501.

[10] Buharî, Cum'a, 11/13; Müslim, Salât, 4/136.

[11] Bu, mürseldir. Abdullah'ın karısı Zeyneb, mevsul yapmıştır. Müslim, Salât, 4/142.

[12] Buharı, Ezan, 10/163; Müslim, Salât, 4/144.