Kulliyatlar - 3. Sayfa - Ekonomibanka
II. SİGORTA
Sigortanın başlangıcı milâdî on dördüncü asra kadar uzandığı halde, Osmanlı
ülkesine girişi oldukça gecikmiştir. Fransız Ticaret Kanunu'nun tercümesi olan
1850 tarihli Ticaret Kanunu'nda sigorta mevzûu yoktur. 1864 tarihli Deniz
Ticareti Kanunu'nun 11. faslı, yalnızca deniz sigortası ile alâkalı hükümleri
tanzim etmiştir. 1870 tarihinde Beyoğlu'nda vukûbulan büyük yangın üzerine;
şeyhülislâmlıktan sigortanın cevâzı hakkında fetvâ alınmıştır. Bu fetvânın,
teferrûâta girmeden "her ferdin, Allah tarafından kendisine verilen malları
korumakla mükellef olduğunu" ifade ettiği anlaşılmaktadır.
23 Teşrîn-i evvel 1327 tarihinde Mahmud Celalettin isimli bir zât,
şeyhülislamlığa bir dilekçe vererek hayat sigortası hakkında fetvâ istemiştir.
Bu dilekçenin ve verilen cevabın metni aşağıdadır:
Huzûr-i âlî-i Cenâb-i Meşîhatpenâhîye marûz-i çâkerleridir:
Memâlik-i ecnebiyyenin bir mahallinde, meselâ Fransa'da teşekkül etmiş Ünyon
nâmındaki bir şirketle âcizleri beyninde, hayatta kaldığım halde on beş senenin
hitamında, vefât eder isem, vereseme mahall-i mezkûrdan gönderilüp beşyüz adet
lirây-ı Osmânî verilmek üzere bir akit icrâ etsem yâni beher sene maktûan mezkûr
şirkete otuzbir adet lirây-ı Osmânî gönderip, işbu on beş sene hitâmına kadar
vermiş olduğum meblâğın miktarı da, dört yüz altmış beş liraya bâliğ olsa, bu
göndermiş olduğum meblâğa mukâbil, şirketin hissedârânı tarafından âcizlerinden
müdde-i mezkûr zarfında almış oldukları dört yüz altmış beş liraya, otuz beş
lira zammiyle beşyüz lira mezkûr şirket tarafından âcizlerine mahall-i mezkûdan
gönderseler, veyahut senevî maktûan göndereceğim otuz bir adet lirây-ı
Osmânî'yi, bir sene gönderip de vefât etsem, şu bir senede gönderdiğim otuz bir
liraya, dörtyüz altmış dokuz lira zammiyle beş yüz adet lirây-ı Osmânî'yi,
şirketin hissedârânı vereseme mahall-i mezkûrdan gönderseler böyle bir akdin
kabûl ve icrâsına cevâz-ı şer'î olup olmadığının fetvâhâne -i âlîce tetkik ve bu
bapta bir kıt'a fetvây-ı şerîfe verilmek üzere; işbu istid'â-i kemterânemin
makam-ı müşârun ileyhâya havâle buyurulmasını istirham eylerim, ol bapta emru
fermân hazret-i menlehülemrindir.
23 Teşrîn-i evvel 1327
Mahmud Celâleddin
K Fetvâhâne-i âliye 12 329
327 İstidâ
Müstediyat 5094
5824
225
Havâle buyurulan işbu arzuhal mutâlâa olundu. Derûn-i arzuhalde muharrer akd-i
mezkûr dâr-i İslâm'da olmayıp da, ber-vech-i meşrûh memâlik-i ecnebiyyede kain
bir sigorta şirketi ile icrâ edildiği takdirde, şirket-i mezkûre rızâsiyle
vereceği ziyâdeyi, yâni makudün aleyh sigorta bedeli ne miktar meblâğ ise, ânı
ahz helal olur; ol bapta emr-u fermân menlehülemrindir.
Alelusûl itâsı 22- Zilkâde 329
25- Zilkâde- 1329 Emînü'l-fetvâ
Görüldüğü üzere bu fetvâ İslâm ülkesinde hayat sigortasını tecviz etmemekte ,
ancak yabancı ülkede bulunan şirket ile sigorta akdini ve bundan doğacak
tazmînâtı câiz görmektedir.6
Bilindiği gibi sigorta eden ve edilen açısından üç nevi sigorta vardır:
a) Devletin tesis ettiği sosyal sigorta.
b) Karşılıklı sigorta.
c) Ücretli sigorta
Aşağıda görüşlerini nakledeceğimiz âlimlerin, daha ziyâde üçüncü nevi sigorta
üzerinde ihtilâf ettiklerini ve ekserîsinin bunu tecviz etmediklerini; buna
mukâbil diğer iki nevi sigortayı İslâm'ın rûhuna uygun bulup teşvik ettiklerini
görüyoruz:
6. Prof. Dr. E. Hırş, Ticaret Hukuku Dersleri, İstanbul, 1946, S. 831; Prof. Dr.
B. Nuri Esen , Sigorta Bilgisi, Ankara, 1945 , s. 11; A. Emrullah Gün, Sigorta
Hukuku; Ankara, 1947, s. 12; Sigorta Rehberi, İstanbul 1942, s. IV; Prof. Bülent
Davran, Mukâyeseli Medenî Hukuk Dersleri, İstanbul 1956, s. 33-34
İslami Okul Okulların En Önemlisi