Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Cüz : 29 - Külliyat - Ozlutefsiri - 76. Sayfa

 

Cüz : 29

  98 / 76 İNSAN (1-5)

577

 

 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

هَلْ اَتَى عَلَى اْلاِنْسَانِ حِينٌ مِنَ الدَّهْرِ لَمْ يَكُنْ شَيْئًا مَذْكُورًا -1, اِنَّا خَلَقْنَا اْلاِنْسَانَ مِنْ نُطْفَةٍ اَمْشَاجٍ نَبْتَلِيهِ فَجَعَلْنَاهُ سَمِيعًا بَصِيرًا -2, اِنَّا هَدَيْنَاهُ السَّبِيلَ اِمَّا شَاكِرًا  وَاِمَّا كَفُورًا -3, اِنَّا اَعْتَدْنَا لِلْكَافِرِينَ سَلاَسِلاً وَاَغْلاَلاً وَسَعِيرًا -4, اِنَّ اْلاَبْرَارَ يَشْرَبُونَ مِنْ كَاْسٍ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُورًا -5,

 

76    İNSAN (DEHR) SÛRESİ

 

Dünyada herkesi, ahirette sadece mü’minleri rahmetine alan Allah adına.

/ 1 İnsanın tarih sahnesinde görünmesinden önceki dönem, insan henüz anılır birşey değildi. 2 Gerçekten biz insan soyunu erkek ve dişi sularıyla birleşik bir damla sudan yarattık ve onu imtihan etmekteyiz. Biz onu işitme ve görme duyularıyla donatılmış bir varlık kıldık. 3 Gerçek şu ki biz ona yolu yöntemi gösterdik. İmana gele-rek şükredici ya da Allah’tan gelen gerçekleri örtbas etme yolunu tercih ederek nankör olması artık kendisine bağlıdır. 4 Şimdi bakın biz Allah’tan gelen gerçekleri örtbas e-denler için zincirler, halkalar ve yakıcı bir ateş hazırladık. 5 Bu cehenneme değil de cennete giren iyi kişiler,  en güzel koku olan kâfûr karıştırılmış meşrubatı, kadehlerden içerler. 8

 

 

578

98 / 76 İNSAN (6-25)

Cüz : 29

 

 

عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا عِبَادُ اللهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفْجِيرًا -6, يُوفُونَ بِالنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْمًا كَانَ شَرُّهُ مُسْتَطِيرًا -7, وَيُطْعِمُونَ الطَّعَامَ عَلَى حُبِّهِ مِسْكِينًا وَيَتِيمًا وَاَسِيرًا -8, اِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ اللهِ لاَ نُرِيدُ مِنْكُمْ جَزَآءً وَلاَ شُكُورًا -9, اِنَّا نَخَافُ مِنْ رَبِّنَا يَوْمًا عَبُوسًا قَمْطَرِيرًا -10, فَوَقَيهُمُ اللهُ شَرَّ ذَلِكَ الْيَوْمِ وَلَقَّيهُمْ نَضْرَةً وَسُرُورًا -11, وَجَزَاهُمْ بِمَا صَبَرُوا جَنَّةً وَحَرِيرًا -12, مُتَّكِئِينَ فِيهَا عَلَى اْلاَرَآئِكِ لاَ يَرَوْنَ فِيهَا شَمْسًا وَلاَ زَمْهَرِيراً -13, وَدَانِيَةً عَلَيْهِمْ ظِلاَلُهَا وَذُلِّلَتْ قُطُوفُهَا تَذْلِيلاً -14, وَيُطَافُ عَلَيْهِمْ بِاَنِيَةٍ مِنْ فِضَّةٍ وَاَكْوَابٍ كَانَتْ قَوَارِيرَ -15, قَوَارِيرَ مِنْ فِضَّةٍ قَدَّرُوهَا تَقْدِيرًا -16, وَيُسْقَوْنَ فِيهَا كَاْسًا كَانَ مِزَاجُهاَ زَنْجَبِيلاً -17, عَيْنًا فِيهَا تُسَمَّى سَلْسَبِيلاً -18, وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَ اِذَا رَاَيْتَهُمْ حَسِبْتَهُمْ لُؤْلُؤًا مَنْثُورًا -19, وَاِذَا رَاَيْتَ ثَمَّ رَاَيْتَ نَعِيمًا وَمُلْكًا كَبِيرًا -20, عَالِيَهُمْ ثِيَابُ سُنْدُسٍ خُضْرٌ وَاِسْتَبْرَقٌ وَحُلُّوا اَسَاوِرَ مِنْ فِضَّةٍ وَسَقَيهُمْ رَبُّهُمْ شَرَابًا طَهُورًا -21, اِنَّ هَذَا كَانَ لَكُمْ جَزَآءً وَكَانَ سَعْيُكُمْ مَشْكُورًا -22, اِنَّا نَحْنُ نَزَّلْناَ عَلَيْكَ الْقُرْاَنَ تَنْزِيلاً -23, فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلاَ تُطِعْ مِنْهُمْ اَثِمًا اَوْ كَفُورًا -24, وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ بُكْرَةً وَاَصِيلاً -25,

