Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Hadis - 32. Sayfa - Hicri

6. İtikatta Delil Olmayacağı İddiası:

 

İstidlalde, itikatla amel ayırımını ilk olarak Mutezile’nin yapmıştır. Böyle bir ayırım doğru değildir. Buna cevap şöyledir:

1- Peygambere itaat ve isyanı nehyeden naslar genel ve mutlak olarak gelmiş, dolayısıyla akide ve ahkamı içerir. Bunlardan  sadece ahkamı tahsis etmek, delil olmayan bir tahsistir.

2- Haberi vahidle itikad ve ahkamda ihticac etmek, Hz.Peygamber ve ashabından sabit olmuştur. Kaldı ki Selefte bu şekilde hareket etmiştir.

3- Akaid ve ahkamın ayırımı birbirinin mütelazımının ayrımıdır. Çünkü bazen  akide bir hüküm içerir, bazen de bir hüküm bir akideyi içerir. Dolayısı ile böyle bir ayırım sonradan çıkmıştır.

Ahad hadisler akide de delil olmaz sözü aslında bir itikadi görüştür. Bunun sıhhatine delil nedir? Bu sadece somut bir iddiadır esası da yoktur. Ahad hadisler zan ifade eder sözünden maksat racih olan bir zandır, mercuh olan bir zan değildir. Ayrıca zan ifade ettiği görüşü de ittifak edilmiş bir görüş değildir. Kaldı ki, ilim ifade eder diyenlerde vardır. Bu konuda el-Albani, Ahmet Muhammet Şakir ve  İbn Teymiye’nin  sözleri dikkate şayandır. İbn Teymiye, Ali Cubai’nin hadisleri kabulde koştuğu sayı şartına iki yönden cevap verir.

a) Hadisi kabul etmedeki bu şartı daha önce hiçbir muhaddis iddia etmemiştir.

b) Cubai, rivayeti şahadete kıyaslamıştır. Bu ise batıldır. Her ikisi arasındaki farklar açıktır. Onlar da şöyledir:

1. Peygambere yalan isnadı başkasına yalan isnadı gibi değildir.

2. Hz. Peygamberden haber verirken ravilerde güvenilirliğin şart olması vardır ki bu da  adalet ve zapt sıfatlarını içerir.

3. Allah dinini hıfzını tekeffül etmiştir. Ama diğer şeylerin hıfzını tekeffül etmemiştir ki bazen bunlar, şahadet yoluyla haksız yere elde edilmektedir.

4. Kadının rivayeti erkeğin rivayeti gibidir. Ama şahitlikte öyle değildir. Buna benzer başka farklarda vardır.