Bir delâlet ve mânanın karşısında, bunun kastedilmediğini gösteren bir başka delilin bulunduğuna müctehidin inanması da bu sebeplerden, birini teşkil eder.
Âmm ile hâssın, mutlak ile mukayyedin, mutlak emirle vücûbu ortadan kaldıran bir delilin, hakikatle mecaz delâleti v.b. nin
karşılaşmaları bu kısma örnektir.
Bu kısım da oldukça geniştir; çünkü sözlü
delâletlerin birbiriyle karşılaşması, bunlardan birini diğerine tercih mevzuu
geniş bir deryayı andırır.