Önsöz - Külliyat - Islamdainanc - 2. Sayfa
ÖNSÖZ
Aklın en büyük görevi, kendisini yaratan Allah'a inanmaktır. Çünkü ALLAH (cc) EN BÜYÜK GERÇEK'tir. Bütün peygamberler tarih boyunca aklı bu göreve çağırmışlardır. Bu görevin Kur'ân'daki adı ise «İmân» dır.
İmân, birbirini tamamlayan temel prensiplerin, oluşturduğu bir inanç sistemidir. Bu sistem bir bütündür. Bilim dilinde inancın bir başka adı da «akîde» dir; Çoğulu «Akâid» dir.
İslâm Tarihi'nde ilmin, zihinden yazıya dökülmeye başlandığı günlerden zamanımıza kadar çeşitli konularda olduğu gibi akâid konusunda da değerli eserler verilmiştir. Bu kaynaklar, her çağda Müslümanlara ışık tutmuş, Kur'ân ve Sünnet'in çizgisinde inançlarını korumalarına yardım etmiştir. Bu çalışmalardaki sürekliliğin temelinde iki amaç bulunduğunu söylemek mümkündür.
Bunlardan biri, zaman zaman Müslüman olan millet ve toplulukların İslâm'a en doğru şekilde bağlanmalarını sağlamak, diğeri ise, devirler boyu dış kültürlerin etkisi altında yozlaşmaya yüz tutan anlayış, düşünce ve değer yargılarını ıslah etmek, bu suretle toplumun İslâm'dan kopmasını önlemektir. Bu çalışmamızın da temelinde aynı niyetin bulunduğunu vurgulamak isteriz. Çünkü son zamanlarda bazı odaklar, zihin bulandırıcı ve saptırıcı birtakım felsefi ve ideolojik düşünceler ortaya atarak Müslümanların vicdanları üzerinde yönlendirici etkiler bırakmak istemişlerdir. Bu çevrelerin ısrarlı, sinsi ve yıkıcı gayretlerine karşı Müslümanları uyarmak ve aydınlatmak, ilme hizmet edenlerin kaçınılmaz görevidir. İşte bu noktadan hareketle kaleme alınmış olan bu kitabın özellikle en büyük amacı, İslâm'ın ve Kur'ân'ın bir bütün olduğunu zihinlere kazımak ve bir insanın, eğer gerçekten bu bütünlüğe inanıyorsa ancak mü’min sayılabileceğini, aksi halde İslâm'la hiçbir ilişkisinin bulunamayacağını kanıtlamaktır.
Kitabın ikinci amacı da bir insanın aynı zamanda (birbiriyle çelişen ve birbirini yalanlayan) iki farklı inancı kabul edemeyeceğini, bunu yapanların ise esasen bilinçsiz değil, bilakis sinsi ve maksatlı olduklarını su yüzüne çıkarmaktır. Belirtmek gerekir ki nifakın yeni bir türü olan bu eğilim son zamanlarda yaygınlık kazanmış ve imân konularında yeterli bilgiye sahip olmayanları tehlikeli yanılgılara düşürmüştür. Bu nokta göz önünde bulundurularak imânî ve felsefî kavramlar analitik açıklamalarla sunulmuş, böylece İslâm İnanç Sistemi'ne hiçbir hilenin asla karıştırılamayacağı bir kez daha ortaya konmuştur. Dolayısıyla yüzyıllar önce Müslümanların yaşamadığı çağdaş vicdânî sorunlara, tabiatıyla yer vermemiş bulunan eski akâid kitaplarının bu konudaki boşluğunu doldurmak kitabın temel amacıdır.
Ayrıca, Lâikçilik, Solculuk, Pozitivizm, Darvinizm ve Hümanizm gibi çağımızın materyalist sapkın akımları karşısında toplumun yaşadığı değişimler ve evrensel değerlerin uğradığı yıkımlar göz önünde bulundurularak kitapta, din sosyolojisine de yer verilmiş, önemli ilgiler ve çağrışımlarla doyurucu açıklamalar yapılmıştır.
Metod olarak üç bağlamdan oluşan kitabın her bölümü, temel konudan ayrıntılara doğru açılan bir yelpaze şeklinde sunulmuş, böylece okuyucunun, aradığını rahatça bulabileceği bir yöntem izlemiştir.
Bu ana bölümlerin birincisinde din ve imân kavramları ile imânsızlığın çeşitli şekilleri olan küfür, şirk, nifak, zındıklık ve irtidad kavramları ele alınmış, bu terimlerin içerdiği çok yönlü anlamlar derinlemesine işlenmiştir. Özellikle Darwinizm, Pozitivizm, Marksizm ve Mitüdizm (Milli Türk Dini) gibi çağdaş, felsefî ve ideolojik düşünce akımlarının neden olduğu sapmalara yer verilerek Müslümanların tereddüt içinde oldukları birçok yanıltıcı noktalar açıklığa kavuşturulmuştur.
İkinci Bölümde kısaca «Amentü» olarak bilinen imânın altı ilkesi işlenmiş, gerçek tevhidin ne olduğu geniş açıklamalarla sunulmuştur.
Üçüncü Bölümde ise insan psikolojisini yönlendirmede etkili olan büyü, kehânet ve meditasyon gibi konularla ruh, cin ve şeytan gibi aklın izah edemediği metafizik gerçekler üzerinde bilgi verilmeye çalışılmış, bu konuların imânla olan ilişkilerine açıklık getirilmiştir.
Bu çalışmanın herkese yararlı olmasını diliyoruz. Özellikle İslâm'ı (kısmen de olsa) inkâr edici bir düşünce ya da ideolojiye bağlanan, bununla birlikte Mü’min olduğunu sanan, ancak böyle bir inanış ve kanaat biçimiyle mü’min olduğunu hiçbir zaman kanıtlayamayacak olan insanlar için bu kitabın iyi bir klavuzluk edeceğine inanıyor, vicdanlarda batıl inanışların değil, gerçeklerin yer alması için Allah'a dua ediyoruz.
FERİT AYDIN [1]
[1]. Yazarın asıl adı Feriduddin Aydın'dır; Muhitinde kısaca Ferit Aydın olarak tanınmaktadır.
İslami Okul Okulların En Önemlisi