|
Hadis müctehide kadar gelmiş
(ulaşmış)
bulunur da kendisi onu sahih ve sabit bulmaz.
Bunun da çeşitli sebepleri vardır:
1. Hadisi kendisine nakleden veya daha önceki râvi, yahut râviler zincirinden (senetten) başka birisi müctehid
tarafından tanınmaz (meçhul) olur.
2. Yalancılıkla töhmetlenmiş
(itham edilmiş), yahut
hafızası sağlam olmayan biri tarafından rivayet edilmiş bulunur.
3. Muttasıl bir senetle değil de munkatı
(arada isimleri
atlanmış
(isimleri zikredilmeyen) kişilerin bulunduğu) bir senetle rivayet edilmiş olur.
4. Hadisin lâfızları (Rasûlüllah'ın
(sallallahu aleyhi ve sellem) ağzından çıkış şekli,
çıktığı gibi) zaptedilememiş
olur.
Halbuki aynı hadis başka bir müctehid
tarafından
sahih ve sabit kabul edilebilir. Bunun da
birtakım
sebepleri vardır:
a. Bu müctehide hadisi rivayet edenler;
muttasıl senetle rivayet etmişlerdir ve
raviler sıka (güvenilir,
mutemed) kişilerdir.
b. Birinci müctehidin tanımadığı (meçhul) râvîyi
beriki)
ikinci müçtehid)
tanıyabilir.
c. Birinci müctehide rivayet eden mecruh
(muteber olmayan,
itimad edilmeyen)
kişiler yerine, ikincisine muteber kişiler rivayet etmiş bulunur.
d. Bir başka
cihetten
(yoldan) muttasıl olabilir.
5. Hadisin
lafızları
(sözleri) başka hadis hafızları tarafından iyice zaptedilmiş
olabilir.
6. Eldeki hadisin sahih olduğunu gösteren
-ona yakın- başka rivayetler
ve deliller
mevcuttur.
Bu (ikinci) sebeple meydana gelen -hadise aykırı- fetvalar da çoktur. Bilhassa tâbiinler,
onların tabileri ve meşhur imamlara kadarki nesilde bu
ihtilâf, öncekilerden (birinci
asırdakilerden) daha çok
olmuştur. Çünkü zaman ilerledikçe hadisler daha geniş yerlere ve şahıslara
yayılmış ve şöhret bulmuştur.
Bu hadisler
bazı âlimlere sahih yollardan
(sahih senetlerle)
gelirken, diğerlerine de zayıf senetlerle
(zaif yollardan)
gelmiştir. Bu sebeple de birinin nezdinde hüccet
(hüküm kaynağı) olurken, diğerine aynı vasıfla gelmemiş olur. Aynı sebeple
birçok
(müçtehid)
âlimin şöyle dediği olmuştur:
"Bu meselede benim görüşüm şudur. Bu konuda şöyle bir hadis de rivayet ediliyor. Eğer o hadis sahih ise benim görüşüm de ondan ibaret olur."
Bu, hadisin sahih olması şartıyle hükmün ona göre olacağını ifade eder.
|