Kulliyatlar - 55. Sayfa - Ozlutefsiri
|
|
530 |
97 / 55 RAHMÂN (1-16) |
Cüz : 27 |
|
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
اَلرَّحْمَنُ -1, عَلَّمَ الْقُرْاَنَ -2, خَلَقَ اْلاِنْسَانَ -3, عَلَّمَهُ الْبَيَانَ -4, اَلشَّمْسُ وَالْقَمَرُ بِحُسْبَانٍ -5, وَالنَّجْمُ وَالشَّجَرُ يَسْجُدَانِ -6, وَالسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْمِيزَانَ -7, اَلاَّ تَطْغَوْا فِى الْمِيزَانِ -8, وَاَقِيمُوا الْوَزْنَ بِالْقِسْطِ وَلاَ تُخْسِرُوا الْمِيزَانَ -9, وَاْلاَرْضَ وَضَعَهَا لِلاَنَامِ -10, فِيهَا فَاكِهَةٌ وَالنَّخْلُ ذَاتُ اْلاَكْمَامِ -11, وَالْحَبُّ ذُو الْعَصْفِ وَالرَّيْحَانُ -12, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -13, خَلَقَ اْلاِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ كَالْفَخَّارِ -14, وَخَلَقَ الْجَانَّ مِنْ مَارِجٍ مِنْ ناَرٍ -15, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -16,
55 RAHMÂN SÛRESİ
İnsanlarla birlikte cinlere de hitab eden tek sûredir. Allah’ın sayısız nimetlerine dikkat çekilir. Bu nimetlerin ilki Kur’ân’ı öğrenme nimetidir. Değişik kevnî ayetler ve insanlığa verilen pekçok nimetlere dikkat-ler çekilip varlık sayfasının dürülüp her canlının yok olacağı kıyamet sahneleri açılır. Mü’minlerin cennetlerle mükafatlandırılacakları anlatılıp Allah’ı büyükleme ve övgüyle sûre sona erer.
Dünyada herkesi, ahirette sadece mü’minleri rahmetine alan Allah adına.
/ 1 Yeryüzünde yarattıklarının hepsine, şefkatle acıyarak muamele eden Allah, 2 bu Kur’ân’ı insanlara öğretti. 3 İnsanı yarattı. 4 Diğer yaratıklardan farklı ol-sunlar diye, insanlara düşünmeyi ve konuşmayı da öğretti.
5 Güneş ve ay, O’nun buyruğu doğrultusunda, kendileri için belirlenen yö-rüngelerinde, belli hesaplara göre akıp giderler. 6 Yıldızlar veya gövdesiz bitki çeşitleri ve gövdeli ağaçlar, O Allah’a secde ederler, yani, O’nun koyduğu kanun ve sistem içe-risinde hayatlarını sürdürürler, O’nun sınırı dışına çıkamazlar. 7 Gökleri yüceltip, yük-seklere kaldıran da O’dur. Her türlü denge ve düzeni, ölçü ve tartıyı da ortaya koyan yine O’dur 8 ki, siz ey insanlar! Doğruluk ve haklılık ölçüsünden şaşmayasınız. 9 Öy-leyse yaptığınız herşeyi adaletle tartın ve hiç bir ölçüyü eksik tutmayın.
