Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Cüz : 30 - Külliyat - Ozlutefsiri - 83. Sayfa

 

 

Cüz : 30

86 / 83 MUTAFFİFÎN (1-26)

587

 

 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

وَيْلٌ لِلْمُطَفِّفِينَ -1, اَلَّذِينَ اِذَا اكْتَالُوا عَلَى النَّاسِ يَسْتَوْفُونَ -2, وَاِذَا كَالُوهُمْ اَوْ وَزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ -3, اَلاَ يَظُنُّ اُولَئِكَ اَنَّهُمْ مَبْعُوثُونَ -4, لِيَوْمٍ عَظِيمٍ -5, يَوْمَ يَقُومُ النَّاسُ لِرَبِّ الْعَالَمِينَ -6, كَلاَّ اِنَّ كِتَابَ الفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍ -7, وَمَآ اَدْرَيكَ مَا سِجِّينٌ -8, كِتَابٌ مَرْقُومٌ -9, وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبِينَ -10, اَلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ الدِّينِ -11, وَمَا يُكَذِّبُ بِهِ اِلاَّ كُلُّ مُعْتَدٍ اَثِيمٍ -12, اِذَا تُتْلَى عَلَيْهِ اَيَاتُنَا قَالَ اَسَاطِيرُ اْلاَوَّلِينَ -13, كَلاَّ بَلْ رَانَ عَلَى قُلُوبِهِمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ -14, كَلاَّ اِنَّهُمْ عَنْ رَبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَمَحْجُوبُونَ -15, ثُمَّ اِنَّهُمْ لَصَالُوا الْجَحِيمِ -16, ثُمَّ يُقَالُ هَذَا الَّذِى كُنْتُمْ بِهِ تُكَذِّبُونَ -17, كَلاَّ اِنَّ كِتاَبَ اْلاَبْرَارِ لَفِى عِلِّيِّينَ -18, وَمَآ اَدْرَيكَ مَا عِلِّيُّونَ -19, كِتَابٌ مَرْقُومٌ -20, يَشْهَدُهُ الْمُقَرَّبُونَ -21, اِنَّ اْلاَبْرَارَ لَفِى نَعِيمٍ -22, عَلَى اْلاَرَآئِكِ يَنْظُرُونَ -23, تَعْرِفُ فِى وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ النَّعِيمِ -24, يُسْقَوْنَ مِنْ رَحِيقٍ مَخْتُومٍ -25, خِتَامُهُ مِسْكٌ وَفِى ذَلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ الْمُتَنَافِسُونَ -26,

 

83    MUTAFFİFÎN SÛRESİ

 

Dünyada herkesi, ahirette sadece mü’minleri rahmetine alan Allah adına.

 

/ 1 Ölçü ve tartıda hile yapanların vay haline! 2 Onlar ki insanlardan birşey ölçüp aldıklarında, ölçüyü tam tutarlar. 3 Fakat diğer insanlara ölçüp tarttık-larında, ölçü ve tartıyı eksik yaparlar. 4 Onlar tekrar diriltilip kaldırılacaklarını san-mıyorlar mı? 5 Pek büyük bir gün ki, hesaba çekilecekler. 6 O gün insanlar alem-lerin Rabbi huzurunda hazır olup dikilecekler. 7 Sakın hileye sapmayın, ahiret he-sabını unutmayın. Çünkü günahlara dadananların kaydı kayıpsız kaçaksız bir şe-kilde tutularak cehenneme atılmışlardır. 8 Bilirmisin nedir o kayıpsız ve kaçaksız olan? 9 Silinmez bir şekilde tutulan kayıttır. 10 Hakikatı yalanlayanların vay haline o gün! 11 Onlar ki, ceza ve hesap gününün geleceğini yalanlarlar. 12 Oysa o gü-nü ancak haddi aşan ve günaha düşkün kimseler yalanlar. 13 Bu tür kimselere a-yetlerimiz okunduğu zaman hep “Geçmişin masallarıdır” derler. 14 Hayır, iş öyle değil onların kalpleri yaptıkları kötülükler yüzünden pas tutmuştur. 15 Elbette on-lar o gün Rablerinin rahmetinden yoksun bırakılacaklardır veya onlar o gün Rable-rini göremeyeceklerdir. 16 Ve sonra da kesinlikle cehenneme girecekler, 17 son-ra onlara: “İşte sizin yalan saydığınız budur” denilecek.

