Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Cüz : 29 - Külliyat - Ozlutefsiri - 67. Sayfa

 

 

Cüz : 29

77 / 67 MÜLK (1-12)

561

 

 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

تَبَارَكَ الَّذِى بِيَدِهِ الْمُلْكُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ -1, اَلَّذِى خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيَوةَ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلاً وَهُوَ الْعَزِيزُ الْغَفُورُ -2, اَلَّذِى خَلَقَ سَبْعَ سَمَوَاتٍ طِبَاقًا مَا تَرَى فِى خَلْقِ الرَّحْمَنِ مِنْ تَفَاوُتٍ فَارْجِعِ الْبَصَرَ هَلْ تَرَى مِنْ فُطُورٍ -3, ثُمَّ ارْجِعِ الْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنْقَلِبْ اِلَيْكَ الْبَصَرُ خَاسِئًا وَهُوَ حَسِيرٌ -4, وَلَقَدْ زَيَّنَّا السَّمَآءَ الدُّنْيَا بِمَصَابِيحَ وَجَعَلْنَاهَا رُجُومًا لِلشَّياَطِينِ وَاَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ السَّعِيرِ -5, وَلِلَّذِينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَبِئْسَ الْمَصِيرُ -6, اِذَآ اُلْقُوا فِيهَا سَمِعُوا لَهَا شَهِيقًا وَهِىَ تَفُورُ -7, تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ الْغَيْظِ كُلَّمَآ اُلْقِىَ فِيهَا فَوْجٌ سَاَلَهُمْ خَزَنَتُهَآ اَلَمْ يَأْتِكُمْ نَذِيرٌ -8, قَالُوا بَلَى قَدْ جَآءَ نَا نَذِيرٌ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ اللهُ مِنْ شَىْءٍ اِنْ اَنْتُمْ  اِلاَّ فِى ضَلاَلٍ كَبِيرٍ -9, وَقَالُوا لَوْ كُنَّا نَسْمَعُ اَوْ نَعْقِلُ مَا كُنَّا فِى اَصْحَابِ السَّعِيرِ -10, فَاعْتَرَفُوا بِذَنْبِهِمْ فَسُحْقًا لاَصْحَابِ السَّعِيرِ -11, اِنَّ الَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ كَبِيرٌ -12,

 

67    MÜLK SÛRESİ

 

Dünyada herkesi, ahirette sadece mü’minleri rahmetine alan Allah adına.

 

/ 1 Mutlak hükümranlık sahibi olan Allah yüceler yücesidir ve O’-nun herşeye gücü yeter. 2 O hanginizin daha güzel iş yapacağını denemek i-çin ölümü ve hayatı yarattı. O güçlüdür, O’nun gücüne hiçbir güç erişemez ve tek bağışlayan da O’dur.

3 Yedi göğü birbiriyle tam bir uyum içinde yaratan O, ne yücedir. Rahman’ın yaratışında hiçbir aksaklık göremezsin. Gözünü bir kez daha ona çevirde bir bak, görebilirmisin bir yarık bir çatlak. 4 Gerçekten gözünü çevir de bir daha bir daha bak, o gözler her seferinde şaşkın ve bezgin bir şekilde sana döner. 5 Ve andolsun ki, biz en yakın olan dünya göğünü ışıklarla bezedik, bu yıldızları ilâhî haberleri çalmaya çalışan şeytanlara atış taneleri yaptık ve yine o şeytanları yakıp kavuracak bir azap da hazırladık.

