Cevaplar - Hadis - Hicri - 70. Sayfa
Cevaplar:
a. Birinci iddia kesinlikle doğru değildir. Çünkü bu daha önce oryantalistlerin ortaya attığı bir iddiadır. Bilakis hadisçiler hadisi her yönüyle ele almışlardır. Hiçbir şeyi incelemeden geri bırakmamışlar, hadisin hem isnad ve hem de metinini araştırmışlardır. Şu ana kadar yazılan eserler bunun en büyük delilidir. “Eğer hadisçiler metin tenkidine yönelmiş olsalardı birçok hadis terk edilirdi” sözünün delile ihtiyacı vardır. Çünkü bu cüretkâr bir iddiadır.
b. kinci iddia ise, çok eskiye, dayanmaktadır. Rey ashabının nebevi hadis hakkında bilgileri olmayınca rey ve kıyasa kapılarak, hadis ehline ve uygulamalarına dil uzatmaya yeltenmişlerdir. Dil uzatılan, Kütüb-i Sitte ashabı, Süfyan b. Uyeyne, Hammad b. Zeyd, Abdurrahman b. Mehdi, Abdullah b. Mubarek, Yahya b. Main, Said el-Kahtan, İbn Hibban ve DareKutni fakih değiller mi? Muhammed Gazzali, fakihlerin hesabına hadis alimlerine dil uzatıyor. Böyle bir ayırım nereden geliyor? Halbuki hadis, fıkıh ve tefsir alimleri birbirini tamamlayan ve ümmetin taktirini kazanan kimselerdir.
Bu ifadelerinden sonra yazar konuyla ilgili olarak, İbn Salah ve Tahavi gibi alimlerden nakiller yapar.
c. “Üç şey namazı keser hadisini, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, İbn Mace, Darimi ve İmam Ahmed tahriç etmişlerdir. Sahabelerden bu hadisi nakledenler; Ebu Zerr, Ebu Hureyre, İbn ‘Abbas, Enes b. Malik, Hz. Ayşe, Abdullah b. Mugaffel bu görüşe kail olmuşlardır. Alimlerden ‘Ata, el-Hasan, el-Basri, İmam Ahmed, Zahiriler, İbn Teymiye, İbn Kayyim ve Şevkâni bu görüştedirler. Diğerleri ise, şu hadise dayanırlar, “Hiçbir şey namazı kesmez”. Halbuki bu rivayet zayıf bir hadistir.
d. Hadisçiler raviler hakkında farklı cerh ve tadil değerlendirmeleri uyguladıklarından dolayı, hadislere verdikleri hükümlerde ihtilaf ederler iddiası, oryantalistlerden gelen bir şüphedir. Hadis ilminin eserlerine müracaat edenler, bu dalın ne kadar dikkate haiz bir ilim olduğunu anlarlar. Aslına bakılırsa bu ilim üç noktayı inceler.
1) Hadisi kabul edilen ravi kimdir?
2) Bu ravi nasıl tevsîk edilir?
3) Cerh ve tadil çelişirse uygulama nasıl olur? Buna götüren amil nedir?
Bu soruların cevabı şöyledir:
1) Raviyi kabul etmede belirli nitelikler vardır. Bunlar da zapt ile adalet nitelikleridir. Bu iki nitelik o ravide birleşirse sika sayılır. Dolayısıyla rivayeti kabul edilir.
2) Veya ravinin adaleti şöhret yoluyla sabit olur, yahut bir alimin tadil etmesiyle tadil edilir, zaptı da sika ravilere muvafakat ederse adaleti sabit olur.
3) Ravinin tadil sebebi zikredilmese bile, tadili kabul edilir. Çünkü tadil sebepleri çoktur. Bunların zikredilmesi de zordur. Ama cerh, ancak sebebi açıklanırsa kabul edilir. Zira cerh’in sebepleri azdır, zikredilmesinde de zorluk yoktur.
Belirli bir ravide şayet, cerh ve tadil çelişirse, cerh, tadil’e takdim edilir. Cumhur’a göre bu böyledir. Çünkü cerh eden kimsede fazla bilgi vardır. Tadil eden ise, ravinin zahirine göre hareket etmiştir. Buna karşılık, cerh eden kimse, ravide gizli bir durumu ortaya koyar. Ancak bu kaide mutlak anlamda değildir. Bazen tadil cerh’e mukaddem olabilir.
İslami Okul Okulların En Önemlisi