Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Allah’dan Bir Nur ve Kitabı Mübiyn - Hadis - Allahinbirnurkitabi - 1. Sayfa

ALLAH’DAN BİR NUR VE KİTABI MÜBİYN

 

Takdim

 

Allah Azze ve Celle’ye hamdu senalar, O’nun Rasulü,efendimiz Muhammed’e , Ehl-i Beytine ve ashabına salat ve selamlar olsun.

Bundan sonra;

Öyle fitnelerin karanlığı içindeyiz ki, bu karanlık içinde tek ışığımız Allah’ın Kitabı ve Rasulü sallallahu aleyhi ve sellemin sünnetinin nuru olup, bizleri bu ışıktan mahrum   etmeye çalışanların şerrinden Rabbimize sığınıyoruz.

Allah’ın apaçık hidayet yolu, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin mucizesi, hiçbir batılın yanaşamadığı kitap olan Kur’an-ı Kerim’e doğrudan tasallut edemeyeceğini anlamış bulunan  İslam düşmanları, Kur’an’ın açıklaması mahiyetinde olan, Kur’an ile aynı kaynaktan vahyedilen Sünnet’i devreden çıkarıp, Kur’an’ı heva ve hevesleri doğrultusunda izah ettirebilmek ve böylelikle İslam Dini’ni geçersiz kılabilmek için sistemli bir çalışma içine girmiştirler.

Zira Ömer Bin el-Hattab radıyallahu anh buyuruyordu ki;

“Bir takım insanlar gelecek, Kur’an’ın (değişik şekillerde anlaşılabilecek olan) müteşabihleri hususunda sizinle mücadele edecekler. O halde onların yakasına sünnetlerle sarılın. Çünkü sünnetleri bilenler, Allah’ın kitabını en iyi bilenlerdir.”[1] 

Bahsedilen bu sistemli çalışma için harekete geçen müsteşrikler, İslam tarihinden malzeme aramaya başladı ve Hicri 3. asırda ortaya çıkmış ve İslam uleması tarafından bertaraf edilmiş olan sünnet inkarcılığını yeniden gündeme getirdiler. Reinhart Dozy, Leone Caetani, Ignaz Goldziher, Schacht gibi bazı müsteşrikler Sahabeleri ve kıymetli hadis imamlarını iftiralarıyla itham etmeye başladılar. Onların bu fitnelerine yakın geçmişte ve günümüzde reddiyeler ile cevaplar verilmiş olmasına rağmen, kalplerinde nifak tohumu gizli bulunan, makam, şöhret gibi dünyalık mansıplar peşinde olan, ya da kafirlere hoş görünme kompleksi illetine tutulmuş zavallılar itibar etmiş, müsteşriklerin ve misyonerlerin ekmeğine bal sürmüşlerdir.

Irak, Mısır, Hindistan gibi dış tesirlerin altında kalmış İslam ülkelerinde bu akım neşvu nema buldu ve zamanla dar çaplı da olsa diğer İslam ülkelerinde menfi hareketler görüldü.[2] Mesela dini bir tahsil görmemiş olan Libya lideri Muammer Kaddafi Yeşil Kitap adlı eserinde Kur’an’dan başka kaynak kabul etmediğini söyleyerek[3] şu hadisi doğrulamış oldu;

 “Şunu kesin olarak biliniz ki; Bana Kur’an ve onun bir misli daha verilmiştir. Karnı tok olduğu halde rahat koltuğuna oturarak; “Şu Kur’an’a sarılınız; onda helal olarak neyi görüyorsanız onu helal kabul ediniz, neyi de haram görüyorsanız onu da haram biliniz” diyecek bazı kimseler gelmek üzeredir. Dikkat edin! Hiç şüphesiz Allah Rasulünün yasak ettiği şey de Allah’ın haram ettiği şey gibidir.”[4] 

Mısır’da Mahmud Ebu Reyye adında, hadisler etrafında kasıtlı olarak şüpheler uyandırmaya çalışan birisi zuhur etti.[5] Onun görüşlerini hatasıyla savabıyla, Türkiye’deki sünnet aleyhtarlığının prototipi; Yaşar Nuri Öztürk aynen ithal etti. Yaşar Nuri, 1989 yılında yayınladığı eserlerde (mesela Kur’an’dan Sureler adlı kitapçığında) hadislere ve kaynaklara dayalı olarak ayetleri tefsir ediyor, Ehli Sünnet itikadına muhalif görüşler ortaya atmıyordu. Baktı ki bu yolla mal, makam, alkış, şöhret elde edemedi, derhal Kur’an’daki İslam ve diğer eserlerini,  İslam ülkelerinde ses getirmiş olan sünnet inkarcılarının kitaplarından iktibaslar yaparak  piyasaya sundu.

