Kulliyatlar - 38. Sayfa - Allah
l. Allah'ın Azabı Şiddetlidir.
Bildirdiği ilahî hükümleriyle doğruyu yanlıştan ayıran Yüce Alİah; emrine, hükmüne ve iradesine karşı gelenleri, çizdiği sınırları tecavüz edenleri perişan eder. Başkalarına hayat hakkı tanımayanlara saadet hakkı vermez. Bire iki, vara yok, zulme adalet ve adalete zulüm diyenler, bu günahlarının cezalarını kesinlikle çekeceklerdir.
Küfrün, inkârın yenilmesini istemeyenler, kötülüğe karşı ceza vermeye kadir olan bir mabud kabul etmek istemezler. Alİah, insanların bütün yaptıklarını ilmi ve kudretiyle kuşatmıştır. Sözlerden, işlerden ve niyetlerden hiç biri O'na gizli değildir. Herkese hak ettiğini, yenilmez kudretiyle verecektir.
Allah, insanların yapmaları gereken emirleri ve sakınmak zorunda oldukları yasakları âyetleriyle onlara bildirmiştir. AlIah-insan ilişkisinde bu emirlere uymak ve yasaklardan sakınmak son derece önemli bir yer tutar. Allah'ın emirleri doğrultusunda yapılmayan işler, günah oldukları için kişinin cezalandırılmasına sebep olurlar. Hatta bu noktada hiçbir günah küçük görülmemelidir. Çünkü günahlarda ısrar etmek büyük günahları, büyük günahlarda ısrar etmek de en büyük günah olan inkâra sebep ölür. İmansız insan ise, her türlü kötülüğü yapabilir ve Allah'ın gazabına uğrar.
Günah bataklığına düşmüş bir insan, veya pek çok insanlar ümitsizlik deryasına itilmemişlerdir. Her kim önceki günahlarını terk edip Allah'ın emrettiği şekilde iyi işler yaparsa, o günahdan kurtulabilir. Her günahın bir tevbesi vardır. İslam'dan uzaklaşanların, Allah'ın emirlerini çiğneyerek günahkâr olanların tevbesi ise İslam'a dönmeleridir. Bu dönüş, Allah'ın istediği gibi bir dönüş olmalıdır. Sadece görünürde müslüman olan bir fert veya bir millet, Allah'ın azabından emin olamaz.
Yüce Allah, insanları yaptıkları işleriyle değerlendireceğini, onların her hallerini bildiğini, her yaptıklarını gördüğünü beyan etmiştir. Allah'a imansızlık için geçen bir ömrün, ahiret hayatı için hiçbir şey sağlamayacağı da bildirilmiştir. Zalim olanlar, Allah kanununda sabıkalı olanlardır. Güç yetirebildikleri zaman O'nun yüce emirlerini değiştirmeye çalışanlardır. İnsanları, O'nun emir ve yasaklarına göre yaşatmayanlar, kendileri de yaşamayanlar zalim olanlardır. İnsanın böyle bir duruma düşmesinin sebebi ise, Allah'a ve Ahiret gününe kesin olarak inanmamasıdir.
İnsanların yaptıkları herşey, Allah tarafından biliniyor. Yaptıkları ve yapacakları herşey yine O'nun tarafından muhafaza ediliyor. Böylece iyiliğe iyilikle, kötülüğe de kötülükle karşılık verilecektir. Bu hakikat sonucudur ki, herkesin ahiret hayatı, dünyadaki ömrüne göre değil, dünyada yaptığı işlerine göre olacaktır. Bu sebepledir ki, Allah'a iman, hem dünya, hem de ahiret hayatının teminatıdır. Bu bakımdan önce Yüce Allah'ı tanıyıp O'na iman etmek, O'nun katında sabıkalı olmamak gereklidir.
Allah, insanların gizleyegeldikleri her şeylerini ortaya çıkaracaktır. Özellikle onların gizlice yapageldikleri kötülükleri, akla hayale gelmez bir şekilde ortaya koyacaktır. Kur'an, bu durumun olacağına pek çok canlı örneklerle dikkatleri çekiyor:
“Hani siz, bir adam öldürmüştünüz de onun (katili) hakkında birbirinizle atışmıştınız; oysa Allah, gizlediğinizi ortaya çıkaracaktı.”[1]
“İşte Allah böylece ölüleri diriltir, size âyetlerini gösterir ki, düşünesiniz.”[2]
Hiç yoktan var olan bu kadar canlılar, var iken yok olanlar... Akıl bu olaylar karşısında hayrete düşüyor. Allah, insan aklının gelişmesi ve olgunluğa ermesi için, böyle pek çok örnekler vermiştir. Dünya hayatım başlatan, yaratan Yüce Allah'ın, ikinci hayatı tekrar yaratmaması için hiçbir sebep yoktur. Akıl bunu öncelikle kabul etmelidir. Gerçi akıl, birşeyi kabul etmek için daima bir örnek arar, ancak ilk yaratılış yani ilk hayat bir örnek olarak akla yeter. Bütün bu gerçeklerden sonra insanın ölülerin dirilmesini akla aykırı bulması, onun aklından değil, aklının gelişmemişliğindendir. Çünkü akıl şüphe vasıtası değildir. Aklın, bu gibi konularda şüpheye düşmesi, ya iyi kullanılmamasindan veya hiç kullanılmamasmdandir. Aklını kullanıp imanını geliştirmiş olanlar, Yüce Allah'ın kudret ve ilmi karşısında hiçbir şeyin gizli kalmayacağına inanmış olanlardır.
[1] Bakara: 2/72.
[2] Bakara: 2/73.
İslami Okul Okulların En Önemlisi