D- Kıyamet Gününün Merhaleleri: - Dingunu - 23. Sayfa
D- Kıyamet Gününün Merhaleleri:
a) Berzah (Kabir): Bu kelime Kur'an'da üç yerde geçer.[1] Kelime anlamı “İki şey arasındaki perde, engel ve örtü demektir. Terim olarak tanımı: “Ölülerin ruhlarının, Kıyamete kadar bulunacakları yer” demektir. Buna göre bu günkü hayatla, gelecek hayat arasında bir makam vardır ki, buna berzah denilir. Bir adı da kabirdir. Çünkü kabir, öldükten sonra nerede olursa olsun ruhun ve cismin bulunduğu yerin ismidir. Nitekim Kur'an'da “onların önlerinde tekrar dirilecekleri güne kadar dikilen bir engel vardır”[2] Mealindeki ayet, buna işaret ediyor, Ayrıca berzahın (yani kabrin) Ahiretin ilk merhalesi olduğu hadisi şerifte de açıkça belirtilmiştir.
“Kabir, (yani berzah) ahiret konaklarının ilkidir."
b) Münker Nekir Suâli: Bunlar korkunç manzaralı iki melekdirler. Her ölüye bulunduğu yerde Rabb'in kim? Peygamberin kim? vb. sorular sorarlar. Bu hususlar hadisi şeriflerde haber verilmiştir, bunlara inanılması gereklidir.
c) Sûra Üfürülme: Kur'an'da Kıyametin zikredildiği yerlerde sûre üfürüleceğinden de bahsedilmektedir. Bundan maksat Allah'ın hükümranlığının, celâl ve azametinin -Yine O'nun emriyle- bildirilmesidir.
d) Mahşer: Kıyamette, insanların öldükten sonra tekrar Allah tarafından diriltilip toplanacakları yerdir. Bu durum da, Allah'ın kudretindedir. Yoktan var ettiği gibi, var ettikten sonra da yok edebilir ve tekrar yaratabilir.
e) Mizan: Ölçü aleti, ölçü, Allah'ın kendi katında malum olan ve insanların yaptıkları işlerinin derecesini bildiren hak ölçüsüdür.
“Kıyamet günü için adalet mizanları kurarız.” [3]
f) Sırat: Cehennem üzerinde kendine ait özellikleri bulunan bir köprüdür. O gün her insan, kendi yaptığı işleri nisbetinde bu köprüde çeşitli durumlarla karşılaşacaktır.
“Onları Cehennemin Sıratına yöneltin ve onları tutun, çünkü onlar mes'uldürler.” [4]
g) Cennet ve Cehennem: Cennet, Allah'a iman ve itaat edenler için hazırlanmış ve onların gireceği yer. Cehennem de, Allah'a inanmayanların ve günahkâr olanların cezalarını günahları nisbetinde çekecekleri yerdir.
“İyiler, şüphesiz Naim Cennetinde, kötüler ise alevli ateştedir.” [5]
Kur'an'ın ve hadisi şeriflerin belirttiği Dingünü'ne ve Kıyamet gününün bildirilen çeşitli durumlarına ne yazık ki insanların pek çoğu samimi olarak inanmamaktadır. Dünyanın soğuk ve sıcaklarına karşı bütün imkânlarıyla tedbir alanların, Cehennemin yakıcı ve elim azabı için hazırlanmamaları bunun en canlı isbatıdır. Dilleri ile Kıyamet doğrudur derken, Kalpleri o günden gafil bulunanlar, dilleriyle inanmış ancak davranışlarıyla o günü yalanlamış olanlardır. Şu da unutulmamalıdır ki, Kıyameti davranışlarla yalanlamak, yani sanki bu gün hiç gelmiyecekmiş gibi her türlü günah ve kötülükleri işlemek, dil ile yalanlamaktan daha kötüdür.
Sonuç olarak denebilir ki; Kıyametin vuku bulacağı şüphesizdir. Çünkü bunu Allah haber vermiştir. Artık Kıyameti inkâr etmek küfürdür, imansızlıktır. Fakat, onun ne zaman meydana geleceğini Allah kullarına bildirmemiştir. Ona dair ancak bazı alametler bildirilmiştir. O er geç vuku bulacaktır. Şu kadar ki, onun olacağı zamanı kimse tayin edemez. însana düşen görev, böyle bir günün geleceğini bilmek, ona inanmak ve o gün için hazırlanmaktır.
[1] Furkan: 25/53; Rahman: 55/20; Mü'minun: 23/101.
[2] Mü'minun: 23/101.
[3] Enbiyâ: 21/47.
[4] Saffat: 61/23.
[5] İnfitar: 82/15-16.
İslami Okul Okulların En Önemlisi