10 Allah yeryüzünü, bütün canlı varlıklar için genişletip yaymıştır. 11 Üzerin-de meyveler ve salkım salkım hurma ağaçlarıyla 12 ve yapraklı, kabuklu taneler ve hoş kokulu bitkileriyle. 13 Öyleyse ey insan ve cinler topluluğu! Veya erkekler ve ka-dınlar topluluğu. Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalan sayarsınız? 14 O insanı çömlek gibi, vurulduğunda çınlayan, kupkuru bir çamurdan yarattı. 15 Cinleri de du-mansız, saf alevden yarattı. 16 O halde siz ey iki topluluk! Rabbinizin, hangi nimetleri-ni yalan sayabilirsiniz? 8
|
|
Cüz : 27 |
97 / 55 RAHMÂN (17-40) |
531 |
|
رَبُّ الْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ الْمَغْرِبَيْنِ -17, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -18, مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ -19, بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لاَ يَبْغِيَانِ -20, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -21, يَخْرُجُ مِنْهُمَا اللُّؤْلُؤُ وَالْمَرْجَانُ -22, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -23, وَلَهُ الْجَوَارِ الْمُنْشَاَتُ فِى الْبَحْرِ كَاْلاَعْلاَمِ -24, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -25, كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ -26, وَيَبْقَى وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلاَلِ وَاْلاِكْرَامِ -27, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -28, يَسْئَلُهُ مَنْ فِى السَّمَوَاتِ وَاْلاَرْضِ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِى شَأْنٍ -29, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -30, سَنَفْرُغُ لَكُمْ اَيُّهَا الثَّقَلاَنِ -31, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -32, يَامَعْشَرَ الْجِنِّ وَاْلاِنْسِ اِنِ اسْتَطَعْتُمْ اَنْ تَنْفُذُوا مِنْ اَقْطَارِ السَّمَوَاتِ وَاْلاَرْضِ فَانْفُذُوا لاَ تَنْفُذُونَ اِلاَّ بِسُلْطَانٍ -33, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -34, يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِنْ نَارٍ وَنُحَاسٌ فَلاَ تَنْتَصِرَانِ -35, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -36, فَاِذَا انْشَقَّتِ السَّمَآءُ فَكَانَتْ وَرْدَةً كَالدِّهَانِ -37, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -38, فَيَوْمَئِذٍ لاَ يُسْئَلُ عَنْ ذَنْبِهِ اِنْسٌ وَلاَ جَانٌّ -39, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّباَنِ -40,
7 17 O, mevsimlere göre yer değiştiren, doğu noktalarının da batı noktalarının da Rabbidir O. 18 Artık siz ey iki topluluk! Rabbinizin bunca nimetlerinden hangisini yalan sayabilir-siniz? 19 Suyu acı ve tatlı iki denizi, birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir. 20 Aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar. 21 Öyleyse siz ey iki topluluk! Rabbinizin bunca ni-metlerinden hangisini yalan sayabilirsiniz? 22 Tatlı ve tuzlu suyu olan bu iki denizden de, inci ve mercanlar çıkar. 23 O halde siz ey iki topluluk! Rabbinizin bunca nimetlerinden hangisini yalan-layabilirsiniz? 24 Denizlerde dağlar gibi yüzüp giden, kocaman gemiler de, O’nun kanun ve em-riyle yüzmektedirler. 25 Peki öyleyse siz ey iki topluluk! Rabbinizin bunca nimetlerinden hangisi-ni yalan sayabilirsiniz?
/ 26 Göklerde ve yerde var olan, yok olmaya mahkumdur. 27 Ancak büyüklük, ih-tiyaçsızlık ve ikram sahibi olan Allah, daima baki kalacaktır. 28 Buna rağmen siz ey iki topluluk! Rabbinizin hangi nimetlerini yalan sayabilirsiniz? 29 Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi O’na el açar ve O’ndan isterler. O Allah her an ve her zaman ayrı bir işi yaratmakta ve devam ettirmek-tedir, yani günah, sevap, hastalık, şifa, yükseltme, alçaltma, zengin, fakir, bahar ve yaz, güz ve kış O’nun işlerinin birer tecellisidirler. 30 Öyleyse siz ey iki topluluk! Rabbinizin bunca nimetle-rinden, hangisini yalan sayabilirsiniz?
31 Yeryüzünde vahye muhatap olan insan, cin, erkek ve kadın toplulukları, kıyamet gününde sizinle meşgul olup gerekeni yapacağız. 32 Bu durumda siz ey iki topluluk! Rabbinizin hangi nimet ve kudretini inkâr edebilirsiniz?
33 Ey insanlar ve cinler topluluğu! Ölümden ve Allah’ın azabından kurtulmak için, göklerin ve yeryüzünün çevresini aşıp gitmeye gücünüz yeterse, geçin kaçın bakalım. Ama ge-çip kaçamazsınız, O sizi her yönden kuşatmıştır, O’nun hükmünden kurtulamazsınız, böyle bir güç ve kuvvet size verilmemiştir. 34 Öyleyse siz ey iki topluluk! Rabbinizin bunca nimet ve kud-retinden, hangisini yalanlayabilirsiniz?
