Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kulliyatlar - 40. Sayfa - Allah

n. Allah Kendisine Teslim Olunmasını İster

 

Kur'an'da insanların yaptıkları işlerin Allah katında geçerli olabilmeleri, birtakım şartlara bağlanmıştır. Bunların başında iman, İslam ve ihsan gelmektedir. Kim Al­lah'a, bütün varlığı ile inanır, tüm duygu­larıyla O'na yönelip emirlerine bağlanırsa, hür iradesiyle İslam'ı seçip onu kabul eder­se, Allah'ın emirlerine itaat etmek suretiy­le davranışlarını ortaya koyarsa, onun yap­tığı işler iyi ve Allah katında geçerli olur. Bu durumdaki insan, Allah'a teslim olmuş insandır.

Her kim varlığını günah kirlerinden sa­lim tutar, nefsini şirk ve şirk belirtilerinden temizler, tam bir ihlasla Allah'a teslim olur, bu halinde Allah'ı görüyormuş gibi davra­nır, böylece yaptığını her yönden güzel ya­parsa kendini Yüce Allah'a teslim etmiş olur.

Yüce Allah'ın emirlerini O'nun bildirdi­ği şekilde kabullenmeyenler, hakkı kabul etmemiş olup, O'nun yüce kudretiyle reka­bete girmiş olanlardır. Bu durumları ise, onların Allah'a teslim olmadıklarını ortaya koyar. Gerçeğe yalan denildiği zaman, yalan hakikat kabul edilmiş olunur. Bu durum ise hiçbir toplumu doğruya ulaştırmaz ak­sine, onları Allah'ın yardımından uzaklaş­tırır.

Varlığı ile alemleri nurlandıran, ilahî emirleriyle insanlığa dosdoğru yolunu gös­terip onların o yolda yürümelerini isteyen Yüce Allah, Islam’ın yoluna ermesini istedi­ği kimsenin veya kimselerin kalbine bir aydınlık, bir bilgi verir. Onu bu bilgi ile doğ­ruya ulaştırır. Bu hak bilgi, insanı aydınla­tır. Böylece insan, hakkı hak olarak görür ve ona bağlanır. Yanlışı da yanlış olarak bi­lir ve ondan uzak kalır. Bu aydınlık iman nurudur, İslam’dır. İşte bu duruma ulaşmış olan insan, Allah'ın tekliflerini yerine getir­mekten darlık duymaz, canı sıkılmaz. Aksine onları yerine getirmeden dolayı neşe ve mutluluk duyar. Bu da Allah'a teslim olma­nın bir sonucudur.

“Hayır, kim işini güzel yaparak, özünü Allah'a teslim ederse onun mükâfatı Rabbinin yanındadır. Onlara korku yoktur ve on­lar üzülmeyeceklerdir.”[1] 

 



[1] Bakara: 2/112.