| OKUYUCU SORULARI-31
Setr-i Avret Üzerinden Futbolu Konuşmak
Milli Gazete - 18 Şubat 2006
Soru:
"Göbek diz arasını göstermek erkek erkeğe de
haramsa erkeklerin -futbolcuların dizlerinin yukarısının açık
olduğu- futbol karşılaşmalarını izlemesi caiz mi? Birçok dindar
erkek futbol maçlarını izliyor. Bunu uyarmamak çok büyük bir vebal
değil mi?"
Cevap:
Yukarıdaki soruya cevap olarak, "Evet, erkeklerin
göbekle diz kapağı arasında kalan bölgeyi açması (zaruret halleri
müstesna olmak üzere) haramdır. Burası erkeklerin avret mahallidir.
Futbolcuların giydikleri şortlar da diz kapağına kadar uzanmadığı
için kısa şortla oynanan futbol maçlarını izlemek caiz değildir"
diyebilirdim. Meseleyi böyle kısa bir cevapla geçiştirebilirdim.
Ancak bence "futbol"dan bahsederken bundan daha fazlasını konuşmak
durumundayız. Zira mesele oldukça farklı boyutlara sahip.
Her şeyden önce altını çizmemiz gereken bir nokta
var: Futbol, toplum hayatında oldukça fazla yer işgal ediyor. Bir
yanda dev bütçeleri, öyle her isteyenin iştirak edemediği, karmaşık
ilişkilerin yön verdiği yönetim yapıları, diğer yanda alabildiğine
büyük rakamların telaffuz edildiği transfer ücretleriyle, "renkli"
hayatları ve oldukça genç yaşta ulaştıkları sosyal statüleriyle
futbolcular… Ve nihayet hayatının oldukça önemli bir bölümünü
bunlarla dolduran "taraftar"lar!...
Futbol takımlarıyla ve futbolcularla ilgili
–burada detaylı olarak tadad etmeye gerek görmediğim– her türü
bilgiyi hafızada tutmak, bunlara hayatında bu kadar büyük bir yer
ayırmak, ancak zamanın büyük bir kısmını bunlara ayırmakla mümkün
olabileceğinden, futbolla "seyirci" seviyesinde bile iştigal etmenin
bize neye mal olduğunu sadece bu nokta üzerinde durarak dahi
fehmedebiliriz. Yani bize emanet edilmiş olan zaman, enerji, hafıza
vb. şeylerin heba edilmesi, işin bir yönünü oluşturuyor.
Öte yandan "seyirci" bakımından futbol dünyasıyla
doğrudan ilişkili önemli bir olgu da maddî alanda kendini
gösteriyor. "Taraftar"ın, gerektiğinde aile efradının rızkından
kısarak futbol uğruna yaptığı harcamaların, türlü isimler altında
oynatılan "resmî" kumarların yaptığı ciroların yanında esamesi bile
okunmaz!..
Yazılı ve görsel basında futbolun kendisine ne
kadar temel bir yer edindiğini anlamak için gazete ve
televizyonların "spor" başlığı altında verdiği haberlere ve yazıp
söylediklerine bir bakmak fazlasıyla yeterli. Çoğu zaman bu başlık
altında izleyiciye/okuyucuya sunulan şeyin sadece "futbol" olması
sizce ne ifade ediyor?
Belki bütün bunlardan öte kendimize şunu
sormalıyız: Ulusal ve uluslar arası alanda "spor" dendiğinde ilk
akla gelen etkinliklerin hemen tamamının, kuralları Batılılar
tarafından belirlenmiş, kurumları Batılılar tarafından oluşturulmuş
Batı kaynaklı etkinlikler olması hakkında ne düşünmeliyiz? Futboldan
basketbola, hentboldan tenise kadar pek çok "spor" dalının aslında
"emperyal" bir fonksiyon icra ettiğini söylemek abartı olur mu?
Gerek bu "spor" dallarının, gerekse onlar etrafında oluşmuş bulunan
kültürün, kimliğimiz üzerinde doğrudan ya da dolaylı ne türlü
"dönüştürücü" etkiler yaptığını yeterince düşündüğümüzü söyleyebilir
miyiz?
Futboldan bize yansıyanın, futbolcuların diz
kapaklarından yukarısını görmenin günahından ibaret olmadığını
acilen fark etmek durumundayız…
|