Yeni Sayfa 0 - Islamhukuku - 46. Sayfa
Ceza Hukuku
İslâm, ceza hukukunu iki esasa istinad ettirmiştir:
1. Her yasaklanmış fiil suç sayılır; her suçun, işlenen suç fiiline uygun, iç
güvenliğin gerçekleşmesi ve fâilin ıslâhı için yeterli olacak şekilde bir ceza
ile karşılanması -bu fiil için din daha önce bir ceza tayin etmemiş bile olsa-
gereklidir,
2. (Beşi müstesna olmak üzere) İslâm hukuku suçların çoğunun cezasını tayin
etmemiştir.6 Çünkü bu cezaların, zaman ve mekanın değişmesiyle değişikliğe
uğraması îcabeder. Teşrî organı bu esasa göre cezaları kanuna bağlayabileceği
gibi, kanun bulunmadığında hakim, zaman, yer ve şahsın durumunu göz önüne alarak
cezayı takdir edecektir. İslâm'ın tahdit etmediği ve ulü'l-emre bıraktığı bu
cezalara "ta'zir" ismi verilmektedir.
İslâm Hukuku yalnız cana kıyma suçuna "kısas" ismiyle misilleme cezası vermiş,
maktulün yakınları ısrar ettikleri takdirde kasten öldürenin öldürülmesini
gerekli kılmıştır. Bunlar kısas cezasını affettikleri takdirde ise ceza tazir
nevine dönüşür ki, toplumun suçu engelleme ve suçluyu ıslah etme hakkını korumak
maksadıyle bu cezanın takdiri de hakimlere ve ulü'l-emre aittir.
6. Cezasını dinin tayin ve tesbit ettiği suçlar: Adam öldürmek, zina etmek, içki
içmek, kazf (iffete iftira), hırsızlık ve soygundur.
İslami Okul Okulların En Önemlisi