Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

BAZI USUL MESELELERİ - 11. Sayfa

BAZI USUL MESELELERİ-3

 

Milli Gazete - 29 Ocak 2004

 

Kıyas bahsinde "asıl-fer' ilişkisi"nin, "kıyas" kelimesinin günlük dilde kullanımında ifade ettiğinden çok daha önemli teknik boyutlara sahip olduğu ehlince malumdur. Usul kitaplarında bu bahsin değişik başlıklar ve birbiriyle sıkı ilişkisi bulunan alt başlıklar halinde ele alınmış olması yanında, bazı önemli detayların Usulcüler arasında ihtilaflı olması, meselenin zihinlerde bir bütün halinde yer etmesini ilk anda zorlaştıran hususlardır.

 

Bu noktada kıyasın muhtelif açılardan sınıflandırılarak incelenmesi, meselenin kavranmasını kolaylaştırır. Mesela kuvvet-zaaf bakımından (celi ve hafi), asıl ve fer'de bulunan ortak vasfın illet olma özelliğinin tesbiti bakımından (kat'î ve zannî), asıldaki hükmün fer'de geçerli olma dereceleri bakımından (evla, müsavi, edven), illetle hüküm arasındaki münasebetin derecesi bakımından (müessir, mülaim, mürsel)... ele alınması gibi.

 

Burada bir noktanın daha altını çizelim: Kıyasla ilgili bazı alt başlıkların muhtelif ekoller tarafından değişik isimlendirmelerle ele alınmış olması ilk anda kafa karıştırıcı gibi görünebilir. Örnek olarak "münasib-i mürsel"in Malikî ve Hanbelîlerce "mesalih-i mürsele" başlığı altında ele alınmasını ya da daha genelde illet-hikmet ilişkisi dolayısıyla günümüzde birbirine alternatifmiş gibi takdim edilen "kıyas/illet esaslı içtihad" ile "maslahat esaslı içtihad" olgularını zikredebiliriz...

 

Okuyucu sorusundaki ifadeyi hatırlayalım: "Yine görüyor ve biliyoruz ki bazı haramlar bazı delalet yolları vasıtasıyla, mesela tahkikul'l-menat ve başka yollarla esneyebiliyor, çeşitlenebiliyor..."

 

İllet olarak tesbit edilmesi gereken özelliğin mihevrinin (menat) belirlenmesi bağlamında kullanılan "tahkîku'l-menât, tenkîhu'l-menât ve tahrîcu'l-menât" kavramlarının neye tekabül ettiği ve bunların gerçekte kıyas olup olmadıkları Usul kitaplarında detaylarıyla anlatılmış olmakla birlikte, bu noktada önemli bir görüş ayrılığı bulunduğu da malumdur.

 

Kestirmeden söyleyelim: "Tahkîku'l-menât" zikredeceğim ilk türü bakımından aslında teknik anlamda bir "kıyas" değildir. Zira burada esas olarak hüküm bellidir. Mesele, bu hükmün, bazı emarelere dayanarak istidlal yoluyla olaylara tatbikidir. Tahkîku'l-menâtı ikiye ayırarak ele alabiliriz: Örneklerden gidersek: İhramlı iken avlanma yasağının ihlali hakkındaki 5/el-Mâde, 95 ayetinde "Onun, yabani hayvanlardan öldürdüğünün benzerini ceza olarak kurban etmesi gerekir" buyurulmuştur. İhrama girmiş kimse eğer bir yaban eşeği öldürmüşse, bunun karşılığında bir sığır kurban etmesi gerekir. Burada yapılan işlem, ayette geçen "benzer"lik vasfının tesbitinden, yani içtihaddan ibarettir ki bu da yaban eşeğinin cüsse olarak –kurban edilebilir – hangi hayvana denk geldiğinin belirlenmesi işlemidir.

 

Bir diğer örnek şahitliğin geçerli olabilmesi için şahitte "adalet" vasfının bulunması gerektiğini biliyoruz. Bir kimsede hangi özelliklerin bulunması onu "adalet" vasfını haiz birisi olarak diğerlerinden ayırır? İşte burada "tahkîku'l-menât yöntemi kullanılarak, yani içtihad yapılarak sonuca gidilir.

 

Bu ve benzeri durumlarda her ne kadar işin içine bir "benzetme" giriyor ise de, bu benzetmeyi yapmak kaçınılmaz olduğu için kıyasa itiraz edenler "tahkîku'l-menât"ın bu türünü kabul ederler.

 

Tahkîku'l-menât'ın ikinci türü ise illeti nass veya icma ile ortaya konmuş bir hükmün, aynı illeti taşıdığı sonucuna içtihad ile varılmış başka bir mesele hakkında geçerli kılınmasıdır. İhtilaflı olan kıyas yöntemi de budur. Bu konuda çok zikredilen örnek, kedinin pis olmadığını anlatırken Efendimiz (s.a.v)'in, "O, sizin aranızda dolaşan hayvanlardandır" buyurmuş olmasıdır. Müçtehid buradan hareketle, insanlar arasında çokça dolaştığı için (kaçınılması mümkün olmayan) başka hayvanlara da bu hükmü uygular.

 

Birtakım haramların "tahkîku'l-menât" yöntemi kullanılarak "esnetilip çoğaltılması"ndan ancak bu ikinci anlamda bahsedilebilir. Ancak burada da söz konusu edilmesi gereken –yukarıda kıyasın türleri anlatılırken değinilen– noktalar önemlidir. Kısmet olursa bu meseleye ilerleyen zamanlarda tekrar döneriz.