Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

İstiâze île İlgili Âyetler - Istiaze - 7. Sayfa

İstiâze île İlgili Âyetler

 

“Kur'an okumak istediğin zaman koğulmuş şeytandan Allah'a sığın. Seni şey­tanın vesveselerinden korumasını Allah'tan iste. “Eûzu billahi mineşşeytanir-racîm” de [1]

“Ne zaman şeytandan bir kötü düşün­ce seni dürterse, Allah'a sığın; çünkü O’ işi­tendir, bilendir.”[2]

“Nuh dedi ki: Rabbim, bilmediğim bir şeyi senden istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz, bana merhamet etmezsen ziyana uğrayanlardan  olurum.” [3] 

“Yusuf'un evinde kaldığı kadın, O'nun nefsinden murad almak istedi ve kapıları kilitleyip: “Haydi gelsene!” dedi. Yusuf: “Allah'a sığınırım dedi, efendim bana gü­zel baktı ben nasıl onun iyiliğine karşı hı­yanet ederim. Zalimler iflah olmazlar.[4]

“Andolsun kadın onu arzu etmişti, eğer Rabb'inin doğruyu gösteren delilini görmeseydi. Yusuf'da   onu arzu etmişti. Böylece biz kötülüğü ve fuhşu ondan çevirmek is­tedik; Çünkü o, ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandır.” [5]

“Eğer seni şeytan'dan bir dürtüş fitler­se hemen Allah'a sığın. Çünkü O' işitendir, bilendir.[6]  

“Çünkü inananlara ve Rabb'lerine gü­venip dayananlara o şeytanın bir gücü yok­tur.[7] 

“Onun gücü, sadece kendisini dost tu­tanlara ve Allah'a ortak koşanlaradır. O sadece  onları kandırabilir[8] 

“Sen onların sana yaptığı kötülüğü, en güzel şeyle sav kötülüğe iyilikle karşılık ver. Biz onların seni ne kötü sıfatlarla vasıflan­dıracaklarını biliyoruz. Ve de ki: “Rabbim şeytanların dürtüklemelerinden sana sığını­rım” “ve onların yanında bulunmalarından sana sığınırım Rabbim.”[9]

“Musa dedi ki, “Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabb'im, sizinde Rabb'iniz olan Allah'a sığını­rım.”[10]

“Kendilerine gelmiş hiç bir delil olma­dan, Allah'ın âyetleri hakkında tartışanlar yok mu, onların göğüslerinde, hiç bir za­man erişemeyecekleri bir büyüklük tasla­maktan başka bir şey yoktur. Sen Allah'a sığın, çünkü işiten, göreni O'dur.”[11]

“Kitap'ta Meryem'i de an. Bir zaman o ailesinden ayrılıp doğu tarafında bir yere çekilmişti. Evinde veya mâbedde bir kena­ra çekilip kendisini ibadete vermişti. Onlar­la kendi arasına bir perde çekmişti. Biz de ruhumuzu (Cebrail'i) ona gönderdik; O, ona düzgün bir insan şeklinde göründü. (Mer­yem dedi ki: “Ben senden çok esirgeyici Al­lah'a sığınırım. Eğer (Allah'dan korkuyorsan bana dokunma”[12]

“Allah'ın kullarını bana teslim edin; çünkü ben size Allah'ın gönderdiği güveni­lir bir elçiyim. Allah'a karşı ululuk tasla­mayın. Ben size apaçık bir delil getiriyo­rum”. Ben, beni taşlayıp öldürmenizden be­nim ve sizin Rabb'iniz olan Allah'a sığın­dım”, Sonra Musa: “Bunlar suç işleyen bir toplumdur; diye Rabb'ine dua etti.”[13]

“Doğrusu insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazı kişilere sığınırlardı da onla­rın kibir ve azgınlıklarını artırırlardı.”[14]

“Mûsâ, kavmine: “Allah size bir inek kesmenizi emrediyor”, demişti. Bizimle alay mı ediyorsun?” dediler.” Cahillerden olmak­tan, Allah'a sığınırım” dedi.”[15]

“Onu doğurunca Allah onun ne doğur­duğunu bilirken yine şöyle dedi. Rabbim, onu kız doğurdum, erkek kız gibi değildir.

Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu koğulmuş şeytanın şerrinden sana ısmarlı­yorum.”[16]

Eşyamızı yanında bulduğumuz kimse­den başkasını almaktan Allah'a sığınırız, o takdirde biz zulmedenler oluruz! dedi.”[17]

“De ki: Sığınırım ben, karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkarana, yarattığı şeylerin şerrinden. Karanlığı çöküp bastığı zaman gecenin şerrinden. Düğümlere üfleyip tükü­ren büyücü kadınların verrinden. Ve hased ettiği zaman hasedcinin şerrinden.”[18]

“De ki; Sığınırım ben insanların Rabb'i­ne, insanların yegâne mâlikine, insanların ilâh'ına; insanlara kötü şeyler fısıldayan o sinsi vesvesecinin şerrinden. O ki insanların göğüslerine kötü düşünceler fısıldar. Gerek cinlerden, gerek insanlardan (olan) bütün vesvesecilerin şerrinden Allah'a sığınırım.”[19]

Kur'anda, “istiâze” ile ilgili âyetler dik­katlice incelendiğinde, yüce Allah'a ne şe­kilde sığınılacağı, nelerden nasıl kaçınıl­ması gerektiği açıkça ortaya çıkmaktadır. Bu da yaratılan varlıkların her türlü kötü­lüklerinden kaçınılması, Allah'a, O'nun emir ve yasaklarına sığınılması gerçeğidir.

Kaçınılması gereken bütün kötülükler, genel olarak şu âyetle bildirilmiştir; “De ki, Rabb'ine sığınırım, yarattığı şeylerin şerrin­den”[20] Kur'an'daki diğer âyetler bu âyetin umumi olarak belirttiği kötülük­leri, daha detaylı açıklamaktadırlar.

Kur'an'ın, âyetlerden sonra en iyi açık­layıcısı olan “sünnet”, “istiâze”yi anlamaya daha da açıklık getirmektedir. Bu nedenle konuya bir de hadislerle bakmak gerekli görülmüştür.

 



[1] Nahl: 16/98.

[2] A’raf: 7/200.

[3] Hûd: 11/48.

[4] Yu­suf: 12/23.

[5] Yûsuf: 12/24.

[6] Fussilet: 41/36.

[7] Nahl: 16/99.

[8] Nahl: 16/100.

[9] Mü’minûn: 23/96-98.

[10] Mü'min: 40/27.

[11] Mü'min: 40/56.

[12] Meryem: 19/16-18.

[13] Duhân: 44/18-22.

[14] Cin: 72/6.

[15] Bakara: 2/67.

[16] Bakara: 2/67.

[17] Yû­suf: 12/79.

[18] Felâk: 113/1-5.

[19] Nâs: 114/1-6.

[20] Felâk: 113/1-2.