35 Ey insanlar ve cinler topluluğu! Bu dünyada ölümden ve Allah’ın göndereceği azaptan kurtulmanız mümkün olmadığı gibi, öteki alemde de kaçıp kurtulmak mümkün olmaya-cak. Çünkü üzerinize kızgın ateş alevi ve erimiş bakır madeni veya bunaltıcı bir duman salıve-rilir de, kurtulup kaçamazsınız ve hiçbir yardım da göremezsiniz. 36 O halde siz ey iki topluluk! Rabbinizin hangi nimet ve kudretini inkâr edebilirsiniz?
37 Ve kıyamet günü gök parça parça olup, yanık yağ gibi veya taze tabaklanmış kır-mızı deri gibi veya zeytinyağı tortuları gibi kızıllaştığı zaman, 38 öyleyse siz ey iki topluluk! Rab-binizin hangi nimet ve kudretini inkâr edebilirsiniz? 39 O korkunç günde insan ve cinlerin günah-karlarından hiç birine günahı sorulmaz, hepsi yüzlerindeki alametlerinden tanınırlar. 40 Öyleyse siz ey iki topluluk! Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalan sayabilirsiniz? 8
|
|
532 |
97 / 55 RAHMÂN (41-67) |
Cüz : 27 |
|
يُعْرَفُ الْمُجْرِمُونَ بِسِيمَيهُمْ فَيُؤْخَذُ بِالنَّوَاصِى وَاْلاَقْدَامِ -41, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -42, هَذِهِ جَهَنَّمُ الَّتِى يُكَذِّبُ بِهَا الْمُجْرِمُونَ -43, يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَمِيمٍ اَنٍ -44, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -45, وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِ جَنَّتَانِ -46, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -47, ذَوَاتآ اَفْنَانٍ -48, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -49, فِيهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِ -50, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -51, فِيهِمَا مِنْ كُلِّ فَاكِهَةٍ زَوْجَانِ -52, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -53, مُتَّكِئِينَ عَلَى فُرُشٍ بَطَآئِنُهَا مِنْ اِسْتَبْرَقٍ وَجَنَا الْجَنَّتَيْنِ دَانٍ -54, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -55, فِيهِنَّ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ اِنْسٌ قَبْلَهُمْ وَلاَ جَآنٌّ -56, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -57, كَاَنَّهُنَّ الْيَاقُوتُ وَالْمَرْجَانُ -58, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -59, هَلْ جَزَآءُ اْلاِحْسَانِ اِلاَّ اْلاِحْسَانُ -60, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -61, وَمِنْ دُونِهِمَا جَنَّتَانِ -62, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -63, مُدْهَامَّتَانِ -64, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -65, فِيهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِ -66, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -67,
7 41 Kıyamet günü suçlular, üzerlerindeki görünen alametleriyle tanınırlar. Melekler onları perçemlerinden ve ayaklarından yakalayıp cehenneme atarlar. 42 Öy-leyse siz ey iki topluluk! Rabbinizin hangi nimet ve kudretini inkâr edebilirsiniz? 43 İşte bu, suçlu günahkarların yalanladığı cehennemdir. 44 Onlar cehennemle, içecekleri kaynar suyun arasında dolanıp dururlar. 45 Artık siz ey iki topluluk! Rabbinizin nimet-lerinden ve kudretinden hangisini yalanlayabilirsiniz?