İşte bu da,  şu  hadislerin tezahürüdür;

 “Sizden sonra birtakım fitneler olacaktır. O zaman mal çoğalacak, Kur’an meydanda olacak, mü’min, münafık, erkek, kadın, köle, hür, küçük, büyük, herkesin elinde Kur’an olacak.

İçlerinden biri şöyle diyecek; “Onlar neden bana tabi olmuyorlar? Ben Kur’an okuyorum yine de bana kimse uymadı. Ben onlara Kur’an’dan başka bir şey uydurmadıkça bana uymayacaklar.” Böyle bir kişinin uydurduklarından sakının! Zira ortaya attıkları dalalet ve sapıklıktır.

Bilgili kimselerin sürçmelerinden de sakının! Çünkü şeytan, ilim sahiplerinin dili ile dalalet ve sapıklığa davet edecektir. Münafık da bazen doğru söz söyleyebilecektir.”[6] 

Yaşar Nuri, Mi’rac gibi mütevatir hadisler ile sabit olmuş hususları inkar ederken, işine gelen yerlerde zayıf hadisleri delil getirmesi, ancak Arabçadan ve hadis ilimlerinden habersiz kimselerin yapabileceği türden hatalar yapması, Yahudi ve Hristiyanların Efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem’e iman etmeleri gerekmediğini iddia ederek Kur’an’a muhalefet etmesi, kafirlere hoş görüyü ön plana çıkardığı halde Müslümanlara insafsızca hakaretlerde bulunması, ülkenin siyasi atmosferine göre ani bir şekilde görüşler değiştirmesi ve daha bir çok açıklar vermesi ile samimiyetsizliğini tebeyyün ettirdi ve ipliği pazara çıktı.

Yukarıdaki  hadiste geçen; “münafık ta doğru söz söyleyebilir” ifadesi; Yaşar Nuri’nin Kur’an’ı savunmak adına söylediği, Zekeriya Beyaz’ın misyonerlik faaliyetleri aleyhinde İslam adına söyledikleri ve diğer bid’at ehlinin İslam’ı savunmak adına söyledikleri hak sözlere aldanmayıp, onlara itibar edilmemesi hususunda aydınlatıcı  bir tavsiyedir. 

İbnu Ömer radıyallahu anhuma merfuan rivayet ediyor;

 “Süleyman aleyhisselam’ın bağlamış olduğu bazı şeytanların insanları din konusunda bilgilendirmek üzere ortaya çıkmalar yakındır.”[7]  

Diğer bir hadisi şerifte de buyrulur ki;

“Ümmetimden Ehl-i Kitab’dan bir cemaat ve Ehl-i Liben helak olacak!” Bunların kimler olduğu sorulduğunda Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Ehli Kitab; Allah’ın Kitabını öğrenip Müslümanların alimleri ile mücadele edecek, Ehli Liben(avam halk) ise şehvetlerine uyup namazı terk edecektir.”[8]   

Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 1996 yılında İslam Araştırmaları birincilik ödülü Dr. Bünyamin Erul’un; “Sahabenin Sünnet Anlayışı” adlı çalışmasına verildi. M.Said Hatiboğlu, Mehmed Aydın, İlber Ortaylı, S.Hayri Bolay, Ali Bardakoğlu, Abdurrahman Küçük, Bahettin Yediyıldız gibi İlahiyatçı, tarihçi akademisyenlerden oluşan jürinin tasvib edip, birinciliğe layık gördüğü, Bünyamin Erul’a çalışmaları esnasında İ.Hakkı Ünal ve Hayri Kırbaşoğlu gibi ilahiyat profesörlerinin yardım ettiği belirtiliyor. Bu eserde geçen şu ifadeler Akademik çevrelerin nasıl içler acısı bir halde olduğunu gösteriyor;

 “…Şayet bu rivayet sahih ise, Hz. Peygamber, çevresindeki bazı inanışlardan etkilenmiş ve bir ihtimal olarak bunu zikredebilmiştir. Nitekim onun, deve sütü içmediği halde koyun sütünü içmesiyle, farenin Yahudilere benzemesi dolayısıyle, İsrailoğullarından kaybolan topluluğun fareye çevrildiğini zannetmesi de ya bir beşer olarak kendi zan ve tahmininden ya da çevre kültüründen kaynaklanmıştır…”[9]  

Allah ve Rasulü’ne iman etmiş(!) bir kimse nasıl bunları söyler? Allah ve Rasulü’ne iman etmiş(!) bir jüri komisyonu nasıl bunları din adına tasvib edip ödüle layık görür?..     

Kanımızı donduran bir diğer iddia da, bazı çevrelerde şu şekilde arzı endam ediyor ; “Rifailik tarikatinde Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e iman etmek fazilet ise de, şart değildir!..”

