Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Rabb'la İlgili Hadisler: - 14. Sayfa

Rabb'la İlgili Hadisler:

 

a) Rabb'imiz Herşeyin Sahibidir.

 

Muhammed b. Hamza el-Eslemi, babası Amr el-Eslemi'den şu hadisi rivayet etmiş­tir. Rasûlüllâh (s.a.v.) Amr'ı bir seriyyeye (askeri birlik) komutan olarak tayin etti ve

“filanı bulursanız onu ateşte yakın” buyur­du. Sonra ben dönüp Rasûlüllâh (s.a.v.)'a geldiğimde bana şöyle dedi:

“Eğer filancayı bulursanız öldürün, onu yakmayın. Çünkü ateşle ancak ateşin gerçek sahibi (Rabb'i) olan (Allah) azab eder” buyurdu. Rasûlül­lâh (s.a.v.)'ın cezalandırmak istediği bu ki­şi, İslam'a göre bu cezayı gerektiren bir suç işlemişti. Yani ölüm cezasına çarptırılması gerekiyordu. Bu hadiste “Rabb” kelimesi “Sahip”  anlamındadır.

Ebu Hüreyre (r.a)'den, Rasûlüllâh (s. a.v.)'ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

“Sizden biriniz (kölesine) kulum ve kölem demesin. Yine köle de (efendisine) Rabb'im demesin, ancak efendim desin. Hepiniz (Al­lah'ın) kulusunuz. Gerçek Rabb, Allahu Teâlâ’dır.”                                      

Pegamberimiz (s.a.v.) Allah'dan başka­sına kul olmak ve O'na diğer varlıkları ortak koşmak tehlikesini gidermek için, böyle buyurmuştur. Çünkü her şeyin gerçek sahi­bi ve maliki Allah'dır. Bunun için Rububiyyet, Allah'a ait bir sıfattır. İnsanlar ise O' nun terbiyesi altındadırlar. Şu halde Alİah'dan başka varlıkların “Rabb” diye isimlendirilmeleri uygun değildir.

Abdullah b. Büreyde, babasından şu ha­disi rivayet etmiştir. Rasûlüllâh (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Münafığa seyyid (efendi) demeyin. Eğer (o) efendi kabul edilirse çok yüce ve aziz olan “Rabb”inizi gazablandırmış olursunuz.”

Eğer münafık birisi, efendi, sözü dinle­nen kişi olarak kabul edilirse, o zaman ona itaat kaçınılmaz olur. Bu durum da Allah'ın gazabını gerektirir. Çünkü münafığı sözü dinlenen bir kişi olarak kabul etmek ona ita­ati kabullenmek demektir ki bu durum Al­lah'ın gazabına sebep olur.

Ebu Hureyre (r.a.)den, Rasûlüllâh (s. a.v.) yatağına girdiği zaman O'nun şöyle dua ettiği rivayet edilmiştir:

“Ey göklerin, yerin ve her şeyin Rabb'i olan, daneyi ve çekirdeği yarıp çıkaran (geliştiren), Tevrat'ı, İncil'i ve Kur'an'ı indiren Allah'ım: Her şer sahibinin şerrinden (kötülüğünden) sana sığınırım. Sen onların hepsini elinle alıp (de­federsin) . Sen, senden önce hiç bir şeyin ol­madığı evvelsin  (ilksin), senden sonra hiç bir şeyin olmayacağı ahirsin (Sonsun), yü­ce kudretinin eserleri ile zahir (açık) olan sensin, senden üstün hiç bir varlık yoktur. Sen batın (gizli) sin, açık kemâlinle beraber, hiç kimse zatını idrake (anlamaya) güç yetiremez.”