6 Rablerini tanımayan ve gerçekleri örtbas edenler için cehennem a-zabı vardır. O ne kötü bir uğrak yeridir. 7 Bunlar cehenneme atıldıklarında o-nun kaynarken çıkardığı öfkeli homurtusunu işitirler. 8 O cehennem neredeyse öfkesinden çatlayacak. Oraya hep kâfir topluluklar atıldıkça cehennem bekçile-ri onlara soracak: “Size hiçbir uyarıcı gelmemiş miydi?” 9 Onlar: “Evet” diye-cekler. “Aslında bize bir uyarıcı gelmişti ama biz onun söylediklerini yalanladık ve ona Allah vahiy yoluyla hiç birşey indirmiş değildir. Siz kendisini uyarıcı peygamber olarak görenler büyük bir yanılgı içindesiniz dedik.” 10 Ve derler ki: “Şayet biz gelen elçilere kulak vermiş olsaydık ve aklımızı da kullansaydık şu çılgınca yanan cehennem azabı içinde olmazdık.” 11 Onlar böylece suçla-rını itiraf ederler. Kahrolsun o cehennemlikler.

12 Şüphesiz görmedikleri halde Rablerinin azabından içleri titreyerek korkanlara gelince, onlar için bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır. 8

 

 

562

77 / 67 MÜLK (13-26)

Cüz : 29

 

 

وَاَسِرُّوا قَوْلَكُمْ اَوِ اجْهَرُوا بِهِ اِنَّهُ عَلِيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ -13, اَلاَ يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَ وَهُوَ اللَّطِيفُ الْخَبِيرُ -14, هُوَ الَّذِى جَعَلَ لَكُمُ اْلاَرْضَ ذَلُولاً فَامْشُوا فِى مَنَاكِبِهَا وَكُلُوا مِنْ رِزْقِهِ وَاِلَيْهِ النُّشُورُ -15, ءَ اَمِنْتُمْ مَنْ فِى السَّمَآءِ اَنْ يَخْسِفَ بِكُمُ اْلاَرْضَ فَاِذَا هِىَ تَمُورُ -16, اَمْ اَمِنْتُمْ مَنْ فِى السَّمَآءِ اَنْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًا فَسَتَعْلَمُونَ كَيْفَ نَذِيرِ -17, وَلَقَدْ كَذَّبَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ -18, اَوَلَمْ يَرَوْا اِلَى الطَّيْرِ فَوْقَهُمْ صَافَّاتٍ وَيَقْبِضْنَ مَا يُمْسِكُهُنَّ اِلاَّ الرَّحْمَنُ اِنَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ بَصِيرٌ -19, اَمَّنْ هَذَا الَّذِى هُوَ جُنْدٌ لَكُمْ يَنْصُرُكُمْ مِنْ دُونِ الرَّحْمَنِ اِنِ الْكَافِرُونَ اِلاَّ فِى غُرُورٍ -20, اَمَّنْ هَذَا الَّذِى يَرْزُقُكُمْ اِنْ اَمْسَكَ رِزْقَهُ بَلْ لَجُّوا فِى عُتُوٍّ وَنُفُورٍ -21, اَفَمَنْ يَمْشِى مُكِبًّا عَلَى وَجْهِهِ اَهْدَى اَمَّنْ يَمْشِى سَوِيًّا عَلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ -22, قُلْ هُوَ الَّذِى اَنْشَاَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَاْلاَبْصَارَ وَاْلاَفْئِدَةَ  قَلِيلاً مَا تَشْكُرُونَ -23, قُلْ هُوَ الَّذِى ذَرَاَكُمْ فِى اْلاَرْضِ وَاِلَيْهِ تُحْشَرُونَ -24, وَيَقُولُونَ مَتَى هَذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ -25, قُلْ اِنَّمَا الْعِلْمُ عِنْدَ اللهِ وَاِنَّمَآ اَنَا نَذِيرٌ مُبِينٌ -26,

 

7 13 Ey insanlar! Sözünüzü gizli de söyleseniz açıkça da söyleseniz aynıdır. O kalplerinizde olan herşeyi bilir. 14 Yaratan hiç bilmez mi? O en ince işleri gören bilen ve herşeyin içyüzünden haberdar olandır.

