Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

b- Kıyamet Gününün (Dingününün) Mes'udları: - Dingunu - 14. Sayfa

b- Kıyamet Gününün (Dingününün) Mes'udları:

 

Ebû Hureyre (r.a.)'den, Rasûlullâh (s.a.v.)'ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

“Yedi kimseyi Allah, kendi zillinden (gölge­sinden) başka bir gölge olmayan Kıyamet Gününde kendi gölgesi altında barındıracak­tır. Bunlar:

1- İmam'ı Âdil (Adaletli Devlet Başka­nı, İdareci).

2- Rabb'ine itaat ve ibadet eden genç.

3- Gönlü mescitlere bağlı olan kimse.

4- Birbirlerini Allah için seven ve yine Allah için buğz eden iki kimseden her biri.

5- Makam veı güzellik sahibi bir kadı­nın matlubu olduğu halde “ben Allah'dan korkarım” diyerek haram işlemiyen erkek.

6- (Gönül hoşnutluğu ile) infak ettiğin­den solundaki haberdar olmayacak kadar gizli olarak sadaka veren kim­se.

7- Tenhada (lisanen veya kalben) Al­lah'ı zikredip de gözü yaşla dolup ta­şan kişi.”

Hâdisde geçen “Adaletli Devlet Başka­nı”ndan maksat, Allah'ın emir ve hüküm­lerine bağlı, her türlü aşırılıklardan kaçına­rak her şeyi yerli yerinde yapan, idare ettiği kişilerin tüm haklarını gözeten idarecidir ki” müslümanlarm işlerini yürütmekle yü­kümlü olan Devlet Reisi demektir. Hâdisde Adaletli devlet reisinin ilk olarak belirtilme­si, meşgul olduğu işlerinin çokluğundan ve bütün insanlara şâmil bulunduğundan do­layıdır.

Hâdisde ikinci olarak zikredilen “Al­lah'a itaat ve ibadet eden genç” ibaresi de dikkat çekicidir. Nefsî arzuların insanda son derece galip olduğu bu dönemde, hevasını yenerek kendini Allah yoluna adayan ve bu hâl üzere yaşantısını sürdüren genç, elbet­te takva sahibidir. Çünkü Allah'a itaat ve günahlardan kaçınmak demek olan takva faziletine denk birşey olamaz. îbn Abbas'm şu sözü bunun en güzel isbatıdır.

“Günah­lardan sakınıp korunmaya hiç bir şey denk olamaz.”

Kıyamet gününde Allah'ın ilahî lutfuna mazhar olacaklardan bir diğeri de “gönlü mescitlere bağlı olan kimse”dir. Bu özelliğe sahip olan kişi, namaz vakitlerinde mescit­te hazır olur ve dinin en önemli ibadeti olan namazı kılar. Çünkü namaz dinin direğidir.

“Allah için sevip, yine Allah için buğz edenler” den maksat, sırf Allah için hiç bir dünya menfaati gözetmeksizin birbirlerini seven insanlardır. Allah için sevmek iman­dan olduğu gibi, Allah için buğz da yine imandandır. Yani Allah'ın sevmediği bir işi yapanı hoş görmemek demektir.

Makam ve güzellik sahibi bir kadının, günaha teşvik eden teklifini, Allah korku­sundan dolayı terk eden kimsenin bu duru­mu takvanın en güzel örneği ve Allah'a ita­atin en büyüğüdür. Nitekim “Amma Rabb'inin yüce makamından ve celâlinden korka­rak nefsini hevasından alıkoyan kimsenin varacağı yer şüphesiz Cennet'dir.”[1] Mealindeki ayet bu fazileti anlatmak­tadır.

Hâdisde, altıncı maddede geçen “solun­daki” ibaresinden maksat sol elidir. Gizli-sa­daka vermekte mübalağayı işaret ettiği için mecaz olarak böyle denilmiştir. Yani “sağ elinin verdiğinden sol eli haberdar olmaz” demektir. Maksat, sadakada gösteriş yap­mamanın faziletini anlatmaktır.

Hâdisde sonuncu olarak sayılan yedi kimseden biri de, tenhada Allah'ı zikredip de gözü yaşla dolup taşan kişidir. Bu davra­nış da İhlasın en güzel örneği olduğu için makbuldür. Böyle ihlâslı ibadet eden kulun, Kıyamette azab görmesi muhaldir denilmek istenmiştir.

Bir başka hadisi şerifde de Rasûlüllâh (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Her kim Al­lah'ı anarak (yaşantısında O'nun emir ve yasaklarını unutmamak suretiyle) göz yaş­ları Allah korkusundan dolayı yere akacak derecede gözleri yaşarırsa, Kıyamet günü azab olunmaz.”

Geçen hadislerde, Kıyamet gününde, Al­lah'ın ilâhî lutfunun gölgesinde mes'ud ola­caklar yedi sınıf olarak belirtilmiştir. An­cak o günde mes'ud olacaklar, sadece burada sayılanlardan ibaret değildir. Örneğin daha pek çok hadisi şeriflerde şehid, gazi, doğru ticaret yapan, güzel ahlâk sahibi olan, borçlunun borcundan kurtulması için yardımcı olan ve bunun gibi kimselerin de, Allah'ın ilâhî lutfuna nail olacakları bildiril­miştir. Yedisinin burada sayılması, diğerle­rini bu hükümden çıkarmaz.

 



[1] Nâziât: 79/40-41.