Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

SANAT KONUSUNDA NELER YAPILABİLİR - Sanatbilinci - 8. Sayfa

 

SANAT KONUSUNDA NELER YAPILABİLİR?

 

Bazıları, "mehteri ihyâ edelim. Düğünlerimizi, eğlencelerimizi mehter marşları şenlendirsin. Millî-tarihî sanatımız bizi, biz onu kurtaralım" diyebilir. Bazıları, okunmaz, anlaşılmaz hale getirilmiş, tebliğ amacı unutulmuş hat sanatını bu ortam için "İslâm sanatı"nın çıkış noktası olarak teklif edebilir. Ebru, tezhip gibi bize âit, ama ölmüş sanatları diriltmek için boşuna uğraşabilir. Veya en fazla yeni Mimar Sinan'lar çıkması gerekir ki "İslâmî sanat" oluşsun değerlendirmesi yapabilir.

 

Bütün bu ve buna benzer görüşlerin bugünkü müslümanlar için, müslümanca sanat için hayâtî önemi olduğunu sanmıyorum. Önce konumumuzu tespit etmeliyiz; sonra ihtiyaçlarımızı. Niçin geldik dünyaya, nasıl bir dünyada, nasıl bir çevrede yaşıyoruz? Görevlerimiz, öncelikli işimiz nelerdir? İnsanların imanları bin bir oyunla, düzenle çalınırken, İslâm'a hizmet iddiâsındakiler İslâm'ı bilmez, hoca denilenlerin bilmem kaçta kaçı gerçek İslâm'a inanmazken... Neye, nereden başlamalıyız?

 

Her düzen kendi sanat anlayışını ve sanatını beraberinde getirir. Her rejim kendi prensiplerine uygun ortamı ve altyapıyı oluşturur. O yüzden müslümanca sanat isteyenler her alanda müslümanca bir nizam için, Şeriat için çalışmalıdır. Bu çalışmalar estetik biçimde olduğu müddetçe sınırlı da olsa sanat ortaya çıkmış olacaktır. Yani istenen ve beklenen nizamı tebliğ için her türlü faâliyetler de sanata dönüşebilir.

 

Her yaptığımızı en güzel şekilde yapmak İslâm'ın emri olduğu için müslümanın her yaptığı sanat haline dönüşebilir. Kur'an'da geçen "ihsân" tüm anlamlarıyla gerçekten güzel olanı, güzel sanatı da ifâde edecek boyuttadır: "Güzellikler yapın. Şüphesiz ki Allah muhsinleri, güzel hareketlerde bulunanları sever." (Bakara, 195). Âyette geçen ihsân, husün ve hasenât kelimeleri, aynı kökten ve Türkçe'de de az-çok kullanılmakta. Güzellik, iyilik, infak etmek, işi doğru yapmak, dürüst olmak gibi anlamlara gelir. Allah'ın sevdiği "muhsin" de Arapça'da işinin ehli olana denir; infak eden ve güzel harekette bulunan anlamlarıyla birlikte. "İhsan (güzel hareket) nedir?" diye Rasûlullah (s.a.v.)'a sorulmuştu. O da: "İhsan, Allah'a O'nu görüyormuş gibi kulluk etmendir. Eğer sen O'nu görmüyorsan, mutlaka O seni görüyor" diye cevaplamıştı. İşte ihsan, bu çeşit kulluktur; ihsan, yani sanat.

 

Bugün esas olarak ve öncelikle yapılması gerekenin fert, toplum ve düzen bazında tevhidle kopan bağın asr-ı saâdet örneğiyle yeniden ikamesi olmalıdır. Tevhide dayanmayan, Lâ ilâhe illâllah dâvâsıyla ilgisi bulunmayan bir çalışmanın, bütün dünyaca şöhreti olan bir sanat kabul edilse bile; müslüman açısından hiçbir önemi yoktur.

 

Allah'a kulluk/ibâdet için yaratılan insanın en önemli sanatı kulluktur. Kulluk yapmak demek, her şeyi imtihan vesilesi bilerek Allah'ı sevmek, Rasûlü'nü örnek almak, güzellikleri tanımak ve güzel yaşamak demektir. Bunun adına ister ibâdet/kulluk deyin, ister örnek insan olma deyin, ister insanca yaşama deyin, isterse adam olma sanatı deyin; esas sanat budur. Hayatı sanat haline getirmek, yaşamayı anlamlı ve güzel kılmak, güzele tâbi olmakla mümkün olduğundan, bu, bizim elimizde. Kur'an, en büyük sanat eseri; canlı Kur'an olmak da hem bizim, hem sanatın canlanması için tek yol. Fıtratımız güzel, en güzel sûrette yaratılmışız; fıtrata uygun yaşamaksa ana vatanımıza (cennete) dönüşümüz, sanat şaheseri güzelliklere lâyık olmamız demek. O takdirde dünyamız da cennete dönüşecek, bu gurbet bitecektir.