Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kulliyatlar - 38. Sayfa - Allah

l. Allah'ın Azabı Şiddetlidir.

 

Bildirdiği ilahî hükümleriyle doğruyu yanlıştan ayıran Yüce Alİah; emrine, hük­müne ve iradesine karşı gelenleri, çizdiği sı­nırları tecavüz edenleri perişan eder. Baş­kalarına hayat hakkı tanımayanlara saadet hakkı vermez. Bire iki, vara yok, zulme ada­let ve adalete zulüm diyenler, bu günahla­rının cezalarını kesinlikle çekeceklerdir.

Küfrün, inkârın yenilmesini istemeyen­ler, kötülüğe karşı ceza vermeye kadir olan bir mabud kabul etmek istemezler. Alİah, insanların bütün yaptıklarını ilmi ve kudre­tiyle kuşatmıştır. Sözlerden, işlerden ve ni­yetlerden hiç biri O'na gizli değildir. Herkese hak ettiğini, yenilmez kudretiyle verecek­tir.

Allah, insanların yapmaları gereken emirleri ve sakınmak zorunda oldukları ya­sakları âyetleriyle onlara bildirmiştir. AlIah-insan ilişkisinde bu emirlere uymak ve ya­saklardan sakınmak son derece önemli bir yer tutar. Allah'ın emirleri doğrultusunda yapılmayan işler, günah oldukları için kişi­nin cezalandırılmasına sebep olurlar. Hatta bu noktada hiçbir günah küçük görülmeme­lidir. Çünkü günahlarda ısrar etmek büyük günahları, büyük günahlarda ısrar etmek de en büyük günah olan inkâra sebep ölür. İmansız insan ise, her türlü kötülüğü yapa­bilir ve Allah'ın gazabına uğrar.

Günah bataklığına düşmüş bir insan, veya pek çok insanlar ümitsizlik deryasına itilmemişlerdir. Her kim önceki günahlarını terk edip Allah'ın emrettiği şekilde iyi işler yaparsa, o günahdan kurtulabilir. Her güna­hın bir tevbesi vardır. İslam'dan uzaklaşan­ların, Allah'ın emirlerini çiğneyerek günah­kâr olanların tevbesi ise İslam'a dönmeleridir. Bu dönüş, Allah'ın istediği gibi bir dö­nüş olmalıdır. Sadece görünürde müslüman olan bir fert veya bir millet, Allah'ın azabın­dan emin olamaz.

Yüce Allah, insanları yaptıkları işleriy­le değerlendireceğini, onların her hallerini bildiğini, her yaptıklarını gördüğünü beyan etmiştir. Allah'a imansızlık için geçen bir ömrün, ahiret hayatı için hiçbir şey sağla­mayacağı da bildirilmiştir. Zalim olanlar, Allah kanununda sabıkalı olanlardır. Güç yetirebildikleri zaman O'nun yüce emirleri­ni değiştirmeye çalışanlardır. İnsanları, O'nun emir ve yasaklarına göre yaşatmayanlar, kendileri de yaşamayanlar zalim olanlardır. İnsanın böyle bir duruma düş­mesinin sebebi ise, Allah'a ve Ahiret günü­ne kesin olarak inanmamasıdir.

İnsanların yaptıkları herşey, Allah ta­rafından biliniyor. Yaptıkları ve yapacakla­rı herşey yine O'nun tarafından muhafaza ediliyor. Böylece iyiliğe iyilikle, kötülüğe de kötülükle karşılık verilecektir. Bu hakikat sonucudur ki, herkesin ahiret hayatı, dün­yadaki ömrüne göre değil, dünyada yaptığı işlerine göre olacaktır. Bu sebepledir ki, Al­lah'a iman, hem dünya, hem de ahiret ha­yatının teminatıdır. Bu bakımdan önce Yü­ce Allah'ı tanıyıp O'na iman etmek, O'nun katında sabıkalı olmamak gereklidir.

Allah, insanların gizleyegeldikleri her şeylerini ortaya çıkaracaktır. Özellikle on­ların gizlice yapageldikleri kötülükleri, akla hayale gelmez bir şekilde ortaya koya­caktır. Kur'an, bu durumun olacağına pek çok canlı örneklerle dikkatleri çekiyor:

“Hani siz, bir adam öldürmüştünüz de onun (katili) hakkında birbirinizle atışmıştınız; oysa Allah, gizlediğinizi ortaya çıka­racaktı.”[1]

“İşte Allah böylece ölüleri diriltir, size âyetlerini gösterir ki, düşünesiniz.”[2]  

Hiç yoktan var olan bu kadar canlılar, var iken yok olanlar... Akıl bu olaylar kar­şısında hayrete düşüyor. Allah, insan aklı­nın gelişmesi ve olgunluğa ermesi için, böy­le pek çok örnekler vermiştir. Dünya haya­tım başlatan, yaratan Yüce Allah'ın, ikinci hayatı tekrar yaratmaması için hiçbir sebep yoktur. Akıl bunu öncelikle kabul etmelidir. Gerçi akıl, birşeyi kabul etmek için daima bir örnek arar, ancak ilk yaratılış yani ilk hayat bir örnek olarak akla yeter. Bütün bu gerçeklerden sonra insanın ölülerin diril­mesini akla aykırı bulması, onun aklından değil, aklının gelişmemişliğindendir. Çünkü akıl şüphe vasıtası değildir. Aklın, bu gibi konularda şüpheye düşmesi, ya iyi kullanılmamasindan veya hiç kullanılmamasmdandir. Aklını kullanıp imanını geliştirmiş olan­lar, Yüce Allah'ın kudret ve ilmi karşısın­da hiçbir şeyin gizli kalmayacağına inan­mış olanlardır.



[1] Bakara: 2/72.

[2] Bakara: 2/73.