Kulliyatlar - 60. Sayfa - Ozlutefsiri
|
|
548 |
91 / 60 MÜMTAHINE (1-5) |
Cüz : 28 |
|
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
يَآاَيُّهَا الَّذِينَ اَمَنُوا لاَ تَتَّخِذُوا عَدُوِّى وَعَدُوَّكُمْ اَوْلِيَآءَ تُلْقُونَ اِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِ وَقَدْ كَفَرُوا بِمَا جَآءَ كُمْ مِنَ الْحَقِّ يُخْرِجُونَ الرَّسُولَ وَاِيَّاكُمْ اَنْ تُؤْمِنُوا بِاللهِ رَبِّكُمْ اِنْ كُنْتُمْ خَرَجْتُمْ جِهَادًا فِى سَبِيلِى وَابْتِغَآءَ مَرْضَاتِى تُسِرُّونَ اِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِ وَاَنَا اَعْلَمُ بِمَآ اَخْفَيْتُمْ وَمَآ اَعْلَنْتُمْ وَمَنْ يَفْعَلْهُ مِنْكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَآءَ السَّبِيلِ -1, اِنْ يَثْقَفُوكُمْ يَكُونُوا لَكُمْ اَعْدَآءً وَيَبْسُطُوا اِلَيْكُمْ اَيْدِيَهُمْ وَاَلْسِنَتَهُمْ بِالسُّوءِ وَوَدُّوا لَوْ تَكْفُرُونَ -2, لَنْ تَنْفَعَكُمْ اَرْحَامُكُمْ وَلآ اَوْلاَدُكُمْ يَوْمَ الْقِيَمَةِ يَفْصِلُ بَيْنَكُمْ وَاللهُ بِماَ تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ -3, قَدْ كَانَتْ لَكُمْ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ فِى اِبْرَهِيمَ وَالَّذِينَ مَعَهُ اِذْ قَالُوا لِقَوْمِهِمْ اِنَّا بُرَءَ ؤُا مِنْكُمْ وَمِمَّا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللهِ كَفَرْنَا بِكُمْ وَبَدَا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةُ وَالْبَغْضَآءُ اَبَدًا حَتَّى تُؤْمِنُوا بِاللهِ وَحْدَهُ اِلاَّ قَوْلَ اِبْرَهِيمَ لاَبِيهِ لاَسْتَغْفِرَنَّ لَكَ وَمَآ اَمْلِكُ لَكَ مِنَ اللهِ مِنْ شَىْءٍ رَبَّنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَاِلَيْكَ اَنَبْنَا وَاِلَيْكَ الْمَصِيرُ -4, رَبَّنَا لاَ تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِلَّذِينَ كَفَرُوا وَاغْفِرْ لَنَا رَبَّنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ -5,
60 MÜMTAHINE SÛRESİ
Sûre başında, ailesini kurtarmak için peygamberin savaş hakkındaki bir sırrını Mekke’lilere ilet-meye çalışan Hâtib İbn Beltea’nın davranışını tenkit eder. Müslümanlarla savaşmayan kimselerin durumla-rıyla İslâm’a giren kadınların imtihan edilip kabul edilmelerinin hükmünü belirtip İbrahim’in toplumuna karşı örnek tavrını ortaya kor ve yine mü’minleri Allah düşmanlarıyla dost olmaktan sakındırarak sona erer. Sûre-ye Meveddet adı da verilir.
Dünyada herkesi, ahirette sadece mü’minleri rahmetine alan Allah adına.
/ 1 Ey iman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olan kimseleri dost edinmeyin. Onlar size gelen gerçek mesajı inkâr ettikleri, Rabbiniz olan Allah’a inandığınızdan dolayı, Rasulünü ve sizi yurdunuzdan sürüp çıkardıkları halde, siz onlara sevgi belirterek mektup ulaştırıyorsunuz. Eğer benim yolumda savaşmak ve benim rızamı kazanmak için savaşa çıktınızsa, içinizde onlara sevgi mi besleyip gizli-yorsunuz? Oysa ben sizin gizlediğinizi ve açığa vurduğunuz herşeyi bilirim. Sizden kim böyle yaparsa, gerçekten o doğru yolun ortasında, şaşırıp sapıtmıştır. 2 Onlar eğer si-ze üstün gelselerdi, yine düşmanınız olarak kalırlardı ve size karşı kötü niyetle el kaldı-rır, dil uzatırlardı. Çünkü sizin de küfre dönmenizi içten arzu ederlerdi. 3 Ama unutma-yın ki, ne akrabalarınız, ne de çocuklarınız kıyamet gününde size fayda vermez. Allah o gün sizleri cennete, onları cehenneme koymak suretiyle aranızı ayırır. Çünkü Allah, bütün yaptıklarınızı görmektedir.
