Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

E- Söylenişi Yönünden - Istiaze - 5. Sayfa

E- Söylenişi Yönünden

 

“İstiâze'nin”, değişik şekillerdeki söyle­nişini, Hz. Muhammed (s.a.)'in çeşitli ha­dislerinden öğrenmekteyiz.

Kur'an-ı Kerîm'in okunuşu konusunda uzmanlaşmış olan kıraat alimlerinin de, benimseyip tercih ettikleri istiâze'nin başlı­ca söyleniş şekilleri şunlardır:

a- (Euzu billahi mineşşeytanir-racîm) “koğulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığınırım”. İstiâze'nin bu şekildeki okunuşunu benim­seyen kıraat alimlerinin başında, İbn Kesir (v. 45-120) Ebu Amr (v. 154), Asım (v. 128) ve Ya'kub (v. 205) gelmektedir.

b- (Eûzu billahissemîil alîm mineşşeytanir-racîm) “koğulmuş şeytandan her şeyi işiten ve bilen Allah'a sığınırım”. Kıraat alimi Sehl bu okuyuşu benimsemiştir.

c- (Eûzu billahi mineşşeytanir-racim innallâhe huvessemiul alîm) “koğulmuş şeytanın şer­rinden Allah'a sığınırım, şüphesiz Allah işi­ten, ve bilendir. Bu okunuş şeklini benimse­yen kıraat alimleri ise, Kisâî (v. 189), İbn Amir (v. 21-118) ve Nâfi' (v. 70-169)dir.

d- (Esteîzu billahi mineşşeytanir-racîm) “koğulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığını­rım”. İstiâze'nin bu şekliyle okunuşunu benimseyen Kıraat alimi de Hamze (v. 80-156) dır.                     

e- (Eûzu bülâhil âzimissemiil alîm mineşşey­tanir-racîm) “koğulmuş şeytandan her şeyi işiten, bilen ve her yönden büyük olan Yü­ce Allah'a sığınırım”. Kıraat alimlerinden Hafs (v. 90-180) bu istiâze şeklini benimse­miştir.

Kur'an okunduğunda O'ndan istifade etmek, öncelikle şeytandan ve her çeşit şey­tanî düşünceden Allah'a sığınmakla müm­kündür. Bunun için Kur'an okunacağı za­man, şeytanın vesveselerinden arınarak, doğrudan doğruya Allah'a yönelmek, tüm kötü duygu ve düşüncelerden kurtulmak gerekir. Şu halde istiâze, Allah'ın kitabının okunabilmesi için bir sığınma mahiyeti taşı­maktadır.

Allah, insanlara, görülen ve görülme­yen, bilinen ve bilinmeyen bütün kötü ve korkunç şeylerden kendisine sığınmalarını emrediyor. “Eğer seni şeytandan bir dürtüş etkilerse hemen Allah'a sığın” [1] Allah, insanlara himayesine iltica etmelerini böylece bildirmiş oluyor. Bu gerçekten, Allah'ın himayesine sığınmayı gerektiren pekçok kötülüklerin var olduğu açık olarak anlaşılmaktadır.

Kötülüğün kaynağı ister bizzat şeytan, isterse onun oyuncağı haline gelmiş bir kı­sım insanlar olsun, bu kötülüğü defetmenin mümkün olduğunu insanoğlu bilmelidir. Şeytandan kurtuluş, tüm yaratıkların mutlak Rabb'i Melik'i ve İlâh'ı olan Allah'a sı­ğınmak, O'nun hayat nizamı olan İslam di­ninin emir ve yasaklarına uymakla müm­kündür.

Allah'a güvenerek O'nun yüceliğini ka­bul edip yegâne Hak Din olan İslâm'a yö­nelenler ve bütün samimiyetleriyle O'na bağlananlar üzerinde şeytanın etkisi ola­maz.

Çünkü bu nitelikteki mü'minler, Kur’an'ı hayatlarında uygulamak için okumuş­lar ve Allah'ın emirlerine teslim olarak O'na sığınmışlardır. Her yere kolayca sızabilen şeytan, bu nizama sığınanlara yaklaşamaz. Zaman zaman vesvese verse de kendi buy­ruğu altına alamaz onları.

Kur'anî anlamdaki istiâze, şeytandan, onun temsilcisi olduğu tüm kötülüklerden ve kötülükler dünyasından Allah'a sığın­mayı, O'na inanmayı ve Allah'ı her şeye kadir bir İlah tanıyıp buna göre kulluk va­zifesine sarılmayı ifade etmektedir.

 



[1] Fussilet: 41/36.