Hadis - 46. Sayfa - Hicri
2. Hadislerin Yazıya Geçirilmesi (Tespiti) Konusundaki İddialar:
a) Hadislerin yazılmasının yasaklığı konusunda gelen rivayetler yazmayı emreden rivayetlerden daha sahihtir hatta nesheder durumdadır. Çünkü müteahhirdir.
b) Şayet sünnete bağlılık zaruri olsaydı Allah Teala Kuran’ı koruduğu gibi onu da koruması gerekirdi. Hz. Peygamber de Kuran’ın yazılmasını emrettiği gibi sünnetin de yazılmasını emrederdi.
c) Hadis, Hz. Peygamber zamanından daha sonraki bir dönemde yazıldı. Bu, hadislerle oynanmasına müsait bir zaman dilimiydi. Dolayısıyla ehli kitabın başına gelen tebdil ve ziyadelik hadislere de bulaştı. Bu da hadislerin zamanla yazılmadığı ve sahabelerin de bunu muayyen bir kitapta hasretmemeleri ve tebliğ etmemeleri, ayrıca iyice ezberlememelerinden kaynaklanmaktadır. 23 senelik birikimin yazılmadan korunması mümkün olmadığından dolayı yalan ve Hz. Peygamberin söylemediği şeyler kendisine nispet edildi.
d) “Bana Kuran ve onun misli verildi” hadisi sahih olsaydı, sünnetin yazılmasını yasaklamaz, Kuranın tedvin edildiği gibi tedvin edilmesini emrederdi. Vahyin yarısını yazısız bir şekilde bırakmazdı. Çünkü böylelikle risaleti ehline kamil bir şekilde ulaştırmış sayılmazdı.
e) Sahabe de hadisi yazmamıştır.Yazanlar ise kendisi için yazıp ezberlemiş, kitap, görevini yerine getirince bu rivayetleri daha sonra imha etmişlerdir. Hatta büyük sahabiler bile, hadisin yazılmasını istemiyerek, rivayet edilmesini nehyetmişlerdir. Çünkü hadislerin dinde yaygınlık kazanmasını istemediler.
f) Tedvinin hicri II. asrın başına bırakılması rivayetlerin çoğalmasına sebep oldu. Neticede hadisler uyduruldu, bunların sayısı binleri aşarak çoğu müslümanlar arasında yayıldı. Temyizi mümkün olmaz bir hale geldi.
g) Ömer b. Abdulaziz’in tedvine bir etkisi olmadı. Daha sonra gelenler de bunu önemsemediler.
İslami Okul Okulların En Önemlisi