 

7 6 Allah’ın has kullarının içtikleri bu has meşrubat öyle bir kaynaktan çıkar ki, o kullar onu istedikleri zaman ve zeminde emirleri altında bulundurup içe-bilirler. 7 Bu kullar adaklarını yerine getirirler ve şerri her yanı saran ve kaplayan kıyamet gününden korkarlardı. 8 Allah’a olan sevgileri için veya mala olan sevgi-lerine rağmen yemeklerini yoksula, yetime ve tutsağa verirler, onları doyururlardı. 9 Ve kendi kendilerine konuşurlardı: “Biz sizi yalnız Allah rızası için doyuruyoruz. Sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz. 10 Doğrusu sıkıntı ve dehşet dolu bir günde Rabbimize vereceğimiz hesabın korkusunu duyuyoruz.” 11 Ve bu yüzden Allah onları o günün dehşetinden koruyacak, aydınlık ve sevinç verecektir. 12 Dinleri uğrunda her türlü eziyet ve işkencelere katlanmalarına karşılık mükafat-ları cennettir ve ipekli elbiselerdir. 13 Orada sedirlere yaslanıp uzanacaklar ve ne yakıcı bir güneş ve ne de şiddetli bir soğuk görecekler. 14 Cennet ağaçlarının göl-geleri onları kuşatmıştır. O ağaçların meyveleri kolay toplanacak şekilde onlara iyi-ce yaklaştırılmıştır. 15 Çevrelerinde gümüşten kaplar ve kristal kadehler dolaştırı-lır. 16 Gümüş beyazlığında ve cam gibi parlak kadehlerdir ki, hepside cennetlikle-rin içecekleri ölçüye ve susuzluklarına göre ayarlanmıştır. 17 Ve bir kadehle su-suzlukları giderilir ki, içindeki meşrubata zencefil karıştırılmıştır, 18 oradaki selse-bil isimli bir kaynaktan. 19 Çevrelerinde öyle ölümsüz gençler dolaşır. Onları gö-rünce sanırsın ki saçılmış incilerdir. 20 Orada nereye baksan hep nimet ve büyük bir saltanat görürsün. 21 O kimselerin üzerinde yeşil ipekten ve atlastan elbiseler olacak, onlar gümüş bileziklerle süslenecekler ve Rableri onlara en temiz içecek-lerden ikram edecektir. 22 Ve onlara: “Bunlar sizin ödüllerinizdir. Çünkü hayatta i-ken yaptığınız işlerle Allah’ın rızasını kazandınız” denilecek.

 

/ 23 Şüphe yok ki, biz indirdik Kur’ân’ı sana ayet ayet, zaman zaman. 24 Öyleyse Rabbının hükmünü sabırla bekle ve onlardan hiçbir günahkara ve Allah’tan gelen gerçekleri örtbas eden kimselere uyma. 25 Rabbının adını sabah akşam an. 8

 

 

Cüz : 29

98 / 76 İNSAN (26-31)   33 /

579

 

 

وَمِنَ اللَّيْلِ فَاسْجُدْ لَهُ وَسَبِّحْهُ لَيْلاً طَوِيلاً -26, اِنَّ هَؤُلآءِ يُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَآءَ هُمْ يَوْمًا ثَقِيلاً -27, نَحْنُ خَلَقْنَاهُمْ وَشَدَدْنَا اَسْرَهُمْ وَاِذَا شِئْنَا بَدَّلْنَا اَمْثَالَهُمْ تَبْدِيلاً -28, اِنَّ هَذِهِ تَذْكِرَةٌ فَمَنْ شَآءَ اتَّخَذَ اِلَى رَبِّهِ سَبِيلاً -29, وَمَا تَشَآؤُنَ اِلاَّ اَنْ يَشَآءَ اللهُ اِنَّ اللهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمًا -30, يُدْخِلُ مَنْ يَشَآءُ فِى رَحْمَتِهِ وَالظَّالِمِينَ اَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا اَلِيمًا -31,

7 26 Geceleyin uyandığında da O’na secde et, namaz kıl ve uzun geceler bo-yunca da boş durma, Allah’ın sınırsız şanını yücelt. 27 Gerçekten bu inkârcılar o çabucak geçen dünyayı severler ve önlerinde gelecek olan son derece ağır günü ihmal edip bırakıp giderler. 28 Onları biz yarattık ve yaratılışlarını her yönden sağlamlaştırıp pekiştirdik. Dile-diğimiz zaman değişikliğe uğratıp onların yerine Allah’a daha çok ibadet eden onlardan da-ha hayırlılarını getiririz. 29 Muhakkak ki bütün bu anlatılanlar, bir uyarı ve öğüttür. Öyleyse dileyen Rabbine giden doğru yolu tutar. 30 Ama Allah size o yolu göstermeyi dilemedikçe, siz onu dileyemezsiniz. Çünkü bilin ki Allah herşeyi görendir ve yaptığı herşeyi yerli yerince yapandır. 31 Dileyeni yahut dilediğini rahmetine kabul eder ama yaratılış gayesi dışında yaşamış olanlara öteki dünyada şiddetli bir azap hazırlamıştır.