4 Gerçekten İbrahim’de ve O’na uyanlarda sizin için güzel bir örnek vardı. Onlar puta tapan kendi toplumlarına şöyle seslenmişlerdi: “Kesinlikle biz sizden ve Allah’tan başka bütün taptığınız o şeylerden uzağız, sizin inandığınız herşeyi inkâr edi-yoruz. Sizinle bizim aramızda tek Allah’a inanacağınız zamana kadar sürecek bir düş-manlık ve nefret belirmiştir.” Yalnızca İbrahim’in babasına: “Senin için Allah’tan bağış-lanma dileyeceğim, fakat senin için Allah’tan gelecek hiçbir azabı önlemeye gücüm yetmez” demesi hariç. Ve İbrahim ile O’na uyanlar: “Ey Rabbimiz!” diye yakardılar. “Sana güveniyor ve sana yöneliyoruz. Çünkü bütün yolların varışı sanadır.
5 Ey Rabbimiz! Bizi senden gelen gerçekleri inkâr edenler için bir oyun ve eğlence aracı yapma, günahlarımızı bağışla. Ey Rabbimiz! Çünkü sensin tek mağlup edilemeyen güç sahibi ve herşeyi yerli yerince yapan da yine sensin.” 8
|
|
Cüz : 28 |
91 / 60 MÜMTAHINE (6-11) |
549 |
|
لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِيهِمْ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُوا اللهَ وَالْيَوْمَ اْلاَخِرَ وَمَن يَتَوَلَّ فَاِنَّ اللهَ هُوَ الْغَنِىُّ الْحَمِيدُ -6, عَسَى اللهُ اَنْ يَجْعَلَ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَ الَّذِينَ عَادَيْتُمْ مِنْهُمْ مَوَدَّةً وَاللهُ قَدِيرٌ وَاللهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ -7, لاَ يَنْهَيكُمُ اللهُ عَنِ الَّذِينَ لَمْ يُقَاتِلُوكُمْ فِى الدِّينِ وَلَمْ يُخْرِجُوكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ اَنْ تَبَرُّوهُمْ وَتُقْسِطُوآ اِلَيْهِمْ اِنَّ اللهَ يُحِبُّ الْمُقْسِطِينَ -8, اِنَّمَا يَنْهَيكُمُ اللهُ عَنِ الَّذِينَ قَاتَلُوكُمْ فِى الدِّينِ وَاَخْرَجُوكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ وَظَاهَرُوا عَلَى اِخْرَاجِكُمْ اَنْ تَوَلَّوْهُمْ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ فَاُولَئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ -9, يَآاَيُّهَا الَّذِينَ اَمَنُوآ اِذَا جَآءَ كُمُ الْمُؤْمِنَاتُ مُهَاجِرَاتٍ فاَمْتَحِنُوهُنَّ اللهُ اَعْلَمُ بِاِيمَانِهِنَّ فَاِنْ عَلِمْتُمُوهُنَّ مُؤْمِنَاتٍ فَلاَ تَرْجِعُوهُنَّ اِلَى الْكُفَّارِ لاَ هُنَّ حِلٌّ لَهُمْ وَلاَ هُمْ يَحِلُّونَ لَهُنَّ وَاَتُوهُمْ مَآ اَنْفَقُوا وَلاَ جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اَنْ تَنْكِحُوهُنَّ اِذَآ اَتَيْتُمُوهُنَّ اُجُورَهُنَّ وَلاَ تُمْسِكُوا بِعِصَمِ الْكَوَافِرِ وَاسْئَلُوا مَآ اَنْفَقْتُمْ وَلْيَسْئَلُوا مَآ اَنْفَقُوا ذَلِكُمْ حُكْمُ اللهِ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ وَاللهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ -10, وَاِنْ فَاتَكُمْ شَىْءٌ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ اِلَى الْكُفَّارِ فَعَاقَبْتُمْ فَاَتُوا الَّذِينَ ذَهَبَتْ اَزْوَاجُهُمْ مِثْلَ مَآ اَنْفَقُوا وَاتَّقُوا اللهَ الَّذِى اَنْتُمْ بِهِ مُؤْمِنُونَ -11,
7 6 Andolsun İbrahim ve O’nunla birlikte inananlarda, Allah’ı ve ahi-ret gününü ümit ve korku ile bekleyen herkes için, güzel bir örnek bulursunuz. Eğer biriniz yüz çevirirse, bilsin ki Allah hiç kimsenin kulluğuna muhtaç değil-dir. O her türlü övgüye layıktır.