/ 46 Hesap vermek için, Rabbinizin huzurunda durmaktan korkan kula, iki cennet vardır. 47 Artık siz ey iki topluluk! Rabbinizin nimetlerinden hangi birisini yalan-layabilirsiniz? 48 Bu iki cennette, türlü türlü ağaçlarla doludur. 49 Öyleyse siz ey iki topluluk! Rabbinizin hangi nimetini yalanlıyorsunuz? 50 O iki cennette de, akıp duran iki pınar vardır. 51 Artık siz ey iki topluluk! Rabbinizin hangi nimetlerini yalan sayabilir-siniz? 52 O iki cennetin ikisinde de, her türlü meyveden çift çift vardır. 53 Öyleyse siz ey iki topluluk! Rabbinizin hangi nimet ve kudretini inkâr edebilirsiniz? 54 Hepsi de as-tarları atlastan döşemelere yaslanarak, hayat sürecekler ve her iki cennetin meyveleri de kolayca toplanacak şekilde, cennetliklerin ellerinin yetişeceği yerde bulunacak. 55 Öyleyse siz ey iki topluluk! Rabbinizin bunca nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsi-niz? 56 O cennetlerde gözlerini eşlerinden ayırmayan ve eşlerinden önce kendilerine ne insan, ne cin dokunmamış eşler vardır. 57 Öyleyse siz ey iki topluluk! Rabbinizin bunca nimetlerinden hangisini yalan sayabilirsiniz? 58 O eşler, sanki yakut ve mercan gibidirler. 59 Öyleyse siz ey iki topluluk! Rabbinizin bunca nimetlerinden, hangisini ya-lan sayabilirsiniz?
60 İyiliğin karşılığı, iyilikten başka birşey olabilir mi? 61 O halde siz ey iki topluluk! Rabbinizin bunca nimetlerinden, hangisini yalan sayabilirsiniz? 62 Bu iki cen-netten başka, iki cennet daha var. 63 O halde siz ey iki topluluk! Rabbinizin bunca ni-metlerinden, hangisini yalan sayabilirsiniz? 64 Bu iki cennetin ikisi de yemyeşildir. 65 O halde siz ey iki topluluk! Rabbinizin bu nimetlerinden hangisini yalan sayabilirsiniz? 66 Bu iki cennetin ikisinde de, iki pınar fışkırıp akar. 67 O halde siz ey iki topluluk! Rabbinizin bunca nimetlerinden, hangi birini yalanlayabilirsiniz? 8
|
|
Cüz : 27 |
97 / 55 RAHMÂN (68-78) |
533 |
|
فِيهِمَا فَاكِهَةٌ وَنَخْلٌ وَرُمَّانٌ -68, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -69, فِيهِنَّ خَيْرَاتٌ حِسَانٌ -70, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -71, حُورٌ مَقْصُورَاتٌ فِى الْخِيَامِ -72, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -73, لَمْ يَطْمِثْهُنَّ اِنْسٌ قَبْلَهُمْ وَلاَ جَانٌّ -74, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -75, مُتَّكِئِينَ عَلَى رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِىٍّ حِسَانٍ -76, فَبِاَىِّ اَلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ -77, تَبَارَكَ اسْمُ رَبِّكَ ذِى الْجَلاَلِ وَاْلاِكْرَامِ -78,
7 68 O iki cennetin ikisinde de, çeşit çeşit meyveler, hurmalar ve narlar ola-cak. 69 O halde siz ey iki topluluk! Rabbinizin bunca nimetlerinden, hangisini yalanla-yabilir, inkâr edebilirsiniz? 70 O cennetlerde huyları güzel, yüzleri güzel, hayırlı kadın-lar vardır. 71 O halde siz ey iki topluluk! Rabbinizin hangi nimetlerini, yalan sayabilirsi-niz? 72 Çadırlarına kapanmış, gözlerini yalnızca kocalarına çevirmiş huriler vardır. 73 O halde siz ey iki topluluk! Rabbinizin bunca nimetlerinden, hangisini inkâr edebilirsi-niz? 74 Daha önce ne bir insanın, ne de bir cinnin dokunmadığı eşler. 75 O halde siz ey iki topluluk! Rabbinizin bunca nimetlerinden, hangisini yalanlayabilirsiniz? 76 Onlar böyle bir cennette, yeşil ipeklilerle döşenmiş yastıklara ve güzelim döşemelere yasla-narak, uzanarak hayat sürecekler. 77 O halde siz ey iki topluluk! Rabbinizin hangi ni-met ve kudretini inkâr eder, yalanlayabilirsiniz? 78 Büyüklük, ululuk, saygınlık, cömert-lik ve iyilik sahibi olan Rabbinin ismi, çok mübarek ve çok şereflidir
İslami Okul Okulların En Önemlisi