18 Hayır, iş öyle değil. İyi kişilerin amel defterlerinin kaydı en yüce şekil-de ve yerlerde tutulur ve muhafaza edilir. 19 Bilir misin nedir o yüce şekil? 20 O silinmez bir şekilde tutulan kayıttır. 21 Allah’a yakın olanlar o kayıtları görür, okur, yazılışına ve muhafazasına şahit olurlar. 22 Şüphesiz ki erdem sahipleri ve iyi ki-şiler cennet nimetleri içindedirler. 23 Koltuklara yaslanarak Rablerini ve hertürlü nimetleri seyrederler. 24 Onların yüzlerinde nimetin ve mutluluğun sevincini görür-sün. 25 Onlara ağızları mühürlenmiş yani bozulmama ve lezzetinin kaçmaması i-çin vakumlanmış, halis, sarhoşluk vermeyen şaraplardan sunulur ve içirilir. 26 Dünyadaki içkilerin tersine bunların içiminden sonra etrafa kötü kokular değil misk kokusu yayılır. Öyleyse değerli şeylere ulaşmak için can atanlar, yarışanlar bu ni-metlerin bulunduğu cennete girmek için yarışsınlar. 8

 

 

588

86 / 83 MUTAFFİFÎN (27-36)  

Cüz : 30

 

 

وَمِزَاجُهُ مِنْ تَسْنِيمٍ -27, عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا الْمُقَرَّبُونَ -28, اِنَّ الَّذِينَ اَجْرَمُوا كَانُوا مِنَ الَّذِينَ اَمَنُوا يَضْحَكُونَ -29, وَاِذَا مَرُّوا بِهِمْ يَتَغَامَزُونَ -30, وَاِذَا انْقَلَبُوآ اِلَى اَهْلِهِمُ انْقَلَبُوا فَكِهِينَ -31, وَاِذاَ رَاَوْهُمْ قَالُوآ اِنَّ هَؤُلآءِ لَضَالُّونَ -32, وَمَآ اُرْسِلُوا عَلَيْهِمْ حَافِظِينَ -33, فَالْيَوْمَ الَّذِينَ اَمَنُوا مِنَ الْكُفَّارِ يَضْحَكُونَ -34, عَلَى اْلاَرَآئِكِ يَنْظُرُونَ -35, هَلْ ثُوِّبَ الْكُفَّارُ مَا كَانُوا يَفْعَلُونَ -36,

7 27 Ve bu şaraba Tesnîm pınarının suyu da karıştırılmıştır. 28 Bu su öyle bir kaynaktır ki, Allah’a yakın olma şerefine erişenler ondan içerler.

29 Bakın o günahlara batıp gidenler, fakir ve zayıf mü’minlere alay e-derek gülerlerdi. 30 Ve ne zaman onların yanından geçseler birbirlerine kaş göz hareketleriyle alay ederlerdi. 31 Ve yandaşlarının yanına döndüklerinde de keyif ve neşeyle dönerler 32 ve ne zaman inananları görseler onlara: “Ya-zık, bu insanlar doğru yoldan sapmış” derler. 33 Oysa onlara başkalarının i-nançları üzerinde gözetleyicilik görevi verilmiş te değildi. 34 Hesap günü ise iman edenler Allah’tan gelen gerçekleri örtbas eden kâfirlerin haline gülecek-ler. 35 Koltukları üzerinde bakarak diyecekler ki: 36 Allah’tan gelen gerçekleri örtbas edenler; yaptıklarının ettiklerinin cezasını buldular mı?