/ 7 Allah’ın sizinle o düşmanlık ettiğiniz kimseler arasında bir sevgi bağı kurması umulabilir. Çünkü Allah herşeye güç yetirir, çok bağışlayan ve çok acıyandır. 8 İnancınızdan dolayı, size karşı savaşmayan ve sizi yurtları-nızdan çıkarmayan inkârcılara gelince, Allah onlara nezaketle ve adaletle dav-ranmanızı yasaklamaz. Çünkü Allah, insaf ölçülerine bağlı kalıp, adaletle dav-rananları sever. 9 Allah yalnızca inancınızdan dolayı, size karşı savaşan ve sizi yurtlarınızdan çıkaran veya başkalarının sizi çıkarmasına yardım edenlere, dostlukla yaklaşmanızı yasaklar ve içinizden onlara dostluk gösterenlere gelince, işte gerçekten yaratılış gayesi dışında hareket edenler onlardır.
10 Ey iman edenler! Mü’min kadınlar her ne zaman zulüm ve kötülük diyarını terkederek size gelirlerse, Allah onların imanlarını bildiği halde, siz yi-ne de onları sınayın. Eğer mü’min olduklarına tam emin olursanız, onları inkâr-cılara geri göndermeyin. Çünkü onlar, artık eski kocalarına helal değildirler, ötekiler de onlara helal değildirler. Ayrıca onlar hanımlarına mehir olarak ne verdilerse, hepsini iade edin. Ve ey mü’minler! Siz bu kadınlarla mehirlerini verdiğiniz takdirde evlenirseniz, bir günah işlemiş olmazsınız. Diğer taraftan Allah’tan gelen gerçekleri örtbas etmeye devam eden kadınlarla, evlilik bağını-zı sürdürmeyin ve onlara mehir olarak ne verdiyseniz, iade etmelerini isteyin. Aynı şekilde hanımları size gelmiş olanlar da, harcadıkları herşeyin iadesini ta-lep etme hakkına sahiptirler. Bu Allah’ın hükmüdür, O sizin aranızda adaletle hükmeder, O herşeyi bilendir ve yaptığı herşeyi yerli yerince yapandır.
11 Müslümanlardan herhangi birinin karısı kaçar da kâfirlere katılırsa, siz de savaşarak kâfirlerden ganimet elde etmişseniz, eşi kaçıp gitmiş olan kimseye, ona vermiş olduğu mehir kadar elinizdeki ganimetten verin. Eğer ina-nıyorsanız, yolunuzu Allah’ın kitabıyla bulmaya çalışın. 8
|
|
550 |
91 / 60 MÜMTAHINE (12-13) |
Cüz : 28 |
|
يَآاَيُّهَا النَّبِىُّ اِذَا جَآءَ كَ الْمُؤْمِنَاتُ يُبَايِعْنَكَ عَلَى اَنْ لاَ يُشْرِكْنَ بِاللهِ شَيْئًا وَلاَ يَسْرِقْنَ وَلاَ يَزْنِينَ وَلاَ يَقْتُلْنَ اَوْلاَدَهُنَّ وَلاَ يَأْتِينَ بِبُهْتَانٍ يَفْتَرِينَهُ بَيْنَ اَيْدِيهِنَّ وَاَرْجُلِهِنَّ وَلاَ يَعْصِينَكَ فِى مَعْرُوفٍ فَبَايِعْهُنَّ وَاسْتَغْفِرْ لَهُنَّ اللهَ اِنَّ اللهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ -12, يَآاَيُّهَا الَّذِينَ اَمَنُوا لاَ تَتَوَلَّوْا قَوْمًا غَضِبَ اللهُ عَلَيْهِمْ قَدْ يَئِسُوا مِنَ اْلاَخِرَةِ كَمَا يَئِسَ الْكُفَّارُ مِنْ اَصْحَابِ الْقُبُورِ -13,
7 12 Mekke fethiyle birlikte iman edip, peygambere gelen kadınlar hak-kında Allah şöyle buyurur: Ey peygamber! Mü’min kadınlar ne zaman sana gelip, bundan böyle Allah’tan başka hiç birşeye ilahlık yakıştırmayacaklarını, hırsızlık yapmayacaklarını, zina etmeyeceklerini, çocuklarını öldürmeyeceklerini, başkası-nın çocuğunu sahiplenerek kendi kocasına isnat etmemek ve sana iyi işler işle-mekte, karşı gelmemek üzere, bağlılıklarını bildirirlerse, onların bağlılık taahhütle-rini kabul et ve Allah’tan, onların günahlarının bağışlanmasını dile. Çünkü Allah, çok bağışlayan ve çok acıyandır.
13 Ey inananlar! Allah’ın gazap ettiği kimseler olan Yahudilerle dostluk etmeyin. Allah’tan gelen gerçekleri örtbas edenler, mezarlıktakilerin geri dönmele-rinden nasıl ümitlerini kesmişlerse, o Yahudiler de ahiret ve sevabından ve nimet-lerinden, öylece ümit kesmiş kimselerdir
İslami Okul Okulların En Önemlisi