İnşaallah, sünnet aleyhtarlarının aynı zamanda Kur’an aleyhtarı olduklarını isbatlayacağımız bu çalışmada, Ahmed elKebir erRıfai kuddise sırruhu hazretlerinin eserlerinden de nakillerde bulunacağız ki, mezkur iddia sahiblerinin nasıl bir şenaet ve denaet ile iftira ettikleri anlaşılsın.

 “Ey ehl-i kitap! Size Rasulümüz geldi. Kitaptan gizlemekte olduğunuz şeylerin bir çoğunu size açıklıyor, bir çoğunu da affediyor. Muhakkak size Allah’dan bir nur (Peygamber Efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem) ve apaçık bir kitap geldi. Onunla Allah, kendi rızasına uyanları selamet yollarına eriştirir ve izniyle onları, karanlıklardan aydınlığa çıkarıp dosdoğru bir yola ulaştırır.”[10]

Tevfik Allah’tandır.                       

Seyfullah Seyfeddin

Çubukabad   2003


 

[1] Darimi (Mukaddime,17) İbni Abdilberr Camiu Beyanil İlm(2/123) Suyuti el-İtkan(2/11) Kasımi Mehasinut Te’vil(1/68) Acurri Şeriat(s48,52) İbni Hazm İhkam(2/250) Hatib elFakih(1/234) Bkz.: Lalekai Sünnet(203)

[2] Bkz.:Dirasat Fi Hadisin Nebevi(1/26v.d.)Tuhfetul Ahvezi(7/425)

[3] Rehber Ansiklopedisi (14/249)

[4] Darimi(592) Ahmed(2/367,483,4/132,6/8) Ebu Davud(4604) Taberani(4/181,20/274,283) İbni Mace(2) İbni Hibban(13) Beyhaki Sünen(7/76,3/331,332,9/204) Beyhaki Delail(6/549) Beyhaki İtikad(625) Tirmizi(2664) Hakim(1/109) Şafii Risale(s.89,90,225,403) Şafii Müsned(150,234) Humeydi(551) İbni Hazm elİhkam(2/202,1/151) Hatib, elFakih velMütefekkıh(1/88,89) Hatib, elKifaye(12,16,17) İbni Abdilberr Cami(2/189) İbni Abdilberr Temhid(1/149,151) Begavi ŞerhusSünne(1/200) Hazımi elİtibar(s.5) Mecmauz Zevaid(1/154-155) Cemül Fevaid(128) Ebu Ya’la(3/346) Kenz(1/577) Kadı Iyaz Şifa(s387) Hattabi Mealimus Sünen(7/8) Kurtubi(1/38) Mişkat(163) Metalibu Aliye(3081) Acurri Şeriat(92-94) ZadulMesir(2/116) TarhutTesrib(2/35) ZadulMead(6/271) Tahavi Meanil Asar(4/209) İbni Kesir(1/4) LealiülMasnua(1/195) Firuzabadi Sifrus Sade(s259) Müsnedi Şamiyyin(1061) İbni Kuteybe Te’vil(s307) Marifetus Süneni velAsar(1/67) Abdurrezzak(8766) Suyuti ElHavi(1/471) İbniTeymiye Tefsir Usulü(s99)

[5] Ebu Reyye hakkında bkz.: Nureddin Itr ve Yaşar Kandemir; “Ebu Reyye”  TDVİA (10/214)

[6] Ebu Davud(4611) Hakim(4/466) Ebu Nuaym Hilyetul Evliya(1/230) Darimi(205)Cem’ül Fevaid(302,9790) Nebhani Şevahidül Hak(s51) İbni Teymiye Fetava(5/89) Hayatus Sahabe(3/624) Said Havva Terbiyetuner Ruhiye(s71)

[7] Müslim(mukaddime;7 ,1/2) Darimi(434) Deylemi(3463) İbni Mace(4076) Kenzul Ummal(38864) Cem’ül Fevaid(7943) Lealiul Masnua(1/228) İbni Adiy elKamil(1/208) Ukayli Duafa(2/213) Nuaym Bin Hammad Fiten(s391)

[8] Taberani(17/297) Hakim(2/374) Kenz(29137) Deylemi(6999) Ahmed(4/155) Ebu Ya’la(1746) Mecmauz Zevaid(2/194) Maksadu Ali(372) Buhari Halku Ef’alil İbad(615) İbni Abdilberr Cami(2/193) Fesevi Ma’rife(2/97) İbni Abdilhakem Futuhul Mısır(s293) RiyazusSalihin(169) İbni Kesir(3/135) Kasımi Mehasinut Te’vil(1/168)

[9] Bünyamin Erul ;Sahabenin Sünnet Anlayışı (s.246)

[10] Maide, 15-16