E- Söylenişi Yönünden - Istiaze - 5. Sayfa
E- Söylenişi Yönünden
“İstiâze'nin”, değişik şekillerdeki söylenişini, Hz. Muhammed (s.a.)'in çeşitli hadislerinden öğrenmekteyiz.
Kur'an-ı Kerîm'in okunuşu konusunda uzmanlaşmış olan kıraat alimlerinin de, benimseyip tercih ettikleri istiâze'nin başlıca söyleniş şekilleri şunlardır:
a- (Euzu billahi mineşşeytanir-racîm) “koğulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığınırım”. İstiâze'nin bu şekildeki okunuşunu benimseyen kıraat alimlerinin başında, İbn Kesir (v. 45-120) Ebu Amr (v. 154), Asım (v. 128) ve Ya'kub (v. 205) gelmektedir.
b- (Eûzu billahissemîil alîm mineşşeytanir-racîm) “koğulmuş şeytandan her şeyi işiten ve bilen Allah'a sığınırım”. Kıraat alimi Sehl bu okuyuşu benimsemiştir.
c- (Eûzu billahi mineşşeytanir-racim innallâhe huvessemiul alîm) “koğulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığınırım, şüphesiz Allah işiten, ve bilendir. Bu okunuş şeklini benimseyen kıraat alimleri ise, Kisâî (v. 189), İbn Amir (v. 21-118) ve Nâfi' (v. 70-169)dir.
d- (Esteîzu billahi mineşşeytanir-racîm) “koğulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığınırım”. İstiâze'nin bu şekliyle okunuşunu benimseyen Kıraat alimi de Hamze (v. 80-156) dır.
e- (Eûzu bülâhil âzimissemiil alîm mineşşeytanir-racîm) “koğulmuş şeytandan her şeyi işiten, bilen ve her yönden büyük olan Yüce Allah'a sığınırım”. Kıraat alimlerinden Hafs (v. 90-180) bu istiâze şeklini benimsemiştir.
Kur'an okunduğunda O'ndan istifade etmek, öncelikle şeytandan ve her çeşit şeytanî düşünceden Allah'a sığınmakla mümkündür. Bunun için Kur'an okunacağı zaman, şeytanın vesveselerinden arınarak, doğrudan doğruya Allah'a yönelmek, tüm kötü duygu ve düşüncelerden kurtulmak gerekir. Şu halde istiâze, Allah'ın kitabının okunabilmesi için bir sığınma mahiyeti taşımaktadır.
Allah, insanlara, görülen ve görülmeyen, bilinen ve bilinmeyen bütün kötü ve korkunç şeylerden kendisine sığınmalarını emrediyor. “Eğer seni şeytandan bir dürtüş etkilerse hemen Allah'a sığın” [1] Allah, insanlara himayesine iltica etmelerini böylece bildirmiş oluyor. Bu gerçekten, Allah'ın himayesine sığınmayı gerektiren pekçok kötülüklerin var olduğu açık olarak anlaşılmaktadır.
Kötülüğün kaynağı ister bizzat şeytan, isterse onun oyuncağı haline gelmiş bir kısım insanlar olsun, bu kötülüğü defetmenin mümkün olduğunu insanoğlu bilmelidir. Şeytandan kurtuluş, tüm yaratıkların mutlak Rabb'i Melik'i ve İlâh'ı olan Allah'a sığınmak, O'nun hayat nizamı olan İslam dininin emir ve yasaklarına uymakla mümkündür.
Allah'a güvenerek O'nun yüceliğini kabul edip yegâne Hak Din olan İslâm'a yönelenler ve bütün samimiyetleriyle O'na bağlananlar üzerinde şeytanın etkisi olamaz.
Çünkü bu nitelikteki mü'minler, Kur’an'ı hayatlarında uygulamak için okumuşlar ve Allah'ın emirlerine teslim olarak O'na sığınmışlardır. Her yere kolayca sızabilen şeytan, bu nizama sığınanlara yaklaşamaz. Zaman zaman vesvese verse de kendi buyruğu altına alamaz onları.
Kur'anî anlamdaki istiâze, şeytandan, onun temsilcisi olduğu tüm kötülüklerden ve kötülükler dünyasından Allah'a sığınmayı, O'na inanmayı ve Allah'ı her şeye kadir bir İlah tanıyıp buna göre kulluk vazifesine sarılmayı ifade etmektedir.
İslami Okul Okulların En Önemlisi