Hiç şüphe yok ki, insanlardan
bir kısmının bir başka kısım için yaptığı dua fayda verir. İnsanların birbirine
dua etmesi Allah
(c.c)'ın
emridir.
Fakat, şefaat ve dua eden kimse, ancak Allah
(c.c)'ın
kendisine bu hususta izin verdiği
razı olduğu, kabul edeceği,
kimselere dua ve şefaata bulunabilir.
(Müşriklere şefaat etmek, onların Allah
(c.c)'tan affını istemek gibi, yasaklanmış olan şefaatta ve duayı yapmaz.)
Mesela, bir kimse bir müşrik
için dua etmiş olsa karşılığı sadece bir hiçtir. Din düşmanlarına mağfiret
dilese bir kimse, böyle bir kimsenin duası kendisine beddua olarak geri döner.
Onun için hiçbir Müslüman, Allah
(c.c)'ın yasakladığı kimseler için dua edemez, böyleleri
için Allah
(c.c)'tan
hiçbir şey isteyemez.
Yüce Allah buyuruyor:
"Müşriklerin, o çılgın ateşin
yoldaşlarının cehennemlik oldukları kesinlikle ortaya çıktıktan sonra, artık
onların lehine ister en yakın akrabaları isterse rasul olsun, hiç kimsenin
şefaat dilemeleri doğru değildir, İbrahim'in babası hakkında yapmış olduğu dua,
ancak ona yapılmış bir vaadden ötürü idi. Yoksa, onun Allah'ın düşmanı olduğunu
öğrendikten sonra ona şefaatçi olmaktan vazgeçti ve ondan uzaklaştı. İbrahim
cidden çok tazarru ve niyaz eden bir hassas kalbe ve ezaya sabırla göğüs geren
bir yüreğe sahipti"
(Tevbe: 9/113-114)
Cenab-ı Hak müşrikler hakkında
şöyle buyurmaktadır mealen:
"Ha istiğfar etmişsin onlara,
ha etmemişsin, hiçbir şey değişmez.
Allah onları asla bağışlamaz. Hiç şüphe yok Allah fasıklar grubunu doğru yola
iletmez" (Münafikun: 63/6)
Yüce Allah kendi elçisini
(Hazreti peygamberi (s.a.v)
) müşrik ve münafıklar hakkında af dilemekten
menetmiştir ve böyle bir af istediği takdirde af etmeyeceğini açık açık beyan
buyurmuştur...
Bu durum sahih bir hadisde de
dile getirilmiştir...
Mesela şu ayeti celilede
buyrulmaktadır:
"Şüphesiz Allah, kendisine
ortak koşanları bağışlamaz. Bundan başka suçlar için, dilediğini bağışlar. Kim
Allah'a bir ortak koşarsa, hiç şüphe yok ki iftira etmiş ve büyük bir günah
işlemiş olur"
(Nisa: 4/48)
Bir başka ayette mealen:
"Onlardan ölen bir kimseye ebedî dua etme.
(Defin
veya ziyaret için) kabrinin başında da durma. Çünkü onlar Allah'ı ve Rasûlünü
inkâr ile kâfir oldular, onlar fasık kimseler olarak öldüler."
(Tevbe: 84)
"Rabbinize yalvara
yakara,
gizlice dua edin. Şu asla değişmez bir gerçektir ki, Allah haddi aşanları
sevmez"
(A'raf:7/55)
Yukarda naklettiğimiz ayet,
duada haddi aşmayın
(tecavüz etmeyin)
emrini vermektedir.