 

/ 15 O yeryüzünü rahat yaşayabilmeniz için size sunandır. Artık o-nun köşe ve bucaklarında gezip dolaşın ve size verdiği her türlü rızıklardan yi-yin, ölümden sonra da O’na döneceğinizi bilin. 16 Ey inkârcılar! Gökte olan Rabbinizin sizi yere batırıp göçürmesinden emin misiniz? O zaman yeryüzü ansızın sallanıp çalkalanmaktadır. 17 Yoksa gökte olan Rabbinizin üzerinize taş yağdıracak şekilde şiddetli bir rüzgar göndermesinden emin misiniz? Aza-bımı görünce uyarımın nasıl olacağını anlayacaksınız. 18 Daha öncekiler de peygamberleri yalancı saymışlardı, fakat benim onlardan intikamım ne dehşetli olmuştu yani beni inkâr nasılmış gördüler.

19 O inkârcılar, üzerlerinde kanat çırparak uçan kuşlara hiç bakmaz-lar mı? Onları havada tutan yalnızca Rahman’dır. Gerçek şu ki, O herşeyi gö-zetiminde bulundurur. 20 Rahman’a karşı size yardım edecek olan kimmiş, şu sizin ordunuz mu? Allah’tan gelen gerçekleri örtbas edenler derin bir gaflet ve aldanma içindedirler. 21 O Allah rızkınızı tutup kesiverecek olsa, size rızık sağlayacak kimse var mı? Hayır o inkârcılar azgınlık ve sapıklıkta pek ileri gitti-ler. 22 Artık yüzüstü sürünerek giden mi daha çok doğru yolu bulur yoksa doğ-ru yolda dümdüz giden mi?

23 De ki: “Sizi yaratan ve size kulaklar, gözler, gönüller veren O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz.” 24 De ki. “Sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltan O’-dur ve yeniden dirildiğinizde O’nun huzuruna toplanacaksınız.” 25 O inkârcılar derler ki: “Sizin bu tehdidiniz doğru ise, ne zaman gerçekleşecek?” 26 Onlara de ki ey peygamber! “Onun bilgisi yalnız Allah katındadır. Ben size sadece bir uyarıcıyım.” 8

 

 

Cüz : 29

77 / 67 MÜLK (27-30)  

563

 

 

فَلَمَّا رَاَوْهُ زُلْفَةً سِيئَتْ وُجُوهُ الَّذِينَ كَفَرُوا وَقِيلَ هَذَا الَّذِى كُنْتُمْ بِهِ تَدَّعُونَ -27, قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَهْلَكَنِىَ اللهُ وَمَنْ مَعِىَ اَوْ رَحِمَنَا فَمَنْ يُجِيرُ الْكَافِرِينَ مِنْ عَذَابٍ اَلِيمٍ -28, قُلْ هُوَ الرَّحْمَنُ اَمَنَّا بِهِ وَعَلَيْهِ تَوَكَّلْنَا فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ فِى ضَلاَلٍ مُبِينٍ -29, قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَصْبَحَ مَآؤُكُمْ غَوْرًا فَمَنْ يَاْتِيكُمْ بِمَآءٍ مَعِينٍ -30,

7 27 Azabın yaklaştığını gördüler mi, Allah’tan gelen gerçekleri örtbas edenlerin yüzleri bir tuhaf olup çirkinleşir ve o zaman onlara denecek ki: “Sizin a-radığınız ve istediğiniz bu idi.”

28 De ki: “Söyler misiniz, eğer Allah beni ve benimle beraber olanları si-zin isteğiniz üzere yok etse veya bize acıyıp ömrümüzü uzatsa, bizler razıyız ama siz kâfirleri o acıklı azaptan kim kurtaracak?”

29 De ki: “Bizi kurtaracak olan yalnızca O Rahman olan Allah’tır. Biz O’-na iman ettik ve O’na güvenip dayandık. İleride kimin açık bir sapıklık içinde oldu-ğunu bileceksiniz.”

30 De ki: “Yeraltı ve yer üstündeki tüm sularınız büsbütün çekilip batıp gitse, artık Allah’tan başka size kim su getirebilirdi.”