Duaya icabet eden, şefaati kabul buyuran O'dur.
Sebebi ve neticeyi yaratan da O'dur. Dua da, Allah
(c.c)'ın
takdir buyurduğu sebeplerden biridir.
Gerçek bu olunca, Allah
(c.c)'ın
sebeplerine yönelmek sadece onlara güvenmek, tevhid inancına göre şirk sayılır.
Sebepleri yok bilmek sebebi müsebbib (sebeb olan) yapmaktır ki, bu da büyük bir akıl
eksikliğidir. Çünkü sebeplerden uzaklaşmak, onlara tevessül etmemek şeriata göre
yasaktır.
Kul için vacib olan, zorunlu
olan, tevekkülünü, istemesini, duasını ve itibar ve rağbetini yalnız Allah
(c.c)'a
yöneltmesidir.
Yüce Allah, kendisine
sebeplerden, insanların duasından ve şefaatından dilediğini takdir ve nasib
buyurur.
Derece ve makam olarak üstün
olanın duasının kabul buyrulacağı gibi, derece ve mertebesi aşağı seviyede
olanında duası kabul buyrulur.
Başka bir deyimle, derecesi
yüksek olan bir kişinin kendinden aşağıda olan için yaptığı dua kabul
olabileceği gibi, derecesi düşük olanın kendisinden daha üst derecede olan için
yapmış olduğu dua da makbul olabilir. (caiz
ve meşrudur).