Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kulliyatlar - 28. Sayfa - Allah

b. Allah'a Ortak Koşmak

 

Allah'ın varlığı birliğini kabul etme an­lamına gelen “tevhîd” inancının korunması için, Kur'an'ın üzerinde hassasiyetle durdu­ğu ve şiddetle yasakladığı en önemli konu, “Allah'a ortak kabul etmek” anlamına ge­len “şirk konusudur.”

İnsanın Allah ile muamelesinde dikkat edeceği en önemli konu şirk konusudur. Allah’a kul olabilmek, O'ndan başkasına kul­luk etmemekle mümkündür. Allah'dan baş­kasına kulluk etmek ise, O'na şirk koşmak­tır. Oysa kulluğun aslı, tevhiddir. Yani Al­lah'ı mülkünde hükmünde tek tanımaktır. İnsanlar, ne çoğu, her asırda değişik şekil­lerde Kur'an'm şiddetle yasakladığı şirkler içine girmişlerdir. Allah'a ortak koşmak, her zaman bir kısım putları ilah edinmek şeklinden ibaret olmamıştır. Allah'dan baş­kasına ümit bağlamak, O'nun emir ve yasak­larını bir tarafa atıp, O'ndan başkasının emirlerine bağlanıp teslim olmak, Allah'ın hükümlerine uymamaktan doğan cezadan korkmayıp başkalarından korkmak, her ne şekilde olursa olsun faydanın veya zararın Allah'dan başkasından geldiğine inanmak, içinde yaşadığı kâinatın ve onda olanların mülkünün Allah'dan başkasının olduğunu kabul etmek şirkin şekillerinden bir kaçıdır.

Allah'a hangi yönden ve hangi şeyden olursa olsun, bir benzer, ortak, eş tasavvur etmek uydurma ve batıldır. Bu inancın tevhid inancıyla bağdaşır bir tarafı yoktur.

Allah, kendisine ortak koşulmasın diye kâinattaki varlıkları, kendi varlığı ve birliğine delil olacak şekilde yarattı. Bizleri yü­ce kudretiyle yoktan var eden, geçinmemiz ve oturmamız için yeryüzünü bizler için ha­zırlayan, semayı yerin üzerine bir kubbe gi­bi yükselten ve oradan kudretiyle yağmur indiren, bu yağmur vasıtasıyla çeşitli rızıklar çıkaran hep Allah'dır. O halde, yaratan, yaratıklarına nzık veren ve her şeyi onların faydasına sunan Allah, kulluk edilmeye ye­gane layık olandır. O'na karşı kulluk vazifesinin yapılmaması veya O'na kullukta ortak koşulması ise, günahların en büyüğüdür.

“Ben, İslâm olanların ilki olmakla emrolündüm” de ve sakın Allah'a ortak koşan­lardan olma!” [1]

“Öyleyse siz de, bile bile Allah'a eşler koşmayın.” [2] 

“Hamdolsun O Allah'a ki, gökleri ve ye­ri yarattı, karanlıkları ve aydınlığı var etti. Yine de inkarcılar Rab'lerine (başkalarını) denk tutuyorlar” [3] 

“Allah, sana bir zarar dokundursa, onu yine kendisinden başka açacak yoktur vs eğer sana bir hayır dokundursa, şüphesiz O, her şeyi yapabilendir” [4]

“Hepsini topladığımız, sonra ortak ko­şanlara: “Hani sandığınız ortaklarınız nere­de? dediğimiz, sonra onların: Rabbimiz, Al­lah'a andolsun ki biz ortak koşanlardan de­ğildik” demelerinden başka çareleri kalma­dığı gün, bak ki, nasıl kendilerine karşı ya­lan söylediler ve uydurdukları şeyler ken­dilerinden sapıp gitti.” [5]

“Ey mü'minler, Allah'tan, O'na yaraşır biçimde korkun ve ancak müslüman olarak ölün”[6]

İbni Kesir tefsirinde, Buhari ve Müs­lim'de rivayet edilen bir hadis-i şerifte, Pey­gamberimizin şöyle buyurduğu bildiriliyor, îbn Mes'ud:

“Ey Allah'ın Resulü, Allah katında en büyük günah hangisidir?” Peygamberi­miz (s.a.v.);

“Seni Yaratan Allah olduğu halde O’na eş-ortak koşmandır,” buyurmuştur.

O halde Allah'a kullukta, emirlerine uymada O'na canh-cansız hiç bir varlık or­tak tutulmamalıdır. Yaratanın, hüküm ko­yanın, herşeyi emri altına alanın hükmünde ve mülkünde tek olanın ancak Allah olduğuna kesin olarak iman edilmelidir.



[1] En'am: 6/14.

[2] Bakara: 2/22.

[3] En'am: 6/1.

[4] En'am: 6/17.

[5] En'am: 6/22-24.

[6] Al-ü İmran: 3/104.