"Ayakta, oturarak ve yatarak Allah'ı zikrederler" diyen âyet iki türlü anlaşılabilir: 1. Bu üç halde (ve böyle olunca da devamlı) Allah'ı anarlar. Bu anlamanın yanlış olduğunu fiil (gerçekleşen, olan) ortaya koyuyor; insanlar en azından belli bir müddet uyuyorlar ve bu durumda -sûfîlerin halleri müstesna- zikir yoktur. İnsanlar çeşitli işlerle meşgul oluyorlar ve bu durumların tamamında zikir olmaz...2. Bu üç halde de zikir yaparlar; yalnız ayakta, yalnız oturarak...değil, kimi zaman öyle, kimi zaman böyle durumda zikir yaparlar. İşte bu mana doğrudur. Peygamberimiz hem son nebî hem de son resuldür, ondan sonra ortaya çıkıp da "ben de bağımsız, yeni, şeriat getiren bir resulüm" diyenler yalancıdır. Artık resul yoktur, son resulün resulleri diyebileceğimiz alimler vardır. Nebi kendisine vahiy gelendir, resul de bunu insanlara tebliğ edendir. Nebi olmayan resul de olamaz. Bu yüzden son nebi aynı zamanda son resuldür.
×
Hata Bildir
Bu sayfada bir hata mı gördünüz? Bize bildirin, düzeltelim.
×
Hata Bildir / Öneri Gönder
Bir hata mı gördünüz, ya da bir öneriniz mi var? Bize yazın. Hata başka bir sayfadaysa, o sayfanın adresini eklemeniz işimizi çok kolaylaştırır.